9. bölüm / 14
Kalbimin Bedeli❤️Bölüm 7 -telafi
Bölümler 14Şu an: Bölüm 7 -telafi
- 1 1. Bölüm anlaşma638 kelime
- 2 Bölüm 2-Anlaşmanın sınırları346 kelime
- 3 3. Bölüm — Sessizliğin Ardında1.113 kelime
- 4 Karakter tanıtımı59 kelime
- 5 Bölüm 4-Söylenen sözler511 kelime
- 6 Bölüm 5-sessizlik555 kelime
- 7 Bölüm 6 kaybetme korkusu490 kelime
- 8 Bölüm 7 -telafi539 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Kıskançlığın bedeli210 kelime
- 10 Dar bir alanda465 kelime
- 11 Tam Zamanında628 kelime
- 12 Gitme360 kelime
- 13 Bölüm — Sessiz Kıskançlık579 kelime
- 14 Bölüm: Karanlığın İçinde Sen1.479 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KALBİMİN BEDELİ
Bölüm 7 — Telafi
Lavin hastaneden çıkalı iki gün olmuştu.
Baran ise o günden beri tuhaf davranıyordu.
Sabah erkenden çıkıyor, akşam geç saatlerde dönüyor ve Lavin ne yaptığını sorduğunda sadece:
"Bir işim var."
diyordu.
Lavin bundan şüphelenmişti.
Ama üzerine gitmemeyi tercih etti.
O akşam odasının kapısını açtığında yatağının üzerinde küçük bir kutu gördü.
Kutunun yanında da beyaz bir zarf vardı.
Lavin kutuyu eline aldı.
Üzerinde tek bir cümle yazıyordu:
"Bu kez sözlerim değil, yaptıklarım konuşsun."
Lavin zarfı açtı.
İçinden kısa bir not çıktı.
"Sana aldığım ilk şeyin pahalı ya da gösterişli olmasını istemedim. Seni düşündüğümü hissettirecek bir şey olsun istedim. Çünkü seni yeterince dinlemediğimi fark ettim."
Lavin kutuyu açtı.
İçinden zarif bir bileklik çıktı.
Bilekliğin küçük ucunda minik bir anahtar figürü vardı.
Lavin istemsizce gülümsedi.
Tam o sırada kapı çalındı.
Baran içeri girdi.
"Beğendin mi?"
Lavin bilekliğe baktı.
"Fena değil."
Baran kaşını kaldırdı.
"Fena değil mi?"
Lavin gülümsemesini saklamaya çalıştı.
"Biraz."
Baran ilk kez günler sonra gerçekten güldü.
"İyi. Çünkü devamı var."
Lavin ona şaşkınca baktı.
"Devamı mı?"
"Gel."
Baran onu konağın arka tarafındaki bahçeye götürdü.
Lavin birkaç adım attıktan sonra olduğu yerde kaldı.
Bahçenin bir köşesi tamamen değişmişti.
Küçük ışıklar asılmış, ortasına büyük bir masa hazırlanmıştı.
Ama asıl dikkat çeken şey masanın üzerindekilerdi.
Lavin'in sevdiği kitaplar.
En sevdiği tatlılar.
Sevdiği içecek.
Hatta daha önce bir mağazada görüp beğendiği ama almadan geçtiği küçük bir dekor bile masanın üzerindeydi.
Lavin şaşkınlıkla Baran'a döndü.
"Sen..."
Baran ellerini cebine koydu.
"Hatırlıyorum."
"Neyi?"
"Senin söylediklerini."
Lavin sustu.
Baran devam etti.
"Geçen ay o mağazanın önünde durmuş, şu şeyi beğenmiştin."
Lavin dekoru eline aldı.
"Onu gerçekten hatırladın mı?"
"Evet."
"Ben unuttum."
"Ben unutmadım."
Lavin'in yüzündeki gülümseme biraz daha belirginleşti.
Baran sandalyeyi çekti.
"Otur."
Lavin oturdu.
Baran karşısına geçti.
"Bir şey daha var."
"Yine mi?"
"Evet."
Baran cebinden küçük bir kâğıt çıkardı.
Lavin açtı.
Bahçenin hemen yanındaki küçük evin anahtarıydı.
"Burayı senin için hazırlattım."
Lavin şaşkınca baktı.
"Benim için mi?"
"İstediğin zaman gidebileceğin bir yer."
Baran gözlerini ondan kaçırmadan devam etti.
"Kimse seni rahatsız etmeyecek. İstersen kitaplarını koyarsın. İstersen sadece oturursun. İstersen hiçbir şey yapmazsın."
Lavin anahtarı avucunun içinde tuttu.
"Niye?"
Baran birkaç saniye sustu.
"Çünkü senin kendine ait bir alanın olması gerektiğini düşündüm."
Lavin başını kaldırdı.
Baran'ın sesi bu kez çok daha ciddiydi.
"Ve çünkü sana tekrar güvenebileceğin bir Baran göstermek istiyorum."
Lavin'in gözleri doldu.
"Baran..."
"Henüz beni affetmek zorunda değilsin."
Lavin sustu.
Baran devam etti.
"Ben senden unutmanı istemiyorum."
"Ne istiyorsun?"
Baran ona baktı.
"Her gün yeniden başlamam için bana izin vermeni."
Lavin uzun süre konuşmadı.
Sonra küçük bir tebessüm etti.
"Bir şartla."
Baran'ın kaşları kalktı.
"Neymiş?"
"Bir daha mutfağa girme."
Baran şaşkınlıkla baktı.
"Niye?"
Lavin gülerek ayağa kalktı.
"Çünkü az önce mutfaktan geçerken yaktığın tavayı gördüm."
Baran ilk kez kahkaha attı.
"Onu kim söyledi?"
"Duymayan kalmadı."
Lavin birkaç adım uzaklaştı.
Baran arkasından baktı.
Lavin'in yüzünde günlerdir görmediği o gülümseme vardı.
Ve Baran için bundan daha güzel hiçbir hediye yoktu.
Ama gece bitmeden Baran'ın yapacağı son bir şey daha vardı.
Lavin odasına döndüğünde masasının üzerinde yeni bir zarf buldu.
Bu kez zarfın üzerinde yalnızca:
"Sonuncusu."
yazıyordu.
Lavin zarfı açtı.
İçinden tek bir cümle çıktı:
"Seni sevdiğimi söylemek için henüz erken olabilir. Ama seni kaybetmek istemediğimi artık inkâr edemem."
Lavin kâğıdı göğsüne bastırdı.
Ve ilk kez...
Baran'ın gerçekten değişmeye çalıştığına inanmaya başladı.
Bölüm etkileşimi
