26. bölüm · KANLI KRALLIK
26
koyduktan sonra hazır olduğumu düşündüm. Yine dizlerimden ayak bileklerime kadar yırtmaçlı bir etek, rahat bir korse, favori gece macvisi pelerinim ve pelerinimle uyumlu olsun diye gece mavisi bir peçeyle tamamen hazırdım. Çantamı alıp odadan çıktım. Normalde bu saatlerde Arthur'un uyanık olması geekiyordu ama kuş cıvıltıları bile yoktu. Sanki herşey planlanmış gibiydi. Şuan bunları düşünmeye vaktim olmadığı için koşarak adanın kuzeyine gittim. Gerçektend orada bir tekne vardı. İçindede yaşlı bir adam beni bekliyormuş gibi oturuyordu. koşarak tekneye bindim. Adamda direkt gitmeye başladı.
🗡
Yaklaşık bir saatin sonunda adaya ulaştığımızda iki muafız bekliyordu. Ben tekneden iner inmez daha ne olduğunu bile anlayamadan kollarımı tutup beni sürüklemeye başladılar. Biri çantamı aldı. Sonunda beni bıraktıklarında ise büyük bir odaydık. odanın sonunda büyük bir taht vardı ve tahtta aturan yakışıklı benim yaşlarımda biri vardı. Ne oluyordu bu okulda? Muafızlar beni sertçe tathta oturan adamın önüne attılar ve yanımda beklemeye başladılar.
"Şu yüzündeki peçeyi ve pelerinini çıkartın"dedi tahtta oturan kişi. Ardından bir muafız peçemi, diğeride pelerinimi çıkarıp bir köşeye fırlattı. O peçe ve pelerin onlardan daha pağlıydı ve onlar benim favori parçalrımdı.
"Ne oluyor? Sen kimsin? Lara nerede?"
"Sakin ol Willow. Muafızlar siz çıkın, Wllow'la baş başa konuşmak istiyorum"dedi ve muafızlar hemen çıktı. Bende hızla ayağa kalktım ve üstümdeki toz toprağı sirkelemeye başladım.
"Merhaba Willow. biliyorum şuan bir çok şeyi merak ediyorsun. Örneğin ben kimim, seni nereden tanıyorum, bu okulun hali ne gibi. Öncelikle ben Draven. Bu okul benim Krallığım. Ve Lara'ya gelicek olursakta bence onu görmeden önce yaptıklarını dinle"dedi tahtından kalkıp yanıma doğru gelirken. Elim
