28. bölüm · KALBE ASİST/TEXTİNG

19. BÖLÜM: SERİN HANIM

Eflin 00

Selamlar hepiniz Hoş geldiniz canlarım.

♡♤♡

Tanımadığım bir yerde ev arıyor ve karıştırmamaya çalışıyordum ama beceremiyordum.

Cesur beni gelip alacağını söylemişti ama ben tam bir mal olduğum için reddetmiştim ve şimdide cezasını çekiyordum.

Atılan konumu bulmak için arabayı resmen geride bırakmış yürüyordum. Arabanın girebileceği bir bölge değildi çünkü.

En sonunda konum tam önünde durduğum evi gösteriyordu. Bulmuştum ve şuan sevinçten havalara uçabilirdim.

Kapıyı çalarken yanlış kapı olmasından korkuyordum ama yanlış olsa bile en azından sorabilirdim.

Kapı açıldığında kalbim patlarcasına atıyordu ve durduramıyordum. Kendimden yana bir sıkıntım yoktu çünkü bugün kendime baya bir özenmiştim.

Kapıyı hiç tanımadığım bir kadın açmıştı ve galiba yanlış yerdeydim. Kadına bakmak yerine sormam gerektiğini anladım ve.

"Serin hanımın evi nerede acaba?"

Kadın bana gülümseyerek.

"Gel kızım burası Serin hanımda seni bekliyordu."

Çok şükür ki hemen bulmuştum. İçeriye ilk adımımı atıp gözlerimi evin içinde gezdirdim.

Beyaz ve krem rengi ağırlıklıydı hoşuma gitmişti çünkü bende koyu renk mobilyalar sevmezdim.

Kadın bana gülümseyerek gel işareti yaptı ve bende peşinden ilerlemeye başladım. Salona girdiğimizde Serin hanım oturmuş bir şeylerle uğraşıyordu.

Serin hanım hareketliliği duymuş olmalı ki kafasını kaldırıp bana bakmıştı. Bana gülümseyerek ayağı kalkmış ve yanıma gelmişti.

"Hoş geldin Anka kızım."

"Hoş buldum Serin hanım."

Serin hanım anında koluma girip beni koltuğa doğru çekiştirirken bende zorlama olmasın diye ilerledim.

Oturduğumuzda ise Serin hanım hemen lafa girecekti fakat Cesur'un sesi yankılanmıştı.

"Anne spor çantam nerede?"

Serin hanım büyük bir of çekerek bana bakmıştı.

"Bu çocuğu dövmemem için bir sebep söyle kızım."

Gülerek karşılık vereceğim sırada Cesur salona giriş yapmıştı.

"Anne nereye koydun?"

Salona hızla girmiş ve beni görmüştü. Cesur bu bağırtısından utanmış olacak ki bana bakmış ve kafasını eğmişti.

"Koydum bir yere işte oğlum."

Cesur hiç bir şey demeden bana bakmış ve ona olan gülünç bakışlarımı görmüş olmalı ki kafasını tekrar eğmişti.

"Git kendin bul Cesur"

Bu yaşta hâlâ eşyalarını bulamıyordu hayır yani ne diye annene hesap soruyorsun be adam.

"Bulamadım da ondan sordum."

Resmen Cesur'un sesi küçülmüştü ve bu çok komikti.

"Annen de bilmiyorum diyor nesini anlamıyorsun?"

Serin hanım bir anda büyük bir kahkaha patlatmışt.

"Eee oğlum hadi az önce bağırdığın gibi şimdi de bağır. Anka kızım ne yapıyorsan bu çocuğa çok iyi yapıyorsun."

Cesur çaresizce bana bakarak tekrar kafasını eğmişti. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum ama imkansızdı.

"Neyse ben gideyim en iyisi."

Cesur arkasını dönüp gittiği sırada Serin hanım beni dürterek ona dönmemi sağladı.

"Sende git Cesur'un yanına bende bir kaç şeyi halledeyim o zamana kadar."

El mahkum ayağa kalkarak Cesur'un gittiği yöne ilerlemeye başladım. Sıkıntılı bir nefes vererek Cesur'un odası olduğuna emin olduğum kapıya yöneldim.

Kapıyı tıklattığımda ilk de ses gelmemişti ama kapı hemen açılmıştı. Karışma Cesur çıktığında kocaman gülümsedim.

"Annen beni yanına gönderdi."

"Annem çok iyi bir şey yapmış."

Gülerek beni tuttu ve odanın içerisine soktu. Odasına girdiğim anda yoğun lavanta kokusu ile derin bir nefes aldım.

Biraz daha kafamı çevirdiğimde ise Cesur ile benim çekindiğimiz fotoğrafların çerçevelenmiş ve bir rafın komple onlarla kaplı olduğunu gördüm.

Bu çocuk harbi beni seviyordu.

Cesur nereye baktığımı fark etmiş olmalı ki tam yanıma gelip beni kendisine çekti.

"Daha fazla yaptırmak istemiştim ama vaktim olmadığı için bu kadar oldu."

Gülerek.

"Çok güzel olmuşlar."

Daha sonra Cesur beni başka bir tarafa çevirmişti. Duvar tamamen madalyalarla kaplıydı ve boş duvarı çok güzel gösteriyordu.

"Bunların hepsi senin olamaz."

Cesur hayretle bana bakıp.

"Sen sevgilini hiç tanımamışsın."

"Tanıdığım için böyle diyorum zaten canım sevgilim."

Cesur bu sefer kafasını çevirerek konuşmuştu.

"Haklısın sevgilini çok iyi tanımışsın çünkü dört tanesi babamın."

Zaten 16 tane madalya vardı ve 12 tanesi Cesur'a aitti. Neyse en azından sevgilim baya bir yetenekliymiş.

Zafer gülümsemesi yaparak.

"Bizde birileriyiz Cesur bey."

Cesur gülerek bana daha fazla yaklaşmıştı ve tam öpeceği sırada kapı aniden açılmış ve Serin hanım içeriye dalmıştı.

Ben anın şoku ve utancıyla Cesur'u itmiş ve tökezlemesine sebep olmuştum. İyi tarafından bakalım ki düşmemişti.

"Hadi Cesur sen nereye gidiyorsan git ve beni gelinimle baş başa bırak."

Cesur annesine çok yanlış bir zamanda geldiğini belli edercesine bakmıştı ama Serin hanımın pekte umurunda değil gibiydi.

Cesur spor çantasını alarak bana bir kere daha bakmıştı ve resmen beni bırakma bakışı atıyordu.

Cesur odadan çıkarken bende onunla birlikte çıkmış ve onunla birlikte kapıya doğru ilerlemiştim.

Kapının önüne geldiğimizde Cesur sanki hiç bir şey umursamıyormuş gibi eğilip dudağımı öpmüş ve geri çekilmişti.

Umarım kimse görmemiştir diye düşünürken arkamızdan gelen sesle kendimi gömmek istemiştim.

"Hadi, hadi her zaman birliktesiniz zaten bu iki saatlik ayrılık hayatınızı etkilemez."

Cesur'a geldiğinde seni döveceğim bakışı atıp kapıyı açmış ve çıkmasını beklemiştim.

Cesur çıkarken de yanağımdan öpmüş, hızlı adımlarla gitmişti ve ben yine giderken ona aşık bakışlar atmıştım.

Arkamı dönüp Serin hanımı takip etmiştim ve yine salona gelmiştik. Uzun ve güzel bir sohbet olacak gibiydi. Oturduğumuzda Serin hanım elini elime atıp konuşmaya başlamıştı.

"Sen resmen bizim için bir mucizesin Anka kızım."

Utançla kafamı eğerek.

"Olur mu hiç Serin hanım hem sizde benim için mucizesiniz."

Serin hanım gülerek.

"Çok ciddi söylüyorum kızım Cesur şu yaşına kadar bir bilemedin iki tane sevgilisi olmuştur ve hiç birini evimize kadar getirmemiş hatta isimlerini bile söylememişti ama sen farklısın Anka Cesur resmen yatıyor Anka kalkıyor Anka diyip diyip evde öyle geziyor. Lütfen Cesur'u bırakma olur mu?"

Sona doğru gözleri dolmuştu ve bu beni şoke etmişti.

"Ben asla ama asla Cesur'u bırakmam Serin hanım."

Serin hanım gülümseyerek.

"Ben sizi hiç bir şeye zorlama siz ne istiyorsanız veya nasıl istiyorsanız öyle yaparsınız zaten bu konuda bana söz hakkı düşmez ama sen en iyilerine layıksın Anka bu yüzden her şeyin en iyisin alacaksın sakın gerek yok falanda demeyeceksin."

İnsanların kaynanaları şeytanken benimkisi melekti resmen.

Payıma düşenler hep mükemmel oluyordu resmen. Neyse ki bu konuda çok şanslıydım.

...

Bugünde böyle geçmişti işte yeri gelmiş büyük kahkahalar atmış yeri geldiğinde ise hüzünlenmiştik.

Bu güzel günümü ise Serin hanıma borçluydum.

♡♤♡

Kaynanamızı bir alkışlıyoruz👏👏👏

Diğer bölümde görüşmek dileğiyle canlarım.