8. bölüm · İLK BAKIŞTA SEN
Gerçekler 8 bölüm
"Gerçekler bazen insanı yorar"
Bu duyduğum çığlık kai'ye aitti. Ama nasıl. Yoksa ikisi kavga mı ediyordu dinlemekten başka çarem yoktu içeri girsem kapı çok ses yapacaktı ama Elizabeth gelse beni yakalayacaktı. İçerden konuşma seslerini dinlemeye başladım.
Ama Liam sen benim olanı elimden aldım.
Ben almadım o sevdi bende sevdim.
Ama o benim ilk ve son aşkımdı. Şimdi ona gitsem birlikte plaja giderken kaza yapıp hafıza kaybı yaşadığını ve bizim sevgili olduğumuzu söylesem yalan söylüyorsun diyecek.
Duyduklarım karşısında şok olmuştum cidden böyle bir şey olmuş muydu yoksa ben...
Doktor ona dememiş miydi. Ailesini bile tanıyamaz diye. Ben ona yavaşça yormadan ona sevgilisi olduğumu anlatacaktım ama sen sen onu elimden aldın. Eğer o kıza soğuk davransaydın bana geri dönecekti. Senin gözünde hiçmi değerim yok benim kuzen.
Ama kızın güzelliği beni etkiledi.
Ama benim olan seni etkilese bile yaklaşamazsın!
Kai'nin ilk defa ağladığını duydum içeride. Arkadan gelen gürültüyle bir anda boşluğa düşmüş gibi hissettim.
Liam oyun bitti Ambar her şeyi duydu yetişemedim.dedi Elizabeth.
Liam direkt kapıyı açtı kapının önünde ben arkamda Elizabeth önümde Liam ve 5-6 adım uzağımda bulunan Kai. Ben gözlerim dolmuş,bayılacak gibi bir hissim vardı. Bunların bir rüya olmasını diledim. Ama değildi. Bu gerçekler kalbime bıçak gibi saplanmıştı. Veya Kai halan daha yalan söylüyordu. Ama Kai hiç ağlamayan bir tip ve bunlar timsah göz yaşı değildi. Gözleri cidden dolmuştu. Ağladı ağlayacaktı. Dokunsan ağlayacaktı kısacası.
Bölüm sonu
Şaka şaka devam edelim...
Liam Elizabeth'e sinirli bir şekilde bakıyor Kai ciddi görünmek için gözlerini siliyordu. Bense hala ayakta ve başı dönmekten bayılacak haldeydim. Ama beni bu kadar çok etkileyen ne olmuştu.? Kai'nin sözleri mi yoksa benim hafızanın silindiğini yeni öğrenmem mi? Çocuk beni öyle bir sevmiş ki bana kendini hatırlatmak için beni bayıltacaktı cidden. Şu anda üzgün,sinirli, depresyon'a girmiş gibi bir hakim vardı. Evet biraz abartmıştım ama Liam cidden kuzenine ihanet mi etmişti. Ve ben böyle birini seviyordum. Liam'ın Ambar deyişiyle kendime geldim.
Bana iki dakika vermenizi istiyorum.
Şu anda çok drama Queen gibi davranıyordum ama cidden bu duyduklarını sindirmek çok zor olacaktı benim için. Kendime bir türlü gelemiyordum. Ben nasıl yani Kai ile sevgili olup ama liam'a mı aşık olmuştum? Ben ailemi bile mi hatırlamıyordum.
Kai arkadan duymaması gereken şey duydu abi ya burada konuşulmaz bu dedim ben sana Liam.
Liam arkasına dönüp kai'ye kes sesini! Senin yüzünden kız bu halde.
Kai sinirle hayır Elizabeth yüzünden eğer onu zamanında yakalasaydı veya beş dinleyip başka bir yerde konuşsaydık ben kendimi açıklıyordum sana niye suç benim oluyor? Acaba?
Başım dönmeye başlamıştı gerçekten doğruyu söylüyordu Kai. İnanamıyorum bunlar gerçekse benim ailem gerçek ailem olmayabilir mi? Yere düşecek gibi olduğum sırada belimde bir el hissettim ama kim olduğunu sorarsanız bilmiyorum çünkü gözümü hastanede açtım.
Evet hastanın durumu iyi ama bazı negatif olaylardan uzak tutmanız lazım. Aksi takdirde daha kötü olabilir. Ve meditasyon yapmasını öneririm. Fazla yormadan görüşebilirsiniz.
Yanıma ilk gelen annem olmuştu ama ben hafızamı kaybettiysem ve benim gerçek annem değilse. Şu anda aşırı saçmaladığımın farkındaydım ama aklıma bunlar geliyordu. Annem elimi tuttu ve konuşmaya başladı.
Kızım iyi misin ne oldu bir anda sana öyle.
Ben hâlân daha bunu düşünüyordum ve cevap vermedim. Ve bir dakika Kai tatile giderken dedi ama yanımızda arkadaşlarımız yoktu demek ki çünkü Kai onlardan da bahsederdi. Bu konuyu öğrenmem lazımdı ama kimden öğrenecektim ve nasıl. Kai anlatmazdı anneme sorsam hiç konuyu bile açmazdı. Annem konuşmak için ağzını aralayınca.
İyiyim anne bir şeyim yok tansiyonum düştü herhalde dedim.
Annem bana yalan söylemişim gibi bakıyordu. Neden öyle bakıyordu yüzümde falan bir şey mi vardı ki ?
Anne yüzüme neden öyle bakıyorsun?
Çok merkak ettim seni güzel kızım.
Emin misin? Baba yüzümde bir şey mi var?
Arkada babamda aynı şekilde bakıyordu. Ben halisülasyon mu görüyordum. Hayır yüzüme hayalet görmüş gibi bakıyorlardı. İkiside sadece yüzüme bakıyorlardı. Tam bir şey diyecek gibi oluyorlardı ama sonra sessizliği tercih ediyorlardı. İkisi bir şey demeyince sessizliği bozmaya karar verdim.
Ben ne zaman çıkacağım çok sıkıldım.
Sen ne zaman kendini iyi hissedersen kızım.
Hadi çıkalım ben gezmek istiyorum duramıyorum.
O zaman biz doktorla konuşalım madem.
Tamam siz gidin ben burada hazırlanayım.
Annemler çıktıktan sonra bende kalktım ve telefonumdan saate baktım.
Saat 11:00'dı.
Neee ben bu kadar saat burada uyumuşmuyum? Nasıl yani o kadar mı derin bir konu bu. Öğrenmem lazım ama nasıl. İçeri birisi girdi tam küfür edecekken bir el ağzımı kapattı.
Sessiz ol Ambar. Benim ben Kai.
Hiç mi kapı çalma adetin yok ya müsait olmasaydım.
Olabilir aklıma gelmedin. Neyse senle bir şey konuşmam lazım.
Evet dinliyorum çabuk söyle.
Benim liam'a söylediklerimi unut. Tamam mı? Öyle bir şey yaşanmadı sen öylesine bayıldın tamam mı?
Tamam da. Sen mi tuttun beni bu arada.
Ne zaman tutmuşum ki ben seni beyaz atlı prensin tutmuştur. Dedi ve ardından sessiz bir şekilde güldü.
Ambar sana söylemek istediğim bir şey daha var.
Evet söyle.
Sormak istediğin bir soru varmı ama cevabını verince bilmiyormuş gibi davran 2 soru hakkın var.
Tamam, tamam ilk sorum şey. Ailem benim öz ailem mi yoksa ben evlatlık mıyım?
Hıh bu mu soru gidip bunu annene de sorabilirsin. Neyse evet öz kızlarısın. Cidden soru hakkını buna harcadığına inanamıyorum. Diğeri ne?
Sen benim neyim oluyorsun?
Şu anda cevap vermek istemiyorum lütfen içeri biri girsin.
Kai çok şanlı biriydi ve bu seferde şans ondan yanaydı. Kapı tıklatıdı. Hemen kai perde arkasına saklandı ve benim girebilirsin dememi bekler gibi bir hal aldı. Saklandığını görünce girebilirsiniz dedim.
İçeri ilk giren abim oldu. Abimle sarıldıktan sonra ablamın geldiğini gördüm ona da sarıldıktan sonra. Ablam direkt söze girdi.
Hadi topla eşyalarını kaçıyoruz.
Ne neden kaçıyoruz ne oldu ki?
Abim ablama Side eye attıktan sonra.
Yok bir şey abicim sen hazırlan eve gidiyoruz. Doktor izin verdi.
He tamam ben hazırım hadi gidelim. Çabuk çünkü çok sıkıldım ben burada.
Abim elimden tuttu ve beraber çıktık. Ablam arkadan söylenerek çantamı aldı ve arkamızdan geldi. Eve vardığımızda uyumak istiyordum. Yarım saat sonra eve vardık. Artık uyumak için önümde bir engel yoktu. Direkt odama geçtim ve kendimi yatağıma fırlattım. Artık uykuya dalabilirdim. Çok geçmeden gözlerin yavaş yavaş ağırlaştı ve artık uyuma moduna geçmişim gibi etraf karardı ve güzel bir uykuya başlamış oldum.
Bütün gerçekler bana ağır gelse de üstesinden gelebilirdim buna inanıyorum.
