1. bölüm / 8
KALBİN İÇİNDEKİ ÇIĞLIKLAR:KILICIN GÖLGESİNDE1. Bölüm
Bölümler 8Şu an: 1. Bölüm
Bu kişilerin hikayesi kalemle değil kanla yazılmıştır~
Okulun koridorları her zamanki gibi kalabalık ve gürültülüydü. Ama lucas için sesler boğuk bir uğultudan ibaretti. İnsanlar konuşuyor, gülüyorlardı, birbirlerine selam veriyorlardı. O ise sırt çantasına omzuna atmış, başını hafif öne eğmiş duvara pararlel sekilde yürüyordu. Kalabalığın içinde yalnızdı her zaman olduğu gibi
"Hey! sen yeni çocuk musun"
Lucas başını çevirdi karşısında dikilen kişi sarı saçlı, mavi gözlüydü gülümsemesi alaycıydı ama samimiyet kırıntıları taşıyordu. Ceketini omzuna atmış elleri cebindeydi. "Adın ne?"dedi çocuk "Adım Lucas"dedi kısa ve sessiz bir tonda. "Ben Karl bu okulun en eğlenceli çocuğu olduğumu iddia ederim."dedi karl elini uzatarak. Lucas sadece başını sallamakla yetindi ama birşey demedi. karl'ın rahatlığı lucas'ın içindeki kasveti bir anlığı'na dalıp geçmişti.
Belki bu çocukla konuşmak kötü olmazdı.
Tam o sırada koridorun ilerisinde bir sessizlik yayıldı.Sanki insanlar farkında olmadan bir adım geri çekilmişti havanın
içinde görünmez bir baskı vardı. Lucas'da karl'da o yöne baktı
Ve onu gördü
O kızı
Simsiyah saçları sıkı sıkı baglıydı sırtındaki ağır kılıç yürüyordu buz gibi bakan bakışlarıyla ağır ağır yürüyordu
Kalabalık ikiye ayrılıyordu yol ona açılıyordu üniforması kurallara uygundu ama o üniformayı bile tehditkar bir zırha çevirmişti yanından geçenler göz göze gelmeye cesaret etmiyordu.
Lucasın gözleri onun üzerinde gezindi. "kim o"dedi lucas karl gözleri elenadan sonra lucas'a baktı " o elena bizim okulun kılıç ustası yani iyi oynuyor "
Lucas alay edip etmedigini anlamaz ama gözleri elenanın gözlerinden çekilmez.
Elenanın
gözleri bir anlığına dönüp doğrudan ona baktığında içinde birşeyler koptu o bakış soğuk bir bıçağın
Ruhuna değmesi gibiydi. korku degildi hissetiği ama kesinlikle huzurda degildi
Elena lucas'ın gözlerine bir an baktı sonra başını çevirmeden yürümeye devam etti
Zil çaldı kılıç öğretim dersi başladı.
DERS
kılıç salonu okulun en sessiz yerlerinden biriydi. belkide hiç konuşmadıgımız yerlerden biriydi. gereksiz sesler yoktu. zemini ahşap duvarlar kılıçlarla doluydu
Öğrenciler sırayla dizilmiş herkes antreman kıyafetlerini giymiş hocanın gelmesini bekliyordu.
Lucas salonun köşesinde duruyordu ilk dersi ilk defa eline kılıç tutucaktı meraklıydı. ve gercektende meraklıydı
Gözleri salonun en sessiz yerine döndü onunla gözgöze geldi.
Elenayla
Salonun en sessiz yerinde ısınma yapıyordu. haraketleri tıpkı bir nehir gibiydi. ne bir fazlalık nede bir gecikme sanki kılıç onunla nefes alıyordu "başlıyoruz" diye kükredi eğitmen ses salonun duvarlarında yankılandı
Usta havel sert yüzlü, beyaz sakalı, savaş görmüş ,kılıcı sadece bir sporda degil bir karakter ölçüsü gibiydi. "hepiniz çift olun" diye bağırdı havel
Lucas etrafına baktı ama herkes eşleşmisti. tam o sırada havelin sesi geldi
"Sen yeni çocukmusun?"
"... evet efendim"
" eşin yokmu?"
"Yok efendim"
Havel elini cenesine götütürüp sıvazladı.
"Elenayla eşleş belki ciddi olmaz artık." bir uğultu yayıldı salonda. herkes lucasa dönüp baktı. elena is tek kelime etmeden yerinden kalktı gözlerini lucasa dikti.
Ne merhamet nede sabır vardı sadece disiplin ve ölümvül bir dikkat.
Lucas yurkundu. "başlayın" dedi havel ilk hamleyi lucas yaptı. heyecanlıydı aceleciydi kılıcını hızlı ama kontrolsüzce savurdu. elena hareket etmedi sola kaydı. lucasın savrulan darbesi boşluğa gitti.aynı anda elena hızla kılıcını lucasın bilegine değdirdi.
Lucas biraz sendeledi ama pes etmedi
" biraz eğlenceli ol." dedi elena soğuk bir sesle lucas dişlerini sıktı " görürsün."dedi ve gene hızla haraket etti bu sefer iyi ama gene aceleciydi. elena bu kes adımını arkaya attı sonra yıldırım hızıyla yaklaştı. kılıcını lucasın göğsüne dokundurdu
Sessizlik.
"Yine kaybettin" der elena sırıtışla lucas ter içindeydi ama kaybetmeye niyeti bu sefer yoktu.
"Yeter! Dersi burda bittiriyoruz" dedi havel tüm sınıf dağılırken havel son kez
" lucas reflekslerin çok düşük." dedi sonra gözlerini elenaya çevirdi "bu sefer iyiydin aferin" elena tek kelime etmeden arkasına döndü lucas onun yürüyüşünü izlerken içinde ilk kez o sessiz çığlık başka birşey karıştığını hisseti. hayranlık belkide biraz hırs.
Elena salonun kapısına geldi dışarıya yöneldi duruşu dimdik çenesi dikti arka bahçeye yöneldi orası sessizdi
Bir anda beyninde bir ses yankılandi
" yine kaçıyorsun."
"Sen zayıfsın."
"Söylesene o gece ne oldu."
Elena durdu bi¹r anda nefesi kesildi göz bebekleri büyüdü sesler beynini parçalıyordu derin ama bir o kadar tanıdıktı
" kan yine senin yüzüne aktı"
"Korumak mı hah! Kendini kandırmayı ne zaman bırakıcaksın"
Elleri titremeye başladı. bir adım geri gitti sonra yere çömeldi. ellerini başının arkasına aldı " kapa çeneni!" Diye fısıldadı. ama sesi duyulmayacak kadar azdı. başını avuçlarının arasına aldı saçları yüzüne döküldü "SUS!"dedi.
Lucas uzaktan herşeyi görmüştü. bahçeye cıkmak üzereyken elenanın aniden titredigini ve yere çöktüğünü fark etti yanına gitmelimiydi?
İç ses:karışma
Ama ayakları onda önce davrandı. yavaşça yaklaştı " elena"dedi yumuşak bir sesle. elena başını kaldırmadı dişlerini sıkıyordu, derin nefes alıyordu. lucas onu ilk defa böyle kırılgan görmüştü.ama bu zayıflık degildi bu bastırılan fırtınanın çatlamasıydı lucas sessizce birkac adım yaklastı.
Diz çökmedi sadece yanında durdu. ona dokunmadı sadece orada oldu ve elena başını kaldırdı. gözlerinde korku yoktu ama savaşta yoktu sadece kimseye göstermediği kırık bir yalnızlık vardı.
Lucas elena'nın yanında durdu. sadece durdu çünkü yanlış birşey yapıcagından korkuyordu.
Elena yavaşca kalktı. lucas'a bir bakış attı sonra hemen koşmaya başladı. uzaklaştı lucas orada kaldı yapacağı birşey yoktu. Lucas yalnız kaldı. her zaman olduğu gibi bu kıza bir şeyler besliyordu. Ama ne besliyordu hırs mı hayranlık mı aklında sorular kazındı.ama birşey yapmadı düşünmedi
Çantasını aldı ve çıkışa yürüdü kulaklığını taktı o an herşeyi unutmak için elindrn geleni yapıcaktı ama tabiki bu sorular aklından çıkmayacaktı...
Yolda yürüyen lucas karl'ı gördü onunla konuşsa fena olmazdı belkide.
Lucas karlın yanına gitti karl biriyle konuşuyordu. Karl'ın gözlerindeki intikam ateşini gördü karl hemen lucasa döndü."pardon birşey konuşuyordumda" dedi karl lucas şüpheyle gözlerini kıstı " ne konuştun tam olarak" karl'ın yüzü sinirle buruştu "boşversene ya önemli degil işte" dedi karl lucasa lucas şüphe duydu ama birşey demedi ve yürümeye devam etti
Konuşmadılar sadece yürüdüler en sonunda lucas evine geldi yatağına uzandı sadece düşündü bu kıza düşündüğü şey hayranlık mı hırs mı bilemiyordu beynindeki yamyamlar onu bu düşünceye itiyordu lucas daha fazla düşünmemek için hemen gözünü kapattı
Lucas sabah olduğunda zar zor uyandı yataktan kalkıp hemen soğuk bir duşa girdi su damlaları boynunda karnına doğru akıyordu
Duştan çıkıp üstünü giyip bahçeye çıktı güneşe baktı aklındaki düşünceler onu zorluyordu sahi neden bu kadar kafayı taktı bu kıza neden hep onu düşünüyordu neden aklı ondaydı hep yoksa bu kız onun kalbindeki çığlıkta birimiydi anlamak zordu bu hayat lucas için herşeyi zorluyordu sanki hayat lucası bir duvara arasında sıkıştırmış onun çıkmasını engeliyordu
Lucas kulaklığını takıp parka yürüdü sadece aklındaki şeyleri unutmak için dinliyordu müziği en son bu müziği ablasıyla dinlemişti ablası ile geziye gidecegi zaman
🔪
*geçmiş 19 yıl önce*
Küçük lucas çok mutluydu çünkü ablasıyla geziye gidecekti ve ilk defa gidecekti çok heyecanlıydı ablası çantaları alıp lucasıda kucağına alıp servise gitti ablası liora kulaklığını takıp müzik dinlemeye başladı lucas ise arabalarıyla oynuyordu en sonunda ablasına dediki"ablaaa bende müzik dinlemek istiyommm"dedi liora lucasa tebessüm edip onunda kulaklığın tekini taktı ve müziği dinledi müziğin adı mockingbirdi ablasının en sevdiği şarkıydı
Yol boyu bunu dinlediler en sonunda lucas uyuyakaldı ablası lucası kucagına alıp müziğini dinlemeye devam etti bi anda birşey oldu otobüs sağa kaydı....yan yattı liora lucası kurtarmak için onun üstene yattı cam parcalandı lioranın gözüne ve kafasına battı ve liora acıyla bağırdı ve gözünü kapattı lucas uyandığında hastanedeydi ablası yanınsaydı ama tek birşey vardı üstünde beyaz örtü vardı anladı ablası ölmüştü
Ama lucasın ablasından kalan tek şey müzikti ve o müzik bu hayat için son kes çaldı ve son buldu
*Şimdiki zaman* lucasın gözünden yaşlar düştü kulaklığında ablasından kalan müzik çaldı anladı elenayı neden aklından çıkaramıyordu elena ablasına benziyordu ablası gibi onun yanında kendisine yuva bulmuş gibiydi
Elena ona huzur veriyordu ablasıda ona huzur veriyordu elena yuva gibiydi ablasıda yuva gibiydi elenada güçlüydü ablasıda güçlüydü
Lucas yere oturdu ağlamaya başladı hıçkırıklar yankılanıyordu çığlıkları bastırıyordu hıçkırıklar lucas sarsılarak ağladı şimdi yanında ablası olsaydı sarılırdı ona ağlama lucas derdi ama şimdi ona sarılan kollar ve beden yoktu her taraf soğuktu
Lucas anladı hayat ona bir sınav vermişti bu sınavı kazanması gerekiyordu zirve çok uzaktaydı her yolu deneyerek çıkacaktı o zirveye koşarak olmasa yürüyerek oda olmasa tırmanarak ama o zirveye çıkacaktı kararlıydı lucas o zirveye çıktığında derin nefes alıcaktı daha kolay bir hayat yaşıycaktı ama
Ya yolun sonunda ölür
Yada yaşamak için elinde geleni yapıcaktı
Ama bildiğim birşey vardı lucas kazanmak için canını verir yinede kazanırdı bakalım yolun sonu nasıl olucaktı
Bölüm etkileşimi
