Bölümler 9Şu an: BÖLÜM 9 — SARI LACİVERT FORMAYA DOĞRU
- 1 1. BÖLÜM: İlk Hayal1.416 kelime
- 2 2. BÖLÜM: İlk Adım2.055 kelime
- 3 3. BÖLÜM Sarı Lacivert Hayal1.720 kelime
- 4 BÖLÜM 4 — İLK SINAV1.844 kelime
- 5 BÖLÜM 5 — YENİ BİR KAPI2.381 kelime
- 6 BÖLÜM 6 — DAHA BÜYÜK BİR HAYAL1.823 kelime
- 7 Bölüm 7 — İlk Büyük Fırsat1.547 kelime
- 8 BÖLÜM 8 — SON DÜDÜĞE KADAR976 kelime
- 9 BÖLÜM 9 — SARI LACİVERT FORMAYA DOĞRU1.415 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Büyük Sabah
Emirhan o gece neredeyse hiç uyuyamamıştı.
Yatağında bir sağa, bir sola dönüyordu. Aklında sürekli aynı düşünce vardı:
Yarın Fenerbahçe altyapısında antrenmana çıkacaktı.
Yıllardır hayalini kurduğu takımın sahasına girecekti.
Sabah alarm çalmadan uyandı. Hemen yatağından kalktı ve çantasını hazırlamaya başladı.
Eldivenleri...
Kramponları...
Kaleci forması...
Her şey hazırdı.
Kapının önünde Meryem belirdi.
— Yine erkencisin.
Emirhan gülümsedi.
— Bugün geç kalamam.
— Heyecanlı mısın?
— Hem de çok.
Meryem kardeşinin çantasına baktı.
— Eldivenlerin yanında mı?
— Evet.
— Kramponların?
— Evet.
— Peki özgüvenin?
Emirhan güldü.
— O da yanımda.
Meryem ona sarıldı.
— O zaman başarılar, kaleci!
— Teşekkürler, doktor!
Fenerbahçe Tesislerinde
Emirhan, Hakan Hoca'yla birlikte tesislere geldiğinde etrafına hayranlıkla baktı.
Bakımlı sahalar, antrenman alanları, soyunma odaları...
Her yer ona hayallerini hatırlatıyordu.
Bir süre sonra Hakan Hoca yanına geldi.
— Nasıl, heyecanlandın mı?
— Biraz hocam.
— Burada senden daha tecrübeli oyuncular olacak. Bazıları senden güçlü, bazıları senden hızlı olabilir.
Emirhan dikkatle dinliyordu.
— Ama unutma, buraya başkası gibi davranmaya değil, kendi oyununu göstermeye geldin.
— Anladım hocam.
Tam o sırada antrenörlerden biri yanlarına geldi.
— Emirhan sen misin?
— Evet hocam.
— Hoş geldin. Bugün seni yakından izleyeceğiz.
Emirhan başını salladı.
— Teşekkür ederim hocam.
Antrenör, kalecilerin bulunduğu bölümü gösterdi.
— Diğer arkadaşlarınla tanışabilirsin.
Emirhan sahaya doğru yürüdü.
Orada dört kaleci daha vardı.
İçlerinden biri uzun boylu, kendinden emin görünüyordu.
Emirhan'a baktı.
— Yeni gelen sen misin?
— Evet. Ben Emirhan.
— Ben de Yiğit.
Yiğit elini uzattı.
— Umarım iyi kalecisindir. Çünkü burada işin kolay olmayacak.
Emirhan elini sıktı.
— Ben de kolay olacağını düşünmüyorum.
Yiğit hafifçe gülümsedi.
— Göreceğiz.
İlk Sınav
Antrenman başladı.
Önce ısınma hareketleri yapıldı. Ardından kaleciler sırayla şutlara karşı kaleye geçti.
İlk sırada Yiğit vardı.
Antrenör sert bir şut çekti.
Yiğit topu rahatça kurtardı.
İkinci şutta da başarılı oldu.
Sıra Emirhan'a geldi.
Kaleye geçti.
Antrenör topu ayağının önüne koydu.
— Hazır mısın?
— Hazırım hocam.
İlk şut sağ köşeye geldi.
Emirhan uzandı ama topu tutamadı.
İkinci şut sol köşeye geldi.
Bu kez topu kontrol etti.
Üçüncü şut çok sertti.
Emirhan topu yumruklayarak uzaklaştırdı.
Antrenör başını salladı.
— Güzel. Ama pozisyon almana dikkat et.
— Tamam hocam.
Antrenman ilerledikçe şutlar zorlaştı.
Emirhan birkaç topu kurtardı, birkaçında ise başarısız oldu.
Bir ara Yiğit yanına yaklaştı.
— Biraz zorlanıyorsun galiba.
Emirhan eldivenlerini düzeltti.
— Daha yeni başladık.
Yiğit güldü.
— Öyle olsun.
Unutulmaz Kurtarış
Antrenmanın son bölümünde kalecilere özel bir çalışma yaptırıldı.
Oyuncular ceza sahasının farklı noktalarından şut çekecekti.
Emirhan kaleye geçti.
İlk şut geldi.
Kurtardı.
İkinci şut geldi.
Topu kornere çeldi.
Üçüncü oyuncu topu önüne aldı.
Emirhan onun vücut hareketlerini dikkatle izledi.
Oyuncu sağ ayağını geriye çekti.
Emirhan sağa doğru hamle yaptı.
Ama oyuncu topu sol köşeye gönderdi.
Emirhan son anda yön değiştirdi.
Bütün gücüyle uzandı.
Parmaklarının ucuyla topa dokundu.
Top direkten döndü.
Sahadaki herkes bir an durdu.
Antrenörlerden biri yanındaki diğer antrenöre bir şey söyledi ve not defterine yazdı.
Emirhan ayağa kalktı.
Kalbi hızlı atıyordu.
Ama bu kez kendinden emindi.
Antrenman Sonrası
Antrenman bittiğinde kaleciler saha kenarında toplandı.
Antrenör hepsine tek tek baktı.
— Bugün hepinizden farklı şeyler gördüm. Bazılarınızın refleksleri iyi, bazılarınızın ayakları güçlü. Ama kalecilik sadece bunlardan ibaret değil.
Sonra Emirhan'a baktı.
— Senin mücadeleci bir yapın var. Bunu kaybetme.
Emirhan başını salladı.
— Teşekkür ederim hocam.
Yiğit yanına geldi.
— Fena değildin.
Emirhan gülümsedi.
— Sen de iyiydin.
Yiğit elini uzattı.
— Bir dahaki antrenmanda görüşürüz.
Emirhan elini sıktı.
— Görüşürüz.
Hakan Hoca kapının önünde onu bekliyordu.
— Nasıl geçti?
Emirhan derin bir nefes aldı.
— Çok zordu hocam. Ama çok güzeldi.
Hakan Hoca gülümsedi.
— Peki, tekrar gelmek ister misin?
Emirhan hiç düşünmeden cevap verdi.
— Hem de çok!
Bir Mesaj
Eve döner dönmez Emirhan telefonunu çıkardı.
Meryem'e mesaj yazdı:
“Bugün hayatımın en güzel antrenmanlarından birini yaptım.”
Meryem hemen cevap verdi:
“Peki, doktorunun tavsiyesine uyup dinlendin mi?”
Emirhan güldü.
“Birazdan dinleneceğim.”
Meryem bir mesaj daha gönderdi:
“Sen bugün hayaline bir adım yaklaştın. Ben de kendi hayalim için çalışmaya devam ediyorum.”
Emirhan telefonu eline aldı ve cevap yazdı:
“Bir gün aynı takımda olacağız. Söz.”
Telefonu bıraktı.
O sırada aklında antrenörün sözleri vardı:
“Senin mücadeleci bir yapın var. Bunu kaybetme.”
Emirhan henüz Fenerbahçe'nin kalecisi değildi.
Ama artık sarı-lacivertli hayaline uzaktan bakan bir çocuk da değildi.
O hayalin kapısındaydı.
Ve kapının ardında onu bekleyen çok daha büyük sınavlar vardı.
Ertesi sabah Emirhan uyandığında ilk işi telefonuna bakmak oldu.
Fenerbahçe'deki antrenmandan henüz bir haber yoktu.
Kendi kendine söylendi:
— Acaba tekrar çağıracaklar mı?
Kahvaltı masasında Meryem onu düşünceli görünce sordu:
— Ne oldu? Yine antrenmanı mı düşünüyorsun?
— Sence beni tekrar çağırırlar mı?
Meryem gülümsedi.
— Çağırsalar da çağırmasalar da çalışmaya devam edeceksin, değil mi?
— Edeceğim.
— O zaman sorun yok.
Tam o sırada Emirhan'ın telefonu titredi.
Hakan Hoca'dan mesaj gelmişti.
“Emirhan, yarın saat 10.00'da tekrar tesislerde olmanı istiyorlar. İkinci antrenmana çağrıldın. Hazırlıklı ol.”
Emirhan mesajı iki kez okudu.
— MERYEM!
— Ne oldu?
— TEKRAR ÇAĞIRDILAR!
Meryem sevinçle ayağa kalktı.
— Biliyordum!
Emirhan'ın yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Ama bu kez heyecanının yanında başka bir duygu daha vardı.
Sorumluluk.
Çünkü ikinci antrenman, ilkinden daha önemli olacaktı.
Rakipler Güçleniyor
Ertesi gün Emirhan tesislere geldiğinde Yiğit'i yeniden gördü.
Yiğit gülümseyerek yanına yaklaştı.
— Bakıyorum, yine gelmişsin.
— Evet. Sen de buradasın.
— Bu sefer daha zor olacakmış.
Emirhan şaşırdı.
— Nereden biliyorsun?
— Antrenör söyledi. Bugün maç yapacağız. Kalecileri de sırayla deneyeceklermiş.
Emirhan'ın heyecanı arttı.
Gerçek bir maçta kendisini gösterecekti.
Bir süre sonra antrenör bütün oyuncuları topladı.
— Bugün iki takım oluşturacağız. Kaleciler sırayla görev alacak. Sadece kurtarışlarınıza değil, savunmayı nasıl yönettiğinize ve ayaklarınızı nasıl kullandığınıza da bakacağız.
Emirhan dikkatle dinledi.
Takımlar oluşturuldu.
Yiğit karşı takımdaydı.
Emirhan ise kendi takımının kalesini koruyacaktı.
Hakem düdüğünü çaldı.
Maç başladı.
Zor Dakikalar
İlk dakikalarda Emirhan takımını iyi yönlendirdi.
— Sağını kapat!
— Adamını kaçırma!
— Arkana bak!
Ancak rakip takım oldukça güçlüydü.
Yiğit'in takım arkadaşları hızlı paslarla ceza sahasına yaklaşıyordu.
Bir pozisyonda Yiğit topu aldı.
Emirhan onu görünce dikkat kesildi.
Yiğit ceza sahasının dışından sert bir şut çekti.
Top köşeye gidiyordu.
Emirhan uzandı.
Ama yetişemedi.
Gol!
Yiğit uzaktan gülümsedi.
— Güzel şuttu, değil mi?
Emirhan topu ağlardan çıkardı.
— Bir dahakine kurtaracağım.
Oyun devam etti.
Birkaç dakika sonra Yiğit yeniden topla buluştu. Bu kez kaleciyle karşı karşıya kalmıştı.
Emirhan öne çıktı.
Yiğit sağa bakıp sola vurdu.
Emirhan hareketini son anda fark etti.
Kendini yere bıraktı ve topu ayağıyla çıkardı.
— İşte bu! diye bağırdı.
Yiğit şaşkınlıkla ona baktı.
— Güzel kurtarış!
Emirhan gülümsedi.
Bu kez kazanan kendisiydi.
Son Pozisyon
Maçın bitmesine birkaç dakika kalmıştı.
Skor 2-1'di.
Emirhan'ın takımı gerideydi.
Rakip takım hızlı bir atak geliştirdi.
Bir oyuncu sağ kanattan ceza sahasına girdi ve ortasını yaptı.
Top havalandı.
Rakip forvet kafayı vurdu.
Emirhan bütün gücüyle sıçradı.
Topa iki eliyle dokundu.
Top üst direğe çarparak geri döndü.
Savunma oyuncusu topu uzaklaştırdı.
Antrenör düdüğü çaldı.
Maç sona ermişti.
Emirhan nefes nefese kalmıştı.
Ama yüzünde bir gülümseme vardı.
Antrenör yanına geldi.
— Emirhan, bugün senden memnun kaldım.
— Teşekkür ederim hocam.
— Özellikle son kurtarışın çok iyiydi. Ama savunmayı daha fazla yönlendirmelisin. Kaleci, takımın gözüdür. Her şeyi görmeli ve arkadaşlarına anlatmalı.
— Daha çok çalışacağım hocam.
Antrenör başını salladı.
— Bunu görmek istiyorum.
Beklenen Haber
Antrenman bittikten sonra bütün kaleciler soyunma odasına geçti.
Antrenör kapıda belirdi.
— Çocuklar, bir dakika.
Herkes sustu.
— Bugün sizleri değerlendirdik. Önümüzdeki aşamaya geçecek oyuncuları belirledik.
Emirhan'ın kalbi hızlandı.
Antrenör elindeki kâğıda baktı.
İsimleri okumaya başladı.
— Yiğit...
Yiğit öne çıktı.
— Emirhan...
Emirhan birkaç saniye hareket edemedi.
— Emirhan, sen de gel.
Emirhan'ın yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.
— Teşekkür ederim hocam!
Antrenör devam etti:
— Önümüzdeki hafta bir değerlendirme maçına çıkacaksınız. Bu maçtan sonra son karar verilecek.
Emirhan'ın sevinci daha da büyüdü.
Henüz seçilmemişti.
Ama son aşamaya kalmıştı.
İki Kardeş, Tek Hayal
Emirhan eve döndüğünde Meryem kapıda onu bekliyordu.
— Söyle bakalım, nasıl geçti?
Emirhan çantasını yere bıraktı.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra gülümsedi.
— Meryem...
— Efendim?
— Son aşamaya kaldım!
Meryem sevinçle bağırdı.
— NE?!
Emirhan gülerek devam etti:
— Önümüzdeki hafta değerlendirme maçı var. Orada da iyi oynarsam...
Meryem cümlesini tamamladı:
— Fenerbahçe altyapısına seçilebilirsin!
İkisi birbirine sarıldı.
Meryem'in gözleri dolmuştu.
— Seninle gurur duyuyorum.
Emirhan da duygulanmıştı.
— Daha bitmedi.
— Biliyorum. Ama buraya kadar gelmen bile çok büyük bir şey.
O gece Emirhan odasına geçti.
Kalecilik defterini açtı.
Meryem'in yıllar önce yazdığı notlar hâlâ oradaydı.
Bir sayfanın altına yeni bir cümle ekledi:
“Bugün hayalime bir adım daha yaklaştım. Ama son adımı atmadan durmayacağım.”
Defteri kapattı.
Pencereden dışarı baktı.
Önünde çok önemli bir maç vardı.
Belki de hayatını değiştirecek maç...
Ve Emirhan henüz bilmiyordu ki o maçta sadece kaleciliği değil, cesareti de sınanacaktı.
Bölüm etkileşimi
