Bölüm 2; kalpsizin kalbi olmak

Vaveyla Yazarı: Bereneminegüney

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Bölüm 2; kalpsizin kalbi olmak

SALVATORE ailesi kahvaltıya bekleniyorsunuz." bu sefer duyar duymaz kalktım. Yine birilerinin beni sabah sabah sorguya sokmasını istemiyordum. "kalktım babacım geliyorum simdi." aşağıdan herhangi bir cevap gelmedi. Anlaşılan babam ceza konusunda kararlıydı ve bana hala sinirliydi. Şuan aklımdaki bu değildi. Daha çok kafa karıştıran bi soru daha vardı. Benden başka bunu hangi vampir yapiyo olabilir?. Cok yakında bununda cevabı cıkar ortaya diye söylendim. Lavaboya doğru yürümeye başladim ama bu soru fazla kafamı karıştırmış olucakki dalgınlıktan lavabonun kapısına serçe parmağımı küt diye çarptım. Tam o sırada çığlığı bastım acıdan ama sanırım benim için meraklanan birileri yoktu. Ne biri bişey sordu yada telaşlanma sesi geldi. Duymamışlardır diyemem cünkü evdeki herkesin vampir olmasından dolayı en ufak sesi fark edebilirlerdi. Fazla kafama takmadan hafif sızıyla elimi yüzümü yıkadım. O soğuk suyu yüzüme vurunca irkildim. Normalde böyle olmazdım hatta bundan zevk alırdım. Soğuk şeylere bayılırım çünkü. Ama bugün yine üzerimde huzursuzluk vardı. Büyük ihtimal babamın vericeği ceza yüzünden olabilirdi. Yüzümü kuruladıktan sonra sessiz bir şekilde aşağıya inicektim ama daha eleanorun uyanmadığını fark edince o anlık gıcıklığına büyük bir şiddetle odaya girdim. Oda bi anda uyanınca ben gülmeye başladım. Eleanor bu durumdan hic zevk almıyodu hatta bana kaşları çatık bir şekilde bakıyodu ve nolduğunu anlamaya çalışıyordu. Ama ben halimden memnumdum. "haydi uyuyan güzel kalk hemen babam yine söylenmeye başlamadan bak beni belkide son görüşündür." diyerek kıkırdamaya başladım. Eleanor bu dediğime daha cok sinirlendi dahada kaşlarını çattı. Birbirimizi cok seviyoduk max 2 saat birbirimizinden ayrı durmuşuzdur. 1 günden fazla ayrı kalamayacağımızı bildiğim için biliyorumki her ikimizde cezanın bir yere hapsedilmek olmaması için tanrıya yalvarıyoduk. Bunu biliyordum hatta eminim. "noldu yüzün bi anda düştü dikildin başımda hadi sen in geliyorum ben. Bidahada öyle boş konuşma dayanamam." dedi Eleanor. Bende gülümseyerek odadan çıktım. İndiğimde babam çoktan oturmuş çayından yudum alıyordu. Benim normalde çok şaşıracağım bişeyi yapiyordu. Ama bugün şaşırmadım çünkü bana kızgındı. Babam normalde evdeki bir kişi bile eksik olsa sofrada en ufak şeyi ağzına sürmezdi. Gitgide kırılmaya başlamıştım. Sanki bana her soğuk davrandığında o çürümüş kalbimden bir parça daha eksiliyordu. Bunu düşündüğümde gözümden bir damla yaş yanağımdan süzüldü. Bana babam böyle davrandı diye uyuyamiyorken, binlerce cocuk babasız büyüyor hatta şiddetle büyüyorken ben nasıl buna takılabilirdim ki?. Birde bunun için çifter çifter yanağımdan yaşlar süzülmeye başladı. Babam aslında arkasında durduğumu biliyordu ama arkasına dönmüyordu. Taki gözümden yaş aktığını hissedene kadar. Hemen arkasına döndü. "niye ağliyosun sen?." dedi. Ve niçin ağladığımı cok iyi biliyordu. "hiç sadece senin bana böyle davrandığını görünce kalbimden bir parça daha eksiliyor." dediğimde babamın kaşları çatılmıştı. Büyük ihtimalle bana kızıcaktı ama üzüldüğü için değil ne kadar bencil biri olduğumu hatırlatmak için hazırlanıyodu. "şu gözyaşlarını akıtmanın hiçbir faydası yok. Ya senin baban ben değilde başkası olsaydı lavinia. Senin direk cezan idam olurdu farkında mısın? Ki senin parçalancak bir kalbinin olduğunuda düşünmüyorum." dedi ve hayatta olan bütün duyularım o anda koptu ne bişey duyuyordum ne bişey görüyordum nede atan bi kalbim yoktu o an. Belkide cidden olan bir kalbim yoktu benim." neden biliyor musun? Belkide evinde cocukları onu bekleyen insanların kanını içtin ve bir hiç uğruna ormana fırlattın. Bunu defalarca konuştuk bir insanın hayatına son veremezsin. Anladın mı beni? Sen dışarı cıktığında ben nasil seni bekliyorsam. O insanlarında evinde bekleyen kişiler vardı. Oyüzden simdi gözyaşlarını silsen cok iyi olur. " dediğinde sanki metrelerce yüksekten şiddetli bir hızla yere cakılmış gibi hissettim. O kadar haklıydıki. O an hic bir kelime etmedim doğrudan odama gidiyordum,donuk bir şekilde. Ne bişey hissediyordum nede birşey duyuyordum. Merdivenden çıkarken sanırım Eleanor beni gördü. Arkamdan biri Lavinia diye çağırdı ama hiç cevap vermeden odama çıktım. Kapıyı sonuna kadar kilitledim. Cezamın açıklanacağı saate kadar sadece yatağımda yatiyor ve dümdüz simsiyah tahtalardan oluşan tavanımı izliyordum. Sabah 07.30 dan akşam 17.30 kadar dümdüz durdum. Artık heryerim karıncalanmış karıncalanan yerlerinde cayır cayır yandığını kalbimin olduğu bölgedede kocaman boşluk olduğunu hissediyordum. Sanki babamın söylediği o sözlerden bir saniye öncesine kadar kalbim varmışta ondan sonra olmadığını aslında kalpsiz yaşayıp büyüdüğümü öğrenmiş gibiyim. Şuana kadar 2-3 tüp kan içmem gerekiyordu. Büyük ihtimalle birazdan bayılırdım. bir vampir için bu kadar uzun süre aynı şekilde ayık bir halde durup hiçbişey yemeden durması hiç iyi birşey değildir. Yavaş yavaş Dünya'ya olan hareketleri unutur hatta beyin kanaması belki kalp krizi bile geçirebilirdi. Ama benim bi kalbim yoktu demi? Oyüzden bana bişey olmaz. Dün anonsçulara haber verilmiş olucakki bugün tam 17.30 da çanlar çalmaya başladı. Cezam verilicekti. Belkide sonum gelicekti. Babamın kimseye acıması yoktu. Kendi çocuğu olsa bile adaleti sağlamakta herzaman 1 numaradır kendisi. Yavaş bir şekilde ayağa kalkmaya calıştım ama ayaklarım karıncalanmıştı bile. Neredeyse yürümem imkansızdı. Yere yığıldım. Emekleyerek daha doğrusu sürünerek dolabımın önüne geçtim. Ellerimle zarda olsa aldım. bulabildiğim en siyah elbiseyi seçmiştim. Ellerime annemin bana bıraktığı uğur getirdiğini düşündüğüm saten eldivenleri geçirdim. Ama onları takmamın asıl amacı uğur getirmesi değil anneminde ceza alırken bu eldivenleri giydiği bu ceza sonucundada öldüğü için bunları taktım. Ölüceksem elimde bunlar takılı olmalıydı. "Lavinia aşağı gel meydana gidicez." dedi babam en ciddi tonuyla. "iniyorum." dedim. Zorda olsa yavaşça ayağa kaltım köşelere tutunarak inmeye başladım her an bayılabilirdim. Tam o sırada beni elena dadım gördü. "Lavinia bu halin ne bekle hemen tüplerden getiriyorum." koşa koşa indi. En azından hala beni düşünen birilerinin var olması beni mutlu etti. Yine hızlı bi şekilde bana getirdi. "kızım senin içicek gücün yok izin ver ben içireyim." onaylarcasına kafamı salladım. Konuşacak gücüm bile yoktu. Ağzıma kanın girdiğini hissettiğimde alttan azda olsa enerji geldi. Tüpün sonuna geldiğimde bitmemesi için içimden tanrıya yalvarıyodum. Tüpün sonuna geldim." teşekkür ederim dadı." dedim. Rica ederim dercesine kafasını salladı. Kapının önündeki limuzini görünce biraz daha hızlı yürümeye çalıştım. Babam içinde oturuyordu. Bende onun yanına oturdum. Yüzüme bakmıyordu. Bana hala kızgındı. Yada bundan daha kötüsü benden utanıyordu.. Eğer öyleyse benim için hayat burda bitiyordu. Eleanoru evde görememiştim böyle bi günde yanımda olmaması beni kırmıştı. Veya bizden önce oraya gitti. Meydana varana kadar çıt kadar ses çıkmadı. Ne o benle konuştu. Ne de ben tek bir kelime ettim. Arabadan indiğimizde resmen kutlama misali tam ortada sahne gibi bişey kurulmuştu. Herkesin önünde beni cezalandırma amacını hala anlamamıştım. Normalde soyadımız kirlenmemesi için sessizce cezasını verirdi diye düşünüyorum.

Tekrardan çanlar çaldı..
ZINK ZINK ZINK...
ANONS; SALVATORE HALKI HERKES MEYDANA BEKLENİYOR. CEZA KARARLAŞTIRILACAKTIR. TEKRAR EDİYORUM SALVATORE HALKI HERKES MEYDANA BEKLENİYOR. CEZA KARARLAŞTIRILACAKTIR. SALVATORE AİLESİNDEN BAYAN LAVİNİA SİZİ BURAYA BEKLİYORUZ.

Beynimde bu sesler dönmeye başladı. Ben yavaşça o tahtalardan yapılan yere oturdum. Sanki idam cezası alcaktım. Ölmekten korkmuyordum. Hatta idam verilse benim için iyi olurdu. Annemi görürdüm belki. Belki..
Kafamdakileri susturmaya çalışırken kalabalığa gözüm kaydı oralarda eleanoru arıyordum. Tam o sırada eleanoru gördüm. Ağlıyordu. Ağlamasına dayanamazdım ki ben onun. Sakin ol dercesine bakış attım. Ama ondan daha çok önemli bişeyler daha oluyodu. Bi yabancı tarafından izleniyordum. Vampir hislerim eğer beni yanıltmıyorsa bu HECTOR halkından birisiydi. Ve ben onun kim olduğunu çok çok iyi biliyordum. DANDELİON HECTOR. ya benim acı çekmemi izlemeye gelmişti yada son kez görmek istemiştir. Onu görmek için çabalamıyordum çünkü düşmanımdı. Ya da onun bakışları benim aklımı karıştırır diye korkuyorumdur. Tam babam konuşmaya başlıyacaktı ki "durun!" diye bir ses yükseldi kalabalığın ortasından. Babam oldukça şaşkın gözlerle kalabalığın içinden gelen o sesin kime ait olduğunu bulmaya çalışıyordu. Ve bende. Yine aynı kişiden "durun dedim. Lavinianın hiç bir sucu yok eğer kanıtlarınız varsa buyurun ortaya koyun" dedi. Cümlesini bitirdikten sonra söyleyen kişinin kim olduğunu çok iyi anlamıştım. Eleanor. Kalabalığın içinden sahmeye doğru geçmeye çalışıyordu. Babam ağzı açık bir şekilde izlerken "buyurun sizi bekliyorum." dedi Eleanor. Babamda "kendisi şahsi olaral gelip bana itiraf etmiştir Eleanor. Bundan daha büyük bir kanıt daha olamaz. Bana karşı çıkmayı kes ve yerine geç." dedi babam. Okadar dikkatli izliyordum ki Eleanoru gözündeki o hayal kırıklığını hissediyordum. Sonra gözgöze geldik. Bana elimden baika bişey gelmiyo lavinia der gibi bir bakış attı. Tam o sırada gözümden bir damla yaş aktı. Yanağımdan akıp gitmesi çok uzun bulmadı çünkü ardından bir kaç tane daha gözyaşım düştü. Babam dahada uzatmaya gerek duymadığı için bir soluk alarak konuşmaya girdi.

"evet sevgili SALVATORE halkı bugün yüzyıllardır yasak olan insan öldürme kuralının çiğnenmesi sonucunda bu eylemi gerçekleştiren kişi lavinia SALVATORE yani kızıma cezasını vermeye geldik."

Dedi.. Benim nefesim kesilmeye başlamıştı bile. Ama nefesi kesilen tek kişi burda ben değildim. Davetsiz misafir dandelion HECTOR da vardı. Bu beni dahada meraklandırıyodu. Neden buradaydı? Bunları düşünmeme izin vermeden babam yeniden sözüne başladı:" cezasını açıklamadan önce herkesin beni dikkatle ve sessiz bir şekilde dinlemesini istiyorum."
"evet SALVATORE halkı lavinia SALVATORE un cezası.."
.......
Derin bir nefes aldım ve
BUM..
"ona uygun görülen ceza zindan cezasıdır. İdam cezasını kabul edemezdim lütfen beni anlayın. Çünkü insan öldürmeme kuralını tek çiğneyen lavinia değildir. Başka bir vampir daha var. Onu bulmaya çalışıyoruz. En kısa sürede bulucağımıza ve bulduğumuzdada size söyliyeceğime söz veriyorum.. "
Babam gözleriyle görevlilere gelin alın dercesine hiç acımadan işaret yaptı. Hic mi gözü dolmadı? Evet hiç dolmadı. Eğer onu tanıyorsam içi kan ağlıyordu şuan. Bunu ne kadar bilsemde boğazımı bıçakla yavaşça kesiyolarmış gibi hissettim. Ağlamamak için zor duruyodum. Bundan dolayı boğazımda bir yumru oluşmuştu. Babam hızlı olun dercesine bir bakış daha atınca görevliler daha hızlı yürüdüler. En sonda aramızda mesafe kalmamıştı. Belkide son kez dışarıyı görücektim. Ne kadar kalıcağım hakkında bilgi verilmemişti. Ne kadar kötü olsamda dik durmak zorundaydım. Çünkü ben herkesin sandığı o güçlü kadındım. Görevler iki kolumdan sıkıca tuttular. Ama benim zindana atılmadan önce birine veda etmem gerekiyordu. Eleanor. "baba izin ver eleanora son bir kez sarılıyım... Eleanora." dedim. Aslında aklımda başka bir plan vardı. Babam kafasını onaylarcasına salladı ve görevlilere "bırakın." dedi. Eleanor koşarak yanıma geldi sarıldık. Hatta ağladık. Eleanor tam bırakıcaktıki tuttum babam görmediği taraftaki kulağına fısıldamaya başladım. "Eleanor eğer hislerimde yanılmıyorsam şuan dandelion HECTOR beni izliyor. Gelebilirsen hergün zindanın orayı gizlice izle bakıyor mu izliyor mu? diye." dedim. Oda "tamam. Lavinia seni cok sevdiğimi bil yeter mi?" "asıl sen benim seni ne kadar çok sevdiğimi bil ve hep dik ol ben gelene kadar sakın ağlama Eleanor. Sakın!" babam görevlilere "alabilirsiniz." dedi.. Evet bunu dedi. Eleanora son kez beni bekle dedikleirmi unutma seni seviyorum diyerek yola koyulduk. Yolda zaten içimde garip bi his olmasına rağmen yine içime bir kurt düştü. Arkada bu diyarlarda daha önce görmediğim bir araba daha geliyordu. Ve basbaya bizi takip ettiği belliydi. Babamda büyük ihtimalle benim huzursum olduğumu anladı ve oda arkasına döndü. Ve şöfere "arkadaki arabayı tanıyor musun?" diye sordu. "hayır efendim tanımıyorum"

Belkide kalpsiz kalbini almak için uğraşıyordur.

Yol boyu bunu düşündüm. Düşündüm.. Düşündüm...
Ben düşünürken çok zaman geçmiştiki yolun nasıl geçtiğini bile fark etmemiştim. Durduğumuzda kapım açıldı. Tam sinir bozucu görevliler yok sanırım diye sevinirken indiğim anda iki yanımdada görevli belirince hayal kırıklığına uğradım. Gitgide babam söyleyişiyle olmayan kalbim benim söyleyişimlede çürük kalbimden her saniye bir parça eksiliyordu. Normalde hep güçlü olan ben bu sefer olamıyordum. Bu anneminde bir ceza sonucu ölmesiyle ilişkiliydi bence. Ve benimde sonumun geldiğini düşğnmeden alı koyamıyordum kendimi.. Kızların kaderleri annelerine çekermiş. Sanırım benimde öyle olucak. Ama yarınlar kadar yakın içimdeki bu fırtına... Sonunda zindana varmıştık babam çoktan yanımızdan ayrıldığı için görevliler sert davranıyordu. Onlarda vampirlerdi. Ve oldukça güçlülerdi. Hatta benden bile fazla olabilirdi. Ama bu benim için önemli değildi.
BİRKAÇ SAAT SONRA.. ;
daha bir tane bile ne kan tüpü nede yemek verilmişti. Yani yine bayılcam demek oluyordu. Ama asıl huzursuz eden izlendiğim düşüncesiydi. Ki çokta yanlış düşünmüyordum yaklaşık 10 dakika sonra bayıldım. Bilincim açık olmasada canım çok acıyordu bunu hissediyordum. Hatta olmayan kalbim bile yanıyor gibiydi. Bayıldıktan sonra zaten daha da uyanmamıştım.
SABAH:
Görevli vampirler demir kapıyı şiddetle tıkladıkları gibi ben uyandım. O anlık korkuyla nolduğunu bile anlamadım. Büyük bir çığlık patladım. Sanki kalbim yerinden çıkıcaktı.
"bağırma be! Sabah sabah senin sesinle mi uğraşıcaz?" diye bir ses yükseldi.
"burdan çıkayım ben sana göstericem."
"görürüz bebeğim."
Bebeğim dediği anda yüzümü buruşturmuş hangi klişe kitaptan gördüde bunu söylüyo diye merak ettim açıkcası.
"ıyy bebeğim mi? Başka kelimemi bulamadın zorba mı olcan çen?" diye dalga geçtim.. Keşke geçmeseymişim ufak bir pişmanlık yaşıyorum bu konuda....
Bam diye odaya girdi. Ne kadar sinirli olduğu gözlerinin kırmızıya dönmesinden belliydi.fena kızdırmışım sanırım. Sanırım.... Yemekleri bir kenara bıeaktı ve öylecesine yerde yatan benim üzerime doğru yürümeye başladı.
"noluyo b-" bile diyemeden ağzımı eliyle kapadı. Ve o an bittiğimi anlamıştım. Dişlerini gösterdi. Sipsivri vampir dişlerini. Tam boğazıma yapışacak iken boşta olan iki kolumu kullanarak onun gövdesinden tutup yere fırlattım. Bunu nasıl yaptığımı bende bilmiyordum. Sanki birileri tarafından korunuyordum. Orda o adamı öldüresiye yumrukladım. Sanki gözüme perde inmişti bişey görmüyordum boşluğa vuruyordum. Ellerim şarıl şarıl kanamasını bile fark etmedim ellerimdeki o sızıyı bile. Bi andan bağırıyordum. Deli gibi..
"YETER SİZ NE HATLE BİR KADINA EL KALDIRIYOSUNUZ O EL BİR GÜN DÖNER DOLAŞIR SİZE GERİ GİRER. DÜNYADAKİ BÜTÜN KADINLAR VAMPİR İNSAN FARK ETMEDEN HİÇ BİRİ BUNU HAKETMİYOR GÜÇSÜZ SANIYOSUNUZ AMA DEĞİLİZ. SİMDİ SÖYLE BANA KAHPE DÜNYAYI ANLAT YADA BEN SANA SENİ NASIL ÖLDÜRECEĞİMİ ANLATİYİMKİ DÜNYADA PİSLİK KALMASIN. HEPİNİZİN SONU OLUCAZ. AMA HABERİNİZ YOK.. "
Bunları nasıl dediğim hakkında hiçbir fikrim yok. Ama artık bunaldım hergün haberlede vampir insan fark etmeksizin kadınların öldürüldüğünü görünce al beni dünyadan tanrım diye haykırıyordum..
Gelinlik giymeden
Işığı görmeden
Bebeğimden önce vazgeçtim dünyadan..
(Şebnem ferah-vazgeçtim dünyadan)
Benim gözüme perde indiği andan itibaren hiçbirşeyin farkında değildim. Vampir bir anda benim kolumdan çekip bir kenara fırlattı. Kaşım patlamış, elleri saçıma değmişti. Ama tanrıya yemin olsunki değen her teli kesicem. Tam olduğu yerden kalkıp elini yumruk atmak için hazırlandığı sırada birisinin arkasından hançer sapladığını gördüm. Ölen vampir üzerime yığılmıştı. Üstüme düştüğü anda kenara ittim. Ve yapan kişiyi görünce
Kalpsizin kalbi olduğumu anladım...
Devam edicek...

SİZCEE BÖLÜMM NASILDIIIII?? YAZMAK 2 GÜNÜMÜ ALDIII. AMA SİZİN İÇİN DEĞERRRR. VEE SİZCE HANÇERİ SAPLAYAN KİMDİ? VEYA KİMLERDİ? BU BÖLĞM HAKKINDA FİKİRLERİNİZİ VE DÜŞĞNCELERİNİZİ ÇOK MERAK EDİYORUM VE SİZİ SEVİYORUM

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 7beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18