2. bölüm · Kaderin Son Jokeri
Kırık kanat
Şarkı:Yanlız Kuş - Göksel
Sabah olmuştu fakat ben Lara öldüğünden beri ne uyuyor, ne yemek yiyor ne de su içiyordum. Hayat bana zindan olmuştu, ne gizli kutuya bakacak halim, ne de konuşacak halim vardı artık. Ben zaten canımı, kalbimi, prensesimi, herşeyimi kaybetmiştim herşey için çok geçti... Hemde çok..
Kafamı tek toparlayacak yer olan, Efe'nin evine doğru arabamı sürmeye başladım.Efe'nin evine vardığımda zili çaldım ve kapı aralandığı an gözyaşlarımı tutamayarak Efe'nin üzerine atladım . Oda beni sıkıca sarıp, sarmaladı. Ardından salona geçtik ve ikimizde ağlama nöbetleri geçirdikten sonra Efe çıkardığı sigara paketinden bir dal aldı, ben ise ona sinirle baktım. Çünkü Lara ve ben Efe'nin sigara içme sinden nefret ederdik, çünkü onun hepimizden önce geberip gideceğini düşünürdük. Fakat asıl giden Efe değil masum bir kızcağız gitmişti. Gerçekten artık şu söze inanıyordum "Kadere, Kazaya İnan" çünkü hayatın ne yapacağını hiç kimse bilemezdi. Sadece Allah bilirdi..
"Efe bari lütfen bu durum yeniyken içme.. " Efe suratımdaki çaresizliği fark etmiş olacakki beni ters tepmemiş sigarayı pakete geri koymuştu. "Hey, Lavinia sende beni bırakıp gitmezsin değilmi.. Çünkü ben ona olan aşkımı bile itiraf edemeden gitti benim prensesim.. " Efe'nin sözleri karşısında şoka uğramıştım, ne yani bayadır Laradan mı hoşlanıyordu? "Bunu bana niye daha önce söylemedin Efe? " Efe omuz silkti "bilmem, beni yadırgamanızdan korktum.. " şakaklarımı ovarken bir taraftan öfleyip, pöflüyordum. "Efe,ben cidden şuan Lara'nın öldüğünü sorguluyorum, sanki o hala yanımızda gibi hissediyorum,sanki hiçbişey yaşanmamış gibi.. " Efe sinirle yumruklarını sıkarken konuştu "o Yiğit piçini karakola vericem ve yumruk manyağı yapacağım. " gergin bir şekilde ağzımı araladım. "Efe, sana birşey diyeceğim ama lütfen bana kızma.. " Efe gerginlik arasında bir tebessümle beni onayladı. "Efe, şey ben dün kendime engel olamadım Yiğit'in nefesi bitene kadar çocugun boğazına yapıştım.. " Efe bir ohlama kondurarak ağzını araladı. "İyi yapmışsın." Efe'nin dediği sözle rahat bir nefes verdim ve ona cenazede sormaya korkutuğum soruyu sordum. "Şu cenazedeki Ateş Ayaz Gürler'i tanıyormusun? " Efe gülmeye yakın bir tebessümle konuştu. "Tanımazmıyım, benim en yakın arkadaşlarımdan biri yani aslında akrabayız ama olsun. " Efe'ye şok bakışı attım "sen ciddimisin? " Efe güldü "Tabii kızım! Bizde boş adam değiliz. " omzuna yumruk savurdum. "Ahh, acıdı be güzelim. " güldüm "mız,mızlanma prenses! " dedim ve ikimizde kısa bir gülme'nin ardından bakışlarımızla anlaştık, yarım saat sonra zaten ben koltuktan kalkmış kapıya doğru ilerliyordum ki Efe kolumdan tuttu ve beni kendisine çekip son kez sarıldı ve son sözü söyledi "Unutma güzelim, artık biz bir tabanca ve kurşunuz.Tabanca ne kurşunsuz yapabilir, kurşunda tabancasız.. " onu onaylayan son bir mırıltı çıkardıktan sonra kapıdan çıktım ve arabama binip evin yolunu tuttum.
🌑
Sabah güneşin ilk ışıkları ile uyanmıştım. Bugün çok yoğun bir gün olacaktı, niyemi derseniz Evimize Barlas Gürler ve Defne Gürler çifti gelcekti. Kısacası Ateş ve kardeşi Mila da gelecekti. Milayı çok sevsemde Ateş gıcığın tekiydi, çocukkende öyleydi ki zaten onu bayadır görmüyordum tek mezarda görmüştüm, üstüne bide atışmıştık.Onlar gelmeden Halletmem gereken işi halletmem için kütüphane'nin en köşesine sığındım ve kutuyu hafifçe açtım. Kutuda bir not vardı ve bir anahtar.. Notta şöyle yazıyordu:
"Sevgili kızım Lavinia Demirel... Onu çok seviyorum hatta canımdan bile fazla fakat... İlerde onu şımartırsam yani seni şımartırsak ve sen bizsiz yapamazsın diye çok korktuk ve aslında bilmen gereken gerçeklerde var ama bu gerçekleri ben sana söylemeyeceğim ama sen kendin bu konu hakkında araştırma yapabilirsin. Benim Lavinia'm, mis kokulu kuğum benim.. " notu okuduktan sonra duygusallıktan geberecektimki biri elimden notu aldı ve o yöne doğru baktığımda Gürler ailesi'nin evimize gelmiş olduğunu anladım. "Bune Lavinia, bir aşk notu falanmı? Ah ne yazık,zaten kim seni severki?" notu onun elinden aldım ve sert, tok bir sesle ağzımı araladım "inanki seni hiç alakar etmiyor Ateş. " alayla gülümseyen Ateş bana karşılık vermeye çok hazırdı. "Hmm, öyle olsun prenses kız. " Arkadan gelen tiz bir sesle gözlerim o tarafı taradı. Bu "Mila Aylin Gürler" den başkası değildi. "Abi,eğer benim poğaça yanaklımla daha fazla ugraşırsan seni zeytine çeviririm!" bu tehtit karşısında güldüm, kutunun içine direk notu koydum ve elimi hızlı tutarak kutuyu odama bıraktım ardından biraz kafamı dağıtmak için Mila'nın yanına gittim.
Mila, küçük bir tebessüm ile bana sarıldığı an onada bu müjdesiz haberi verdim. "Mila... Lara hepimizi bıraktı.. " Mila şok içinde bana baktı "ne? Nasıl yani? Lütfen, şaka olduğunu söyle Lavinia.. "Gözlerimden akan iki su damlasıyla ritmik bir şekilde gerçek olduğunu söylediğim an Mila yıkıldı adeta.. Bunun sebebi ise Mila ile Lara'nın Kuzen oluşuydu fakat aileleri hiç yakın değildi, bu nedenle haberleri yoktu galiba ama artık Mila biliyordu.. " Lavinia... Tek sen ve Efe kaldı.. Lütfen sizde beni bırakmayın.. "Ona sıkıca sarıldım ve ikimizde gözyaşına tekrar boğulduktan sonra, gözlerimizi sildik ve ona aklımdaki planı anlattım. " bak Mila, benim ailemin sırları var babam bile bana not yazmış abi! Şakamı bunlar? " Mila şaşkınlıkla baktı. "Ne ciddimisin? Abin,sana oyun oynuyorsa? " güldüm ve onu reddettim çünkü abim asla böyle birşeye beni sokmayı bırak aklından dahi geçiremezdi, kıyamazdı bana... "Hatta anahtar bile bırakmışlar. Gece 12 de harekete geçmeyi düşünüyorum. " Mila güldü "o zaman bende senin yanında kalayım. Malum gizemli şeyleri çok ama çok severim bilirsin, hem kimseye laf kaçırmam. " güldüm ve aklımdaki fikirleri toparladığımda onunda gelebileceğini düşündüm ve onu onaylar bir bakış attıktan sonra bana sıkıca sarıldı ve Yemyeşil olan gözleri maviye yakın bir tona döndü. Hep mutlu olduğunda böyle olurdu.. Aynı abisi gibiydi. Tek farkları Mila sarışındı Ateş ise siyah saçlı...
Hepimiz akşam sofrasına oturduk. Zaten sonra herkes odasına kapanırdı bu bizim evin bir kuralıydı. Bu yüzden herşey daha kolay olacaktı... Fakat sanırım birine yakalanmış olabilme ihtimalimiz vardı "Ateş Atlas Gürler" çünkü Milayla o kadar göz teması dilini kullanmıştık ki, Ateş bize tip tip bakmaya başlamıştı.
Neyseki akşam yemeğini bir şekilde atlatmıştık ve Mila benim odamda, benle kalacağını söyledigi gibi cevabı duymadan odaya çekilmiştik. "Pijama istermisin? Rahatlık önemli."
Dediğim an kahkahalara boğuldu ve çilekli pijama istediğini söylediği gibi güldüm, ve aklımda Larayla Kalan en taze anı canlanmaya başladı..
Bir cuma gecesiydi herzamanki gibi Efe, Mila, Lara bizim evdeydi... Hepimiz pijama partisi yapma kararıyla pijama seçerken Lara, arılı bir pijama istediğini söylediğinde 3 kişi birden kahkaha atmıştık Lara ise bize küsmüştü.En sonunda küsmesin diye Mila çilekli, Efe kurabiye canavarlı ve bende Bugs Bunny li bir pijama istemiştim ve hepimiz gülüp pijamaları üzerimize geçirmiştik..
Laraya pijamalarını verdiğim an Efe'yi de çağırmak geldi. Onu çalışma odamın camın dan gelmesini söyleyebilirdik. Direk Mila ya bu Fikri söyledigim an heyecanla el çırptı,bende telefonu kaptığım gibi Efe'nin adını buldum. Evet onu "Bok böceği" diye kaydetmiş olsamda.. Uykulu bir ses yükseldi telefondan "Noldu? Bişey mi oldu, Lavinia? " heyecanlı bir sesle "Efe çabuk kurabiye canavarlı pijamanı alıp bize geliyorsun, ve çalışma odamın camından tırmanıyorsun biz seni alıcaz. " Efe hafif kıkırtı çıkarıp onaylayan bir sesle bizi onayladığı an Milayla birbirimize sarıldık ve çalışma odama adeta koşarak gittik. Umarım kimse uyanmazdı...
Yarım dakika sonra Efe cama tırmandı ve onu tuttuğumuz gibi evin içine soktuk,hepimiz gülerken Efe'ye yapacağımız planı anlattım oda bizi onayladı ve planı gerçekleştirmek için nereden girip,nereden çıkacağımıza kadar düşündük.Ardından harekete geçtik ve kütüphanenin yolunu tuttuk...
