4. bölüm · Kalbimin Ritmi
Bölüm 4: Sırlar ve Yakınlaşan Kalpler
Defne ertesi sabah telefonunun bildirim sesiyle uyandı. Gözlerini yarı açık hâlde ekranı eline aldı.
Minho: "Günaydın. Umarım bugün güzel geçer."
Defne'nin yüzünde istemsiz bir gülümseme belirdi.
"Günaydın! Umarım senin de." diye cevap yazdı.
Mesajı gönderdikten sonra yatağından kalktı. Aynanın karşısına geçtiğinde bile yüzündeki gülümsemeyi gizleyemiyordu. Kahvaltıda annesi bunu fark etti.
"Bugün çok mutlusun. Güzel bir şey mi oldu?"
Defne kısa bir duraksamadan sonra başını salladı.
"Yok... Sadece konser hâlâ aklımda."
Annesi gülümsedi ama daha fazla soru sormadı. Okulda Ece hemen yanına koştu.
"Defne! Dün gece paylaşımın bayağı beğeni almış."
"Evet..."
"Başka bir şey oldu mu?"
Defne'nin kalbi hızlandı. Minho'yla konuştuğunu söylemek istedi. Ama ona verdiği sözü hatırladı.
"Hayır... Başka bir şey olmadı."
Ece omuz silkti.
"Keşke ben de böyle bir not alabilseydim."
Defne suçluluk hissetti. En yakın arkadaşına ilk kez önemli bir sırrını saklıyordu. Akşam olduğunda telefon yeniden titreşti.
Minho: "Bugün okul nasıldı?"
Defne şaşırdı.
"Yoğundu ama güzeldi. Senin provaların nasıl geçti?"
"Oldukça yorucuydu. Bazen sahnede gördüğünüz kadar kolay olmuyor."
Defne birkaç saniye düşündü.
"Ama seni izlerken çok mutlu görünüyordun."
Mesaj birkaç dakika boyunca "görüldü" olarak kaldı. Sonunda cevap geldi.
"Çünkü o anlarda hayranlarımızın desteğini hissediyoruz. Dün senin gülümsemeni de fark etmiştim."
Defne'nin yanakları kızardı.
"Gerçekten mi?"
"Evet. Çok samimiydi."
Defne telefonunu elinden bırakamıyordu. Saatler boyunca müzikten, filmlerden, okuldan ve hayallerinden konuştular. Konu kapanmadan önce Minho son bir mesaj gönderdi.
"Defne... Seninle konuşmak bana iyi geliyor."
Defne uzun süre ne yazacağını düşündü. Sonunda içinden geleni yazdı.
"Bana da."
Mesaj gönderildi. Telefon sessizleşti ama Defne'nin kalbi hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. O gece penceresinden gökyüzüne baktı. Belki birbirlerinden binlerce kilometre uzakta yaşayacaklardı. Belki önlerinde aşmaları gereken sayısız engel vardı. Ama ikisi de farkında olmadan, aralarındaki mesafe her geçen gün biraz daha kısalıyordu.
