11. bölüm · Kanadı Kırık Kuş
7.Bölüm: Sen misin Minik, Ben mi?
Eceme ters ters bakışlar attığım gibi ağzını fermuarlıyormuş gibi elini ağzına götürüp fermuarladı.
"Elzem, fazla abartıyorsun kuzenimin ağzı pis değildir. " dedi Erdem.
"Yani, bir kere sadece. " dedi Şahinde.
Atlasa döndüm.
"Bitirelim şu-. "
"Yapmazsanız, sizi sokakta bikini ile dolaştırırız. " dedi Ecem.
"Atlas, bitirelim şu işi! " dedim sözümü tamamlayarak.
"Oturduğun yerde mi, ayakta mı istersin? " diye sordu.
"Sence,fark eder mi? "
"Çok şey" desede beni belimden yakaladı ve kendisine doğru çekti. Ardından onunla hiç olmadığım kadar yakındım.
"Noldu, yoksa korkuyormusun Atlas. " dedim sinir bozucu ve kışkırtıcı şekilde.
"Sen kendini kandırmaya devam et. " dedi ve beni kendi kucağına çektiği gibi dudaklarını dudaklarıma kenetledi.
Ben onun ensesindeki saçları okşuyorken oda ağzımı keşfediyormuşçasına dilini her tarafta gezdiriyordu. Ardından bu "küçük" diye tasvir ettiğimi öpüşme daha da uzamıştı ve uzamaya devam ediyordu! Artık ikimizde daha hızlı hareket ediyorduk ki Arkadan öksürme sesi geldi ve anında ürkerek Atlası kenara ittim ve ondan 10 metre uzağa kaçtım.
"Yani bölmek istemezdim ama, sizde buna meraklıymışsınız. " dedi Erdem pis pis sırıtarak.
"Hiçte bile! " dedik aynı anda Atlasla.
"Neyse, ben acıktım yemek söyleyeceğim, başka acıkan varsa söylesin. " dedi Ecem.
Erdem ve ben hemen bagırmaya başladık.
"Ben! "
"Ben! "
"Ay yavaş oğlum, ne istiyorsunuz? "
"Hmm, aslında şöyle bir acılı kanat kutusu olsa süper oldurdu." dedim sabırsızlıkla.
"Ne kanatı be ıy,ben bir tane Cheesburger istiyorum. " dedi Erdem.
"Erdem,Akşam akşam midesiz misin?"
"Sana göre kırların,kırı" diye gülmeye başladı.
"Erdem,seni yedim lan oğlum!" diye bağırdım ve üzerine yastık attım.
Erdem de, tabi! tepki verdi. O çünkü tam bir drama kraliçesi.
"Elzem! Ne yapıyorsun ya, ayıp ayıp canım yandı."
"Drama Erdem'i. " dedim ve güldüm. Az sonra Atlas bağırmaya başladı.
"Aha! Size mükemmel bişey söyleyeceğim dedi sinsice gülerken.
"Ee, söyle artık! " dedik topluca.
"Yarın, ödül partisi varmış ve buna katılmamız gerek, hem bizde davetliyiz hemde incelememiz gereken adamlar orda. "
"Kimler? " diye sordum, çünkü ben tamamen unutmuştum!
"Xavier Felix İgnatova, Hunter sozova, Mortal Damon Tucker gibi kişiler. "
Bir dakika?! O az önce Xavier Felix İgnatova mı dedi! Lan benle konuştu o çocuk.
"Ama,o benle konuştu? "
"Her konuştuğun kişi masum olmak zorunda değil, Minik kuş" dedi.
"Kes şunu, ben minik kuş değilim babamın kuşuyum. "
Salon sus pus olmuştu.
"Neyse, sipariş gelene kadar ben odamdayım. " dedim ve hızlı adımlarla odama çıkıp, sertçe kapıyı kapattım.
Ardından kapıya yaslandım ve hızlı olan nefesimi dizginlemeye çalıştım, ama nafile. Bir kere demiştim işte, kaç gündür iki babamı unutmuş, kafamı dağıtıyordum ama yinede aklıma geliyorlar dı, hele ki annemin yaptığı o hareket. Babama vurduğu o hançer, katlanılamaz bir hal almıştı.
Ben hala soluk soluğa nefes alırken kapı çaldı ve ben bagırdım.
"Atlas, siktir olup git! " dedim bağırarak.
"Şey.. Ben Ecem kanat siparişin geldi Kuşum. " dedi.
İşte tekrar hatırlıyordum.
"Geliyorum." dedim ve kendimi toparlayıp, elimi yüzümü yıkadım ve aşağı salona tekrar indim.
Erdem, Ecem ve Şahin kendi aralarında sohpet ederken Atlas ve ben sus pustuk. Bizim o gereksiz(değil) kavgamız yüzünden yine kimsenin huzurunu kaçırmak istemedim. Aslında size birşey itiraf edeceğim Atlasa yani güvenmeye başladım ama yinede pek eminde değildim. Kafamda hala şüpheler vardı tabii, ama bunu zaman gösterecekti zaten beklemek en iyisiydi.
Atlas Pars Demirhan
Elzem'e minik kuş dediğimden beri ne suratıma bakıyor ne de benle konuşuyordu. Yaptığım şeyin hata olduğunu biliyordum ama bana kimse özür dilemeyi öğretmemişti ki? Ben,şimdi Elzem'in gönlünü nasıl alacaktım?
Ama Erdem e de minnettardım hoşlandığım kızı benle öpüşmeye teşvik etmişti. Şimdi beni duygusuz, takıntılı, rıza almayan bir piç gibi görebilirsiniz ama öyle biri olsaydım Elzem'i çoktan sarhoşken yatağa atardım.
Yarın ki davetede girdiğimizde neler yapabileceğimizi aklımda hala kuruyordum. Aslında Xavier 'ın kemiklerini kırabilirdim! Abi piçe bak, bi salmıyo beni ya. Tabii kardeşim de öyle.
Aslında yarın bütün işleri, ben ve Erdem hallederdik ve Şahin'de bize yardım ederdi, aslında çok iyi fikir lan! Fakat içimde kötü bir his vardı, o his sanki.. Elzemi yanımdan ayırmamam gerektiğini söylüyordu ama ben hala bu hissi çözememiştim.
En sonunda masadan uyuma bahanesiyle kalktım ve odama gidip kapıyı kapattım.
Elzem Kırkaya
Atlas,az önce masadan uyumak için kalkmıştı ama ben onun uyumak için değil, kafasındakileri susturmak için kalktığına emindim ama bu durumu fazla eşelemedim ve çocuklara döndüm.
"Madem bu son mutlu günümüz, gelinde just Dance den 'Waka waka' yı yapalım. "
"Bana uyar bebeğim. " dedi Ecem.
"Ecem varsa bende varım. " dedi, Ecemi öperek Şahin.
"Iyy, bu cıvıklar varsa bende varım. " dedi Erdem.
"Erdem, sen kendine bak aşko, bekar kalmışsın ve kıskançlığını bize yansıtıyorsun. İstesem senle sabaha kadar dalga geçerim de, değmez sana bebeğim. " dedi Ecem, Erdem'e öpücük atarak.
"Karım, haklı. " dedi Şahin'de.
Erdem de tabi bu lafa birşey diyemediği için sustu ve Ecem gıcık olmuş bakışlar ile bakmaya başladı.
"Ayy, durun beynim sulandı ya, açıyorum kesin çenenizi. " dedim ve açtım Just Dance yi.
Hepimiz mükemmel şekilde hareketlere uyum sağlıyorduk, hatta bisikleti bile yapabilmiştik yani. Fakat Erdem çok kudurduğu için dansın yarısında onu dövmeye başlamıştık ve çok ses çıkarıyor olsak gerek, kapımızı hayvan gibi biri tıklamaya başladı.
"Arkadaşlar sakin olun ben adama, body dansımı yaparım. " dedi Erdem.
"Lan, bi susunda kapıyı açacağım. " dedim ve sakince kapıyı açtım.
"Lan sizin saatten haberiniz varmı insanlar uyuyor, uyuyor! Bir susun, hadi gençsiniz ama burama kadar geldi! Benim yarın işim var lan, işim sizin neyiniz var anca Yks ye giriyorsunuz siz. "
"Amca ayıp oluyor hepimiz çalışıyoruz, hemde emin ol senden daha fazla para giriyor bizim evimize. " dedi Erdem.
"Pü, edep mi kalmış lan gençlerde. " dedi yaşlı abi.
"Abi,bak sana birşey göstericem. " dedi Erdem ve tişörtünü çıkardı.
"Erdem, yapm-" demeye kalmadan Erdem body dansımı yapıyordu ki arkamdan bi cüsse hissetmen ile titredim ve o anda onun sesi geldi.
"Pardon, Yasir amcam benim kuzen biraz kafadan gidikte. "
"Oo Atlasım, nasılsın yavrum gelde sarılalım seni çok özledim. " dedi adeta bir dede edasıyla.
"Bende seni özledim, Yasir amcam.. " diye sarıldı Atlasta ona.
Tabi sonrasında baya bir özür diledi,Erdem ve bizim adımıza . Ardından Yasir dediği adam gidince kapıyı kapattı ve bize döndü.
"Hepiniz şimdi odanıza gidiyorsunuz. " dedi sinirle.
"Ama amca ogl-"
"Sus, Erdem! " dedi sinirle.
Ecemde ondan korktuğu için Şahin e daha sıkı sarıldı ve onlar odasına çıkarken Erdemde hayal kırıklığı ile odasına çekildi. Tek Atlasla, ben kalmıştım.
Bende gidiyordum ki kolumdan tutup beni kendisine çekti.
"Elzem, ben çok özür dilerim, yani senin bu kadar kırılacağını bilmiyordum. "
"Binlerce kere yere düşürüp, kırdığın bir vazoyu ufak bir yapıştırıcı ile birleştiremezsin,Atlas. " dedim ve kolumu sertçe çekip hızlıca odama çıktım...
"Ama Atlas bilmiyordu ki, Elzem onun özrünü içten içe kabul etsede, kendine yediremiyordu, yediremezdi de"
~Esila.
