1. bölüm / 3
~KALPSİZİN KALBİ~Bölüm 1; tanışıyor muyuz?
Bölümler 3Şu an: Bölüm 1; tanışıyor muyuz?
- 1 Bölüm 1; tanışıyor muyuz?1.372 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 2; kalpsizin kalbi olmak2.213 kelime
- 3 Bölüm 3 Yalnız yarasa1.366 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Salvatore ailesi haydi kalkın" dedi babam. İçten içe sıkılan ben yine söylenmeye başladim. " ya bi insan 4.576 yıldan beri her sabah her sabah aynı şeyleri söylemekten nasıl sıkılmıyo ya." ama haklıydım. Babam tekrardan bağırdı "artık kalkın bu son uyarim." diyince ben ayaklanırken bi anda kapım tıklandı. Uflayarak "GİR" dedim. "lavinia benim kalk hadi baban yine sinirlenicek bak." içeri girenin en yakın arkadasim Eleanor olduğunu görünce azda olsa bi oh cektim. "haa sen miydin? Bekle dur elimi yüzümü bi yıkayayım." "valla bu saatte hala neden uyanık olmadığını merak ettim yoksa yine..." "ŞŞTT sussana tek sen biliyosun duymasinlar biliyosun cok iyi duyuyolar." "kızım sana daha kaç kere dicem şu saçma işleri bırak diye başına bela açıcaksın." "tamam tamam herzamanki şeyleri konuşmaya gerek yok yüzümüde yıkadığıma göre inebiliriz aşağıya simdi yine bağırıcaklar." aşağıya doğru inerken babam tam tekrardan çağırıcaktı ki bizim eski tahta basamaklardan indiğimizi anladi tabi. "sonunda kalktınız küçük hanımlar eğer biraz daha uyanmasaydınız yanınıza gelicektim." "baba artik kücük hanım demeyi bıraksan mı? 4.576 yaşındayız Allah askına." "o büyük bi sayı mı vampirler için kızım ve siz benim hep küçük kızlarım olarak kalıcaksınız." babam cümlesini bitirdiğinde eleanora doğru döndüm. Gözleri kıpkırmızı hatta ağlicak bir şekilde bakiyordu. Hemen sarıldım ona. "eğer ağlarsan bugün en kaliteli kanlardan sana vermem haberin olsun. Biliyosun ağlayan kişilere katlanamiyorum." dedim. Biraz olsun gülsün diye. "lavinia biliyosun bana siz sahip cıktınız ben orda..." "lütfen bu konuyu kapatabilir miyiz kızlar? Güzelce kahvaltımızı yapalım." "tamamdır." dedi eleanor dolu gözlerini silerek. Kahvaltıda içecek olarak en sevmediğim kan çeşitlerinden vardı. "elena abla bi bakar mısın?" elena abla bizim evde hizmetçi ama ben onu hizmetçi olarak görmüyorum tabiki ona ayrı bi şekilde bağlıyım ben. "efendim laviniam." "ya bilmiyor musun benim bunu sevmediğimi mi?." "ay laviniam yaşlılık işte yanlış şeyi koymuşum özür dilerim cocuğum." babam sanki uyarircasına öksürdü. "elena ben sana kaç kere daha söylicem lavinia ile bu kadar yakın olmanı istemiyorum cocuğum falan da deme." "peki Valerius bey." yüzü asık bi şekilde giderken kafana takma dercesine bi bakış attim. Oda bana gülümsedi ve benim odama yatağımı toplamaya gitti. "bu arada babacim benim bugün işlerim var onları halledicem. Haberin olsun." "tamam kızım ama ondan önce senle bi konuşalım." "tamam babacim benim yemeğim bitti istersen simdi odada konuşabiliriz?." "tamam gel bakalım." eleanor bana noldu simdi bakışı atti. Bende sessiz bi şekilde bilmiyorum dedim. İçimde bir telaş vardı. "kızlar sizi duyuyorum." eleanorla kıkırdadik. Ve odaya geldiğimizde babam kapıyı kilitledi. "baba niye kapiyi kilitledin eleanorun dinleme gibi alışkanlıkları yoktur ayıp oldu kıza." "ondan dolayı yapmadım. Neyse hemen konuya giriyorum. Sabah eleanor senin yanına geldiğinde sana bişey sordu." dedi hafif sinirli bi şekilde. "ne sordu hatirlamiyorum sen yine önemi olmayan konuşmalari fazla kafana takmışsın belli." "sen beni ciddiye alma ama ben bu konuyu fazlasıyla ciddiye alıyorum. Sana dediki sen normalde bu saatte uyumazdın gece yine bişey mi yaptin tarzi bişey sordu. Sende dedinki şşt sessiz ol senden başka kimse bilmiyo dedin. Beni salak yerine koydun bilmiyo musun ben ne kadar uzakta olursanız olun sizi duyabilirim. Yoksa yine onu mu yapiyosun?." " b-baba senden cok özür dilerim ama kendimi alıkoyamıyorum yaptiğim işide temizliyorum zaten." " öyle olsun lavinia eğer başımıza bela açarsan bunun cezası büyük olur." " tamam baba bana güven. " dedikten sonra içeri geçtik ve haberleri açtık. Açmamızla benim gözlerimin fal taşı gibi açılması bir oldu.
HABER: dün saat 03.30 civarlarinda yaklaşık 4 insanın vampir saldırısı sonucunda katledildiği ve ıssız bir ormana fırlatıldığı anlaşıldı. Son bi kaç yılda vampirlerle insanlarin arasının düzeldiğini sanarken bir anda böyle bir şey cıkması sizce bir savaş ilanı mıydı? Ve asıl soru bunu SALVATORE ailesi mi? yaptı yoksa HECTOR ailesi mi? Anlaşılıyorki etraf fena kızışacak.
"baba tanriya yemin olsunki bu ben değilim benden başka birileri daha yapıyo sanırım ben sadece 2 kişi öldürdüm bana güven lütfen." "sana demiştim lavinia eğer başımızı belaya sokarsan cezanda büyük olucak bugün son işlerini hallet yarin SALVATORE halkının önünde sana cezanı söyliyeceğim." "ne baba herkesin önünde söylersen HECTORLARIN kulağına gidiceğini bilmiyor musun?" "buda bir diğer cezan olarak kabul et." peki baba. Ben simdi hazirlaniyorum işlerimi halledicem." "tamam napcaksan yap." yüzüm Bembeyaz olucakki yukarı doğru cıkarken eleanorla karşılaştığımızda bana dehşetle bakıyordu. "kızım noldu iyi misin neden cin görmüş gibi bakıyosun?" "bembeyaz olmuşsun noldu ne bu halin baban ne dedi?" "sabahki konuşmamızı duymuş naptiğimi anlattim üstüne başımızı belaya sokarsan cezan büyük dedi birde onun üstüne haberlerde kanını içtip ormana attiğim insanların cesetleri bulunmuş ve benim dışımda başka bir vampirde yapmış. Haberlerde SALVATOR ailesinin mi HECTOR ailesi mi yaptı cözmeye calısıyolar. Babam da son işlerini hallet yarin büyük cezanı bütün SALVATORE halkının önünde açıklıyacağım dedi."" oha kızım nolmuş öyle bu sefer cidden bittin nolcak simdi cok korkmaya başladin ya idam derlerae napicaksin." derken gözünden bi damla yaş aktı." sil o göz yaşını babam öyle bişeye izin vermez simdi ben hazırlanmaya cıkıyorum takma kafana. "" off tamam ama dikkatli ol lütfen. " öpücük attim. Ve hazirlanmaya cıktım. İçime sinen en güzel elbiselerimden birini giydim ve günümün güzel geçmesi için annemden kalan saten eldivenlerim taktim ki bana şans getirsin. Şatodan dışarı cıkarken aniden başım döndü midem bulanmaya başladı. O an anladım ki ruhlar tarafından yine rahatsız ediliyordum. Ve heran bayılabilirdim. Gözlerim karariyordu zar zor olsada yürümek için çabaladım. Bugün lumuzin ile değilde yürüyerek gitmek istedim belki oksijen benim için daha iyi gelirdi. Patika yolu aştıktan sonra sonunda ana yola vardim. Başım halan dönüyordu yere bakarak yürüdüğüm için önümde ne var bilmiyordum. Her an biryere çarpabilirdim. Yere bakarak yürüme cesaretimde vampir olmamdan kaynaklanıyordu. Sonucta hissederdim demi. Taki bişeyi unutana kadar. Ruhlarin aklımla oynadığı zamanlar ne yazıkkı vampir hisleri pekte bir ile yaramaz. Ama o anki aptallığımla bunu unuttum. Ve yürümeye devam ettim. Dahada yürürdüm de işte bir anda bir şeye çarpıp yere düşüne kadar. Tam o anda şiddetli rüzgar esti sanki etrafımda yarasalar uçuşuyordu. Ağaçların içinde saklanan kargalar bi anda öterek saklandıkları yerden cıkınca anladımki bu düşman vampir ailesi yani HECTOR halkınsan bir vampirdi. Ben utancımdan yere bakıyor daha kime çarptığıma bakamıyordum. Carptığım o kişi yavaşça eğildi dizlerinin üzerine cöktü ve ince uzun soluk tenli eliyle hafif cenemi tutarak kafamı yukarı kaldıemaya calısırken yere bakan ben utangaç bir sesle "tanışıyor muyuz bayım?." dedim. Oda flörtöz bi tonla "sence?" dedi. Ben sesini duyar duymaz başımın dönmesine aldanmadan ayağa kalktım. "oo noldu bi anda sesimi duyunca kalktın dikkatli ol bi dahaki sefere önüne bakarak yürü. Bilirsin beni her daim düşmanlar için yanımda özel kancalardan bulundurum." dedi. O simsiyah gözleri bana nefretle bakmaya calısıyodu ama başaramıyodu. Ama ben başarırdım." asıl bidahakine sen dikkatli ol. Cünkü her zaman başım dönmez bir kancaya bakardın."dedim gayet sinirli ve karşımdakinin düşmanım olduğunu bilerek. Bunu demem zoruna gitmiş olucakki kolumdan sıkı bi şekilde tuttu. Bende o sandığınız mıy mıy kişilerden olmadığım için diğer elimle tokatı yüzüne bastim. O anda içim birazcık olsun cız etti yanağında beş parmağımında izi vardı. Tokadı yediği anda elimi bıraktı. "eğer bir daha bana temas edicek olursan ismimin hakkını verir senin sonun olurum HECTOR. Tıpki senin bana cok yıllar çnce dediğin gibi." dedim ve arkamı döndüm. Arkamdan bakakaldığını hissediyordum. Ama o sesten daha baskın bi düşünce daha vardı. Sevgili bayan lavinia sınırlarımı zorlamayın yoksa ismimin tam tersini yaparak senin sonun olurum. Sevgili bayan lavinia sınırlarımı zorlamayın yoksa ismimin tam tersini yaparak senin sonun olurum. Sevgili bayan lavinia sınırlarımı zorlamayın yoksa ismimin tam tersini yaparal senin sonun olurum. Kafam bu sesi susturamıyordu. Gerçi bu ses hic bir zaman gitmiyordu. Aklım bu kadar karışıkken bi düşğnce daha girdi beynime. Tanışıyor muyuz bayım? Tanışıyoruz muyuz bayım? Tanışıyor muyuz bayım? Sence? Sence? Sence? Hiç susmuyodu beynim yavas yavas kafayı yemeye basladım beynim karıncalanıyodu. Ve bir anda sokağın ortasında "SUS ARTIK" diye bağırdım. Sonra nefes nefese yere yığıldım. Bayılıcak gibi oldum. Nefesimi kontrol edemiyor hatta panik atak bile geçiriyor olabilirdim. Sonra yürüme sesleri geldi. Biri yanıma yaklaşıyordu. "iyi misin az önce seni bırakmamam lazımdı işte. Neyse kalk kimsenin göremeyeceği bir yere gidelim eğer bizi yanyana görürlerse ne olacağını biliyosun." "rahat bırak beni ben iyiyim. Seninde dedipin gibi napcaklarını cok iyi biliyoruz simdi yanımdan git cezamın üstüne ceza ekleme." "ne cezası?" "sana git dedim" ara sıra arkasına dönerek bana bakıyordu yürürken. Lütfen git dercesine bakış atınca daha hızlı yürüdü. Bi zaman sonra gözden kaybolunca bende kalkıp evin yoluna koyuldum. Bugünki işlerim zaten önemli değildi. Oyüzden simdi eve gitsem sıkıntı olmazdı...
AYY BÖLÜMM SONUNAA GELDİKKKKK İLK CİDDİ KİTAP YAZIŞIM UMARIMM BEĞENİRSİNİZZZ BİDAHAKİ BÖLÜMÜ YA YARIN YAZARİM VEYA BUGÜN YAZİP PAYLAŞIRIM EMİN DEĞİLİM NEYSEEE ÖPTÜMM BAYSSS.
lavinia..
Bölüm etkileşimi
