23. bölüm · Kaderin çizimi

23. Bölüm

ZEHRA Y

Küllerinden Doğan Bağ
Saatler süren bekleyişin ardından kapı açıldı. Boran, yüzünün bir kısmı ve kolları sarılı bir halde müşahede odasına alındığında Yade, doktorun "Dinlenmesi lazım, durumu stabil" sözlerini duyar duymaz içeri süzüldü.
Boran yarı baygın, ağır bir narkoz etkisindeydi. Yade yavaşça yatağın kenarına oturdu. Boran’ın sargısız kalan tek elini, sanki porselen bir eşyayı tutar gibi narin bir şekilde kavradı. Gözyaşları, isli yanaklarından süzülüp Boran’ın eline damlıyordu.
"Neden yaptın?" diye fısıldadı Yade. "O kağıtlar senin canından kıymetli miydi?"
Boran’ın kirpikleri hafifçe titredi. Gözlerini zorlukla araladığında, karşısında gördüğü ilk şey Yade’nin o ağlamaktan kızarmış ama aşk dolu gözleriydi. Sesi fısıltıdan farksızdı ama her kelimesi odayı ısıtmaya yetti:
"Senin hayalin... yarım kalmasın diye... Mardin’e verdiğin sözü tut diye..."
Yade, onun elini dudaklarına götürüp öptü. "Senin olmadığın bir Mardin’de, benim hiçbir hayalim nefes alamaz Boran. Biz o binayı taştan değil, birbirimize duyduğumuz bu inançtan inşa ettik. Sen benim için canını ortaya koydun; ben de senin için bu şehri yeniden ayağa kaldıracağım."
Boran, acısına rağmen hafifçe gülümsedi. "O zaman... ortağız?"
"Sonsuza kadar ortağız," dedi Yade.
Ertesi sabah Avukat Leyla ve El-Mardin ailesinin temsilcisi odaya geldiğinde, Boran’ın fedakarlığı tüm hastaneye yayılmıştı. Mardin halkı kapıda toplanmış, Boran için dualar ediyordu. Yade, o yanık zarfı büyük bir törenle Leyla’ya teslim etti.
"Bu zarfın içinde sadece tapular yok," dedi Yade, odadaki herkesin gözlerinin içine bakarak. "Bunun içinde bir adamın vicdanı ve bir kadının onuru var. Artık bu mülk, gerçek sahibine dönebilir."
El-Mardin ailesinin temsilcisi yaşlı adam, Boran’ın elini sıktı. "Evlat, baban bu binayı çalmıştı ama sen onu ateşten çekip alarak asıl sahibine, yani adalete hediye ettin. Biz mülkü geri alıyoruz, ama işletmesini ve o hayalini kurduğunuz Kültür Merkezi projesini size emanet ediyoruz. Mardin’in yeni kapısı, sizin aşkınızla açılacak."
Yade ve Boran, o hastane odasında, birbirlerinin yaralarına bakarken aslında ne kadar zengin olduklarını anladılar. Ne holdingin milyonları, ne babalarının sahte mirası... Onların artık sarsılmaz bir evi vardı: Birbirlerinin kalbi.