16. bölüm · Kalbim teneffüste kaldı
16.bölüm
Zil çaldığında herkes kapıya yığılmıştı.
Ela biraz bilerek yavaş toplamıştı çantasını.
Kapıdan çıktığında Eymen karşı duvara yaslanmıştı. Elleri cebinde bekliyordu.
“Geç kaldın.” dedi Elaya bakarak.
Ela yürümeye devam etti.
“Bekleyebiliyormuşsun demek ki.” dediğinde Eymen yanına geldi. Adımlarını onun hızına göre ayarladı.
“Bazıları için bekleyebiliyorum.” diye yanıtladı Elayı
Okul bahçesinden çıkarlarken omuzları hafifçe değdi ve kimse çekilmedi.
“Bugün çok sakindin.” dedi Ela konuşmaya çalışarak. Eymen kısa bir bakış attı.
“Yanındayken gereksiz konuşmaya gerek duymuyorum.” dediğinde, Ela hafifçe güldü.
“Beni mi izliyorsun sürekli?” diye sordu şakayla karışık bir şekilde. Eymen hiç şaka gibi olmayan bir ses tonuyla,
“Evet.” demişti.
Ela bir an bakışını kaçırdı. Bu kadar direkt beklemiyordu. Yolun kenarına geçtikerinde yol daraldı. Sürekli başka bir araba geçiyordu. Eymen hafifçe Ela’yı iç tarafa aldı kendisi yol tarafına geçti. Ela da bunu fark ettiğinde,
“Koruma mı yapıyorsun sen bana?” diye sordu.
Eymen omuz silkti.
“Alışkanlık.” dedi çok kısa cevaplar veriyordu. Ela ağzını yoklamak için
“Yoksa önem mi?” diye sordu.
Eymen bu sefer ona döndü.
Yürümeyi yavaşlattı.
“İkisi de.” diye cevap verdi yine tek kelimeyle.
Ela heycandan dudaklarını ısırdı ama toparladı.
“Sen böyle konuşunca ciddiye alıyorum.” dedi açık bir şekilde. Eymen hafif ona doğru eğildi.
“Al zaten.” dedi
Ela adımlarını yavaşlattı.
“Sonra geri adım atma.” dedi emin olmak istiyordu. Eymen gerçekten durdu bu sefer.
Ela da durdu. Aralarında bir adım vardı.
Eymen’in sesi düşüktü ama net bir şekilde:
“Ben başladığım şeyi tamamlamadan bırakmam.”
Ela’nın bakışları yumuşadı ama geri çekilmedi.
“Güzel. Çünkü ben de uğraştırmayı severim” dedi.
Eymen’in dudak kenarı hafif kıvrıldı.
“Uğraşırım.” diyerek göz kırptı.
Sonra tekrar yürümeye başladılar.
Bu sefer aralarındaki mesafe daha azdı.
Eller değmedi.
Ama ikisi de isterse değeceğini biliyordu.
Bir süre sessizce yürüdüklerinde etraf boşalmaya başlamıştı. Ela kaldırımın kenarından yürüyordu, Eymen her zamanki gibi yol tarafındaydı.
Bir süre daha sessiz gittiler. Sonra Eymen başıyla Elaların sokağının başında ki binayı işaret etti.
“Ben buradan ayrılacağım.” dediğinde Ela binaya baktı. Üst katları apartman, alt katında spor salonu vardı. Camlardan içerisi görünüyordu.
“Buraya mı gidiyorsun?” diye sordu.
“Evet.” dedi Eymen sesi rahattı. Ela cevap vermeyince “Haftada dört gün geliyorum.” diye ekledi. Ela istemsizce içeriyi inceledi. Koşu bantları, aynalar, ağırlıklar…
Sonra Eymen’e döndü.
“İşe yarıyor mu peki?” diye sorduğunda,
Eymen hafifçe güldü ve gözüyle önce karnına sonra koluna bakıp en son gözlerini Elanın gözleriyle buluşturdu ve “Sen karar ver.” dedi.
Ela omuz silkip göz devirdi ama bakışı Eymenin kollarına gitmişti. Eymen fark etsede onu utandırmak istemediği için sadece hafifçe gülümsedi.
“Ben de bir spor salonuna başlayacağım galiba.” dedi Ela onun gülmesini umursamayarak
Eymen durdu.
“Ciddi misin?” diye sordu şaşırmıştı.
“Evet.” dedi Ela gözlerini ondan kaçırmadan “İyi olur bence.” diye de ekledi.
Eymen bir an düşündü. Sonra yarı ciddi, yarı şaka bir tonla:
“O zaman dikkat et.” dedi.
Ela kaşlarını kaldırdı.
“Neye?”diye sordu anlamayarak
“Buraya.” dedi Eymen salonu işaret ederek.
Ela güldü.
“Niye dikkat ediyorum?” diye sordugunda Eymen biraz yaklaştı. Aralarındaki mesafe fark edilir şekilde azaldı.
“Çünkü burası tehlikeli.” dedi ses tonunu düşürerek.
Ela alaycı bir sesle:
“Ağırlıklar üzerime falan mı düşer?” dedi bir yandan gülerek.
Eymen başını hafif yana eğdi.
“Hayır. Tanıdık biriyle her gün karşılaşma ihtimali tehlikeli.” dediğinde Ela sustu. Sonra gülümseyerek:
“Yani sen misin bu?” diye sordu.
“Yani ben.” dedi Eymen.
Bir an ikisi de konuşmadı. Camdan yansıyan ışık yüzlerine vuruyordu.
Ela sonunda konuştu:
“Bakacağız.” dedi
Eymen kapıya yöneldi. Açmadan önce durdu.
“Yarın görüşürüz.” dedi sanki görüşür müyüz diye sormak için söylemişti bunu ve Ela başını sallayıp,
“Görüşürüz.” dediğinde istediği cevabı almıştı.
Eymen içeri girdi.
Ela birkaç saniye daha orada kaldı. Sonra yürümeye devam etti.
Ama gülümsemesi uzun süre geçmedi.
