4. bölüm · İkiz Yalanı
3. Bölüm — İlk Şüphe
Ertesi sabah İpek, gözlerini açtığında birkaç saniye nerede olduğunu hatırlayamadı.Sonra tavandaki büyük avizeyi gördü.Konağı hatırladı.Ailesini…Ve ikizini.Yatağından kalkıp aynanın karşısına geçti.Aynadaki yüzüne baktı.Dün Buse’yi gördüğünde hissettiği tuhaf duygu yeniden ortaya çıktı.Aynı yüzün başka bir hayatta büyümüş hâliydi.İpek saçlarını topladı ve odasından çıktı.Koridorda yürürken aşağıdan sesler geliyordu.Merdivenlerden indiğinde herkesin kahvaltı masasında olduğunu gördü.Candan Hanım onu fark eder etmez gülümsedi.“Günaydın, İpek.”“Günaydın.”İpek masaya oturdu.Cihangir telefonundan bir şeyler okuyordu. Emir sessizce kahvesini içiyor, Kaan ise önündeki gazeteye bakıyordu.Demir’in gözleri İpek’e çevrildi.“Alışabildin mi?”İpek ne diyeceğini bilemedi.“Biraz.”Kerem gülümsedi.“Merak etme. Bu evde herkes ilk başta yabancı hissediyor.”Kaan ona baktı.
“Sen hâlâ yabancı hissediyorsun.”Kerem omuz silkti.“Ben zaten kendime bile yabancıyım.”İpek istemsizce güldü.Masadaki gerginlik birkaç saniyeliğine dağıldı.Fakat Buse sessizce İpek’i izliyordu.Tam o sırada Selim Bey masaya oturdu.“Bugün hastaneye gideceğiz.”İpek şaşkınlıkla ona baktı.“Hastaneye mi?”Emir araya girdi.“Bazı kontroller yapılacak.”İpek’in yüzündeki ifade değişti.“Ben hasta değilim.”“Biliyorum,” dedi Emir sakin bir şekilde. “Sadece genel bir kontrol.
”Buse’nin eli çatalın üzerinde durdu.Nevin Hanım bunu fark etti.“Bunun nesi kötü?”İpek başını salladı.“Bir şey yok.”Fakat içindeki huzursuzluk giderek büyüyordu.Birkaç saat sonra hastaneye geldiler.Emir bütün işlemlerle ilgileniyordu.İpek kan verdikten sonra koridorda beklemeye başladı.Buse de yanındaydı.“Çok korkuyorsun,” dedi Buse.İpek ona baktı.“Kan vermekten korkmuyorum.”“Öyle mi?”“Evet.”Buse gülümsedi.“İyi.”Ama o sırada Emir elindeki dosyayla yanlarına geldi.Buse’nin yüzü bir anda gerildi.“Sonuçlar çıktı mı?” diye sordu.Emir kaşlarını çattı.“Henüz değil.”“Ne zaman çıkar?”“Buse, neden bu kadar merak ediyorsun?”Buse bir an duraksadı.“İpek benim ikizim. Merak etmem normal.”Emir cevap vermedi.Sadece Buse’ye dikkatlice baktı.İpek ise hiçbir şey anlamamıştı.Akşam konağa döndüklerinde herkes kendi odasına çekildi.Aras ise odasına gitmek yerine koridorda kaldı.Dün gece duyduğu konuşmayı unutamıyordu.“Kimse hiçbir şey öğrenmemeli.”Bu cümle kafasından çıkmıyordu.Buse’nin odasının kapısının kapandığını görünce sessizce koridorun sonuna ilerledi.Tam dönecekken yerde küçük bir kâğıt fark etti.Eğilip aldı.Kâğıdın üzerinde hastanenin adı vardı.Ve altında birkaç tıbbi terim…Aras hiçbir şey anlamadı.Ama kâğıdın üzerinde bir isim dikkatini çekti.İpek.Aras’ın kalbi hızlandı.Kâğıdı cebine koydu.Tam o sırada arkasından bir ses geldi.“Aras?”Aras hızla döndü.İpek karşısında duruyordu.“Burada ne yapıyorsun?”Aras birkaç saniye düşündü.“Hiç.”İpek şüpheli bir şekilde baktı.“Bir şey mi oldu?”“Hayır.”Aras yürümeye başladı.İpek arkasından baktı.“Aras.”Aras durdu.“Efendim?”“Bana söylemek istediğin bir şey varsa söyleyebilirsin.”Aras birkaç saniye sustu.Sonra başını salladı.“Henüz değil.”İpek’in kaşları çatıldı.“Ne demek henüz değil?”Aras cevap vermeden odasına gitti.İpek koridorda tek başına kaldı.O gece ise Aras, odasının kapısını kilitledi.Cebinden kâğıdı çıkardı.Tekrar tekrar okudu.Sonra telefonundan hastanenin ismini arattı.Gördüğü sonuçlar karşısında gözleri büyüdü.
“Bu sadece normal bir kontrol değil…”Aras’ın aklına Buse’nin sözleri geldi.“Onun burada olması gerekiyor.”İlk kez korkmuştu.Çünkü İpek’in bu eve neden getirildiğini öğrenmeye çok yaklaşmıştı.Ve Buse’nin sakladığı sırrın, İpek’in hayatıyla ilgili olduğunu artık anlamıştı.
