14. bölüm · Kalbim teneffüste kaldı
14.bölüm
Öğle arası herkes bahçeye yayılmıştı. Hava ne tam güneşli ne kapalıydı; insanın içini hafif kıpırdatan bir serinlik vardı. Ravza çardakta Ela ve Erva’yla oturuyordu. Ela bir şey anlatıyor, Erva arada gülüyor ama Ravza’nın dikkati tam olarak orada değildi. Bunu kendisi de biliyordu. Gözleri istemsizce kalabalığın öbür tarafına kayıyordu çünkü Doğan’ı görmüştü. Eymen ve Arda’yla ayakta duruyordu. Gülüyordu ama yarım gülüyordu. Çünkü onun da bakışkarı Ravzadaydı. Ravza bunu hissetmişti ve gözlerini ondan çekmisti. Eymende ikisi arasındaki bu bakışları fark etmisti. “Git konuş,” dedi hafifçe omzuna vurarak. “Bu kadar bakmak bir şey değiştirmiyor.” diyerekte cümlesini tamamladı. Bunun üzerine
Arda da eklemişti,
“Ciddiysen git kızla oynama.” dediğinde Doğan birkaç saniye sessiz kalmış, sonra gerçekten yürümüştü. Ravza onun geldiğini görmüştü. Kalbi hızlanmıştı ama yüzü sakindi. Doğan çardağın önünde durdu.
“Selam.” dedi sadece. Kızlar da
“Selam.” diyerek karşılık verdi.
Kısa vd netti hepsi.
Ela ile Erva ortamı sezmişti. Erva ayağa kalkıp
“Biz kantine geçelim,” demişti.
Ela hiç itiraz etmeden ayağa kalktı. İkisi uzaklaşmıştı. Ravza ve Doğan yalnız kaldığında.
Doğan bu sefer direkt konuşmuştu.
“Bir şey soracağım.” dedi ellerini masaya koyarak
Ravza bakışlarını ondan kaçırmamıştı.
“Sor.” dedi şaşırarak.
Doğan, "Benimle konuşurken neden mesafe koyuyorsun?” diye sorduğunda
Ravza kaşını hafif kaldırmıştı.
“Koyuyor muyum?” dedi farkında değilmiş gibi yaparak. "Koyuyordun.” dedi Doğan. “Ama artık tam koymuyosun gibi.” diye ekledi biraz düşünerek. Bu cümle oyundu ama içinde gerçek vardı. Ravza birkaç saniye sustu.
“Net konuş Doğan ya net konus.” dedi sıkılmıştı artık. Çünkü daha yeni konuşmaya başlamış olsalar bile Ravza kaç aydır bu bakışların altında duygularını tek başına yaşıyordu.
Doğan bir adım yaklaşmıştı. Mesafe rahatsız edici değildi.
“Ben seninle yarım yarım takılmak istemiyorum.” dedi açık bir şekilde.
Ravza’nın kalbi hızlanmıştı ama yüzü sakindi.
“Ne istiyorsun?” diye sordu.
Doğan gözlerini kaçırmadan konuştu:
“Yanımdayken başka birine bakmamanı. Benim de bakmamamı, sadece birbirimizi görmemizi, her güne seninle başlayıp seninle bitirmeyi istiyorum.”
Ravza hafifçe başını eğmişti.
Aralarında sessizlik olmuştu. Gürültü vardı ama onların etrafı sakinleşmiş gibiydi.
Doğan devam etmişti:
“Tamam ben şaka yapabiliyorum. Flört de ediyorum. Dışardan çok iyi bir vibe vermiyor olabilirim ama benim için söz konusu sensen herşey ciddilerşir.” dedi.
Bu cümle Ravza’nın içindeki duvarı hafifçe sarsmıştı. Ama hâlâ güvenemiyordu ona.
“Peki ya yarım kalırsa?” diye sormuştu Ravza.
Doğan hiç düşünmeden cevap vermişti.
“Yarım bırakmam.”
Bu netlik Ravza’yı etkiledi. Çünkü Doğan genelde dolandırırdı. Bu sefer dolandırmamıştı.
Uzaktan Eymen Arda’ya dönüp,
“Bu ciddi konuşuyor,” demişti.
Arda başını sallamıştı.
“Evet. İlk defa.” dediğinde karşıdan gelen Ela ve Erva onları duymuştu. Yanlarına geldiklerinde söze ilk başlayan Ela oldu."Ravza kolay kolay Doğanı kabul etmez" derken aynı anda Ravza çardaktan ayağa kalkmıştı.
“Ciddiyet sözle olmaz.” dedi Doğana anlatmak ister gibi. Doğan da ayağa kalkmıştı.
“Davranışla olur. Biliyorum.” dedi hemen cevap vererek. Ravza başka birşey demeden yürümeye başlamıştı. Doğan da yanında yürümüştü hiç konuşmuyorlardı. Tam sınıf kapısına yaklaşırken Doğan durmuştu.
“Ben beklerim,” demişti.
Ravza dönmüştü.
“Neyi?” diye sordu.
“Senin netleşmeni.”demişti Doğan ama bilmiyordu ki net olmayan Ravza yada Ravza'nın duyguları değildi. Net olmayan hatta eksik olan şey Doğanın Ravzaya verdiği güvendi ama Ravza şuan bunu anlatmakla uğraşmak istemiyordu. Sadece hafifçe gülümsemişti.
“Beklemek zor iştir.” dedi Doğanı ölçmek istercesine.
Doğan gözlerini ayırmadan cevap vermişti.
“Kolay olanı istemiyorum zaten.” dediğinde bu sefer gerçekten ciddi olduğu belliydi.
