1. bölüm · KARANLIĞIN KALBİ
1.BÖLÜM:YENİ EVİM
"Seni bir kere görsem belki rahatlar içim.."
"Yıllar oldu görmedim.."
"Belkide biraz özledim.."
"Nasıl bir sevdaysa ancak kalbimi dağladım.."
"Seni kaybedip ağladım..."
"Üstünden sanki trenler geçti yine el salladım..."
Sen Varsın diye..
İyi okumalar...
Taksi sokağın başında durduğunda valizimi aldım yavaş adımlarla indim taksiden,taksiciye parasını verdikten sonra sokaktan ayrıldı taksi, telefonumu çıkartıp,konuma bakıp yavaşça yürümeye başladım.
Konum durduğunda bende durup kafamı telefondan kaldırdım.Evi incelemeye başladım.Altı kafeydi geçimimi böyle sağlıya bilirdim evin kirasını,eşyalarını böyle kolaylıkla halledebilirdim.
Kafe nin kapısını yavaşça aralamak ile dışarı doğru yükselen tozla hızla geri çekildim.Aptallık bendeydi önce kapıyı açıp biraz hava almasını beklemem lazımdı.
Toz duman kafeden çıktığında içeri girdim arkamdan kapıyı kapatmadan bavulumu arkamdan sürükleyekten kafenin tezganığının yanına koydum, merdivenlere baktığımda eve içerden çıkıldığı belliydi,valizimi tekrar tutarak merdivenleri çıkmaya başladım.
Elimdeki anahtar ile evin kapısını açtım.Ev garip bir şekilde tertemizdi aşagısı bu kadar toz olup ev nasıl temizdi onu daha çözememiştim.
Bir kaç saat içinde valizimi elbise dolabına yerlestirip ortalığı toplamaya başlamıştım.Eşyaların üzerindeki çarşafları alıp tek tek silkeliyordum balkondan.Küçük bir balkonum vardı ama benim için yeterde artardı,balkona çıkıp sonuncu çarşafıda silkeliyordum ki gözüm bir yere takıldı aşagı yolun karşı tarafında bir adam eve bakıyordu.Çarşafı silkmeyi bırakarak adama baktım adam bakışlarını hiç çekmeden öylece Bakıyordu buda beni ürkütüyordu.
Arkamı hızla dönüp kapıyı kapatıp kitledim.
Belki normal bir insan olup buraya taşinan olmadığı için bakmaya gelmiştir diye içimi rahatlatıyordum.Ama o kadar dikkatli bakmasına gerek yoktu bence, yatak odasına girip hiç bir şey yapmadan kendimi yatağa bıraktım.
Öylece tavana bakarken düşünmeye başladım.Nasıl yapacaktım?,başara bilecek miydim?,Evi kendimi bir düzene uydurabilecek miydim?...
Kafamda binlerce soru ile gözlerimi kapattım.Bu gün çok yorulmuştum normalde bu kadar iş yapmazdım temizlik tabiki yapardım da annemde olurdu şimdi evimde annem yoktu ki,her şeyi benim yapmam gerekiyordu...
Yazarın Anlatımıyla;
Boran öylece oturmuş yarın ki yapacağı işlerin iyi gidip gitmeyeceğini düşünüyordu, Telefon çalma sesi geldiğinde bakışları telefona düştü,Hafize teyze arıyordu bu saatte neden arıyordu ki acaba duruya mı bir şey olmuştu diye düşünmeden edemedi boran,yoksa Hafize teyze bu saatlerde asla aramazdı.
Telefonu açıp hoporlere aldım.
"Alo Hafize teyze?"dedi boran sorarcasına,
"Şey boran oğlum senide bu saatte rahatsız ediyorum ama ben senden bir şey isteyecektim"dediğinde bir şey vardı ama ne olduğunu şimdi öğrenecekti boran.
"Söyle hafize teyzem başım gözüm üstüne"
"Şey..,duru ile tarık yine kavga ettilerde,duru başka bir eve çıkmaya karar verdi.Bende sizin oralardan bir ev önerdim ona,hem sana yakın olur göz kulak olasın diye hemde bir evi olmuş olur diye sizin mahalleyi önerdim"dediğinde konu şimdi anlaşılmıştı.
"Yani oğlum ben sana şunu diyecektim,duru öyle heryere hemen ayak uyduramaz,sen alışana kadar göz kulak olsan olur mu?"boran şaşırmıştı duru şu an mahalledeydi boranın mahallesinde..
"Tabi göz kulak olurum Hafize teyze istemen yeter"dediikten sonra biraz daha konuştuktan sonra kapattı boran telefonu.
Evden çıkıp Hafize teyzenin bahsettiği eve doğru yürümeye başladı boran.Edis amca gilin evliydi orası onlar taşına çok olmuştu ama evlerinde kimse oturmamıştı bu zamana kadar,Hafize teyze ile konuşmuşlukları vardı belkide ondan kiralamıştı evi edis amca diye düşünüyordu boran.
Evin önüne gelip evi seyretmeye başladı boran,ışıkları yanıyordu evet bu demek oluyordu ki duru gelmişti..
Balkonun kapısı açıldı duru balkona çıkıp çarşafları silkeliyordu boranda öylece izliyordu onu yıllar gecmişti ikiside büyümüştü,duru hala bir çocuk gibi kırılgan, duygusal olsada büyümüşlerdi..
Duru boranı farketmişti ama tanıyamamıştı,bir bakımdan haklıydı aradan yıllar geçmişti boran geleceğim diye söz ver miş gelmemişti..
13 yıl önce
Boran gidiyordu taşınıyorlardı burdan,neden gidiyorlardı ki?,burda kalsalardı ya..
O gün uyanmıştım ama hiç uyanmamak istemiştim boran ın gittiğini görmek istemiyordum..
Odamın kapısı çaldığında hala yastığıma sarılmış sıkıyordum kendimi ağlamayacağım demiştim.
"Anne gelme istemiyorum!"dedim.Çünkü gittiğini görmek istemiyordum görürsem ağlardım,gitsindi beni görmeden.
Kapı açıldı içeri annem girdi.Kapıyı kapatıp yatağımın başına geldi,elini saçıma atıp okşadı,"durum hadi kalk annecim sen böyle bekleyince o burda kalmayacak hadi bak o seni görmeden gitmek istemiyor,kalk bi sarıl bari"dediğinde kafamı iki yana salladım.
"İstemiyorum anne gittiğini görürsem ağlarım,ağlamak istemiyorum ağlamicam banane!"dedim omuz silkerek,"hadi annecim gitmesin diye zaten kaç gündür çıkmıyorsun dışarı onun elinde mi?,o gitmek zorunda hiç bir şey onun elinde değil,onun elinde olsa o seni hiç bırakmak ister mi?"yatağımda doğruldum.
"Elimde değil ama anne gitsin istemiyorum,ağlamicam diye söz verdim şimdi ben gittiğini görürsem sözümü tutamam yalan söylemiş olurum,olmaz o yüzden gitsinler beni görmeden!"dedim ve tekrar kafamı yatağa sakladım.
"Bir şey olmaz annem ağlasan,ama o seni görmeden gitmem diyor bak,eğer seni görmeden giderse üzülür sen boran üzülsün ister misin?"dediğinde ben boran üzülsün ister miydim?,istemezdim..
Zorla yerimden doğrulup,yataktan aşagı inip odadan çıktım.
Merdivenleri inerken aşagı baktığımda Karan abi gil arabanın orda durmuş konusuyorlardı ama boran görünürlerde yoktu nerdeydi ki?,hani beni bekliyordu demekki beni beklemiyordu,diyip tam geri eve dönecektim ki,"Duru!"diye duyduğum ses ile bakışlarım bizim evin bahçesine düştü boran bizim evin bahçesinde olduğu için görememiştim..
Yavaşça merdivenleri inerek karşısında durdum."Sadece bir kere sarılıp gideceğim"dediğimde kafasını sallamaktan başka çaresi yok muş gibi salladı.
Kollarını açtığında kollarının altına girip ona sıkıca sarıldım.Gözlerim doluyor muş gibi hissediyordum."Kaç gündür dışarı çıkmıyorsun gitmemi bu kadar mı istiyorsun?,giderken bile görmemek mi istiyorsun beni?"dediğinde yutkundum dışarı çıkmamamı çok yanlış anlamıştı.
Sarılmayı bırakıp geri çekildim başımı yere eğip,"istemedim seni görmek,sana bir söz verdim"diyerek başımı kaldırdım."Eğer son günlerini de benim ile geçirseydin bu gün ağlayabilirdim ama şimdi ağlamayacağım onun için gittiğini görmek istemedim"dedim gözümden akan yaşı hızla sildim o görmesin diye..
Elini yanağıma koyup sevdi,"sen öyle avutuyorsun kendini ama ben nasıl gideyim seni görmeden duru söyle bana?"dediğinde yutkunamadım,"kaç gündür seni tam burda bekledim,belki gelirsin son kez konuşuruz oyun oynarız dedim ama sen yine gelmedin,senin bu yaptığın belki senin ağlamamanı sağlar ama bana kendini unuttura bilir mi?,ben seni unutabilir miyim?, kendine ağlamamak için bir yöntem buldun,banada seni unutmam için bir yöntem bul Kara kızım.."
Geri çekildim,"zor durumda bırakıyorsun beni ağlama diyorsun ağlatacaksın çabuk gitsen iyi olur"dedim kafamı başka tarafa çevirerek,"Benim elimde mi sanıyorsun?,benim elimde olsa yanımada senide götürürüm,ama yok duru benim elimde olan bir şey yok"dedi isyan edercesine.
Kafamı sağ omzuma yatırarak,"peki beni görmeye gelecek misin?"dediğimde kafasını hızla aşağı yukarı olumlu anlamda salladı."Tabiki durum gelmez olur muyum,söz veriyorum geleceğim.."dedi.
Ona güveniyordum söz veriyorsa gelirdi sözünü tutardı o..
"Hadii Boran gidiyoruz vedalaştıysan!"diye karan abinin sesini duyduğumda yutkundum yumrular iyice boğazıma doluyordu keşke cıkmasaydım diyordum.
Boran tekrar sarıldı sıkıca saçlarımı koklayıp öptü,"hoşçakal Kara kız.."dedi ve yavaşça ayrıldı benden.Ben bir şey demeyince arkasını döndü ve arabaya ilerleyip bindi.Eve girip gitmemek arasında kalmıştım,bahçenin kapısının aralığından arabaya bakmaya başladım.
Gidiyordu boran,oda arabanın camından bana bakıyordu,araba yavaşça hareket etmeye başladı ve sokağın köşesini döndü..
Bitmişti,gitmişti boran..
Gözlerimden yaşlar tek tek düşmeye başlamıştı sözümü tutamamıştım...
O günden sonra ne boran gelmişti,nede duru onu beklemişti...
Duru biraz daha durduktan sonra hızla içeri girip kapısını kitlemişti, tanımamıştı tabi tanıyamazdı o kadar sene geçmişti aradan nasıl tanıya bilirdi ki?,boran biraz daha durduktan sonra evine gitti..
Durunun anlatımıyla;
Sabah uyandığımda,üstümü değiştirip evden çıkmıştım bir market yada fırın var ise kahvaltı yapacak bir şeyler almam lazımdı,evde yemek hazırlaya bilecek bir malzemede yoktu zaten.
Kaldırımda öyle yürürek bir şey bulamayacağım belliydi,etrafa baktım kimsecikler var mı diye,bir tane çocuk elinde ekmek ile karşı tarafta yürüyordu.Evet bu benim için bir şanstı,elimı kaldırıp,"bi bakar mısın?"dedim çekingenlikle bu çekingenlikle ben hiçbir şey yapamazdım.
Çoçuk duyduğu ses ile kafasını kaldırıp bana baktı,"bana mı dedin abla?"dediğinde kafamı olmulu anlamda salladım."Evet sana dedim,şey acaba burda bakkal yada fırın var mı?"diye sorduğumda,"evet var abla boran abinin evinin hemen karşısında"dediğinde kafam karışmıştı ben boran denen adamı tanımıyordum ki,"boran mı?,ıı şey ben yeni taşındım da tarif edebilir misin?"dediğimde kafasını salladı.
Tarif ettiği yere geldiğimde fırın ile bakkal yan yanaydı.Bu güzel bir şeydi ikisini bir tek tek aramama gerek yoktu.
Fırına girip sıra beklemeye başladım.
İhtiyacım olan malzemeleri aldıktan sonra çıktım bakkladan,karşı evin kapısı açıldı içeriden bir adam çıktı kaba bir tipe benziyordu boran dedikleri adam olmalıydı.
Göz göze geldiğimizde hemen önüme dönüp yürümeye başladım..
Öyle herkes ile bakışıp konuşmayı sevmezdim,ama bir şey vardı bu adam boran olabilir miydi ismide borandı ama,ya o boransaydı..
"Belki sen varsın diye.."
"Belki duyarsın diye.."
"Beni anlarsın soru sormazsın.."
"Ah yetmedim eve.."
Sen Varsın Diye..
Şarkı ile başlayıp şarkı ile bitirin istedim umarım behenirsiniz ilk bölümümü.
Biraz kısa ama güzel bir bölüm hissi verir umarım.
2.bölüm en kısa zamanda sizlere olacaktır.
