10. bölüm · İLK BAKIŞTA SEN
Biraz da geçmişe gidelim 9. Bölüm
Biraz da benim geçmişimden bahsedelim.
Kai'nin kim olduğunu ve benim neyim olduğunu merak ediyordum. O günden beri aklımda tek bir isim vardı Kai. Kai kimdi?
~5 gün sonra~
Hayat normal,ben ise anormal. Kendimi daha iyi hissediyordum ama halan daha aklımda Kai vardı. Çocuğa takıntılı aşıkmış gibi hissetmeye başladım. Sürekli kafamın içinde bir ses Kai,Kai diyordu. Bu ses çok sinirlerimi bozmuştu. Gelin size geçmişimden bahsedeyim.
Orta durumlu bir ailenin çocuğuyum. Abim ve ablam var. Birde ben. Ailem hepimize eşit davranmış biri. Bu yüzden ailemi seviyorum. Ben 5-6 yaşlarındayken ırıs ile sonra Kai ile tanışmıştım. Kai küçükkenden beri bana aşık biri. Ve bunu biz oyun oynarken bile bunu dile getirmiş biri. Ve sonraki zamanları hiç hatırlamıyorum. Ama neden? Birde 20 yaşımdan beri yaşadıklarımı hatırlıyorum. Aslına bakarsanız bende çoğu şeyi bilmiyorum bu yüzden benim geçmişimi biraz da Kai'den dinleyin.
Şimdi Kai anlatıcak anlatmasın bitince Ambar anlatmaya devam edecek.
~Kai'nin ağzından~
Merhaba öncelikle ben Kai beni kötü karakter olarak biliyorsunuz ama sandığınızdan daha iyi biriyim. Neyse şimdi anlatıyorum.
Ben 5-6 yaşlarındayken ırıs ve Ambar ile tanıştım. Küçükken hep beraber oynardık,beraber yazar çizerdik. Yani kısacası yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Bu böyle devam etti 10 yaşında biz Ambar ile ayrılmak zorunda kaldık. Çünkü onlar başka bir eve taşınıyorlardı. İrıs ve ben bu duruma üzülmüştük ama sık sık bizi ziyarete geliyordu. Geldiği her ziyarette ona karşı bir mutluluk hissediyordum. O zamanlar çocuk aklıyla hiç çekinmeden direkt ambar'a onu sevdiğini söylüyordum. Bu böyle devam etti. Ardından bende taşınmak zorunda kaldım. Ambar'a bunu söylediğimde üzülmüştü ve arkadaşlığımız dağılacak sanmıştık ama yanılmışız yıllar sonra aynı liseye denk geldik. Ben ambar'a olan aşkımı itiraf ettim. İlk başta şok geçirse de kabul etmişti. O zamanlar 15 yaşındaydık. Ve 3 sene kadar biz sevgili kaldık. Sonra 18 yaşımıza gelince evlenme hayalleri bile kurduk. İkimiz ailenizden izin alıp piknik yapmaya gidecektik ve o gün Ambar benden gitti. Evren onu elimden aldı. Ama ben ona çok aşıktım. Pikniğe gittiğimiz gün kaza oldu ve araba ambarın oturduğu kısımdan çarptığı için Ambar daha çok yaralandı. Hastenye vardığında doktorlar yaşama ihtimalinin düşük olduğunu söylüyordu ama şans gibi bir şey oldu ve yaşama şansı arttı. Ama hafızasını kaybettiğini öğrendik. Ambarın ailesi beni suçlu olarak görüyordu ve o günden beri ailesi benim Ambar ile görüşmemi yasaklamıştı. Bu olayı Liam da biliyordu ama ona rağmen sevdiğim kızı elimden aldı. Ambar ona göre de güzel biri olabilir. Ben mi fazla abartıyorum? Bazen bunu düşündüm ama Liam'a bu konuyu anlattığımda bana ikinizin tekrar sevgili olması için ne pahasına olursa olsun ikinizi yine eskisi gibi yapacağım demişti. Ama Liam da Ambarın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordu. Tek sorun buydu veya değildi. O zamandan bu zamana kadar ambarı artık sokaklarda görür oldum hatta onu kaçıracak kadar gözüm döndü. Ve vazgeçemiyorum ben çok iyi, eğlenceli,tatlı bir kız. Ve galiba kaybeden ben olacaktım. Ama sevdiğim kız için uğraşıcaktım ama eğer beni cidden sevmeyi bıraktıysa bilemem. O beni unuttu,ben onu unutamadım. Eğer ambarın aşkı buysa beni hiç sevmemiş ama hak veriyorum. Ben olsam onun olduğu yerde ben bile ailemi hatırlamakta zorluk çekiyordum onu nasıl hatırlayayım.
Ambar'ın ağzından;
Okula yani liseye gittiğim zamanları hatırlıyorum. Kai ile aynı sınıftaydık. O zamanlar daha kai'nin bana karşı hisler beslediğini bilmiyorum tabi. Onu defterine birşeyler çizerken gördüm. Yanına gittiğimde resmi göstermemek için çok uğraştı. Ben daha çok zorladılça o göstermemek için uğraştı. En sonunda dayanamadı ve resmi gösterdi resmi çok iyiydi. Beni çizmişti resmi bana hediye edeceğini söylemiş o yüzden beni çizdiğini söylemişti. Ama bilmediğim bir şey var ki Kai bana takıntılı aşıkmış. Bunu evine proje yapmaya gittiğimde gördüm. Kai lavaboya gitmişti. Bende fırsat bilerek onun odasına girdim. Odanın köşesinde bir pano vardı. Bunu daha yakından incelediğimde benim resimlerimle dolu alan ve okul mezuniyeti,tören gibi yerlerde çekilen fotoğraflarım vardı. Ve kırmızı iple kalp yapmıştı fotoğraflarımın etrafına. Bunları görünce şoka uğramış bir şekilde öyle kalakaldım. Tam kapıya yönelmiş gidecekken. Kai konuşmaya başladı.
Gördün demek. Ama odam müsait de olmayabilirdi!
Olabilirdi ama ben direkt buraya baktım dikkatimi çekti. Aslında kalem aramaya gelmiştim. Ama odaları karıştırmışım çalışma odan yan taraftaymış.
Kai gülümseyerek benim anlattığımı dinlemeye başladı. Benim konuşmam bitince elimden tuttu ve odasından dışarı çıkardı. Korkmaya başlamıştım ama bana çalışma odasının yerini gösterecekmiş meğer. O günü asla unutmuyorum. İnsan utanır mesela ben olsam crush'ım böyle ona olan köşemi görse kötü olurdu. Peki gerçekten ben herşeyi nasıl unutmuştum. Cidden kai'nin hayalindeki kızlardanmıydım? Kai ile ben eskiden sevgiliysek ben neden onu unutmuştum? Onu unutacak kadar nasıl bir kaza geçirmiştim? Liam'ın gerçek yüzü neydi? Beni gerçekten sevmiş miydi? Bu kadar soruya nasıl yüzleşecektim? Gerçeklik algımı kaybetmiştim sanki. Şu anda gündemdeki tek soru ben nasıl herşeyi unutmuştum nasıl olmuştu? Bunları sadece tek biri söylerdi. Ama onu nasıl bulacaktım? Evini nasıl bulacaktım, nerede, ne yapıyor? Hemen yatağımın altını açıp lise fotoğraflarımı aramaya başladım ırıs illaki biliyordur. Kızı bulursam gerisi sorun değil. Yaklaşık 20 dakika kadar aradıktan sonra bir tane fotoğraf buldum. Bu kriz beni lisenin ilk başında zorbalamıştı ama sonra özür dilemişti ve arkadaş olmuştuk. Bu kızın yüzü çok tanıdık geldi bana. Hatta yakınından biriymiş gibi. Mor elbise,aralara eklenmiş mor saç. Yok o kişi benim arkadaşım ırıs'ten bile sevdiğim kızmıydı? Yoksa o hayır o olamaz. Dikkatli bak Ambar dikkatli. Hayır oydu daha da dikkatli bakınca anlaşılıyordu. Yüz hattı ,saçları,rengi. Ben bunu nasıl fark edemedim. İlk tanıştığımızda nasıl anlamadım. Hemen bulmalıyım ve geçmişim hakkında birşeyler öğrenmeliyim yoksa sorular susmayacak.
