1. bölüm · Kalbimdeki Dava
1. Bölüm
Güneş karaman
Sevecenlikle bana bakan seher teyzeye tebessüm ettim, seher teyze; "güneş kızım nasılsın dertli gördüm seni" evet aşırı derecede canım sıkkındı, kaçamak bir cevap verdim; "iyiyim seher teyze önemli birşey değil, sen iyimisin asıl" tebessüm etti.
"İyiyim kızım biliyorsun işte burda arkadaşlarımla geçiniyoruz" merakla sordum; "sen en son hastaneye gidecektin ne dedi doktor" "iyiyim, bir sorun yok" sorgular şekilde baktım; "eminmisin en son birşey yok dediğinde gittiğimiz tatlıcıda bayıldın hatırlatırım" güldü.
Yine kaçamak bir cevap verdi; "canım o gün sıkılmıştım burda o yüzden oldu, neyse beni boş ver asıl sen ne yaptın görüşmeyeli" "hiç aynı" "canım nasıl aynı, yokmu şöyle boyu boyuna huyu huyuna birisi" istemsiz şaşkınca baktım.
Kendimi tutamayıp güldüm; "tövbe, seher teyze" "ne tövbe, kızım ne güzel imanlı, ağzı dualı, duru temiz güzeller güzeli kızsın, insan senden iyi gelin mi bulacak" "seher teyze lütfen sende sevcan abla gibi başlama" yalandan kızarmış gibi baktı; "beni o üvey annenle karıştırma" elini tuttum; "tamam panuğum sakin, özür dilerim" tebessüm etti.
"Bende özür dilerim ama ne yapayım o kadının sana yaptıkları aklıma geldikçe sinirleniyorum" "biliyorum ama merak etme ev bakmaya başladım ayrılıyorum o evden artık bir şey yapamaz bana" sevinçle tebessüm etti.
Heyecanla sordu; "kendi evinmi olacak ne zaman" "evet, bir kaç tane ev buldum hatta burdan çıktıktan sonra görmek için gideceğim" sevinçle sarıldı.
Ayrılıp elimi tuttu; "bak benimde birikmişim, tanıdıklarım var nakit sorun olursa dert etme sakın, sen yeterki o evden çık" tebessüm edip içimdekileri birbir döktüm; "iyiki varsın sen bana annemden sonra yeniden anne oldun, elimden gelse senide yanıma alacağım" "biliyorum güzel kızım senin mutlu olman benim için herşeye bedel" seher teyzeyle biraz daha sohbet edip ordan ayrıldım.
Dayım sağ olsun bu gün için benimleydi; "yeğenim bittimi işin" "evet dayıcım" "tamam adam şimdi konumu attı bana gidelim anca yetişiriz" "olur" asım dayımla beraber sessiz bir yolculuğa çıktık.
Asım dayım annemin en büyük kardeşiydi, onlardan herşeyi saklasam da sevcan ablanın seni sattım kelimesinden sonra bir kısmını anlattım. Ev bulmama yardımcı oldu.
Beraber konuma gelip evi gezdik, gayet iyiydi asım dayım adamla görüştü bende bu sırada tekrar evi gezdim, benim için yeterliydi.
Salona tekrar geldiğimde anlaştılar ve imza attık. Artık bir evim vardı. Adam gidince dayımla sarıldık, baş örtümün üzerinden başımı okşadı; "hayırlı olsun güzel yeğenim" "sağol dayıcım" ayrılıp merakla sordu; "şimdi ne yapacaksın" "bir şekilde eşyalarımı da alıp buraya geleceğim, ne babamın ne de sevcan ablanın bunlardan haberi yok, buldukları adamla evlememi bekliyorlar" derin bir nefes verdi.
Kolunu omuzuma attı; "tamam benimde gelmemi istermisin" "hayır gerek yok sen zaten elinden gelenin fazlasını yaptın" "peki ana bil içim hiç rahat değil, bir sorun olursa saklama ara" "tamam, hadi gidelim artık, vakit geçmeden camide ikindini kılalım" "tamam hadi" beraber evden çıktık.
Önce camide namaz kılıp sonrasında bizim eve geldik, dayım beni bırakıp gitti, eve girer girmez beni sevcan abla karşıladı; "yelloz neredesin sen akşama isteme var gelin ortada yok" "ben evlenmeyeceğim, sevcan abla" "ona ben karar veririm" "benim hayatım yapamazsın" öfke ile bana baktı.
"Yapamam öylemi bak gör nasıl yapıyorum" yüzüme bir tokat attı, elim istemsiz yanağıma gitti; "odana gir süslen akşam gelecekler" tek kelime edemeden odama girdim.
Kapımı kiltler kilitlemez göz yaşlarım kendini bıraktı, geçip yatağıma oturdum, çalan telefonu çantamdan çıkarıp cevapladım; "efendim" "güneş, kızım ne oldu iyimisin" "olacağım seher teyze" "yine o kadınmı" "evet, alıştım artık boş ver sen ne için aramıştın" "görüşme nasıl geçti diye soracaktım" "iyi merak etme hallettim" "peki kızım ağlama artık yeter, hadi görüşürüz sonra" "tamam" telefon kapandı.
Artık akşam olmuştu sevcan abla kırarcasına kapıya vurdu; "aç kapıyı gelecekler şimdi" öfke ile kapıyı açtım. Valizimi alıp odadan çıktım. Onu görmezden gelip kapıya doğru ilerledim, bir anda kolumdan tutup durdurdu; "nereye" "evime" kapı çaldı.
Sevcan abla kapıyı açıp insanları içeriye aldı, evden çıkmak için hamle yaptım beni durdurup tokat attı. Sert geldiği için yere düştüm, durmadı asla durmadı.
Biri yardım etsin ne olur yalvarırım, anne nerdesin anne. İçeriden babam geldi onca yalvarışıma rağmen kılını bile kıpırdatmadı.Bir süre sonra bilincim kapandı.
Yazarın anlatımı
Yaşlı kadın telefonda duyduğu sesler ile korkup oğlunu aradı; "sultanım söyle" "oğlum yetiş çabuk" "annem sakin ne oldu iyimisin" "oğlum sana anlattığım kız çok kötü durumda yetiş kurtar kızı allah aşkına" genç adam evinden çıkarken bir yandanda annesinden olan biteni dinledi.
Adresi öğrenip genç kızın evine geldi binaya girip, gencecik, hayatının baharında olan kızın yalvarışlarının geldiği yere doğru hızla çıktı.
Açık kalmış kapıdan gördüğü manzara kan dondurucuydu, bir kız yeter yalvarışlarıyla bayıldı, kadın buna rağmen durmuyordu, daha fazla dayanamayıp içeri daldı ve zalim kadını itti.
Herkez şok içinde ona bakıyordu, genç adam kendini tutamayıp kükredi; "kıza yaklaşanı yakarım!" Günah olduğunu bilsede yapmak zorundaydı yaşadığını bilmeliydi, yere eğilip yanağına hafifçe sarsarak dokundu; "hanfendi, hanfendi beni duyuyormusunuz" cevap yoktu.
Genç kızın bileğine dokunup nabzını kontrol etti. Yaşıyordu, kız yaşıyordu, rahat bir nefes verdi, yaptığı için kendine kızarak genç kızı kucağına aldı. Arkasında bıraktığı söylenen insanları umursamadan merdivenlerden inip binadan çıktı ve genç kızı arabasına bindirip şöför koltuğuna geçti.
Hastaneye geldiklerinde kızı tekrar kucağına alıp sedyeye yatırdı, doktorlara olan biteni anlattı. Doktorlar genç kızı muayne ettiler. Çok şükürki genç kız iyiydi, sadece bayılmıştı.
Güneş karaman
Bedenimde hissettiğim acılar ile gözlerimi araladım, nerdeydim ben, hastane. Ben buraya nasıl geldim, endişe ile bir adam yanıma geldi; "hanfendi daha iyimisiniz" "ben buraya ne zaman geldim" "sakin olun, ben getirdim sizi, izninizle doktor hanım sizi muayne ettikten sonra herşeyi en başından anlatayım" yorgun ve halsizdim, mecbur kabul ettim.
Doktor hanım gelip durumumu kontrol etti; "durumunuz gayet iyi merak etmeyin, yalnız biraz daha darp edilseydiniz kara ciğeriniz iflas edebilirdi kendinizi olabildiğince az yorun" "peki teşekkür ederim" doktor hanım tebessüm etti; "görevimiz taburcu olabilirsiniz, geçmiş olsun" dedi ve serumumu çıkarıp gitti.
Başımın dönmemesi için kısa süre bekleyip yataktan kalktım, merakla karşımdaki adama baktım; "siz kimsiniz" "ben hakan, hakan ali soytürk" "güneş karaman, neden bana yardım ettiniz" "annem seher, sizi tanıyormuş telefonda sizinle konuşurken bağışlarınızı duymuş beni aradı yardım etmem için, siz daha iyimisiniz" "evet tekrar teşekkür ederim, allah razı olsun" "cümlemizden" derin bir nefes aldım.
Seher teyzenin bir oğlu olduğuna daha sonra şaşıracaktım, şimdi ne yapacağım, o eve gidemezdim, eminim beni daha kötü şeyker bekliyor, mantıklı düşün güneş mantıklı.
Buldum önce hastanedeyken bir darp raporu alacağım sonrasında kalacak bir yer bulurum, yağrında ilk iş karakol, hayır bir dakika telefonum nerede, kimliğim onun arkasındaydı.
Neyse tamam panik yok güneş yağrın polislerle gider o evden kimliğimi ve eşyalarımı alırım, seher teyzenin oğlu merak bana baktı; "güneş hanım siz gerçekten iyimisiniz" "iyiyim sağ olun, izin verirseniz telefonunuzu kullana bilirmiyim" "tabiki" telefonunu açıp bana uzattı.
Arama kısmına asım dayımın numarasını yazdım, kısa süre sonra açıldı; "buyrun kimsiniz" "dayı benim güneş" "kızım ne oldu bu kimin numarası" "dayı müsaitseniz size gelebilirmiyim eve eşya alana kadar sadece" "kızım bacaklarını kırdırma bana insan evine gelirken izin alırmı" istemsiz güldüm.
"Tamam iyiki varsın" "sende güzel kızım, hadi bekliyorum" dayımla vedalaşıp telefonu kapattım. Telefonu sahibine uzattım, aldı; "teşekkür ederim herşey için" "vazifem, sizin için yapabileceğim birşey varmı" "yok" aklıma gelen soruyu merakla sordum; "benim kimliğim ve telefonumu gördünüzmü" "hayır ben sizi buraya getirdim kendi kimliğim üzerinden giriş yaptırdım" "peki tamam, hayırlı günler" "sizede" daha fazla orada durmayıp ayrıldım.
Sekreterden taksi çağırmasını rica ettim, taksi gelince asım dayımların adresini verdim. Kısa sürede eve gelince indim, dayımın kızı, kuzenim Zeynep dışarıdaydı, yaklaşıp sarıldım; "güneş ne oldu sana" "anlatırım rica etsem taksinin parasını ödermisin" "tabiki, sen geç içeri geliyorum" istediğini yapıp eve doğru yürüdüm zeynepde kısa sürede geldi.
Beraber içeri girip dayımların yanına geçtik, asım dayım ve Hatice yengem tebessümle beni karşılayıp sarıldılar. İkiside sorgular gözlerle beni süzdü, hatice yengem; "güneşim senin neyin var yüzün solmuş halsizsin" "oturalımda yenge anlatırım" beraber oturduk.
Kendimi toparlayıp mahcubiyetle konuştum; "benim sizden sakladığım bir şey var" asım dayım; "kızım ne oldu" "dayı babam ve sevcan abla beni zorla bir adama satmaya çalışıyorlar, fakat sadece bu kadar değil" Hatice yengem; "biliyordum ne yaptı o kadın sana, güneşim korkma söyle" "yenge sevcan abla bana ilk günden beri şiddet uyguluyor" hepsi şok içinde baktı.
Asım dayım öfke ile ayağa kalktı; "ulan ben dünyayı sizin başınıza yıkmazmıyım" korkuyla kalkıp dayımı durdurdum; "dayı hayır lütfen" "güneş, güzel yeğenim, sen bana kardeşimden kalan tek yadigarsın onuda o haysiyetsizlerin yok etmesine izin vermem" "dayıcım biliyorum ama sakin ol hem merak etme yağrın ilk iş polise gidip şikayetçi olacağım merak etme" "sözmü, bak eğer söz deyip sözünde durmazsan seni evden çıkarmam" istemsiz güldüm.
"Tamam, söz veriyorum çok emin olmak istiyorsan sende benimle gel" "anlaştık gelirim, siz şimdi güzelce namazlarınızı kılıp uyuyun" zeynep; "tamam babacım" beraber zeynepin odasına geldik.Namazlarımızı kılınca Zeynep bana kendi pijamalarından bir tane verdi beraber onun geniş yatağına yatıp uyuduk.
Bölüm sonu.
Yeni hikayemize hoş geldiniz. Umarım beğenirsiniz ben güneş ve hakan aliyi severek yazdım. Umarım sizde seversiniz. Sizce yarın neler olacak. Desteklerinizi bekleriz efenim...
Instagram: hayal_etyazar54504
