8. bölüm / 13
Kaderim Sensin✯8✯
Bölümler 13Şu an: ✯8✯
- Boşverrr. Lafı bile açılacak şeyler değil bunlar. Daha sonra gör-... yani Allah'a emanet ol.
-Sende.
Rabbim. Sen hakkımızda hayırlı olanı nasip et.
*******
Bazı şeylere alışamasakta ayak uydurmaya çalışmalıyız. Evet. Onca olan şeyi silip de yoluma devam edemezdim.
Ama bunlardan ders çıkartabilir veya hatıra olarak saklayabilirdim.
6.30 alarmı
Yine ve yine bir okul sabahına kalkmalıydım. Yanlış anlaşılmasın okulu seviyorum tabi ki de. Tatillerden daha iyi geliyor. Hafta sonu tatillerini seviyorum ama yaz tatilleri sıkıcı geçiyor.' Ekşın ekşın' Ah iç sesim ne bu enerji gözünü seveyim. ' Hadi hadi ilk ders Harun hocaya. Yok yazılmak istemiyorsan hazırlan' Ah iç sesim . Hem duygusal hem de mantıklı hareket edebiliyorsun.
İlk görevim abdest alıp namaz kılmak oldu. Sonra ise formalarımı giyip mutfağa geçtim.
-Hayırlı sabahlar pek muhterem aile halkım.
- Hayırlı sabahlar
- Serçem döktürmüşsün Maşallah.
- Bu iltifatlar karşısında pek de mütevazı olamayacağım.
- Anne ne bu sendeki acele ? Sen sabahları bu kadar telaşlı olmazsın.
- Akşama Yusuf abin gil geliyor.
- Anne bak ne diyeceğim. Bence üst katı Mert' e vermek yerine yaptırıp Yusuf abi gile verelim. Ne de olsa bu aralar hep iç içeyiz.
-Sus kız. Ne biçim laf o öyle. Misafir onlar. Ne diyor ayetlerde ; "Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin!" (Buhârî, Edeb, 85; Müslim, Îmân, 74) ve "Misafir ağırlamak istemeyen kimsede hayır yoktur." (İbn-i Hanbel, IV, 155).
- Annecim ben öyle demek istemedim . Özür dilerim.
- Sorun değil kızım. Ama kelimelerini seçerken dikkatli ol. Kelimeler o kadar etkileyicidir ki saniyeler içinde herşeyi değiştirebilir. Bunu unutma.
- Unutmam annecim. Hadi ben çıktım. Allah'a emanet olun.
- Sende kızım. Allah zihin açıklığı versin.
- Amin.
⚔️🛡️
' İlk dersin Harun hocaya olması şaka mı? '
Ah iç sesim sen bide bana sor.
Soluk soluğa sınıfa girip yerime oturdum.
- Hayırlı sabahlar Leyal
- Hayırlı sabahlar Ayaz. Erkencisin bu sefer.
- Ee geçen gün yok yere , yok yazıldım.
- Akıllanıyorsun yani
- Akıllanmıyorum, mantıklı hareket ediyorum. Yok yazılma hakkım neredeyse bitecek.
" Vay be " dercesine mimiklerimi kullandım.
- Evet. Geçin yerlerinize.Oturun. Yoklama alıyorum . Sessiz olun!
Tık tık tık!
- Gir!
- Hocam geç kaldığımız için özür dileriz .
- Kızım nerdesiniz siz? Öğrenci zili çoktan çaldı.
- Hocam bi' işimiz vardı.
- Geçin yerinize . Yok yazılacaksınız.
- Ama hocam. Zil daha yeni çaldı. Sizden hemen sonra girdik sayılır.
- Kızım 3 dk geç kalmışsınız. Ben zaten 2 dk geç geliyorum.
- Hocam 3 dk'dan ne olacak ki? Biz aşağı inip, yukarı çıkmadan zil çalıyor.
- Kızım teneffüs herkese 5 size 10 dk mı? Bunlarda öğrenci . Bak geç kalmışlarmı?
- Hocam onlar zaten dışarı çıkmıyorlar ki. .... Hocam yok yazılma hakkım çok az kaldı. Sadece sizin dersinizde yok yazılıyorum.
- Kızım ben sizi her ders uyarmak zorunda mıyım? Allah Allah! Bakın tekrar söylüyorum. Ben her ders 2 dk geç geliyorum. Ama siz her hafta uyarmama rağmen ısrarla geç kalıyorsunuz. Bu durumda ben sizi yok yazarım. Bitmiştir bu konu. Açın kitapları...
☄️
Ne kadar yorgun ve stresli hissettirsede okulu seviyorum ya. İnsan özlüyor . Sınav zamanı ufak bir nefret krizi gelsede atlatıyorum.Omuzuma dokunan el irkilmeme sebep olmuştu.
- Alooo! Kime sesleniyorum kızım ya?
-Hı
İrkilmeme sebep olan kişi Ecrindi.
- Aklın nerelerde senin? Ne bu dalgınlık Allah aşkına. Kaç dakikadır sana sesleniyorum.
- Aferdersin Ecrin ya, duymamışım.
- Leyal bir şey mi oldu?
Ah neler olmadı ki , bir bilsen. Gerçi bilse bu kadar rahat bir şekilde karşımda konuşamazdı. Rabbim imtihanı verince sabır ve gücü de veriyordu. Gerçi çok büyük şeyler sayılmazdı. Ama üst üste gelince ruhuma yük gibi gelmişti. Bunların tek çözümü ise zamandı.
- Pek mühim şeyler değiller ya. Boşver sen beni. Sen niye sesleniyordun?
- Bu aralar pek bir araya gelemedik. Bu aralar dediğim 2. dönemin başından beri. Ya bu aralar o kadar derslere odaklanmışız ki , boğulduğumuzun farkında değiliz.
- Kısaca bir şeyler yapalım diyorsun. Pekâlâ ben varım. Hatta diğer kızlarda onaylarsa bizim evde toplanabiliriz. Oturur biraz sohbet ederiz.Kafa dağıtmaya çalışırız.
- Yaşa be. Ben hemen bizim gruba yazıyorum. Oradan zamanı filan belirleriz .
- Tamam
- Beraber gidelim mi?
- Yok ya. Ben tek gitmek istiyorum.
- Peki . Nasıl istersen. Hadi bay bay.
- Bay bay nedir kızım ya. Ben size hiç mi bir şey öğretemiyorum.
- Aferdersiniz hocam. Allah'a emanet olun.
Ecrin'in bir öğretmenle konuşuyormuşçasına benimle konuşması açıkçası yüzümde bir tebessüm oluşturmuştu.
- Sen de Allah'a emanet ol.
Bazen yalnız kalmak en iyisi oluyordu. İnsan kendisi ve evren ile başbaşa kalıyordu. Onu bu anlarda sadece Rabbi görüyor ve işitiyordu.
Sorgulamak da güzeldi. İnsan neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkına varabiliyordu.
Ama bu ikisinin fazlası zarardı bence. Neden mi? Yalnızlık benlik değildi. Ama böyle durumlarda tek kalmayı tercih ederdim. Lakin yalnızlık yalnızca Allah'a mahsustu.
Sorgulama konusuna gelicek olursak, insan fazla düşününce delirebilir bence. Delirmeyi geçtim insanı çok yoruyor. Bedenen olmasa da ruhen çökebiliyordu.
Yolda yürürken bir yandan bazı şeyleri sorguluyor bir yandan da dingin bir fon müziği dinliyordum.
Derken fon müziğini duymaz oldum. Kulaklığım şu an kulağımda değildi. Kimdi o? Yoksa...
•°•°•°•°•°•°•°•°•
Aşağıdaki 🤍👉🏼❤️ kalbi böyle yapalım arkadaşlar.
Yorumlarınız çok değerli.
Bu bölüm hakkında ki düşünceleriniz neler?
Yeni bölüm de görüşmek dileğiyle 😊☄️
Bölüm etkileşimi
