5. bölüm / 13
Kaderim Sensin✯5✯
Bölümler 13Şu an: ✯5✯
Bunu diyip bu sefer odayı ben terketmiştim. Gidip tekli koltuğun birine oturdum. Ardından karşımada o oturdu. Man kafa ne olucak. Ters ters bakarak bide beni korkutacak. Hahayt bunlar bana vız gelir tırıs gider be.
*****
Sabah namazını kılıp , formalarımı giyindim. Akşam Ayaz'ın söyledikleri aklıma geldi. Açık açık beni tehdit ediyordu. Dur ! Ben korkuyormuyum? Olabilir.
Çocuk çocuk değil ki yaratık maşallah. Ama Allah var yakışıklı.
Düşüncelerimi dağıtan sesin sahibi Mert oldu.
- Ablam be barış artık. Sen nasıl bana kıyabiliyorsun?
Evet. O günden sonra Mertle mecbur kalmadıkça konuşmuyordum.
- Sen bana kıydın Mert Bey. Bir bilet için lan. Benden istesen alırdık. Sen nasıl kardeşsin de beni o dağ ayısıyla bıraktın?
- Abla affet ya. Hem Ayaz abi kibar çocuk, güzel güzel 2 çift laf edersiniz dedim.
Tabi haberi yok ki o vahşinin hareketlerinden. Görünce böyle demezlerdi. Onlara karşı mazlum bana karşı zalim. Mikrop!
- Hadi ya abla. Bi de mikrop mu oldum? Aşk olsun.
- Yok sana demedim. Barışmayı bu kadar çok istiyorsan benim istediğim bir şeyi yap tamam.
- Hadi bakalım öyle olsun. Ne istiyorsun?
- Şu an değil . Bu hakkımı sonra kullanacağım.
- Tamam. Bu arada okula geç kaldın.
- Olamaz! Unuttum ya. Niye lafa tutuyorsun beni ki, sonra af dileseydin. Çocuğum siz bana toplu zararsınız ya.
Anne gidiyorum ben.
- Kızım kahvaltı yapmadın.
- Kantinden alırım ben. Hadi Allah'a emanet ol serçem.
- Sende Allah' a emanet ol.
Koşar adımlarla evden çıkıp durağa yürüdüm. Tam zamanında gelmiştim
Otobüsten inip okula yürümeye başladım ki bir el buna engel oldu.
- Bayan çok bilmiş
- Hay senin bayanınında , çok bilmişininde. Yeter ama ya. Hem uzak dur diyon hem dibime giriyon. Ve dedidiğin gibi sen bana yaklaşsanda ben uzak duracağım.
Deyip tam 2 adım attım ki yine seslendi.
- Dikkatli ol. Mazallah düşersin falan. Dikkatli in çık.
Cevap vermeden okula yönelip sınıfa girdim. Ders Harun hocayaydı. Kendisi seçmeli tarih hocam olur. Saat 07.58 . 2 dk sonra gelecekti. Tam zamanında girmezse zaman kaybı falan yaşıyorda. Ve geldi.
- Günaydın
Hep bir ağızdan "Sağol"
- Oturun. Evet, yoklamayı alalım. Nil
-Burda
-Nazlı
- Burrrrda
- Leyal
- Burda
- Ayaz
Dediğinde kapı çaldı. İçeri Ayaz girdi.
- Aferdersiniz hocam. Bir işim vardı da geç kaldım.
- Ne işi bu
- Şey hocam. PDR deydim.
- 5 dk geç kaldın. Geç bakalım. Yok yazacağım.
Yanıma gelip oturduğunda şöyle mırıldınıyordu;
"Sabır ya. Madem yok yazacaksın ne diye soruyorsun."
Böyle mırıldanmaya devam ederken
- Bir şey mi dedin
Dedi Harun hoca
- Yok
Dedi habeş maymunu. Kafa mı " Bu adam olmaz "dercesine sallayıp önüme döndüm.
Derse geçeli 26 dk olmuştu. Harun hoca bir yandan kitabı okutuyor bir yandan da soru soruyordu. Gene Hamiyeti durdurup soru sormak için sınıfa göz attı. Ve işte o an göz göze gelmemek için gözlerimi sıranın altına çevirdim. Normalde kitaba bakıyordum zaten.
- Leyal
- Efendim hocam
- Cevap versene
- Neye?
Bilerek zaman kazanmaya çalışıyordum.
- Kızım senin aklın nerde? Ne anlatıyorum ben?
- Şey hocam afedersiniz.
- Sene sonu görüşüceğiz.
Dedi. Hah! Ben kimseye puan için yalvarmadım ki sana yalvarayım. Harun hocanın dersi geçip bitmişti. Çok acıkmıştım. Hemen kantine indim. Yemek için birşeyler alıp boş bir masaya geçtim.
Aldıklarımı yedikten sonra saate baktım 5 dk vardı. Kantinden çıkıp merdivenlere yöneldim. Kimseye bakmadan sadece basamaklara bakarak çıkarken biri bana çarparak dengemi kaybetmeme sebep olmuştu. Gözümü açıp kapatmama kalmadan kendimi yerde buldum.
Kendimi toparlayıp kafamı kaldırdığımda pişkince bana sırıtarak bana bakan Ayaz'ı gördüm. Allah seni...
Ayaz elini bana uzatıp
- Ama Leyalcim önüne baksana. Kaç yaşında kızsın yürümeyi daha öğrenemedin mi?
Herkes kahkaha atarak bize bakıyordu. Elini tutmayıp ayağa kalktım. O sinirle sadece sabır diledim. Kimseye bakmadan sınıfa çıkıyordum. Ama dolan gözlerim yürümeme engel oluyordu. Neydi bu? Anladım intikam alıyor ama ben ne yaptım da bana bulaşıyor? Yok yok en iyi karar şu an onu yoksaymaktı. Evet. Öyle yapacaktım. Ben bunları düşünürken sınıfa bizimkiler girmeye başladı. En son Ayaz girdi. Yavaşça sıraya oturup yönünü bana döndü.
- Ne o karşılık vermedin? Böyle ezilmek sana yakışıyor mu? Ama sen de kabul ettin dimi benim üstünlüğümü?
Dediği laflar sinirlerimi hoplatıyordu. Ama bir şey demeyip kafamı sınıfa dönük olacak şekilde sıraya kafamı koydum.
- Aloo kime diyorum. Bana trip atamazsın. Altı üstü yaptığın hatanın karşılığını verdim. Çocukmusun sen
Yine cevap vermedim. O sırada hoca sınıfa girdi. Ders boyunca konuşmadım. O bana neden böyle yaptığını anlatana kadar olmazdı. Dersler Ayaz'ın çocuksu davranışlarıyla geçti. Ve bir gün daha bitti.
Çantamı alıp kimseye izin vermeden kapıdan dışarı kendimi attım. Her zaman ki gibi ana yoldan değil ara yoldan gidiyordum. Kulaklığımı takıp rastgele şarkı dinliyordum. Daha şarkı sözleri gelmeden biri kulaklıklarımı çekip , çıkarttı.
Ayaz yanı başımda dikilmiş cevap ver dercesine bakıyordu. Ama avcunu yalarsın habeş maymunu
- Leyal. Beni delirtme. Ne bu hal kızım. Bu kadar kırılganmıydın sen be ?!
Daha fazla dayanamayıp kollarıma yapışıp sıktı. Vicdan yok mu be
- LAN CEVAP VERSENE! KİME DİYORUM BEN! SEN KİMSİN! AĞLAMADA KONUŞ!
Konuşmayacaktım. Canım yansa da olmazdı. Ama kısa bir açıklama yapacağım. Çok kısa
- Ben hiçbir şeysem uzaklaş benden. Ben dayanılmazım. Ha cevap vereyim mi? Sen bana neden baştan beri böyle hayvan eğitmeni gibi davrandığını açıklayana kadar seninle konuşmayı bırak aynı havayı bile solumam.
Tek nefeste söylemiştim bunları. Ayaz bunları duyduktan sonra kollarımı serbest bırakıp geri çekilmişti. Bir an da durulmuştu. Ne yaşadın Ayaz bu yaşta ki böylesin. Anlat da rahatla
- Ben ben anlatamam. Olmaz. Bunlar onunla aramızda. Onunla gitti çoğu. Olmaz!
Ayaz sanki delirmişti. Gözleri yerinden fırlayacak gibiydi. Kafasını bir oraya bir buraya çeviryordu. Dayanamayıp sessizliğimi bozdum.
- Anlat Ayaz . Anlat ve rahatla. Buna ihtiyacın var. Benimde.
- Olmaz yapamam.
- Yapabilirsin Ayaz . Bak ben çok yoruldum artık. Sen hayatıma girdin gireli herşey değişti. Ben rahat nefes alamaz oldum ya. Anlat da kurtulalım . Senin derdin ne?!
- Burda olmaz.
- Tamam bize gidelim.
- Hayır . Ora olmaz.
- Tamam nere istersen ora gidelim.
Dedim. Koluma yapıştığı gibi şehirler arası otobüslerin olduğu yere geldik. İyi de ne işimiz var burda? Beni bırakıp otobüslere baktı tek tek. Sonra bir adamla konuştu geri gelip beni otobüse bindirdi.
İyi de bu Ordu otobüsüydü. Ne alaka ya? Bir şey demeden onu takip ettim. Çünkü bir şey dediğim an her şeyden vazgeçebilirdi.
Otobüse bineli 2 saat olmuştu. Annem gile haber vermem lazımdı. Ama ne ? Anneme bir proje için Ecrin gilde kalacağımı yazdım. Arada bir olduğu için izin vermişti.
~~~~~~~~~~~~~~~~~
Aşağıdaki 🤍👉🏼❤️ kalbi böyle yapalım arkadaşlar.
Yorumlarınız çok değerli.
Bu bölüm hakkında ki düşünceleriniz neler?
Yeni bölüm de görüşmek dileğiyle 😊☄️
Bölüm etkileşimi
