4. bölüm · Kan ve Yaraları
İlk Görev~
Hector'dan
Victoria'nın odasının kapısını birkaç kere tıklattım. Cevap yok... İzinsiz girmemeliyim. Ama ya bir şey olduysa... Kapıyı açtım. Odasını gerçekten güzel seçmişti.
Yorganı boynunun altına kadar çekmişti. Elleri yanaklarında olduğu için gereksiz sevimli gözüküyordu. Yanındaki sallanan koltuğa yavaşça oturdum. Onu izledim...
Ne bok yapıyorum ben?!
Buraya ne için geldiğimi unuttum. Victoria'nın omzunu bir kaç kere dürtüp adını seslendim.
"Vicky"
Uykulu sesiyle 'efendim'anlamında cevap verdi.
"Hm?"
"Uyanmalısın. Okula gideceğiz."
"Beş dakika daha."
"Peki."odadan çıkıp okul kıyafetlerini getirdim.
Victoria'dan
Hector elinde yeni okul kıyafetimle geldi. Dün akşam Bay Richard beni diğer çocukların da gittiği koleje yazdırdı. Okul kıyafetim gerçekten çok güzeldi. Şimdi 2023'te olsa(kitabı yazma tarihimdi) salak salak rengi olan forma ve zorunlu giyilmesi gereken dapdaracık pantolon. Bu zamanlar ne rahatmış.
Siz de diyorsunuz ne bu forma rengi nefreti. Ne biliyor musunuz? Yazarın forması turuncuydu. Ve etrafta bağcılar çöpçüsü gibi geziyordu.
Okul kıyafetimi giyip aynada eteğimi düzelttim ne çok kısa ne çok uzun. Masamın olduğu duvarda ders programı yazıyordu. Çalışma masamdan kitaplarımı ve kalem kutumu çıkarıp. Bay Richard'ın benim için aldığı çantaya koydum.
Dışarı çıktığımda Hector beni bekliyordu.
"Nasıl olmuş?"diye sorduğumda gözlerini üstümde gezdiriyordu. En son gözlerime baktığında. Ona göz kırptım 'ne bakıyon' anlamında
"Yakışmış."
Aşağıya indik kapıda çocuklar bizi bekliyordu. Köşkün otoparkında duran simsiyah bir limuzine girdik. Limuzinin kapısı kısaydı.
Girerken az kalsın kafamı çarpıyordum ama Hector eliyle kafamı tuttuğu için onun eline çarptım.
Burada 5 koltuk vardı.
"Sağol"ne diyebilirim ki daha.
En sağda Stan onun yanında Eva, Eva'nın yanında Cedric, Cedric'in yanında Hector ve en son ise ben oturuyordum.
Okula vardığımız da okulun bahçesine girdik. Etrafımıza kolejdeki çocuklar toplandı.
Bu çocukların hepsi çok yakışıklı anam.
Şoför,kapıyı Stanley'in tarafından açtı. Stanley indiğinde Eva'ya elini uzatıp inmesine yardım etti. Ve kolkola girip okula girdiler. Cedric direk arabadan indi. Ve havalı havalı yürüdü.
Bir dakika Hector benim inmem için elini mi uzatıcak.
Hector arabadan inerken umarım kolkola girmeyiz diye dua ediyordum.
İndiğinde kapıya yaklaştım . Hector elini uzattı. Tutsam mı tutmasam mı diye düşünürken önce davranıp beni bileğimden tutup çekti.
Yavaş lan hayvan evladı.
Dengemi kaybettiğimde düşmeyeyim diye belimden tuttu. Belini kıracam çocuk.
Hector'un kulağına yaklaştım ve
"Belimi bırakmazsan neslini kuruturum."diye fısıldadım.
Hemen anladı ve elini çekti. Kolunu uzatıp koluna girmemi işaret etti. Herkes etrafımızdaydı. Yapacak birşey yok.
Koluna girdim. Ve okula doğru yürüdük.
~
Müdür benim ismimi listeye yazdırdıktan sonra sınıfımı buldum. İçeri girmek için kapıyı tıklattım. İçeri girmem seslenilince kapıyı açtım. Öğretmen konuştu
"Evet çocuklar yeni sınıf arkadaşınız Victoria Spencer buraya gel kızım ve kendini tanıt."
Herkesin fısıltıları havada yankılanıyordu 'o bir Spencer mı?' 'gerçekten güzelmiş' 'o benim sakın dokunmayın'.
Harbi ben ne ara soyad değiştirdim
Kendimi tanıttım.
"Peki Victoria,Hector'un yanı boş oraya geç lütfen."
Tekrardan fısıltılar yükseldi 'kaptı gül gibi kızı' 'ulan Hector öldüreceğim seni'.
Hector duvar tarafında 3. Sırada oturuyordu. Önünde ise Cedric ve Eva vardı. Stanley bizden büyük olduğu için başka sınıfa gitti. Neden bilmiyorum ama Hector ayağa kalktı ve benim duvar tarafında oturmamı işaret etti. Duvar tarafına oturdum ve Hector'da son kaçış noktasını kapattı.
Eva ve Cedric arkasını döndü ve Eva
"Hoşgeldin mavişim."dedi.
"Hoşbuldum."diye cevap verdikten sonra Cedric'te 'hoşgeldin' dedi. Cevabımı verdikten sonra önümdeki Cedric'in saçlarını karıştırıp hocanın dediği sayfayı açtım.
~
Öğle tenefüsünde kantindeki masamızda öğrenci yağmuruna yakalandık. Çaktırmadan fotoğraf çekenler mi dersiniz, yavşayan ayılar mı dersiniz bilemem ama çok fazla rahatsız olmamıştım. Stanley soruların cevabını verirken sağımda oturan Eva'nın kulağına yaklaştım
"Siz neden bu kadar popülersiniz?"
"Biz kötüler ve suçlularla savaşırdık. 1 yıl önce kimliğimiz açığa çıktı ve ünlü olduk. Ünlü olmakla birlikte şantajcılar,magazincilerde geldi o yüzden eteğinin altına dikkat et."
Eva'nın bunu demesiyle eteğimi düzelttim. Küçük bir gülücük attı.
"Merak etme Cedric'in bir gücü de geleceği ve geçmişi görebilmek. O bizi korur."dedi.
Yemeklerimizi yiyip bahçeye çıktık ki... Ön bahçenin kapısına Bay Richard'ın adamları geldi. Stanley önden koşup ne olduğunu sordu.
"Banka soygunu."diyince adamlar iki tane jip getirdi. Eva beni kolumdan çekiştirip ilk jipe bindirdi. Koltuğun altından iki tane siyah giysi çıkarıp birini bana verdi.
"Çabuk giy şunu!"derken kendi okul formasını çıkarıyordu. Hemen bende çıkarıp siyah kıyafeti giydim.
Ajan kıyafeti gibiydi. Siyah uzun kollu boğazlı bir tişört, siyah deri korse(bıçak falan işlemez işte),yine siyah renkte bir eşofman altı.
Eva elindeki 1 tabanca 3 bıçak ve 10'dan fazla Shuriken çıkarıp kol ve bacağımda olan kemerlere yerleştirdi.
(Not:Shuriken bizim dilimize ninja yıldızı olarak çevirilir. Filmlerde fırlatıldığında dönerek hedefe isabet eden bıçak çeşididir.)
"Eva ben bunları kullanmayı bilmiyorum."diye söylediğimde güldü
"Biz bunları kullanmayı doğuştan biliyoruz mavişim. Sen merak etme görüceksin."
"Pekala"
Bankaya vardığımızda önünde haber spikerleri ve bir sürü polis vardı. Jip dolanıp bankanın arkasına geçti. Jipten indiğimizde Hector bir eliyle Cedric'i bir eliyle Stanley'i tutup bizi çağırdı. Biz de çocukları tuttuğumuzda bankanın tepesine ışınlandık. Bir anda midem bulandı ve balkon giderine kustum. En azından bizimkiler bakmıyordu. Eva 5 tane halatı balkonun demirliklerine bağladı sağlam olup olmadığını kontrol ettikten sonra bizi çağırdı. Herkes halatları belindeki özel kancaya taktı ama ben takamadım çünkü açmayı bilmiyorum.
Hector yanıma yaklaşıp halatı kancaya taktı ve eldivenlerimi kontrol etti. Galiba halat elimi kesmesin diye. Balkonun korkuluklarına çıktık ve arkamızı döndük. Bir anda herkes atladı ve atlarken Hector benim halatımdan da tuttu camları ayağımızla kırıp içeri dalarken kancamı Hector açtı. Ve hepimiz yere düştüğümüzde düşüşümüz yavaşlasın diye yerde takla atarak ayaklarımızın üzerine kalktık.
"Ben bunu nasıl yaptım?"
Yanımdaki soyguncu silahını bana dokundurdu ama Stanley silahı tutup yukarı doğrulttu. Tüm çocuklar adamları döverken ben bir yerime gelmesine korktuğum mermilerden sıyrılıyordum. Cedric sürekli telekinezi yapmaktan yorgun düşmüştü. Bir adam tabancasını Cedric'e doğrulttu. Cedric'e doğru koştum çok uzaktaydı... Bir anda bir portal açıldı ve ordan geçtiğimde adamın önündeydim. Adam küfür ettiğinde adamın göğsünden ittirdim... Adam 10 metre arkasındaki camdan aşağı uçtu...
Lan dokundum kanka sadece abartma.
Cedric arkasını döndüğünde bende ona döndüm.
"Vicky sen-"
"Bu ne biçim geleceği görme marulum?"güldüğünde kendi önüne döndü.
Bir anda boynumun arkasında inanılmaz bir acı hissetmemle ensemi tuttum. Arkamı döndüğümde adamın biri şaşkınlık içinde bana bakıyordu.
Bayılmamı bekliyordun demi it!
Havada dönüp kafasına uçan tekme attığımda,yan takla atıp duvara gömüldü. Hadi ışınlanmayı deneyelim. Boynumu kıtırdatıp ellerimi yumruk yaptım. Ve bir anda 3 adamla dövüşen Eva'nın sırtına ışınlandım.
"Merhaba Eva yardım ister misin?"
"Hayır demem açıkçası."
Adamları teker teker dövmeye başladığımda bir his geldi içime. Garip bir his. Biri bana Eva'nın olduğu tarafa geçmemi söylüyordu ve susmuyordu. Bir anda Eva'yı ittirip olduğu tarafa döndüm. Sonra omzumda bir acı. Vurulmuştum. Silah çok güçlü olduğu için geriye sendeledim.
Ama eğer ben vurulmasaydım Eva başından vurulacaktı. Dengemi kaybettiğimde Eva son adamın bacak arasına tekme attı adamın kafası tavana geçti. Kafamı çok sert bir şekilde yere çarptım.
"Victoria!"adımı seslenişiyle çocuklar bize döndü. Hector ışınlanıp beni kucağına aldı.
"Kasayı soyacaklar siz gidin!"diye bağırdı.
"Victoria beni duyuyor musun?"duyuyorum. Gözüm ona takılı kaldı. Omzumdan gelen bir acıyla inledim.
"Duyuyorum."
"Tamam sakın salma kendini. Gözünü kapatma sakın."diyordu. Kolaysa Sg(silah) ile sen vurul omzundan. Mermi arkamdan geri çıktı amk.
Bizi jipin birinin önüne ışınladı. Adamlar kapıyı açtı Hector beni yavaşça kendi dizine yatırdı. Adamlar kapıyı kapattı. Kapının gizli bir bölümünü açtı içinden bir bez çıkardı ikiye bölüp birini omzumun arkasına birini omzumun ön tarafına koymuştu. O birşeyler konuşuyordu. Uyanık kalmam için. Ama bilincim başka boyutta gibiydi onu duyuyordum ama anlamıyordum. Gözlerim ağırlaşıyordu. Hector saçlarımı gözümün önünden çekti.
"Hayır sakın sakın sakın kapama gözlerini! Hızlı sür şu aracı!"
"Bağırma lan sesin kafamda yankılanıyor!"bağırmaya çalışmıştım ama sesim çıkmadı.
"Lütfen dayan. Az kaldı güzelim."
Güzelim mi?
Gözlerimi kapatmadan duyduğum son söz buydu.
Güzelim...
