1. bölüm · Kalbimin alarmı

Kalbimin alarmı bölüm1

Army jk

Sidra, sabahın erken saatlerinde kafenin kapısını iterek içeri girdi. Gözlerini ovuşturup, “Umarım bugün kahvem yanlış gelmez,” diye mırıldandı. Çünkü geçen gün latte siparişi vermiş, cappuccino gelmişti ve kahvesini içmeden önce küçük bir drama yaşamıştı.

Tam kahve sırasına geldiğinde, gözleri bir anda Kuvars’a takıldı. Etrafındaki herkesin dikkatini çekmeyecek kadar yakışıklıydı ama Sidra’nın dikkatini çekmesi yeterliydi. Kuvars, elinde devasa bir kahve menüsüyle öylece duruyordu, kafasında “Hangi kahveyi alsam ki… yok, bu çok tatlı olur mu… aa, siparişi yanlış verirsem!” gibi ciddi bir düşünce fırtınası vardı.

Sidra, sessizce gülümseyerek içinden “Bu da kafede kaybolmuş bir turist gibi duruyor,” dedi. Tam o anda Kuvars da Sidra’ya baktı ve kendi kendine “Hmm, bu sabah bir felaket olmalı…” diye düşündü.

Biri siparişini almak için yaklaştığında, Hidra yanına fırladı.
“Sidra! Bugün kahveni yanlış alırsan, ben sana kendi yaptığım kahveyi getiririm!” diye bağırdı. Sidra gözlerini devirdi:
“Hidra, geçen seferki kakao değil, kahve felaketi hala aklımda!”

Kuvars, sipariş verirken tam Sidra’ya bakıp konuşacakken, bir anda kahve makinesi patladı. Evet, patladı! Köpük her yere sıçradı. Kuvars, panikle:
“Hayır! Latte değil, cappuccino… yok, mocha mıydı?”
Sidra gülmeye başladı: “Sana yardım etmemi ister misin, kahve makinesiyle dövüşmek yerine?”

O sırada Liran, Kuvars’ın yanına gelip:
“Abi, kahve makinesine neden meydan okuyorsun? O zaten senden güçlü!” dedi.
Kuvars, kahve kupasını tutmaya çalışırken dengesini kaybetti ve kahve neredeyse Hidra’nın üzerine dökülecekti. Sidra hızlıca müdahale edip kahveyi kurtardı. Hidra ise:
“Sidra, sen olmasan kahve göletimiz olurdu!” diyerek kahkahalara boğuldu.

Kuvars, biraz utanmış bir şekilde Sidra’ya baktı.
“Teşekkür ederim… Bu kahveyi sen kurtardın,” dedi, “Ama sanırım sen kahve ile değil, benim kalbimi de kurtardın.”

Sidra gözlerini büyüttü. Komik bir şekilde burun kıvırdı:
“Ah, kalbini mi? Onu kurtarmak için kahve makinemi kullanmam gerekecek demek ki!”

Kuvars gülümsedi, “O zaman hazır ol, çünkü makinemi kontrol edemem ama kalbini kesinlikle karıştırabilirim.”

Sidra kahkaha attı ve kalbinin hızlandığını fark etti. Belki de kahve felaketi, tam da doğru zamanda, doğru kişiyle karşılaşmasına sebep olmuştu.

Ve böylece Sidra ile Kuvars’ın hikayesi, bol kahkaha ve tatlı bakışmalar eşliğinde başlamış oldu