20. bölüm / 26
Kalbim berdel oldu20. Bölüm
Bölümler 26Şu an: 20. Bölüm
- 1 Giriş40 kelime
- 2 1. Bölüm Verildim362 kelime
- 3 2. Bölüm Soyadını Taşımak Yetmezmiş461 kelime
- 4 3. Bölüm509 kelime
- 5 4. Bölüm388 kelime
- 6 5. Bölüm349 kelime
- 7 6. Bölüm550 kelime
- 8 7. Bölüm336 kelime
- 9 8. Bölüm522 kelime
- 10 10. Bölüm409 kelime
- 11 11. Bölüm371 kelime
- 12 12. Bölüm403 kelime
- 13 13. Bölüm406 kelime
- 14 14. Bölüm390 kelime
- 15 15. Bölüm673 kelime
- 16 16. Bölüm378 kelime
- 17 17. Bölüm402 kelime
- 18 18. Bölüm393 kelime
- 19 19. Bölüm322 kelime
- 20 20. Bölüm715 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21. Bölüm672 kelime
- 22 22. Bölüm568 kelime
- 23 23. Bölüm444 kelime
- 24 24. Bölüm312 kelime
- 25 25. Bölüm304 kelime
- 26 26. Bölüm484 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 20 – “Kırıklarımdan Yeni Bir Yol Çizdim”
Sabahın erken saatleriydi.
Konağın mutfağında kahve kokusu yükseliyor, pencereden içeri sızan ışık odanın köşelerine dokunuyordu.
Lavin, küçük camın önünde oturmuş, sessizce önündeki ajandaya notlar alıyordu.
Elmas’la yapılacak ilk toplantıya hazırlanıyordu.
Ama bu bir toplantı değil, aslında kendisiyle yapılacak büyük bir yüzleşmenin provasıydı.
Derya içeri girdiğinde onu yazı yazarken buldu.
> “Hazır mısın?”
“Hazır değilim belki… ama isteklinin ötesindeyim.”
> “Bu senin yolculuğun Lavin.
Başladığın an, senin için bir şeyler değişmeye başlayacak.”
Lavin gözlerini kaldırdı.
> “Ben artık başkalarının değil, kendi hikâyemin kadın kahramanı olmak istiyorum.”
---
Kadın Merkezi – İlk Adım
Merkez, şehir merkezine yakın bir mahallede, üç katlı eski ama özenle restore edilmiş bir binadaydı.
Beyaz panjurları, begonvillerle sarılmış küçük balkonları ve içten gelen kadın kahkahalarıyla Lavin’i ilk anda büyülemişti.
Burası şiddet görmüş, bastırılmış ya da unutulmuş kadınların yeniden doğduğu bir yerdi.
İçeri girdiğinde onu Elmas karşıladı.
> “Bugün sadece gözlem yapmanı istiyorum.
Dinle, hisset, ama hemen katılma.
Ruhun hangi yere dokunursa… orada başla.”
Lavin başını salladı.
Kalbi göğsünde çarpıyor, elleri hafifçe titriyordu.
Ama ilk defa bu titreme korkudan değil; yaşadığını hissetmekten kaynaklıydı.
---
Bir Kadın, Bir Hikâye
Lavin ilk oturumda en köşede oturdu.
Odaya gelen kadınlar sırayla konuşuyor, yaşadıkları acıları, korkuları ve kurtulma hikâyelerini anlatıyordu.
Bir kadın – adı Şükran – konuşurken Lavin’in gözleri doldu.
> “Ben yıllarca üç çocuğumla bir bodrum katında yaşadım.
Kocam beni dövmezdi ama sürekli aşağılar, sustururdu.
Bir gün 6 yaşındaki kızım bana ‘anne, susma artık’ dedi.
Ve ben o gün bavulumu değil, cesaretimi topladım.”
Salon sessizdi.
Lavin derin bir nefes aldı.
Sanki o sözler onun içinden geçip gitmişti.
---
Elmas – Rehberlik
Toplantıdan sonra Elmas Lavin’i merkezin arka bahçesine çağırdı.
Çaylarını alıp küçük ahşap bir masada oturdular.
> “Şükran’ın hikâyesi seni etkiledi değil mi?”
“Evet… çünkü ben de aynı susturulmayı yaşadım.
O yüzden... onu anlayabilirim.”
“İşte bu!
Anlamak, konuşmaktan daha güçlüdür Lavin.
Senin anlayışın, başka birinin şifası olabilir.”
> “Ben korkuyorum Elmas.
Bu yük büyük geliyor.”
“Korkuyorsan doğru yerdesin.
Çünkü bu yol cesur görünenlerin değil…
korkarken yürümeyi seçenlerin yoludur.”
---
Aslan – Konağın Karanlık Yüzü
O sırada konağın boş odalarından birinde, Aslan annesinin sandığını açmıştı.
Eline geçen eski bir fotoğrafta annesinin yüzünde mor bir leke, arkasında duran dedesinin ifadesiz suratı vardı.
Fotoğrafın arkasına kurşun kalemle şunlar yazılmıştı:
> “Kızım Lavin’e benzeyen bir hayatım oldu.
Ama benim sesim hiç çıkmadı.
O susmasın...”
Aslan dizlerinin üstüne çöktü.
Yıllardır kaçtığı gerçekle bir anda yüzleşmişti.
Annesi de bir Lavin’di.
Ve o, Lavin’e o acıyı yaşatmıştı.
> “Lavin… senin canını yakan her şey, aslında beni de öldürüyordu.
Ama geç anladım.
Şimdi sana nasıl yaklaşacağımı bile bilmiyorum.”
---
Merkez – İlk Temas
Elmas ertesi gün Lavin’e bir görev verdi.
> “Yarın yeni gelen biri var.
Çok taze bir yara.
Onunla ilk sen konuş.”
Lavin kalbinin sıkıştığını hissetti.
> “Ya doğru kelimeleri bulamazsam?”
“Kalpten gelen kelime, daima doğru kelimedir.”
Ertesi gün küçük bir kız çocuğu ve annesi geldiler: Sibel ve 5 yaşındaki kızı Meryem.
Sibel konuşmakta zorlanıyordu, ama Lavin ona yaklaştı.
> “Ben de sustum… çok uzun zaman.
Ama sonra içimden bir ses, ‘yeter’ dedi.
Ve ben o sesi takip ettim.
Senin sesin ne diyor?”
Sibel ağlamaya başladı.
Lavin yanında kaldı.
Hiçbir şey söylemedi.
Ama o suskunluk, Sibel’in içine nefes gibi doldu.
---
Konağa Dönüş – Aslan’la Karşılaşma
Lavin akşam döndüğünde Aslan kapının önünde onu bekliyordu.
Elinde tuttuğu çerçeveli fotoğrafı gösterdi.
> “Annemin gençliği...
Ona çok benziyorsun.
Hem güzelliğinle, hem suskunluğunla.
Ama o susarken kırıldı.
Sen susarken güçlendin.”
Lavin durdu.
Bir şey söylemedi.
Ama gözleri doldu.
> “Sana yanlış yaptım.
Seni küçülttüm, susturdum…
Sonra suçlulukla seni daha da bastırdım.
Ama şimdi seni görmek istiyorum.
Olduğun gibi.
İzin ver… en azından bu defa seni anlamama izin ver.”
Lavin bir adım bile atmadı.
Ama sesi sakince geldi:
> “Ben artık birini bana acıdığı için değil, bana eşlik etmek istediği için kabul ederim.
Eğer eşlik etmek istiyorsan... önce kendi yolunu tamamla Aslan.”
---
Elmas ve Lavin – Gecenin Ardından
O gece Lavin, Elmas’la telefonda konuştu.
> “Bugün bir kadının elini tuttum.
Ve o el, bana bir zamanlar tutunmak istediğim her şeyi hatırlattı.”
“Çünkü sen artık yalnız değilsin Lavin.
Kendini bulduğun yer, başkalarına da yol olacak.”
---
Lavin’in Defteri – Kapanış
> “Ben kırıldım.
Ama o kırık yerlerden ışık sızdı.
Şimdi başkalarının karanlığına o ışığı taşıyorum.
Kimseden onay beklemiyorum.
Çünkü artık kendimi olduğum hâlde kabul ettim.
Ve bu… özgürlüğün diğer adı.”
Bölüm etkileşimi
