13. bölüm / 13
Kaderim Sensin✯13✯
Bölümler 13Şu an: ✯13✯
- Ya neyi var söylesene artık!
- Seni öperim. Hiç acımam. Beni zorlama bu yüzden. Yani beni günaha sokacak tek insansın. Az önce kendimi zor tuttum ama sen garezin varmış gibi aynısı tekrar yapıyorsun. Benim dengemle oynayacak hareketler yapma.
Ben şu an kaskatı kesilmiştim. Hemde aşırı ısınma dan dolayı yanaklarıma bı kan hücum etmişti.
- Ben biraz daha durmasam iyi olur. Hayırlı geceler güzelim.
- Hayırlı geceler.
Diyerek onu göndermiştim.Hemen kapıyı kapatıp kendimi bı serinletmeye çalıştım. Sonra alelacele üzerimi değiştirip yatağa girdim. En iyisi uyumalıydım yoksa bugünkü yaşadığım onca şeyi atlatamazdım. Ayrıca yarın bizi oldukça büyük bir olay bekliyordu.
°π°π°π°π°π°π°π°π°π°π°π°
Kapatın şu müziği ya. Hayır anlamıyorum ki sabahın köründe kim bangır bangır şarkı dinliyor.
'Salak kalk sana okula geç kalacaksın.' Hih ! alarm dimi bu. 'yok canım aşağı mahallede geçit töreni var. Sabır Allah'ım ya.' Aman hep bir iğneleme hep bir alay , cins.
Öncelikle abdestimi alıp namazımı kılmıştım. Daha sonra Rahman suresini okumuştum. Hazırlanıp mutfağa geçtim.
- Anniş . Hayırlı sabahlar. Babacım sana da hayırlı sabahlar.
- Hayırlı sabahlar kızım 2×
Sabah ki uyku sersemliğini üzerimden daha yeni atmıştım.Ki aklıma bugün olacaklar geldi. Duygu karmaşası yaşıyordum. İştahımda kaçmıştı.
- Ben çıkıyorum.
- Kızım bir şey yemedin
- Ben okulda hallederim annecim. Şu an iştahım yok.
- Bak kesin ye ama tamam mı?
- Tamam anne. Allah'a emanet olun.
Diyip çıktım. Aşağı inip kapıyı açtım. Hani siz alt kattaydınız demeyin. Bizde 8 tane basamak var .
Kapıyı açtığımda Ayaz da kendi evinden çıkıyordu.
Evvvet. Şimdi tek gitsem ayıp olurmu acaba. Olmaz herhalde ya. Dün kü yaşananlardan sonra Ayaz'ı pek görmesem iyi olacak ama malum çıkışta işimiz var . Afff
- Leyal
- Ayaz
- Hayırlı sabahlar
- Sanada hayırlı sabahlar
- Tek mi gitmeyi planlıyordun?
- Şey ...
- Ney?
Ben buna ne dicem şimdi ya. İç ses yok ol emi . Kalkamdın mı daha. Ayh
- Leyal tek gitmek istiyorsan söyleyebilirsin . Yani malum birileri pek yüzüme bakmıyor. Galiba onu 1 2 saat rahat bırakabilirim.
Ya bide utandırıyor . Yüzsüz.
- Ayaz beni deli etme. Bak...
- Bakıyorum.
- Lafın gelişi dedim. Bakma sen
- Yani diyorsun ki Rabbimin verdiği nimetten kendini mahrum bırak.
- Sonra ben ağzımı bozuyor oluyorum. Ulan seni tanımasam mahalle köşelerinde sarkıntılık yapan tiplere benzeticem. Sapık mısın sen? Gözlerini bana oydurtma.
- Şşs sakin şampiyon. Sapık değilim. Ama iltifat edeyim derken dozunu kaçırıyorum.
- Belli belli .Neyse insanlar mahalledeymiş. Gidelim bakalım. Hemde bugün için konuşalım .
- Neyini konuşalım ? Sen takma bunları kafana
- Olmaz öyle. Konuşulacak. Ne yapıyoruz
- "uz" değil "um" . Çünkü sen müdahale etmiyorsun.
- Bana bak Ayaz sakın beni yönetmeye çalışma. Benim kendi iradem var çok şükür.Birlikte hallediyoruz.
- Güzelim seni yönetmiyorum. Niye böyle bir şey yapayım. Ben sana zarar gelsin istemiyorum. Sırf seni kıracak olmasa o lanet yere seni götürmem. Sende beni anla.
- Anlıyorum ve ısrar ediyorum. Ne yapıyoruz?
- Hhh keçisin sen.Tatlı keçi.jsjsjsj
- Ciddiyet Ayaz. Anlat hadi
- Peki. Öhöm öhöm! Şöyle ki son 2 ders Ozan hocaya yani beden. Yok yazılmamız dışında kaybedeceğimiz bir şey yok. Tabi yok yazılmak senin için sorun olur mu bilmem ?
- Yok. Hallederiz bir şekilde.
- Bunun haricinde okuldan çıktığımız gibi yer altına gideceğiz.
- Benim yer altına direkt girmem sorun yaratmaz mı?
- Metin abiyle her şeyi konuştum. Halledicez. Sonra maç olacak ve sonuca göre hareket edeceğiz. Leyal lütfen sana koyduğum çizgilerin dışına çıkma. Hepsi senin iyiliğin için. Ne diyorsam onu yap. Çünkü orada konuşmayı geç sana bakmak için bile fırsatım olmayabilir.
- Söz veremem. Ama elimden geldiğince sana yardımcı olacağım.
İçimdeki korku ve ağlama duygusunu bastırmak benim için oldukça yorucuydu. Ama böyle yapmalıyım. Sonuçta ben destek olmak yerine Ayaz'a köstek olamam. Bu ben olmam. Güçlü olmalıyım. Ne olursa olsun.
- Sıkma canını. Seni üzgün görmek istemiyorum.
- Jsjssj ben de seni tehlikede görmek istemiyorum ama ne yapacaksın koşullar işte
- Jsjsjs Sen hep gül be güzelim. Sen gül ki ben ayakta duracak gücü bulayım. Yaşamak için benim sebebim ol.
- Şşş hayırdır dinden çıkış mı yapıyorsun? Günaha giriyorsun. Hayatta herkesin bı imtihanı vardır.
- Okuldakiler gibi mi?
- Jsjsjsj gibi. Ama bu sınava sabırla dayanıp, isyan etmek yerine şükür edersen ödülü çok güzel olacak.
- İlaç gibisin. Bana şifa oluyorsun. Her türlü derdime dermansın be Leyalim.
' Lan neler oluyor. Ben daha yeni kalktım. Kız ne yaptın çocuğa ' Ne yapicam be çocuğa. ' Ama o sana yapmış belli' Nerden belli be' Sıcak bastı buraları jsjsjsj'
- Affff
- Jsjsjsj kiraz gibi oldu yanakların . Isırsam ne olur ki acaba?
- Ağzına bı tane yapıştırsam ne olur ki acaba?
- Vurduğun yerde gül biter be sevdalım.
- Ayaz Ayaz Ayaz
- Leyalim Güzelim Sevdalım
- Jsjsjsj
Okula gelmiştik. Hemen sınıflara çıkmıştık. Şu an sadece kafamızı dinliyorduk. Ki benim ki fazla sürmedi. Ecrin hemen yanımda bitivermişti
- Prenses
- Ayh! Kızım bı seslen sana. Ruh gibi. Allah Allah
- Afedersin...Ama ben sana çok güzel bı haber vericektim.
- Neymiş bakalım.
- Ertan hocayla konuştum. Yoğun ısrarlarımla tabi ki de sizin sınıfa geçtim.
- İyi halt ettin
- Neden Prenses ya
- Ya bu sınıfa gelinir mı? Akıllı kankam. Hadi bu dönem Ayaz geldi diye pek sesleri çıkmıyor ama çok sürmez. Çekilmez bunlar. Yıpratırlar seni.
- Beni?
Diye sordu kendini göstererek. Ama ben biliyordum her ne kadar hareketli ve atılgan bı kız olsada oldukça duygusaldı. Kaldırmazdı bu insansı yaratıkları. Tabi istisnalar var
- Seni. Jsjsj . Eh yaptın bı hata geri dönüşü yok artık. E nereye oturacaksın.
Ben sınıfa göz atarken Ecrin bana bakıyordu.
- Yer yok Ecrin. Büyük ihtimalle seni arkaya atacaklar . Ben gözlüklü olduğum halde bile bazen göremiyorum.
- Eee Ayaz kalksın.
Dedi uyuyan Ayaz'a bakarak. Şimdi ne uykusu demeyin dedim ya kafamızı dinliyorduk diye. Ama adım kadar emindim. Ayaz şu an uyumuyor hatta tüm konuşulanları istemeden de olsa duyuyordu.
- Sor bakalım ne diyecek
- Yaa ben sormasam. Sen sor
Dedi Ecrin tırsarak
- Ecrin Ayaz yamyam mı da böyle tırsıyorsun. Hem sıraya sen oturmak istiyorsun.
- Aşk olsun Prenses. Ben senin 17 yıllık kankanım. Bizim ağlamalarimiz gülmelerimiz hep birlikte oldu. Sattın mı beni. Hayır yani ben varken ne işi var ki onun.
Dedi sonlara doğru ses seviyesini düşürerek.
- Bence şansını zorlama
İkimizde boğuk olan sesin sahibine döndük. Demiştim ama . Ayaz gözlerini açmadan Ecrini uyarıyordu.
- Iıı . Ayaz. Ya niye centilmen bir erkek olup bana yer vermiyorsun.
- Centilmenlik sence bu konu için uygun mu?
' zort' ah iç ses karışma sen. Ecrin masum masum bana bakıyordu. Ama ne yapabilirdim ki . Yer onundu.
- Çok kabasın.
- Sende çok ısrarcısın. Yerimi sana vermem için bı sebep yok. Ben yerimden gayet memnunum. Bu huzur ve memnuniyetimi bozamam. Ve seni kırmamı istemiyorsan uzatma.
Ayaz sabır edercesine tane tane konuşuyordu.Ee ne yapabilirdim ki. Buraya gelme kararını Ecrin vermişti.
- Pekâlâ. En azından en arkaya atılmamana yardımcı olurum. Bizim kızların yakınında olursun.
- Yaaa. Sen bı tanesin prenses.
Diyip yanaklarımı öpmek için bı hamle yapmıştı...
#
- Hop hop hop! Dur bakalım. Yalap şulap insan öpülür mü ya. Uzak durun bu konuda benden.
- Alt tarafı teşekkür amaçlı öpücektim prenses.
- Ecrincim , canım ettin ya teşekkürünü bu yeter. Hadi sen boş sıraların birine otur da Murat hocanın gelmesini bekleyelim.
Dedikten sonra Ecrin bizim kızların arkasına oturmuştu. Ki Gamze ile Berfu'nun sırasıydı. Olacakları şimdiden tahmin ediyorum. Her neyse en mantıklısı biraz daha kafamı dinlemek. Kafamı sıraya koyduğum da Ayaz'dan çıt çıkmıyordu. Uykuya daldığını düzenli inip kalkan sırtından anlayabiliyordum. Ama uykusu hafif olduğu için her an uyanabilirdi. Dimi dimi ne kadar şaşırtıcı birkaç ay içinde Ayaz hakkında ne kadar bilgi edinmiştim. Oysa hâlâ onun beni tanıdığı kadar onu tanımıyordum. Olsun. Kafamı sınıfa dönüp gözlerimi kapatmıştım. Helale dikkat. Zaten aramızda zaten çantalar vardı. E anca bunları yapabiliyorduk.
.
.
.
Kulağıma gelen karma seslerden sınıfın dolduğunu duyuyordum.
- Sıramda ne işin var
Diyen sesin sahibi Gamze idi.
- Aaa seninmiydi? Bilmiyordum. Ben sınıfa yeni geldim.
- Sen yan sınıftaki Ecrin değil misin?
- Evet
- Aman her neyse ya. Kalk sıramdan.
- Ee ben nerede oturucam?
- Ne yapayım ? Bana mı sordun buraya gelirken. Allah Allah
- Ne oluyor?
Diye lafa atılan da Berfu idi
- Yan sınıftan gelmiş. Sırama oturmuş buda yetmiyormuş gibi kalk diyorum ee ben nerde oturayım diyor.
- jsjsjs kalk sana kızım kızın sırasından.
- Yaaa hocanız gelene kadar sabretseniz ölüyor musunuz? Ne var biraz size eşlik etsem.
- jsjsjs sınıfa gelir gelmez racon mu kesiyorsun. Benden sana tavsiye dikkatli ol
- Affff. Bu sınıfın hepsi mi cins
- Öyle canım. Beğenmedin mı?
Diye Berfu sesini yükseltince sıradan aniden kafamı kaldırıp fevri bı şekilde ayağa kalktım.
- Cidden sizdeki insanlık seviyesi gözlerimi yaşartıyor. Ne var kız yeni geldiyse ve sıranıza oturmuşsa. Ben bu eksilme görmüyorum.
- Hayırdır Leyal sen niye atlıyorsun?
- Ya yok cidden cahile laf anlatılamazmış ya çok haklıymış Mevlânâ. Ecrin gel yanıma ya. Nasıl olsa biraz sonra görücez sıra kiminmiş.
Sınıftakiler umrumda bile değildi. Sadece bilerek ses seviyemi yükseltmemeye çalışıyordum ki Ayaz uyanmasın.
-Haaa şimdi anlaşıldı Leyal hanımın derdi. Arkadaşıymış. Madem arkadaşını çok düşünüyorsun al yanına o zaman.
- BANA BAK BERFU AĞZINI TOPLA! ECRİN Bİ EŞYA DEĞİL! KENDİNE GEL!
En son dayanamayıp ses seviyemi istem dışı yükseltmiştim.Sonradan duraksayıp Ayaz'a baktığımda Ayaz uyku sersemi gözleriyle bana bakıyordu. Bı kaç dk sonra tam ayılıp çevresine bakındı. Ne oluyor dercesine kafasını salladı.
- Yok bişey. Dimi kızlarrrr!
Diye kızlara baktım. Sadece sus pus olmuş şekilde birbirlerine bakıyorlardı.
- Gerizekalılar
Diye yanlarına gidip Ecrini kolundan çekip sırama doğru götürmüştüm. Ta ki arkamdan söylenen o fısıltı şeklinde cümleyi duyana kadar
- İyice g*tü kalktı bunun. Ama ben gösteririm gününü
Duraksayıp arkama döndüm.
- Benimkinde gördüğünüz gibi bir şey yokta sizinki sürekli o hâlde onu ne yapicaz. Kuş kadar beyninizle ancak bu kadar ahkam kesersiniz. Jsjsj
Diyip sıraya oturdum. Yanıma da Ecrini oturttum. Bı tarafımda benden sinirli bir şekilde cevap bekleyen ama sakin kalmaya çalışan Ayaz diğer tarafımdan bizim sınıfı böyle beklemeyen Ecrin. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. ' Aslanım benim . Dik dur göster kendini. Arkandayım, az bile ' Sağol iç ses.
Ayaz ağzını açacakken sınıfa Murat hoca girdi.
- Oturun gençler. Ooo sınıfımızda yeni bı arkadaş var.Leyal doğruyu söyle sen mi getirdin.
- Evet hocam. Arkama adam toplayayım dedim. Malûm lazım oluyor.
- Hahhah doğru. Çenen rahat durmzsa
- Ay hocam sanki sizinki duruyorda. Allah'ım ya
- Hahaha
- Neyse hocam. Ben sadede geleyim. Hatta Ecrin konuşsun.
- Hocam ben yan sınıftan geldim.
- Sana burayı kim tavsiye etti?
- Niye ki hocam?
- Başına bela açmış. Sen insansın ama bunlar seni insan dışı her şeye benzetir hahah
Aşk olsun hocam ×21
- Yalan mı lan. Siz kendinizi insandan mı sayıyorsunuz. Hahaha
- Hocam bı dinleyin ya. Sıra eksiği var.
- Ne güzel sıkışmışsınız işte haha
- Hocam bı gülmeyin de şu meseleyi halledelim
- Eee getirtiriz sırayı ne var
- Hocam arkadaşımız uzaktan görmüyor ama. Başka birinin yerine otursa.
- Hani kim yer verilecek ki
Ayaz'a dönüp baktım. Pür dikkat beni dinliyordu. Geri hocaya döndüm
- Hocam bende Ayaz ilk sınıfa geldiğinde istememiştim ama siz sıra getirtmek yerine buraya oturtunuz. Yani beni ilgilendirmez. Adaletli olun.
- Leyal ne diyorsun güzelim. Kendine gel
Diye kulağımın dibinde fısıldıyordu Ayaz. Ben onun korkusunu anlıyordum. Jsjjs
- Bekle. Evet hocam. Hem zaten bu aralar derste çok konuşmadan dolayı hocaların şikayeti arttı. Birilerini ayırın.
- E hani kimi ayırayım ki. Birini ayırsam diğeri şikayetçi olur.
Sınıftakilerin sesi yükselmişti. " Onları ayırın o zaman" " Yine olay çıkarıyorlar" vs. vs. Sanki olay varda. Ben istediğim sonucu elde edecektim.
- Hocam siz zaten erkek ve kızların karışık oturmasına karşısınız dimi.
Dediğimde Murat hoca kaffa sallamıştı. Çünkü şu anda o da sınıfta beni dinliyordu. Hayret.
- Şöyle yapalım. Siz kızların sırası için her bir sıraya bı numara verin. Ama bize söylemeyin. E malûm sıraya Ecrin oturacak sayıyı Ecrin seçsin. Kim çıkarsa biri kalsın diğeri yeni gelen sıraya geçsin. Tamam mı? Bence gayet iyi. Nasipte ne varsa.
- Tamam. Bence de adil. Sonuçta nasıl işi.
Biraz bekdikten sonra
- Söyle bakalım dedi.
Nasipte varsa çıkacaktı. Biliyordum bunu
- Benim uğurlu sayım 3. Bu yüzden 3
- Berfu . Sizin sıranız çıktı.
Rabbimin adaleti işte
- Hocam bizene ya. Çok şikayetçi ise Leyal ya kendi kalksın ya da A...
Diye Ayaz'a bakarak dona kaldı. O an dönüp Ayaz'a baktım. Çatık kaşları ile ters ters Berfu gile bakıyordu.' Aslanım benim'
- Offf tamam ben kalkarım ya
Dedi Gamze. Eee baştan belli değil miydi. Şimdi tamam kabul Ayaz'ın etkiside hiç küçümsenecek kadar değil. Ama diyorum ya Rabbimin adaleti
- Hadi git Ecrin
Diyerek Ecrini Berfu' nün yanına uğurlamıştım. İçime sinmeyen kısım Berfu Ecrinin canını kolayca sıkmazdi ama kırabilirdi.Neyse böyle olursa bizde hadlerini bildirirdik. Arkamı dönünce bizim tayfa yeni aklıma gelmişti. Bana bakmaları normaldi herhalde. Hatta gülmeleri . Manyaklar
- Hocam bende yer değiştirmek istiyorum
Diye Suna da konuştu.
- Yok. Önemli bı şey olmadıkça o bana şunu dedi bunu yaptı diye kimse yanıma gelmesin. Kötü olur
Canım hocam ya. Laf bana gelmiyordu nasıl olsa.
Bu konuda hal olunca tekrar önüme döndüm. O an Ayaz ile göz göze geldim." Ne bakıyorsun aslan parçası" hahaha yok yok bunlar hiç sakin bakışlar değil. Ne var dercesine kafa salladım ' zaten kafa sallaya sallaya kafanız kopacak' hahha
- Seninle sonra görüşücez Leyal hanım.
- Görüşürüz efendim ne demek . Hahahah
.
.
.
Beden dersine çok şükür gelebilmiştik. Sorun şu ki defter görevlisi bendim. Neyse ki bizim kızlardan rica edip halletmiştik. Direkt çantaları alıp bi taksi çağırdık. Yol boyunca stresim katbekat artıyordu.Ayaz arkasına yaslanmış gözlerini kapatmıştı. Her zamanki gibi ellerim ile uğraşıyordum. Ellerim ovalamaktan kızarmıştı. Bunu fark eden Ayaz
- Şşşs. Rahat bırak ellerini stres kraliçesi
- Kim , ben mi stre kraliçesiyim. Hiçte bile
Ayaz gözlerini açıp dik pozisyona geçti.
- Leyal ben fark etmiyormuyum zannediyorsun. Kaç gündür nasıl stres yaptığını ama sırf ben fark etmeyeyim diye çabaladığını. Sırf bana destek olmak için güçlü durmaya çalıştığını, kendini zorladığını. Yorma kendini bu kadar. Boşver herşeyi . Senden değerli mı? Gevşe ve rahat ol
- Hhh . Sen niye bu kadar rahatsın ya
- Neden? Stres olmamı mı isterdin
- Ya yok. Onu demek istemedim. Yani sonuçta ben girmediğim bı maç için stres olurken sen hiç stres olmuyorsun. Garip yani
- Sana bir şey söyleyeyim mi?
Dedi sanki bı çocuğa sır veriyormuş gibi fısıldıyordu.
- Hıhı
- Sen maça stres olmaktan ziyade benim için stres yapıyorsun. Ve bende maç için boş yere stres yapmaktansa o ilgi ve yoğunluğu sana veriyorum. Sadece sana odaklanıyorum. Çünkü sen bütün kaygılarımı yok etmek için yetersin. Şu hayattaki tek ebedi sığınacak ve kendimi bulacağım liman sensin. Yeter ki sen hep yanımda kal.
Ya bu çocuk eğitim falan mı alıyordu
- Yeter ki hep benimle ol
Diye gülümseyerek noktayı koydum. Geleceğimiz yere galiba gelmiştik. Çünkü taksi durmuştu. Arabadan inip etrafa baktım. E burası bı mahalleydi. İlginç bişey yok.
- Hadi gidelim
- Nereye
Dedim şaşkın şaşkın
- Jsjsjsj Güzelim sence burası uygun mu
- Değil mi
Dedim masum masum
Ç dedi Ayaz bana bakıp gülerek
- Hadi hızlı olmalıyız.
Ayaz'ı takip ederek çıkmaz bı sokağa girmiştik.
- Eee Ayaz bundan sonra ışınlanıyormuyuz? Hshhs
- Hayır yol burası
- Ayaz istersen sana gözlüğümü vereyim. Görmüyor musun kocaman duvarı?
- jsjsjs görüyorum.
- Eeee
Dedim .
- Bu bizim sırrımız . Tamam mı. Kimse bilmeyecek. Bı sen bı ben bide Rabbim.
- Tamam
Ayaz duvarda biraz uğraştıktan sonra birşeyleri dokunup bastı. Hâlbuki duvarda hiç bir çıkıntı yoktu.
Ayaz etrafa bakıyordu. Bu anda duvar ikiye ayrıldı. Gördüğüm manzara karşısında ağzım açık kaldı.
- Kapat o ağzını güzelim. Hadi gel
Açılan duvarın arkasında küçük bı alan vardı ama buranın tamamen 4 tarafı kapalıydı. Ayaz o tarafa gidince bende peşinden gittim .
İçeri girince duvar geri kapandı. Ne oldu lan.
Ben şaşkın şaşkın daha duvara bakarken
- Leyal gözünü benden ayırma. Bak seni sıkı sıkı uyarıyorum. Gideceğimiz yer çok tehlikeli. Kötü bı şey düşünmek istemiyorum ama benim gibi biri her türlü ihtimali aklına getiriyor. Yanıma gel
- Anladım Ayaz. Hem biz dip dibe gelmeyi bırak burası bile uygun değil.
- Güzelim bende biliyorum. Ama mecburiyet
Diyince aflayarak yanına gittim. Şu an sadece karşı karşıyaydik. E ne yapicaz yani.
Ayaz bulunduğumuz yerde iken telefonundan birini aradı. Ama sadece aradı çünkü konuşmadan geri kapattı.
Ben hâlen etrafı incelerken bi anda yer ayaklarımın altından oynadı. Lan deprem mı oluyor . Diye sormaya kalmadan dengemi kaybetip düşüyordum ki belimde bı baskı hissettim. E ben bı şey görmüyorum. Öldüm mü ben. ' salak gözünü aç' haa
Şu an altımızda ki toprak parçası aşağı doğru hareket ediyordu. Ama bu nasıl olur. Onu geçtim şu an Ayaz ile dipdibeydik. Şaşırttı mı. Hayır. Ama bu geçenkinden daha yakındı. Ayrılsam ayrılamazdım. O kadar dar bi alan ki. Dar mı dedim. Kapalı alan . Karanlık yer. Nefesim. Bana bı şey oluyordu.
- Leyal . Leyal kendine gel .
- Ayaz nefes alamıyorum.
- Leyal kendine gel dedim.
- Ayaz çok karanlık.
Ayaz'ın bir eli şu an yüzümdeydi.
- Bana bak. Olabilir ama burası havasız değil. Burası kapalı değil bak , Leyal etrafa bak! Bak havalandırmalar var. Gördün mü. Havasız değiliz. Bak Leyal!
- Ya bozulurlarsa ya nefessiz kalırsak ya tavan çökerse ya burada kalırsak. Ayaz boğuluyorum.
- Hayır! Hayır boğulmuyorsun. Öyle düşünüyorsun.
Bana bak! Bak bana . Dinle şimdi. Dinliyorsun dimi. Bana güveniyor musun
Evet anlamında sadece kafa salladım. Bayılacak durumdaydım.
- Evet. Bana odaklan. Gözlerini kapatma! Aç gözlerini ben senin kahvelerini görmek istiyorum! Dinle şimdi beni. Buranın yapısı çok sağlam. Ben planına bizzat baktım. Öyle olmasa niye insanlar canını tehlikeye atsın dimi. Dinle beni! Odaklan!
Evet böyle. Aferin benim güzelime. Havalandırma bozulmaz sürekli denetim altında. Tamam mı. Cevap ver bana!
- Ayaz.
- Efendim güzelim. Efendim Leyalim.
- Ama karanlık. Karanlık Ayaz
- Hayır değil. Sence bu etraf benim kadar karanlık olabilir mi ? Hem sen beni aydınlatmıyor musun? Bak burayı da aydınlattın. Hem sen hani güçlü olacaktın.
- Ayaz ! Deliricem ya. Nefret ediyorum bunlardan.
Artık ağlamaya başlamıştım.
- Et. Bende ediyorum. Ağlama ağlama. Sen yalnız değilsin. Biraz sonra ışıklar olacak. Leyal! Ben burdayım. Bak şimdide sen bizi günaha sokuyorsun. Leyal dedim! Rabbimiz var!
Ayaz'ın son cümlesiyle yavaş yavaş duraksadım. Evet . Benim Rabbim var. Rabbimin izniyle bize bir şey olmazdı. Ve doğru zaten şu an mecburiyetten günaha giriyorduk bide bunlar olunca daha çok harama giriyorduk. Yavaş yavaş kendimi toparladım.
- Evet. Böyle. Sakinleş güzelim. Sakinleş.
Ayaz'ın yatıştırıcı sesiyle iyice toparlanmıştım.
- Ben , ben
- Şşşş biliyorum. Geçti. Geçti.
- Teşekkür ederim
- Teşekkür etme. Bak geldik.
Toprak parçasından inip düz mermer zemine basmıştık. Çok garipti. Tıpkı yukarıdaki herhangi lüks bı mekan gibi. Gayet ferah ve açık. Ayaz kapının yanındaki yere bi kart çıkarıp basmıştı. Pahalı olmalıydı. Çünkü bazı şeyler altın işlemesi gibiydi. Açılan kapıdan içeri girdik. Ayaz'ın dediği gibi sadece onu takip ediyordum ne olur ne olmaz.
- Hoşgeldiniz Aytekin Bey
-Eyvallah
-Aytekin mi .?
- Evet. Şu andan itibaren ben Aytekinim. Lakabım bu. Sende ismimle hitap etme. Anlaştık mı
- Tamam.
Aytekin ne alaka. Neyse bunu hayırlısı ile şu yerden çıkarsak soracağım. Labirent gibiydi koridorlar Ayaz bunları nasıl öğrenmişti . Kaybolmam an meselesiydi. Etraf çok sadeydi. İnsan yok olucak gibi hissediyor. Bı dk. Ayaz nerde
- Ayaz! Ayaz!
•°•°•°•°•°•°•°•°•°
Aşağıdaki 🤍👉🏼❤️ kalbi böyle yapalım arkadaşlar.
Yorumlarınız çok değerli.
E ne olacak şimdi?
Bu bölüm hakkında ki düşünceleriniz neler?
Yeni bölüm de görüşmek dileğiyle 😊☄️
Bölüm etkileşimi
