12. bölüm · Kalbimden Tenime | Yarı Texting
12.Bölüm
İyi okumalarr
***
Bora Karan Yıldırım
Bilmem kaçıncı defadır Ekin’in attığı mesajları okumamla sinirden telefonu kapatmıştım. Sigarayı söndürmemle yenisini yakıyordum. “Yavaş lan! Kaçıncı bu?” diyen Ateş gelmesiyle elimden aldı paketi.
“Bırak karışma.” dedim. Sigarayı ondan almamla yakmıştım yine bir tane. “Ne oldu sana komiserim ya? Bir davadan mı etkilendin?” dedi alayla. Göz ucuyla tip tip bakmamla susmuştu.
“Anlaşılan durum ciddi.” dedi.
“Değil. Yok bir şeyim,” dedim.
“Neye bakıyorsun?” dedi. Omuz silktim.
“Yengeyle mi kavga ettin?” demesiyle kaşlarım çatıldı. “Lan valla döverim seni! Ne yengesi oğlum? Yok kimse.” dedim.
“Ne bileyim öyle dertli dertli telefona bakınca?” dedi.
“Biri seni öptü diyelim,” dememle anında sırıtmıştı. “Sırıtıp durma lan karşımda! Misal diyorum.” dedim.
“Ee komiserim?” dedi.
“Ne tepki vermen lazım?” dedim.
“Seviyor muyum o da var?” dedi.
Ağzımı açıp konuşacağım sırada geri kapatmıştım. Seviyor muydum? Başımı iki yana salladım. O zaman neden dün yanağıma hiç dokunmamıştım? Zehra’ya konuştuğum gibi neden Nazlı’ya da aynılarını söylememiştim?
“Ne bileyim sevdiğini. Seni seven birisi işte,” dedim.
“Hım,” dedi ve düşünmeye başladı. “Sevmiyorsam eğer mesafe koyardım. Ne hakla öpüyor beni?” dedi.
“Seviyorsan?” dedim.
“Yani seviyorsam hoşuma giderdi zaten. Öptüğü yere de dokunmazdım. Aklımda olurdu hep.” dedi.
“Sevdiğinin farkında değilsin ama. Sevmiyorsun sanıyorsun?” dedim.
“O zaman yeni yeni hoşlanıyorumdur. Emin olmak içinde kızla buluşurdum bir dokunsun falan, eğer his yoksa zaten yanılıyorumdur.” dedi.
“Tamam.” dedim.
“Defol git yani diyorsunuz komiserim?” dedi Ateş.
“Aynen Ateş defol.” dememle çıkmıştı odadan.
Telefonu elime almamla Ekin’le olan sohbete girdim.
Bora; Akşam kapıya çıksana bir şey yapmamız lazım
Ekin; Tamam.
***
Sırtımı arabaya yaslamış Ekin’i bekliyordum. Oflayarak elimdeki sigaradan bir nefes aldım. Ekin evden çıkmasıyla koşarak yanıma gelmişti. Gülümsemeden edememiştim.
“Yüzümü görmek istemezsin sanıyordum?” dedi.
“Neden istemeyeyim?” dedim.
“Kaç gündür yazmayınca. Görüldü attın malum,” dedi. Sigaradan bir nefes daha almamla yüzünü inceliyordum. “Niye öyle bakıyorsun bana? Alelacele çıktım bilsem hazırlanırdım.” dedi.
“Hayır ondan bakmadım.” dedim başımı iki yana sallayarak.
Sigarayı yere atmamla ayağımla söndürmüştüm. “Sarılsana bana.” dememle güzel gözleri irileşti. “Ne?” dedi şaşkınlıkla.
“Sarıl işte Ekin. Bir şey yap,” dedim.
“Ne yapayım?” dedi.
“Ya kızım,” dedim. Alnımı sıvazlamamla ofladım. Kaç yaşında adamdım düştüğüm hallere gülecektim artık. “Elimi tut, yanağımı öp, sarıl yada işte. Bir şey deneyeceğim.” dedim.
Tereddütle bana bakıyordu. Birkaç adımda yanıma yaklaşmasıyla kollarını boynuma uzatacağı sırada duraksadı. “Boyun uzun eğilsene.” demesiyle güldüm. Hafif eğilmemle kollarını boynuma dolamıştı. Nefesimi tutmamla kollarımı beline sardım.
“O zaman yeni yeni hoşlanıyorumdur. Emin olmak içinde kızla buluşurdum bir dokunsun falan, eğer his yoksa zaten yanılıyorumdur.”
Siktir! Bu his hoşuma giderken gülümsedim. Kollarımı sıkılaştırmamla Ekin yine nefesini tutmuştu. “Nefes alsana. Cidden bayılacaksın kucağımda.” dedim.
“Çok heyecanlandım.” dedi sesi titriyordu. Şuan bana tatlı gelmesi normal miydi? Hafif geri çekilmesiyle kollarını boynumdan çekmişti. Yüzüm düşmesiyle çekmesi hiç hoşuma gitmemişti. Ben geri çekilmemiştim.
“Neyi denedin şimdi?” dedi. Yutkundum. Biraz daha kendime çekmemle başı göğsüme yaslanmıştı. “Moralin falan mı bozuk? Ondan mı sarılıyoruz?” dedi kollarını belime sararak. Çenemi başına yaslamamla gözlerimi yumdum.
“Bir şeylerden emin olmak istedim.” dedim.
“Neyden?” dedi.
“Boşver. Anlatırım zamanı gelince,” dedim göz kırparak. Belinden ellerimi çekmemle uzaklaştı benden oda. “Başka bir şey yoksa gideyim o zaman?” dedi.
Bir elimi kaldırmamla saçlarını sırtına atmıştım. “Öpücük konusunu konuşalım mı?” dedim.
“Konuşmayalım.” dedi başını iki yana sallayarak. “Hataydı. Yapmamalıydım. Çok utanıyorum zaten,” dedi elleriyle yüzünü kapatarak. Gülmeden edemedim. Ellerini tutmamla çekmiştim yüzünden.
“Hata değildi.” dedim.
“Rahatsız olmadın mı?” dedi. Baş parmağım elinin tersini okşarken, konuştum.
“Söyledin öpmenin sebebini zaten. Neden olayım ki?” dedim. O sebepten falan değildi. Abisi gibi olmak istemiyordum.
“Anladım.” dedi. Ellerini elimden çekmesiyle omuzlarım düştü. “İyi geceler o zaman?” dedi.
“İyi geceler Ekin. Bana yazmayı ihmal etme, kaç gündür yazmıyorsun zaten.” dedim.
“Olur.” dedi gülerek. Zıplaya zıplaya eve gitmesiyle arkasından gülerek izliyordum.
“Allah da belamı verdi işte. Büyük konuşursan böyle olur!” diye kendime söylene söylene arabaya binerek uzaklaştım mahalleden.
***
Görüşürüzz
