1. bölüm · Kapı Eşiği
Kapı Eşiği
1. Bölüm
Evde oturmaktan başka yaptığım bir şey yoktu. Öğrenciydim ama okula gitmiyordum. Çünkü kazandığım para sadece ev kirama yetiyordu, yiyecek bile zor alıyordum. Aslında uygun olsun diye bir oda arkadaşıyla kalıyordum ama o üniversitede bir öğretmendi. Çok cimri bir adamdı, gülümsediğini hiç görmemiştim. Aslında gülümsemesini görmememin nedeni, onu çok az görmem olabilirdi. Hep beni terslerdi ve küçümserdi. Ben de yaşlı olduğunu düşünerek saygısızlık yapmaktan kaçınırdım. Her işten eve döndüğümde onu görmemeyi umardım.
Her zamanki gibi işten eve geldim. Çantamda anahtarımı aramaya başladım. Anahtarım ne yazık ki çantamda değildi. Kapıyı tıklatmaktan başka seçeneğim yoktu tabii ki. Kapıyı tıkladığımda, kapıyı o açmadı. Karşımda benim yaşlarımda bir erkek vardı. Şaşkınlığımı gizleyemedim çünkü çok güzel bir yüzü vardı ve gülümsüyordu. Uzun zamandır kimse bana gülümsememişti. Bir adım geri atıp oda numarasını kontrol ettim. Doğru gelmiş miydim? Evin içine göz attım, hırsız da değildi; her şey yerli yerindeydi. Sonra oda arkadaşım olan yaşlı adamın sesi duyuldu:
— Kang, ne yapıyorsun? İçeri gel hemen, bütün günümü sana ayıramam!
Adı Kang’mış. Neden burada diye düşünürken çocuk hiçbir şey söylemeden içeri döndü. Ben de içeri girdim.
— Eve misafir alacağın zaman haber vermelisin, dedim.
Tabii ki o beni görmezden geldi. İç çektim.
— Burada kendi evin gibi davranman hoş değil.
Çantamı askılığa astım ama yavaşça, çünkü bir cevap bekliyordum. O sırada Kang cevap verdi:
— Rahatsız ettiysem kusura bakma. Bay Lee'nin öğrencisiyim, beni bir yarışmaya hazırlıyor.
Bu çocuk çok kibar biriydi ya da uzun zamandır Bay Lee ile yaşadığım için bana öyle geliyordu.
— Sorun değil, dedim.
Kısa bir cevap verdim ama büyülenmiştim galiba. Tanışmak istiyordum ama bunu nasıl yapacaktım?
Bay Lee, Kang'a bir kitap vereceğini söyledi ve odasına gitti. Fırsat bu fırsat! Bir konu açmalıyım ama nasıl bir konu? Nelerle ilgilendiğini bilmiyordum. Sadece adı vardı. Telefon numarasını istesem çok mu hızlı gitmiş olurdum?
Kang:
— Hangi okulda okuyorsun? diye sordu.
Of, başka bir şey soramaz mıydı?
— Çalışıyorum, okumuyorum.
— Genç görünüyorsun, neden okumuyorsun?
Neden bu kadar saçma bir soru soruyordu; sanki keyfim istemediği için okumuyorum.
— Paraya ihtiyacım var çünkü, anlaşılmıyor mu?
Konuşmamızın ortasında Bay Lee geldi. Ben de her zamanki gibi sustum çünkü ona göre çok boş konuşuyormuşum. Ama tabii ki bu düşüncesinden dolayı değil. Küçümseyici bakışlarından sustum. Böyle biri nasıl öğretmendi ki? Çok saçma.
