50. bölüm · KANLI KRALLIK

48

Eslemm Yelgedik

"Seninle birşey konuşmam lazım birtanem"dedi.
"Tamam. Ne konuşacağız?"
"Mümkünse yalnız"
"Haa. Tamam. Hemen döneceğim Raven"dedim ve kapıya doğru yürüyen Draven'ın peşinden yürümeye başladım.
Draven'ın odasına vardığımızda "Evet. Ne konuşacağız? Ayrıca neden yalnız?"diye sordum. Hiçbir şey söylemeden yatağına oturudu. Eliyle gelmemi işaret etti. Gidip yanına oturduğumda sorumu tekrarladım.
"Ne konuşacağz?"
"Benden sakladığın birşey va mı?"
"Ne gibi?"
"Willow sadece evet veya hayır.Benden sakladığın birşey var mı?"diye sordu tekrar. Bunu söylerken dişlerini sıkarak sinirli konuştuğu gözümden kaçmamıştı. Yoksa onu öldürme planlarımı mı öğrenmişti?"
"Hayır yok sevgilim. Sen neden bu kadar sinirlisin? Yoksa biri ban iftira mı attı?"dedim onu yumuşatmak için. Çok iyi rol yapabiliyordum. Yani en azından öyle düşünüyordum.
Bir anda yüzündeki sinirli ifadenin yerini tatmin ve mutlu bir gülümseme aldı.
"Segilim mi?"dedi sırıtarak. Şimdi yine o nefret ettiğim eyi yapmak zorundaydm. Cilve...
"Öyle değil misim?"diye sodum en cilveli halimle kellemi kellesine yaklaştırırken.
"Öylesin tabiki"
"O zaman ben artık Raven'nın yanına gideyim"dedim ve yatatan kalktım.
"Diğer varislerle tanıştın mı sevilim? diye sodu.
"Hayır"diye yanıt verdim.
"Bence bugün tanış. Özelliklede Laly'yle. Aşırı tatlı bir kız. İyi anlaşırsınız"
"Aşırı tatlı ha?"dedim ama bunu kasıtlı olarak söylememiştim. Bir anda ağzımdan yle çıkıvermişti.
"Sen beni mi kıskandın az önce?" diye sordu az önceki sırıtışıyla. Olayı toparlamak için
"Evet. Hem kıskanamaz mıyım?"
"Elbette. Merak etme onunla bir daha konuşmayacağım"
"İyi olur"dedim ve odadan çıktım.
Kendi odama vardığımda yatağın üstünde tereyağlı ekmek yiyen ve çay içen Raven'ı gördüm. Yemek yerken çocukluğmuzdaki gibi çok tatlı oluyordu. Gidip yanına oturdum ve bende yemeye başladım. Bir taraftanda Draven'ın bana sorduklarını ve