5. bölüm / 9
Karanlığın içindeki ışık5. Bölüm — Gölgelerin Arasında
Bölümler 9Şu an: 5. Bölüm — Gölgelerin Arasında
- 1 1. Bölüm — Gölgedeki Yabancı541 kelime
- 2 2. Bölüm — Kayıp İkiz484 kelime
- 3 3. Bölüm — İlk Çatlak426 kelime
- 4 4. Bölüm — Senin Düşmanın Değilim398 kelime
- 5 5. Bölüm — Gölgelerin Arasında549 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. Bölüm — Karanlığın Koruması554 kelime
- 7 7. Bölüm — Bir İsim, Bir Sır846 kelime
- 8 8. Bölüm — Eski Fotoğraf660 kelime
- 9 9. Bölüm — Kayıp Fotoğraf752 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün Luna erkenden uyandı.
Pencereden dışarı baktığında hava kapalıydı.
Gökyüzündeki gri bulutlar yavaşça hareket ediyordu.
Luna elini pencereye uzattı.
Hafif bir rüzgâr parmaklarının arasından geçti.
Ama aklında hâlâ dün gece vardı.
Lucas'ın söylediği son cümle...
"Bilmiyorum."
Luna onun gerçekten kötü biri olduğuna inanmıyordu.
Fakat neden Profesörün ekibine düşman olduğunu da bilmiyordu.
Tam o sırada kapı açıldı.
Stella içeri girdi.
"Hazır mısın?"
Luna arkasını döndü.
"Nereye?"
"Profesör hepimizi aşağı çağırıyor."
Luna başını salladı.
"Geliyorum."
Laboratuvarda herkes toplanmıştı.
Profesör büyük ekranda şehrin haritasını gösteriyordu.
"Şirket yine harekete geçti."
Martin ciddileşti.
"Ne istiyorlar?"
"Formülün kalan parçalarını."
Jack kollarını bağladı.
"Yani Lucas da bunun için çalışıyor."
Profesör birkaç saniye sustu.
"Evet."
Luna sessiz kaldı.
Martin onun yüzüne baktı.
"Luna?"
Luna hemen kendine geldi.
"Buradayım."
Martin şüpheyle baktı ama bir şey söylemedi.
Profesör devam etti.
"Bu kez enerji kaynağının bulunduğu yeri koruyacağız."
Marry elini kaldırdı.
"Ben ne yapacağım?"
Martin cevap verdi.
"Benimle geleceksin."
Marry'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
Luna bunu fark etti.
Ama hiçbir şey söylemedi.
Görev başladı.
Ekip farklı yönlere dağıldı.
Martin ve Marry doğu tarafına giderken Luna tek başına başka bir sokağa yöneldi.
Bir süre sonra arkasından bir ses duydu.
"Yine yalnızsın."
Luna arkasını döndü.
Lucas.
"Sen beni takip mi ediyorsun?"
Lucas ellerini cebine koydu.
"Belki."
Luna gözlerini devirdi.
"Çok komiksin."
Lucas gülümsedi.
"Teşekkür ederim."
Luna istemeden güldü.
Sonra ciddileşti.
"Lucas."
"Hmm?"
"Sen neden şirkete yardım ediyorsun?"
Lucas'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Başka seçeneğim yok."
"Nasıl yani?"
Lucas bir süre sustu.
"Onlar beni bulduğunda hiçbir şeyim yoktu."
Luna sessizce onu dinledi.
"Ailem yoktu. Nereden geldiğimi bilmiyordum. Kim olduğumu bile bilmiyordum."
Luna'nın yüzü yumuşadı.
"Ben de ailemi hiç tanımadım."
Lucas ona baktı.
"Sen de mi?"
Luna başını salladı.
"Beni bebekken bırakmışlar."
İkisi bir süre sessiz kaldı.
İlk kez birbirlerine bu kadar benzediklerini fark etmişlerdi.
Lucas hafifçe:
"Demek ikimiz de yalnız büyüdük."
Luna gülümsedi.
"Sanırım."
Lucas ona baktı.
"Artık yalnız değilsin."
Luna'nın kalbi hızlandı.
"Ne demek istiyorsun?"
Lucas cevap vermedi.
Bu sırada Martin ve Marry görevdeydi.
Marry hızla ilerlerken Martin onu durdurdu.
"Bekle."
Marry:
"Ne oldu?"
Martin:
"Burada bir şey var."
İkisi birlikte karanlık binaya baktı.
Marry Martin'e yaklaştı.
"Sen her zaman böyle misin?"
"Nasıl?"
"Her şeyi kontrol etmeye çalışan."
Martin hafifçe gülümsedi.
"Lider olmak bunu gerektiriyor."
Marry ona baktı.
"İyi bir lidersin."
Martin cevap vermedi.
Ama Marry'nin yüzünde heyecan vardı.
Akşam olduğunda herkes merkeze döndü.
Martin Luna'nın yanına geldi.
"Bugün neredeydin?"
Luna bir an durdu.
"Görevdeydim."
Martin:
"Tek başına mı?"
"Evet."
Martin'in yüzü ciddileşti.
"Luna, dikkatli ol."
Luna ona baktı.
"Oluyorum."
Martin uzaklaşırken Marry onun yanına geldi.
"Martin."
Martin döndü.
"Evet?"
Marry gülümsedi.
"Yarın birlikte antrenman yapalım mı?"
Martin kısa bir süre düşündü.
"Olur."
Marry'nin yüzü aydınlandı.
Luna uzaktan onları izledi.
Stella onun yanına geldi.
"Bir şey mi oldu?"
Luna başını salladı.
"Hayır."
Ama gözleri hâlâ Martin ve Marry'deydi.
Ve ilk kez...
Martin'in yanında başka birinin olması Luna'nın canını acıtmıştı.
Gece yarısı...
Lucas yüksek bir binanın çatısında oturuyordu.
Elinde küçük, eski bir kolye vardı.
Kolye yıllardır onunla birlikteydi.
Üzerinde yalnızca küçük bir harf vardı:
M
Lucas kolyeye baktı.
"Bu harf ne anlama geliyor?"
Bilmiyordu.
Onu nereden aldığını da hatırlamıyordu.
Ama garip bir şekilde o kolye ona huzur veriyordu.
Lucas gözlerini kapattı.
Uzakta şimşek çaktı.
Bir anlığına aklına Marry'nin yüzü geldi.
Lucas gözlerini açtı.
"Neden..."
Cevabı yoktu.
Sadece içinde açıklayamadığı garip bir his vardı.
Ve o kolyenin geçmişte bıraktığı sır...
Henüz ortaya çıkmamıştı.
Bölüm etkileşimi
