7. bölüm · Kan ve Yaraları
Balo~
"Noluyor Eva?!"diye bağırdım.
"Sahile gidiyoruz hem de sadece 5'imiz. Rıchard'ın işi varmış."dedi tam konuşacaktım ki tekrar konuştu
"Ve bir güzel haber daha akşama balo varmış o zaman da Richard gelmemiş olacak. Yani baloya gideceğiz ve onun için istediğimiz elbiseyi alabiliriz." Ağzım açık ona bakıyordum. İkiside çok güzel haberdi.
Milkshake'imizi içip hazırlandık. Çocuklar bizi odalarımıza almaya geldiğinde. Saçımı son kere düzelttim.
Stanley'i bana bakıyordu. Ne demek istediği anladım. 'Eva ile konuşabilir miyim?'
Uzun bir nefes verdim.
"Yürüyün aşk kuşları sizin vicdanımı sızlatan bakışlarınızla uğraşamam."
İkisi birbirine bakıp güldü. Eva kolunu Stan'in beline sardı. Stan'de kolunu Eva'nın omzuna attı. Cedric en önde gidiyordu. En arkada ise ben ve Hector yürüyorduk. Otelden çıkıp sahile indik. Herkes sevgilisiyle mi yürür arkadaş.
Özenip Hector'a yaklaştım içimden de konuşuyordum 'Hoşlanıyorsa sarılır'
Bir anda omzuma kolunu atmasıyla kafamı kaldırdım. Yeşilleriyle bana baktı. Elimi onun beline attım.
Bir süre yürüdük. Sonra Eva Stan'dan koşarak ayrıldı ve bir mağzaya koştu. Hemen arkasından koştum.
Mağza sa bir sürü kıyafet vardu. Hepsini denedik. Hector benim giydiğim her elbiseye aynı tepkiyi veriyordu.
'ilk defa elbise giyen kız' gibi.
En sonunda mükemmel bir elbise buldum. Gözlerimle uyumlu olduğunu düşünüp mavisini aldım.
Kasada parayı ödeyip gezmeye devam ettik. Eva'nın poşedini Stan benim poşedimi Hector taşıyordu.
Sonunda erkeklere takım elbise alabileceğimiz bir yer.
İçeri girdik ve çocukları bekledik. Hector lacivert bir takım elbiseyle çıktı Stan ise beyaz. Cedric çoktan siyah takım elbise seçmiş ve almıştı bile.
İkisi de kravatlarını bağlamamıştı Eva Stan'in yanına giderek kravatını bağlamaya başladı. En başta Hector'da benden bekledi ama gelmediğimi görünce aynada kendi bağlamaya çalıştı.
Çok arada kaldım ama kravatı bağlamak için şekilde şekile giriyordu. En son neredeyse kendini boğacaktı yanına koştum.
"Dur boğulacan şimdi."dedim
Kravatı bağlarken
"Bunu nerden biliyorsun,sevgilin mi vardı?"diye sordu
"Babamdan biliyorum,seni kıskanç."dedim
Saçlarını karıştırdığında Eva ile Stan'e kafamızı çevirdik. Eva, Stan'in kravatını bir anda çekti ve öpüştüler.
Hector bana döndü. Kravatını bağladım ve geriye çekildim.
"Sakın umutlanma,benden bu kadar."dediğimde mağazadan çıkıyordum. Arkadan bağırdı
"Hadi ama bir kereciiiik!"
Beni gıcık etmeye çalışıyor bu salak.
Takım elbiselerini aldılar. Sahilde o kadar çok küçük tezgah vardı ki her birinden bir bilezik bir yüzük bir kolye almak istiyordum.
"Hector bundan da alalım."dedim
"Öpersen olur."diye şart koştu. Kısa bir nefes verdim ve yanağından öptüm.
Oynuyor benimle pislik!
"Ama dudakt-"
"Kes sesini ve şunları bana al."
"Emredersiniz sultanım."
Bir sürü takı aldım ve hepsini baloda takacam. Muhahahaha
~Otel odasında~
Eva giyinip banyodan çıktı. Hemen karşımda poz verdi
Kırmızı abiye elbisesiyle tam bir kumsaati bedenini harika sergiliyordu.
Seksi kızım benim.
"Harikasın bebeğim."diyip koşarak banyoya gittim.
Giyindikten sonra elbisenin arkasındaki ipleri bağlayamadığım için Eva'ya seslendim. Sesini duyamayınca kapı aralığıdan baktım. Hector ordaydı.
"Hector Eva orada mı?"diye sordum.
"O şuan Stan'i öpmekle meşgul,bi sorun mu var?"dedi
"Evet,ben elbisemin fermuarını çekemedim. Neyse hallederim."kapıyı kapattım ve arkama ışınlandı. Çığlık attım.
"Sakin ol! Yardım etmeye geldim."dedi.
İlk önce elbisemin fermuarını çekti,sonra ise belimdeki ipleri bağladı.
"Çok gevşek bağladın sık biraz."
"Canını acıtmak istemedim."
Bir anda belimdeki ipi sıktı.
"Oha hayvan o kadar da değil."
Bağlayınca bizi odaya ışınladı. Geriye çekilip şöyle bir beni süzdü. Yemyeşil gözleri gözlerime değdiğinde konuştu
"Bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim."dedi
Ona yaklaştım ve bağlamamış olduğu kravatını çektim. Çektiğim için yüzüme eğildi, çok yakındık ve şaşkınca bakıyordu.
"Ama ben kravatını bağlayamadığını tahmin etmiştim."
Kravatını bağladım ve yakasını düzelttim. Sürekli dudaklarıma bakıyor ve dudaklarını ısırıyordu.
Biliyorum beni istiyorsun ama seni tanımalıyım yakışıklım.
Üzülürsem ortalığı yakarım.
Cedric kapıyı çaldı. Hector'dan ayrıldım ve kapıyı açtım.
"Hadi maviş gidiyoruz."dedi.
Çocuklarla asansörde buluştuk.
Masaya geldiğimiz de önümüz içkilerle doluydu.
En son içki içtiğimde ablamla 1 gün boyunca uyanmamıştık. En son babam ve amcam kendi şehirlerinden gelip kapıyı kırdırtmışlardı.
Hector en ağır kokan tekila bardaklarından birini tekte içti.
"Ağır değil mi o?"diye sordum. Bana döndü... Sarhoşken çok yakışıklı. Saçları da tutam tutam önüne düşmüştü.
"Değil güzelim."
"Bende içeyim o zaman."dediğimde elime minik bardaklara doldurulmuş tekiladan aldım. Hector elimi tutup
"İçme. Sana ağır gelir."dedi. Hemen tekilayı diğer elime alıp tekte yutup ağzıma limon sıktım. Keşke ilk tuz yalasaydım.
"Haklısın değilmiş."
"Delisin sen,"dedi ve işaret parmağını bana doğru tuttu "ama seviyorum bunu."
Biz tek şişeyi ikimiz içmiştik ama diğer çocuklardan daha sarhoştuk. Sürekli gülüp duruyorduk.
"Pişt pişt bakın ne yapçam."
Elimi diğer elimle kaldırmaya çalıştım. Ve iki elim de 'löp'diye masaya düştü. Hector büyük bir kahkaha atarken kıkırdadım.
Bir anda slow bir şarkı çalmaya başladı. Her erkek sevdiğini dansa kaldırmaya başladı. Bir süre dirseğimi masaya,elimi yanağıma koyup Stan ve Eva'nın dansını izledim. Hector fark etmiş olcaktı ki ayağa kalktı ve elini uzattı.
"Benimle dans eder misin Victoria?"
"Seninle dans ederim Hector."dedim ve elini tutup ayağa kalktım.
Bir elini belime koydu diğer eliyle elimi tuttu. Ben de bir elimi onun omzuna koydum.
"Hector ben ilk defa babam dışında biriyle dans ediyorum biliyor musun?"
"Babanla çok fazla anın var,onu seviyor musun?"
"O benim şuana kadarki tek varlığım. O olmasaydı herşey berbat olurdu."
"Anlıyorum."
Birden daha romantik bir şarkı çalmaya başladı. İki elimi de Hector'un omzuna koydum, o da iki elini benim belime koydu.
"Serenatın ne demek olduğunu biliyor musun?"diye sordu.
"Evet,bildiğim kadarıyla sevdiğini etkilemeye çalışırsın ve şarkı söylersin."diye cevap verdim.
"Hiç biri sana serenat yaptı mı güzelim?"dedi kafamı iki yana salladım ve dudaklarımı büzdüm. Dudaklarımı büzmek çok gringe gelse de sarhoşluktan yüzümü dahi kontrol etmem çok zordu.
Slow şarkı bitti. Yerime geri oturdum. Hector'un oturmasını beklerken yanımdan ayrıldı ve sahne arkasına gitti.
Napıyor bu!?
Kendi kendime konuşmaya başladım.
'Sarhoşken ya ona birşey olursa? Onu bulmalıyım.'
Kalktığım sırada. Hector sahneye çıktı. Herkes onu tanıyor gibiydi. Tabiki tanıyor Vicky o bir kahraman. Kim bilir kaç tane kız ona aşık...
Bir anda bazı kızlar yanıma yaklaştı.
"Hector'u ne cüretle izlersin?! Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"diye bağırdı.
Ağzım gevşek gevşek konuştuğumda iki kız da güldü
"Kimsin sen? Aman neyse kimsen kimsin bana ne ki?"
"Hector'u etkilemeye çalışma o benim!"ne diyo bu ya.
"Görürüz premses."dedim
Hector bana bakarak konuşmaya başladı
"Bu şarkı kalbimin ritmini bozan işte şurda gözleri gibi masmavi elbisesiyle parlayan hanımefendiye gelsin!"
İki kıza kapak işareti yaptıktan sonra Hector'un şarkısını bekledim. Beklemez olaydım
Elinde elektrogitar vardı.
"I wanna be your slave,
Kölen olmak istiyorum
I wanna be your master
Efendin olmak istiyorum
I wanna make your heartbeat run like rollercoasters
Kalp atışlarını bir hız treni gibi koşturmak istiyorum
I wanna be a good boy,
İyi bir çocuk olmak istiyorum
I wanna be a gangster
Bir gangster olmak istiyorum
'Cause you could be the beauty and I could be the monster
Çünkü sen güzel olabilirsin ve ben canavar olabilirim.
i love you since that morning, not just for aesthetic
O sabahtan beri seni seviyorum,sadece estetik için değil
I wanna touch your body, so fucking electric
Vücuduna dokunmak istiyorum,lanet elektrik
I know you're scared of me, you say that I'm too eccentric
Benden korktuğunu biliyorum,esentrik olduğumu söylüyorsun
...
Herkes bana bakıyordu. Utanç...yerin dibine girme çabalarım.
Anlamını unutmak için kendimi bayıltmaya çalıştım. Utandığımı fark ediyor ve daah güçlü söyleyip daha çok utandırıyor.
Palyaço bile olacağım çünkü sadece seni eğlendirmek istiyorum
I'll even be a clown 'cause I just wanna amuse ya
Senin seks oyuncağın olmak istiyorum, senin öğretmenin olmak istiyorum
I wanna be your sex toy, I wanna be your teacher
Senin günahın olmak istiyorum, vaizin olmak istiyorum
I wanna be your sin, I wanna be your preacher
Beni sevmeni istiyorum,
I wanna make you love me
...
Gel de gece boğma bunu şimdi...
(Şarkıyı aşağıdan dinleyebilirsiniz)
I wanna be your slave
Şarkı bittiğinde elimle yüzümü kapatıp kendimi gizlemeye çalıştım
Bir anda Stan beni kucaklayıp Hector'un yanına götürdü.
Hector çok yaklaştı. Yüzüme eğildi
"Serenatımı beğendin mi güzelim?"
"Benim şarkımı daha duymadın yakışıklım."dedim elindeki mikrofonu ve kulağındaki kulaklığı alıp şarkıyı çalgıları çalanlara söyledim.
Savunmadayım
Putting my defenses up
Çünkü aşık olmak istemiyorum
'Cause I don't wanna fall in love
Bunu bir gün yapsaydım, sanırım kalp krizi geçirirdim.
If I ever did that, I think I'd have a heart attack
Aşkımı asla tehlikeye atma
Never put my love out on the line
Asla doğru adama evet demedim
Never said yes to the right guy
İstediğimi elde etmekte hiç sorun yaşamadım
Never had trouble getting what I want
Ama iş sana gelince, asla yeterince iyi değilim
But when it comes to you, I'm never good enough
Umursamadığımda, onları bir Ken bebeği gibi oynayabilirim
When I don't care, I can play 'em like a Ken doll
Saçımı yıkamayacağım, sonra onları bir basketbol gibi zıplatmayacağım
Won't wash my hair, then make 'em bounce like a basketball
Ama bir kız gibi davranmamı istiyorsun
But you make me wanna act like a girl
Tırnaklarımı boya ve yüksek topuklu ayakkabı giy
Paint my nails and wear high heels
Evet, beni o kadar geriyorsun ki elini tutamıyorum
Yes, you make me so nervous that I just can't hold your hand
Beni ışıldattın
You make me glow
Ama örtbas ediyorum, göstermesine izin vermeyeceğim
But I cover up, won't let it show
Bu yüzden savunmalarımı koyuyorum
So I'm putting my defenses up
Çünkü aşık olmak istemiyorum
'Cause I don't wanna fall in love
Bunu bir gün yapsaydım, sanırım kalp krizi geçirirdim.
If I ever did that, I think I'd have a heart attack
Sanırım kalp krizi geçirecektim
I think I'd have a heart attack
Sanırım kalp krizi geçirecektim
I think I'd have a heart attack
Diğer adamlar için asla ter dökmeyin
Never break a sweat for the other guys
Sen etrafdayken ben tutuluyorum
When you come around, I get paralyzed
Ve ne zaman kendim olmaya çalışsam
And every time I try to be myself
Yardım çığlığı gibi yanlış çıkıyor
It comes out wrong like a cry for help
Bu adil değil, acı, aşkın değerinden daha fazla bela
It's just not fair, pain's more trouble than love is worth
Savunmaya geçiyorum
Putting my defenses up
Çünkü aşık olmak istemiyorum
'Cause I don't wanna fall in love
Bunu bir gün yapsaydım, sanırım kalp krizi geçirirdim.
If I ever did that, I think I'd have a heart attack
Aşkımı asla tehlikeye atma
Never put my love out on the line
Asla doğru adama evet demedim
Never said yes to the right guy
İstediğimi elde etmekte hiç sorun yaşamadım
Never had trouble getting what I want
Ama iş sana gelince, asla yeterince iyi değilim
But when it comes to you, I'm never good enough
Umursamadığımda, onları bir Ken bebeği gibi oynayabilirim
When I don't care, I can play 'em like a Ken doll
Saçımı yıkamayacağım, sonra onları bir basketbol gibi zıplatmayacağım
Won't wash my hair, then make 'em bounce like a basketball
Ama bir kız gibi davranmamı istiyorsun
But you make me wanna act like a girl
Tırnaklarımı boya ve yüksek topuklu ayakkabı giy
Paint my nails and wear high heels
Evet, beni o kadar geriyorsun ki elini tutamıyorum
Yes, you make me so nervous that I just can't hold your hand
Beni ışıldattın
You make me glow
Ama örtbas ediyorum, göstermesine izin vermeyeceğim
But I cover up, won't let it show
Bu yüzden savunmalarımı koyuyorum
So I'm putting my defenses up
Çünkü aşık olmak istemiyorum
'Cause I don't wanna fall in love
Bunu bir gün yapsaydım, sanırım kalp krizi geçirirdim.
If I ever did that, I think I'd have a heart attack
Sanırım kalp krizi geçirecektim
I think I'd have a heart attack
Sanırım kalp krizi geçirecektim
I think I'd have a heart attack
Diğer adamlar için asla ter dökmeyin
Never break a sweat for the other guys
Sen etrafdayken ben tutuluyorum
When you come around, I get paralyzed
Ve ne zaman kendim olmaya çalışsam
And every time I try to be myself
Yardım çığlığı gibi yanlış çıkıyor
It comes out wrong like a cry for help
Bu adil değil, acı, aşkın değerinden daha fazla bela
It's just not fair, pain's more trouble than love is worth

Sonunda nefes nefese kalmıştım. Herkes beni alkışlıyordu. Etrafta ıslıklar yükseliyordu. Hector büyülenmiş gibiydi çünkü bu şarkı gerçekten ses gerektiren bir şarkıydı. Şarkıyı söylerken sesim kesilmedi ve hiç yanlış söylemedim. Çok mutluydum.
Hector bir anda yaklaşmaya başladı.
"Sen napıy-"sözümü bitirmemiştim. Belimden tutup beni kendine yapıştırdı. Diğer eliyle ensemi tuttu ve bir anda dudaklarımı onun dudaklarında buldum. Çok güzel bir koku aldım. Okyanus kokusu...
Islıklar havada yükseliyor ve alkış devam ediyordu.
Dudağımı nazikçe ısırıp kafasını geri çekti.
Beni öptü...
Çok güzel bakıyordu. Yeşilleri sahne ışığında parlıyordu.
Dayanamayacağım-
Kravatından çekip tekrar öpüşmemizi sağladım. Belimi sıktı,saçlarımı kulağımın arkasına attırdı. Bu sefer ben onun dudağını ısırıp geri çekildim.
Hemen utanıp sahneden atladım. Odama koştuğumda Eva'da arkamdan koşuyordu.
Banyoya koşup kapıyı kilitledim.
"Vicky mavişim aç kapıyı konuşalım utanma benden."
"Eva ne yaptım ben!??!"
"Öptün onu kuzum,sakin ol çık hadi dışarı."
Kapının kilidini açıp aralığından baktım.
"Garip hissediyorum."
Eva beni bileğimden tutup dışarı çekti.
"Hadi giyin ve bana her şeyi anlat. Ama senin hislerinle."dedi.
Dün ki pijamamı giyip yatağıma oturdum. Yüzümü gizlemeye çalışıyordum. Her fırsatta Eva çenemden tutup suratımı kaldırıyor ve bunda utanılacak birşey olmadığını söylüyordu.
"İlk defa mı biriyle öpüştün?"diye sordu.
"Hıhı."
"Her neyse çok geç oldu hadi yatalım mı?"
Kafamı evet anlamında salladım. Eva da benim yatağımda uyudu...
