16. bölüm · İlk kez delilik
Mühür Gözler
Üç el silah sesi Adis'in sarı saçlarında dalgalandıktan sonra vücudunu delip geçti anlamdan yoksun cümlelerle yardım isterken diğer adamlarda adisle aynı kaderi paylaştı. Buruk ve keskin bu kan kokusu döküntü duvarların içine sinecekti anlaşılan . Yağız içeri girdiğinde yüzünde tek bir duygu yoktu buz gibiydi adeta. Ellerimi ve ayaklarımı çözdükten sonra yüzüme bile bakmadan kapıdan çıkıp gitti. Az önce benim için dağları titreten adam şimdi neden böyle soğuk yapıyordu. Galiba kendi kendime söylemiştim cevabımı "az önce"...
M;"yağız nereye gidiyorsun şimdi küslüğün sırası mı allah için bana söyle?"
Arkasına bile dönmedi..
Y;"sen kendi egona , gururuna o kadar düştün ki ben ölsem de sen gözüme barut tozu kaçtı diyip geçiştirecek bir insanmışsın"
Haklıydı ne yapsa haklıydı ne dese ne haykırsa kıran bensem kesiklerden nasıl şikayetçi olabalirimki? ben böyle bir insandım değiştiremezsiniz ama seversiniz de
M;"Yağız"
Önden yürürken omzunun üstünden cevap verdi
Y"Ne var?"
M;"Özür dilerim gerçekten yemin ederimki kendini güçlü hissetmesin diye yaptım"
Y;"Hissetseydi ne olacaktı? Benim yaram kapanır mıydı?"
M;" Haklısın"
Diyecek hiç bir şeyim yoktu , ama şimdi bir kurşun gelse önüme atlamaktan çekinmezdi. Benim tüm duygularım ona aitti neyim var neyim yok onunlaydı
Ablamın cinayeti için bana yardım dahi etmişti ancak bulabildiğim tek şey bir yeğenim olması ve arasın bu işte bir parmağı olmasıydı ne olacağını kestiremiyordum
Küçüklüğümde lipası dinlerken vatan ateşiyle yanardım ancak bir kaç saat sonra ülkem uğruna ölmek için gururdan yanacaktım
İllaki öleceğim diye bir kayde yoktu yağız buna izin vermezdi. Bunları düşünürken asker indirmelerinin başladığını gördüm yağızı kolundan tutup terk edilmiş bir depoya soktum
" Sesini çıkarma lütfen bir kez olsun benim sözümü dinle"
Ela gözleri Güneş yüzünden yeşile parlıyordu ve o ela gözler beni buldu elim ağzını kapatırken başım göğsündeydi. Mor çiçeklerden geriye kalan bir elin beş parmağını geçmezdi
"Yağız"
Kısık sesle isminin dudaklarımdan dökülmesine iizn verdim , gözleri tekrardan beni buldu. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarım daha da sağır olacaktı. Cevap veremesede beni dinlediğini anlamıştım
"Ben senin önünde kanlı bir üniformadan ibaret olmak istemiyorum"
Gözlerinin dolduğunu gördüğümde yeşilin binbir tonu kalbime saplandı , öyke çok acıyordu ki kırdığım insanın kesikleri beni mahvediyordu
