Kalbimdeki Dava kitap kapağı

4. bölüm / 8

Kalbimdeki Dava

4. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Hayal Yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 4. Bölüm

Gözlerime baktı; "sen gidersen kavuşamam, çünkü..." "çünkü ne" "çünkü o sensin" "ne" "evet sevdiğim kız sensin" o, o benimi seviyor aşık olduğu kız benmiyim; "be- ben ne diyeceğimi bilmiyorum" yaklaşıp bir eliyle elimi tuttu diğer eli ise yanağıma gelip, nadide bir parça gibi sevdi.

Gözlerime baktı; "söyleme birşey, senin görüş alanında olmak bile bana yetiyor" "hakan" "güneşim, kızma bana nolur" bana güneşim mi dedi; "gece için kızdınmı bana" "kızmadım" "gerçektenmi" "gerçekten, hem ben sana sesimi yükseltmeye bile kıyamamki" "gitmemem için yapıyorsun" "asla ben sana aşığım hemde kör kütük" eli saçlarıma gelip bir tutam aldı.

Sevdi; "akşam korkudan görememişim güzelliğini" istemsiz utandığım için başımı önüme eydim, işaret parmağı, çeneme gelip kaldırdı, bu sayede göz göze geldik; "sen utandınmı" "yapma işte" yaklaşıp alnımdan öptü.

Elimden tutup beni tekrar yatağa getirdi, yatağa yattım, üzerimi örtüp, yanımda diz çöktü yorganın dışında olan elimi alıp avuç içimden öptü; "benim adliyede işlerim var gitmeliyim. Gitmek istersen zorla seni hapsedemem, ama sen burda kal geldiğimde bom boş bir eve değil sana geleyim" "ya o gelirse" "gelemez korkma, evde dijital güvenlik sisstemi var dışarıdada kamera var gelecek olursa daha hamle yapmadan ben görüp geleceğim korkma" "tamam, uzunmu işin" "biraz çok geç olmadan gelirim" "tamam" son kez alnımdan öpüp çıktı.

Onun gidişi ile üşüyormuş gibi hissettim, zor olsa da yeniden uykuya daldım. Ne kadar uyudum bilmiyorum, boğazımda hissettiğim kuruluk ile uyandım, güneş artık tamamen etrafı aydınlatıyordu, uzanıp telefondan saate baktım.

Öğlen olmuştu, yataktan kalkıp mutfağa indim, bir bardak su içtim, bir anda telefonum çaldı. Seher teyze arıyordu, açıp cevapladım; "seher teyzecim" "güzel gelinim" ne o bana gelinim mi dedi.

İstemsiz; "Ne" demiş bulundum; "evet gelinim" "seher teyze sen yapma bari" o biliyormuydu, hakan ali nin bana aşık olduğunu; "neden gelinimsin" "pamuk, utandırmasan olmazmı" güldü; "iyi tamam" "hem sen biliyormuydun" "hakan ali nin sana aşık olduğunumu" "biliyordun" "aramızda kalsın siz tanıştıktan bir süre sonra sırf seni görebilmek için beni görmeye geldiğin günleri sordu" gerçekten yapmışmıydı.

İnanamaz gibi sordum; "gerçektenmi" "evet" düşündüm. Yapmıştı gerçektende ne zaman gitsem o da orda oluyordu. seher teyze ile bir süre sohbet ettik sonrasında namaz kılacağım için telefonu kapattım. Odaya çıkıp abdest aldım ve öğlen namazımı kıldım.

Namazım bitince üzerime rahat birşeyler giyip mutfağa indim, biraz birşey atıştınca aklıma gelen fikir ile çiskek yapmaya karar verdim; "acaba meyvelimi sever kakaolumu, en iyisi seher teyzeye sorayım" telefondan seher teyzeyi aradım; "kızım efendim" "seher teyze birşey sorabilirmiyim" "sor kızım tabiki" "aramızda kalacak ama" "tamam söz" "hakan ali hangi yemekleri, tatlıları sever" "seçici değildir yemek konusunda, ama tatlıda mayhoş tatlıları sever, ne çok şekerli olacak ne de çok ekşi" "birşeye alerjisi varmı" "yok çok şükür, sen hayırdır neden sordun" "şey, süpriz yapmak istedimde" güldü; "oy utangaç kuzum benim, ben seni tutmayım hadi sen yap bakalım süprizini, görüşürüz" "görüşürüz" telefon kapandı.

Heyecanla çiskek yapmaya başladım, ilk tatlı olarak limonlu çiskek yapıp soğuması için dolaba koydum, sonra telefondan tariflere bakarak kolay yapabileceğim tariflerden akşam yemeği hazırladım, bu süre zarfında ikindi namazımıda kılmayı ihmal etmedim.

Artık akşam olmuştu, sofrayı kurmuştum, yukarı çıkıp akşam namazımı kıldım, üzerime daha düzgün birşey giydim, saçlarımıda at kuyruğu yaptım, aşağıya inip kontrol için son kez masaya baktım, herşey düzgün duruyordu.

Acaba ne zaman gelir, anahtar sesi geldi, onun geldiğini bildiğim için, merdivenlerin olduğu yere saklandım, kapı açılıp kapandı; "güneşim" cevap gelmeyince tekrar seslendi; "güzelim nerdesin" salona doğru geldi.

Bana arkasını döndüğü anda saklandığım yerden çıkıp arkasından gelip garip bir özlemle sarıldım; "burdayım" kollarımı bedeninden ayırıp bana döndü, beni göğsüne çekip tekrar sarıldı; "güneşim" "efendim" "çok özledim" bende kollarımı ona sardım.

Ayrılıp elini tuttum; "sana bir süprizim var gelsene" "allah, allah ne süprizi" "gel" onu hazırladığım masaya götürdüm, şaşkınlıkla baktı; "bunları senmi hazırladın" "evet, beğendinmi" "ellerine sağlık çok güzel görünüyor" "acıkmışsındır yiyelim hadi" "olur" beraber geçip oturduk.

Sessizce yemeklerimizi yedik, ne kadar ısrar etsemde kabul etmeyip, bulaşığa yardım etti. İşimiz bittikten sonra hakan ali içeri geçti, yaptığım tatlıdan ikimiz için tabaklara birer dilimi koyup içeri götürdüm, hakan büyük koltukta yarım uzanıyordu yanına gelip tatlıları sehpaya bıraktım; "güzelim, tatlıda mı yaptın" "evet" tebessümle, tekli koltuğa oturdum.

Çekinerek konuştu; "güneşim yanıma gelsen azcık sarılsam hasretim dinse" utanmama rağmen yanına oturdum, kendi yarım uzanıp beni kolları arasına aldı, kollarım istemsiz karnına dolandı.

Kısa bir sessizlik oldu; "güneşim" "efendim" "yağrın gelinlik bakmaya gidelimmi" "ne gelinliği" "bu cuma düğünümüz var" "ne" başımı kaldırıp ona baktım; "düğün ne alaka" "sana düğün yapmadan kuru bir nikah ile kocan olacağımı düşünmedin heralde" şok içinde kalakaldım.

Ciddiğimiydi, uzaklaşıp yüzüne baktım; "hakan saçmalama" "gayet de ciddiyim" "oldu, birde kına, nişan, isteme yapalım istersen" "daha güzel olurdu ama vaktimiz yetmez" "ali iyice saçmaladın, gidelim bir imza atalım tamam işte" "güneşim olmaz o düğün olacak" "olmayacak" kısa bir sessizlik oldu; "peki olmasın, ben sadece bir an sende beni seversin diye umutlanmıştım" konuşamadan kalkıp yukarı çıktı. Hayır, beni yanlış anladı, hemde tamamen yanlış anladı, ben sadece insanların söylenmesinden kaçmak için istemiyordum, beni tamamen yanlış anladı, ağlama isteğimi bir kenara bırakıp yukarı yanına çıktım, açık kapıdan seslendim; "gelebilirmiyim" "gel" geçip yanına oturdum.

Cesaretimi toparlayıp konuştum; "küsmüyüz" "küs olmak için bir bağımız olmalı bence fakat görüyorum ki yokmuş" "ya neden anlamadan dinlemeden kızıyorsun" "bunu konuştuk sabah, istesemde sana kızamayacağımı söyledim" "ama kızdın, beni dinlemeden yanlış anlayıp buraya geldin" doğrulup tamamen bana döndü.

Sevgi ile baktı; "güzelim, neden" "istemiyorum" "ama neden" "benim dayımlardan başka kimsem yok, ne yapacağım düğünü" ellerimi tuttu; "ben varım, olmazmı" "hakan akrabaların demeyecekmi, bu kızın annesi babası nerede diye" "umrumda değil, soranlara, herşeyi benim derim" "hakan ama-" "ayrıca onların ne söylediği umrumda değil, ben o düğünü senin içinde kalmasın diye yapıyorum, sen mutlu olduğun sürece bende mutluyum" cevap veremedim.

Yalnızca minnetle gözlerine bakabildim; "çok mu istiyorsun" "evet, seni beyazlar içinde görmeyi çok istiyorum" "peki, tamam, ama bir şartla, minimal bir düğün olacak" "ben halledeceğim merak etme" gülümsedim; "artık salonda bizi bekleyen tatlılarımızı yiyelimmi" güldü; "olur benimde aklım tatlıda kaldı" beraber çalışma odasından çıkıp aşağıya indik.

Hakan ali oturduğu yerden uzanıp tatlısını aldı, bir çatal alıp tadına baktı, heyecanla sordum; "ilk kez yaptım olmuşmu, beğendinmi" "yediğim en iyi çiskek, harika olmuş güzelim" "gerçektenmi" "evet, baksana tadına" uzanıp kendi tabağımı aldım, bir çatal alıp tadına baktım.

Çök şükür tam istediğim gibi olmuştu; "evet gayet güzel" tatlılarımız bittikten sonra, yukarı odalarımızda çıktık, hakan ali; "güneşim, yine kabus görürsen, yanıma gel" "teşekkür ederim, görmem büyük ihtimal" "iyi geceler" "sanada" vedalaşıp odalarımızda girdik.

Abdest alıp yatsı namazımı kıldım, pijamalarımı giyip uyudum. Burası benim evim, ama o adamın sevcan ablanın burda ne işi var, nasıl girdiler içeri, sevcan abla hayır yapma hayır, nolur yapma, çok acıyor.

Bir anda nefes nefese uyandım, sakin ol güneş bak onlar yok, sen hakan ali nin evindesin gelemezler, ya gelirlerse, of sus, gelemezler işte güvenli burası, senin evinde güvenliydi, anlaşıldı bu gece uyuku yok bana.

Telefonumdan saate baktım, gece üç olmuştu, acaba uyumuşmudur, yanına gitsem kızarmı, uyumam gerekiyor yağrın yorucu geçecek, kendime olan yenilgi ile kalkıp odasının önüne geldim.

Ses gelmiyor büyük ihtimal uyuyor, sessizce yanına uzansam kızmaz bence, rahatsız etmem, sessizce kapıyı açıp girdim, onun odasını ilk defa görüyordum, yatağa yaklaştım, tereddütle bekledim, en sonunda hissettirmeden uzandım.Bir anda yaklaşıp dün geceki gibi sarıldı; "korkma artık geçti" "uyandırdım mı" "sana değer, uyu hadi" bende ona sarıldım, beraber uyuduk.

"Güneşim, güzelim, hadi" "hakan beş dakika daha" "güzelim, namazı kılalım yine uyuruz hadi" yenilgi ile gözlerimi açtım; "tamam kalktım" doğrulup yataktan kalktım, hakan kendi odasındaki banyoya geçerken bende odama girdim.

Banyoda abdest alıp çıktım, hızlıca namaz elbisemi giyip hakanın yanına geldim, ikimiz için seccade sermişti, beraber o önde ben arkasında sabah namazımızı kıldık, bittikten sonra seccadeyi katlayıp koydum.

Uyku hali kendimi yatağa bıraktım, hakan hemen ardımdan uzanınca yaklaşıp sarıldım; "hakan" "güneşim" "sana sarılmak garip bir huzur veriyor, çok güzel" "istediğin zaman gelip sarıl, çıtım çıkmaz" "gerçektenmi" "evet, hadi uyu sabah çok işimiz var" "tamam" hakanın kolları arasında yeni huzurlu bir uykuya daldım.

Kaç saat, kaç dakika geçti bilmiyorum, yanımda hissettiğim boşluk ile uyandım, hakan neredeydi, onu rahatsızmı ettim yoksa, tedirginlikle yataktan kalktım, odadan kalkıp aşağı kata indim, içeriden sesler geliyordu.

Bu hakanın sesiydi; "aşk bahçemi süzleyen inci çiçeğimmisin aşk bahçemi süsleyen inci çiçeğimmisin, kovaladıkça kaçan ateş böceğimmisin. Fındık dalında yaprak yıldızdan daha parlak, göz yaşımdan yuvarlak ateş böceğimmisin" dayanamayıp araya ben girdim; "sevgilim söylermisin ateş böceğimmisin, sevgilim söylermisin ateş böceğimmisin" bana döndü.

Yakalanmış gibi baktı; "güneşim günaydın" "günaydın" "çokmu ses yaptım" "hayır ben kendim uyandım, sen ne yapıyorsun" "ikimiz için kahvaltı hazırladım" "yardım ediyim" "bitti zaten işim sen geç masaya ocaktakini alıp geliyorum bende" "peki" istediğini yapıp masaya geçtim.

Hakan gelene kadar bende çaylarımızı koydum, kısa sürede elinde tava ile geldi, küçük bir tahtanın üzerine koyup yerine oturdu; "hadi başla bakalım" kapağını açtığı menemenden çatalımla çok az alıp tadına baktım.

Gayet lezzetli olmuştu; "çok güzel olmuş ellerine sağlık" bana hayal kırıklığı ile baktı; "kabul etmiyorum" "neden, ne oldu" "güzelim menemen yemenin bir usulü vardır" yanındaki dilimlenmiş ekmekten küçük bir parça aldı; "menemen ekmekle yenir, ekmeği önce suyuna sonra geri kalan yerine batırırsın" elindeki ekmeği bana uzattı; "bir de şimdi ye bakalım" terddütle uzattığı ekmeği onun elinden yedim.

Bu, bu tat, bu bana annemi hatırlattı, daha çok küçüktüm, annem bana çok açım diye menemen yapmıştı; "anne bu ne" "menemen pamuk kızım" "menemenmi" "evet hadi ye bakalım beğenecekmisin" uzattığı menemenli lokmalık ekmeği yemiştim; "anne bu çok güzel hep yap bundan" "olur meleğim benim sen yeterki iste" annem, hasret kaldığım annem, ilk ve sonkez elinden menemen yediğim annem, bu andan neredeyse bir saat sonra kalp krizi geçirip benden ayrılan annem.

Gözlerim, genzim yanmaya başladı, hakan; "güneşim" "efendim" "neyin var, daldın" "önemli birşey değil, benim karnım ağrıyor yiyemiyeceğim" "olmaz, birşeyler ye zaten halsiz görünüyorsun, iyice de zayıfladın" "gerek yok iyiyim ben" sandalyeden kalktım.

Hakan ali kolumdan tuttu; "lütfen birşey ye" "istemiyorum iyiyim gerçekten" "güneş" artık sabrım taştı, bir anda kendimi kaybettim, malesef sesimin yükselmesi ile beraber tatsız şeyler oldu; "ya istemiyorum anlasana, istemiyorum, karnım aç değil" benim aksine en sakin ses tonu ile konuştu; "resmen kendini aç bırakıyorsun" "sanane" şok içinde baktı.

Allahım ne yapıyorum ben durduk yere imtihanımın verdiği acıyı günahsız adamdan çıkarıyorum, göz yaşlarım istemsiz akmaya başladı, mahcubiyetle konuştum; "özür dilerim" kalkıp yanıma geldi ve gözyaşlarımı sildi; "güneşim tamam ağlama, yakma ciğerimi" "ben özür dilerim, kötüyüm sadece biraz, suçun yok ken sana kızdım" "şş, ağlamaya devam edersen daha çok üzülürüm yapma" sarılıp sakinleşmeye çalıştım.

Bir süre böyle kaldık, hakan; "güneşim" "efendim" "canını sıkan ne güzelim" "ben, ben bir an annemi hatırladım, benim annemle yediğim son yemek bu" "özür dilerim, bilseydim başka birşey yapardım" "senin suçun yok bilmiyordun" başımı göğüsünden kaldırıp baktım.

Allahım ne olur kabul etsin; "hakan, ne olur düğün yapmayalım, çok istiyorsan nikahta beyaz bir elbise giyerim" "güneşim neden" "korkuyorum, o adam gelip bir aksilik çıkaracak yada ikimizden birine zarar verecek diye korkuyorum" "yapamaz" "nolur, zaten içimde bir huzursuzluk var" "iyi peki" minnetle sarıldım.

Elimden tutup ikimizi salona getirdi, büyük koltuğa oturup birbirimize döndük, hakan; "güneşim, sevdiğim" istemsiz utandım; "hakan" "eğer rızan olursa göstermelik değil gerçekten çok seven karı koca olalımmı" dışardan halimize baksak zaten gerçek çiftlerden farkımız yoktu, bence yinede biraz nazlanmama engel değil; "bilmem" "bilirsin, hadi" acaba benim bu hissettiklerimede aşk denirmi.

Tebessüm ettim; "acaba, ne desem" yıkıcı bakışlar attı; "güneşim kıvrandırma adamı hadi, ver gönlündeki cevabı" "tamam" "neye tamam" "gerçek olsun" "kabul ettinmi" "evet" bir anda sarıldı; "güneşim, benim güneşim" istemsiz tebessüm ettim.

Ayrılıp elimi tuttu; "bekle beni geliyorum" "tamam" yanımdan kalkıp gitti, ne olduki şimdi, sabırla bekledim, çok geçmeden geldi; "neden gittin" yanıma gelip oturdu; "çalışma odamdan birşey aldım" "ne aldın ki" ekinde küçük kare bir takı kutusu vardı.

Heyecanla baktı; "bunu" "bu neki" kutunun kapağını açıp bana çevirdi; "güneşim, gün ışığım, benimle evlenirmisin" şaşkınlıkla baktım, ben şuan resmen evlilik teklifi alıyorum, heyecandan zor olsada konuştum; "evet, yüz kere evet, bin kere evet" dayanamayıp boynuna sarıldım.

İstemsiz mutluluk göz yaşlarım akmaya başladı, hakan sarılmayı bırakıp bana baktı; "güneşim ağlama üzdümmü ben seni, özür dilerim" "hayır üzmedin ben mutluluktan ağladım" göz yaşlarımı eliyle sildi; "güneşim benim, tamam, artık mutluluktan bile olsa ağlama, mutlu ol hep mutlu ol" tekrar sarıldım.

"İyiki varsın, iyiki seni tanıdım" "sende güneşim sende" bir süre böyle kaldık, hakan sarılmayı sonlandırıp bana döndü; "hadi uzat elini" "nedenki" "güzelim yüzüğünü takacağım" bir an aklımdan çıkmıştı; "afedersin" o kutudan yüzüğü alınca bende sağ elimi uzattım.

Sakince elimi tutup yüzüğü taktı, heyecanla elimi kendimden ona çevirip gösterdim; "oldumu" tebessüm etti; "senin güzelliğinin yanında sönük kalsada yakıştı" istemsiz utandım; "hakan ali" "tamam utanma hemen" yüzüğümü seyrettim.

Hakan; "güzelim hadi kahvaltımız yarım kaldı yiyip çıkalım" çekinerek söyledim; "hakan herşey çok güzel olmuş ama ben yemesem" "güzelim, sana söz bundan sonra sen isteyene kadar bu evde menem olmayacak, şimdi nolur gidelim başka şeylerden ye" "gerçekten aç değilim" "güneş nolur, bak gerçekten hasta gibi halsiz yorgun duruyorsun, akşam tabağından da çok az yedin, anla be güzelim korkuyorum birşey olacak diye" "iyiyim ben ger-" bir anda görüşüm kararıp bilincim elden gitti.

Bölüm sonu.

Güneşe bir anda ne oldu. Hakan ali ne yapacak sizce mutluluğa vuslata erebileceklermi. Akşamki telafi bölümünde görüşmek dileğiyle. Desteğinizi bekleriz efenimmm.

Instagram: hayal_etyazar54504

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18