1. bölüm / 5
IŞIKLARIN ALTINDABÖLÜM 1
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 1
- 1 BÖLÜM 1473 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 BÖLÜM 21.123 kelime
- 3 BÖLÜM 3 : 'GOLD'833 kelime
- 4 Bölüm 4411 kelime
- 5 Bölüm 5688 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kalabalığın ortasında duruyordu ama kimse onu gerçekten görmüyordu.
Sahnenin ışıkları yüzüne vuruyordu ve herkes onun gülümsediğini sanıyordu.
Oysa içinde büyüyen şey mutluluk değildi.
O gece, ışıkların altında bir şey değişecekti...
Sahra sahnenin altında içli içli ağlıyordu.
Az önce alkışlarla dolu olan o parlak sahne, şimdi arkasında ağır bir sessizlik bırakmıştı.
Her şey dışarıdan bakıldığında normal görünüyordu.
Ama sahne arkasında… neden her şey bu kadar acı vericiydi?
Sahra gözyaşlarını silmeye çalıştı.
Makyajı akmasın diye başını biraz yukarı kaldırdı.
İnsanlar onu güçlü sanıyordu.
Ama kimse kalbinin içindeki kırıkları görmüyordu.
Sahra titreyen elleriyle gözyaşlarını sildi. Aynadaki yansımasına baktı.
Makyajı hâlâ kusursuzdu. Saçları hâlâ yerli yerindeydi.
Dışarıdan bakan biri onun biraz önce ağladığını asla anlayamazdı.
Koridordan gelen ayak sesleri Sahra’nın irkilmesine neden oldu.
Hızlıca başını kaldırdı.
Bir an için biriyle göz göze geldi.
Sahra onu daha önce hiç görmemişti.
Ama o adam, sanki Sahra’yı uzun zamandır tanıyormuş gibi ona bakıyordu.
Bakışlarında garip bir şey vardı.
Ne merhamet… ne de şaşkınlık.
Sanki… bir sırrı biliyormuş gibi.
Adam birkaç saniye durdu. Sonra sakin bir sesle konuştu:
“Demek sonunda seni buldum.”
Sahra’nın kalbi bir an duracak gibi oldu.
“Ben… sizi tanımıyorum,” dedi kısık bir sesle.
Adam hafifçe gülümsedi.
“Henüz tanımıyorsun.”
Bir süre konuşmadan Sahra’ya baktı.
Sahra’nın kalbi hızla atmaya başladı.
“Bir şey mi istiyorsunuz?” diye sordu Sahra, sesini sakin tutmaya çalışarak.
Adam birkaç adım daha yaklaştı.
Gözleri Sahra’nın yüzünde dolaşıyordu; sanki onu inceliyordu.
Sonra yavaşça konuştu.
“Bu kadar insanın içinde yalnız hissetmek… zor olmalı.”
Sahra’nın nefesi bir an kesildi.
Bu sözler… sanki doğrudan kalbinin içinden çekilip çıkarılmış gibiydi.
“Beni tanımıyor olmalısınız,” dedi Sahra.
Adamın dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.
“Belki sen beni tanımıyorsun,” dedi.
“Ama ben seni düşündüğünden çok daha uzun zamandır izliyorum.”
Sahra’nın içinden soğuk bir ürperti geçti.
Koridorun ışıkları hafifçe titredi.
Sahra birkaç saniye daha sessiz kaldı.
Adamın bakışları hâlâ onun üzerindeydi. Bu bakışlar ne kaba ne de sıcak görünüyordu; sadece… tuhaf bir şekilde tanıdık.
Sahra derin bir nefes aldı.
“Peki…” dedi yavaşça.
“İsminiz ne?”
Adam başını hafifçe yana eğdi. Sanki bu soruyu bekliyormuş gibiydi.
Bir an düşündü, sonra sakin bir sesle cevap verdi:
“Aras.”
Sahra bu ismi zihninde tekrar etti.
Aras.
Sanki daha önce bir yerde duymuş gibi hissetti ama nerede olduğunu hatırlayamıyordu.
“Ben Sahra,” dedi sonunda.
Aras hafifçe gülümsedi.
“Biliyorum.”
Sahra’nın kaşları hafifçe çatıldı.
“Beni nereden tanıyorsunuz?” diye sordu.
Aras birkaç saniye cevap vermedi.
Koridorun sonundaki sahneden hâlâ insanların konuşma sesleri geliyordu. Alkışlar, kahkahalar… dışarıdaki dünya hâlâ parlak ve neşeliydi.
Ama burada, sahne arkasında, zaman sanki yavaşlamıştı.
Aras sonunda konuştu.
“Bazen,” dedi yavaşça, “bir insanı tanımak için onunla tanışmana gerek yoktur.”
Sahra’nın kalbi tekrar hızlandı.
“Bu pek mantıklı gelmedi,” dedi.
Aras bir adım daha yaklaştı.
“Zamanla anlayacaksın.”
Tam o anda sahneden bir görevlinin sesi duyuldu:
“Sahra! Tekrar sahneye çıkman gerekiyor!”
Sahra irkildi.
Başını tekrar Aras’a çevirdiğinde…
adamın yüzündeki o gizemli gülümseme hâlâ oradaydı.
Ve Sahra nedensiz bir şekilde şunu hissetti:
Bu adam… onun hayatını tamamen değiştirecekti.
Bölüm etkileşimi
