19. bölüm · İkiz Yalanı

18. Bölüm — Buse’nin Son Yalanı

Gül Cos

Salondaki herkes Buse’nin etrafında toplanmıştı.Buse, yıllar sonra yeniden aileye dönmüş ve İpek’in geçmişiyle ilgili önemli bir bilgi bildiğini söylemişti.“İpek’in yıllar önce neden sizden uzaklaştırıldığını biliyorum.”Selim Bey sertçe baktı.“Ne biliyorsun?”Buse derin bir nefes aldı.“Babam İpek’i göndermek zorunda kaldı çünkü onun yüzünden aile mirası tehlikeye girecekti.”İpek şaşkınlıkla ona baktı.“Benim yüzümden mi?”“Evet.”Buse sözlerine devam etti.“Babamın bana yıllar önce anlattığı şey buydu.”Fakat Kaan’ın yüzündeki ifade değişmedi.“Buse.”Buse ona döndü.“Ne?”“Yalan söylüyorsun.”Buse’nin yüzü düştü.“Hayır.”Kaan telefonunu çıkardı.“Daha beş dakika önce söylediğin şeyle ilgili kayıtları kontrol ettim.”Buse sustu.Kaan devam etti:“İpek’in mirasla ilgili hiçbir zaman böyle bir durumu olmadı.”Emir de elindeki dosyayı açtı.“Üstelik Selim Bey’in o tarihte imzaladığı belgelerde İpek’in miras hakkı açıkça belirtilmiş.”Cihangir Buse’ye sertçe baktı.“Yani yine yalan söyledin.”Buse panikledi.“Ben sadece…”İpek başını salladı.“Yeter Buse.”Buse ona baktı.“İpek…”“Yıllar geçti. Hâlâ aynı şeyi yapıyorsun.”Buse’nin gözleri doldu.“Ben korktum.”Kaan sertçe:“Gerçeği söylemek yerine yine yalan söyledin.”Selim Bey ayağa kalktı.Bu kez yüzünde hiçbir merhamet yoktu.“Buse, sana yıllar önce bir şans verdim.”Buse ağlamaya başladı.“Baba, lütfen.”Selim Bey başını salladı.“Artık yeter.”Cihangir şaşkınlıkla babasına baktı.“Ne yapacaksın?”Selim Bey masanın üzerindeki dosyayı aldı.“Buse’yi aile mirasından men ediyorum.”Buse’nin yüzü bembeyaz oldu.“Ne?”Selim Bey kararlıydı.“Bugünden itibaren benim mal varlığım üzerinde hiçbir miras hakkın olmayacak.”“Baba, bunu yapamazsın!”“Yapacağım.”Buse ağlayarak:“Ben senin kızınım!”Selim Bey’in sesi sertleşti.“İpek de benim kızımdı. Sen bunu yıllarca unutmuş olabilirsin. Ben artık unutmayacağım.”Buse yere çöktü.“Lütfen…”Selim Bey arkasını döndü.“Bu son yalanındı Buse.”İpek sessizce Buse’ye baktı.İçinde ne öfke ne de sevinç vardı.Sadece büyük bir yorgunluk vardı.Çünkü İpek artık biliyordu:
Buse değişmedikçe, geçmiş de peşlerini bırakmayacaktı.