2. bölüm / 3
Kanda Saklı AdaletKAÇIRILMA
Bölümler 3Şu an: KAÇIRILMA
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yataktan aşağı indim, banyoya doğru gittim kısa bir duşun ardından odaya geri döndüm. Kıyafetlerime şöyle bir baktım:sayısız kıyafet vardı. Fazla oyalanmadan gözüme ilk çarpan elbiseyi aldım :siyah, vücudu saran bir elbise. Üstünde küçük beyaz desenler... Tıpkı ruhumdaki çatlaklar gibi. Elimdeki elbiseyi hızlıca giydim, aynaya baktım, güzel gözüküyordum. Evet güzeldim, her kadın güzeldi bana göre ama bu sabah güzellik yetmiyordu. Makyaj yapmaya başladım, fırçayı yanağıma sürerken durdum. Son günlerde zayıflamıştım :yanaklarım içe çökmüştü. "Ah ahhh" diye mırıldandım.Bu çökük yanaklar strestendi ama sonunda artık stresli günler bitecekti hem de buna dair ilk adımı bugün atacam. Bugün şirket için ya kurtuluş ya da sondu. Daldığım konuşmadan beni çıkaran şey telefonumun sesiydi. Birkaç adım ötemde olan telefonu elime aldım arayan babamdı.
"Kızım Farya, napıyorsun?"
"İyiyim baba... hazırlandım şirkete gidecem."
Babam sesimdeki huzursuzluğu anlamış gibi:
"Bak kızım hiçbir şey için canını sıkma. Bir şirket senden önemli değil batsak da kendini üzmeye değmez. İstediğin şirket olsun seç beğen al derim sana biliyorsun."
"Tabi biliyorum baba ama"
"Aması filan yok bana sen lazımsın, güzel kızım lazım, şirket kimin umrundaki. Şunu da söyleyeyim bugün ne olursa olsun ben hep senin yanındayım. Şimdi vazgeç derdim ama beni dinlemeyeceğini bildiğim için sana git diyorum o şirkete git ve yapman gerekeni yap! "
" Seni seviyorum baba ve bugün muazzam olacak hatta belki yarın bana kutlamaya gelirsiniz. "
" Faryam o zaman yarın görüşürüz kendine dikkat et. "
" Tamam baba yarın görüşürüz. "
Telefonu kapattım ekrana baktım bir süre.
Babam çok iyi biri. Batırmak üzere olduğum şirketi için bile bana kızmıyordu. Hep beni düşünüyordu." kızım düzelir, kafana takma sen halledersin" der. Şirket için değil, ben üzülüyorum diye korkardı. Bir kez daha düşüncelerimden çıktım. Ayakkabılarımı giyip merdivenlere yöneldim. Ayakkabımın mermede çıkardığı tok ses sanki idam sehpasına gidiş gibiydi.
şirket
Şirketteki odamda bekliyordum :gümrükten haber getireceklerdi. Zaman bir türlü geçmiyordu ya da bana öyle geliyordu.
Bir bağırış geldi. Elifin sesiydi :
"Giremezsiniz!"
ayağa fırladım eş zamanlı kapı açıldı. Takım elbiseli iki adam içeri daldı.
Elif:"Farya Hanı.."
" Tamam Elif sen çıkabilirsin. "
Adamlar masama doğru yaklaştı.
"Kimsiniz, ne istiyorsunuz?"
"Gümrükte sıkıntı olmuş. İşler istediğimiz gibi gitmiyor. Ödemeyi hala yapmadınız!"
" Bugün her şey hallolacak, gümrükle ilgili bir.." adam birden sözümü kesti.
"Akşama kadar vaktiniz var. Akşam tekrar geleceğiz!"
Konuşmama dahi izin vermeden çekip gittiler. Sabahtan beri burdaydım gümrükten daha haber gelmemişti ki. E o zaman bu adamlar niye öyle dedi. Ben daha şimdiki olayı anlamadan bu seferde pat diye Efe içeri girdi:
" Farya Hanım gümrükte tıkanma olmuş malları fabrikalara dağıtamıyoruz."
"Nasıl ya? Biz kaç gündür emek veriyoruz burda! Bu şirket bir sorunu daha kaldıramaz bilmiyor musun? ne demek tıkanma oldu malları dağıtamıyoruz!"
"Bizim elimizde olan bir şey değ.."
"Gidebilirsin!"
Efe kapıyı yavaşça çekip gitti. Önceden her şeyi planlamaları gerekiyordu şimdi tıkanma oldu ne demek. Hızlıca çantamı aldım kapıya doğru gittim. Oysaki bugün ne umutlarla gelmiştim.
ev
Gelen telefon aramasının ardından uzandığım yatağımdan kimin aradığında bile bakmadan telefonun kapama tuşuna bastım. Kimseyle konuşmak istemiyordum. Birden aklıma gelen düşünceyle olduğum yerden doğruldum. Şirketteki takım elbiseli adamlar "akşam geleceğiz" demişlerdi sahi gelirler miydi? pek sanmıyorum çünkü daha önce de böyle içi boş çok tehdit duymuştum. Tekrar uzandım ve uyumaya çalştım.
2saat sonra
Yüzümün yarısını kaplayan soğuklukla beraber gözümü açtım. Çığlık atmak istedim ama sesim o soğukluğun altında boğuldu. Her yer karanlıktı, hiçbirşey göremiyordum. Kolumun hızlıca çekilmesiyle kendimi yerde buldum. Sonrasında olaylar çok çabuk oldu lamba açıldı etraf aydınlandı sabahki takım elbiseli iki adamı gördüm biri pamuğa ilaç gibi bir şey döküyor diğeri de kocaman eliyle yüzümün yarısını kaplıyordu. Eli yüzümde olan adam hızlıca elini çekti diğer adam da bağırmama fırsat vermeden arkadaşının bıraktığı alana pamuğu sertçe bastırdı. Gözlerim usul usul kapanırken ben de kendimi karanlığa teslim ettim.
Bölüm etkileşimi
