3. bölüm · İkiz Yalanı
2. Bölüm — Yabancı
İpek, konağın salonunda sessizce oturuyordu.Etrafındaki her şey ona yabancıydı.Büyük koltuklar, duvarlardaki tablolar, kocaman avizeler…Ama en yabancısı, karşısında oturan insanlardı.Kendi ailesiydi.En azından kâğıt üzerinde öyleydi.Candan Hanım, İpek’in yanına oturdu.“İstersen odanı gösterebilirim.”İpek başını salladı.“Olur.”Candan ayağa kalktı.Tam merdivenlere yönelecekleri sırada Selim Bey’in sesi duyuldu.“Bir dakika.”Candan durdu.Selim Bey, İpek’e ciddi bir ifadeyle bakıyordu.“Burada kalacaksan bazı kurallara uyman gerekecek.”İpek şaşkınlıkla ona baktı.“Kurallara mı?”“Evet.”Cihangir araya girdi.“Babamın evinde herkes kurallara uyar.”İpek başını eğdi.“Tamam.”Demir koltuğa yaslanıp İpek’i süzdü.“Bu kadar kolay kabul edeceğini düşünmemiştim.”Kaan hemen kardeşine baktı.“Demir.”“Ne var?”“Daha yeni geldi.”Demir cevap vermedi.İpek onların konuşmalarını dinlerken kendisini daha da küçük hissetti.Tam o sırada Aras sessizce yanına yaklaştı.“İstersen odana götürebilirim.”İpek başını kaldırıp ona baktı.“Olur.”Aras merdivenlere yöneldi.İpek arkasından giderken ilk kez birinin kendisine gerçekten yardımcı olmak istediğini hissetti.Odaya girdiklerinde İpek olduğu yerde kaldı.Oda büyüktü.Penceresinin önünde küçük bir balkon vardı.Yatağın üzerinde yeni kıyafetler, masanın üzerinde kitaplar duruyordu.İpek şaşkınlıkla etrafa baktı.“Bunların hepsi benim mi?”Aras başını salladı.“Öyle görünüyor.”İpek yatağın kenarına oturdu.“Ben daha önce hiç böyle bir odada kalmadım.”Aras birkaç saniye sustu.Sonra kapının kenarına yaslandı.“Alışırsın.”İpek ona baktı.“Sen bana kızgın değil misin?”“Niye kızayım?”“Bilmiyorum. Diğerleri…”Aras omuz silkti.“Onlar da alışır.”İpek hafifçe gülümsedi.“Teşekkür ederim.”Aras odadan çıkmak üzereyken durdu.“Bir şey olursa bana söyle.”Kapıyı kapatıp çıktı.Koridorun diğer ucunda Buse bekliyordu.Aras’ı görünce kaşlarını çattı.“Ne yaptın odasında?”“Hiçbir şey.”“Onunla yakınlaşmana gerek yok.”Aras Buse’ye baktı.“Sen neden bu kadar rahatsız oluyorsun?”Buse’nin yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.“Çünkü onu tanımıyoruz.”“Sen tanıyorsun.”Buse cevap vermedi.Aras yanından geçip gitti.Buse arkasından bakarken ellerini sıktı.Sonra İpek’in odasına doğru yürüdü.Kapıyı çalmadan içeri girdi.İpek yatağın üzerinde oturuyordu.Buse’yi görünce doğruldu.“Bir şey mi oldu?”Buse gülümsedi.“Hayır. Sadece konuşmak istedim.”İpek sessizce ona baktı.Buse yatağın karşısındaki koltuğa oturdu.“Buraya alışman biraz zor olabilir.”“Biliyorum.”“Abilerim sana hemen güvenmeyecek.”İpek başını eğdi.“Onları suçlamıyorum.”Buse bir süre sustu.Sonra yumuşak bir sesle konuştu.“Ben sana yardım edebilirim.”İpek şaşırdı.“Gerçekten mi?”“Tabii.”Buse ayağa kalktı ve İpek’in yanına geldi.“Sonuçta ikizimsin.”İpek ilk kez içten bir şekilde gülümsedi.“Ben de bir kardeşim olduğu için mutluyum.”Buse’nin yüzündeki gülümseme birkaç saniyeliğine dondu.Çünkü İpek’in bu kadar masum olmasını beklemiyordu.“Ben de,” dedi.Ama içinden geçirdiği cümle bambaşkaydı.“Keşke sana güvenmemeyi daha çabuk öğrensen.”Buse odadan çıktığında koridorda Nevin Hanım onu bekliyordu.“Konuşabildin mi?”Buse başını salladı.“Evet.”“Şüphelendi mi?”“Hayır.”Nevin rahat bir nefes aldı.“Güzel.”Buse annesinin yüzüne baktı.“Her şey planladığımız gibi ilerleyecek.”Nevin’in sesi alçaldı.“Kimse hiçbir şey öğrenmemeli.”Buse başını salladı.“Öğrenmeyecek.”Fakat koridorun diğer ucunda biri vardı.Aras.İkisini uzaktan görmüş, söyledikleri birkaç kelimeyi duymuştu.
“Plan.”Aras’ın yüzündeki ifade değişti.Buse’nin neden İpek’in gelişinden bu kadar rahatsız olduğunu artık daha fazla merak ediyordu.Ve o gece Aras, ilk kez Buse’nin sakladığı sırrın peşine düşmeye karar verdi.
İpek, konağın salonunda sessizce oturuyordu.Etrafındaki her şey ona yabancıydı.Büyük koltuklar, duvarlardaki tablolar, kocaman avizeler…Ama en yabancısı, karşısında oturan insanlardı.Kendi ailesiydi.En azından kâğıt üzerinde öyleydi.Candan Hanım, İpek’in yanına oturdu.“İstersen odanı gösterebilirim.”İpek başını salladı.“Olur.”Candan ayağa kalktı.Tam merdivenlere yönelecekleri sırada Selim Bey’in sesi duyuldu.“Bir dakika.”Candan durdu.Selim Bey, İpek’e ciddi bir ifadeyle bakıyordu.“Burada kalacaksan bazı kurallara uyman gerekecek.”İpek şaşkınlıkla ona baktı.“Kurallara mı?”“Evet.”Cihangir araya girdi.“Babamın evinde herkes kurallara uyar.”İpek başını eğdi.“Tamam.”Demir koltuğa yaslanıp İpek’i süzdü.“Bu kadar kolay kabul edeceğini düşünmemiştim.”Kaan hemen kardeşine baktı.“Demir.”“Ne var?”“Daha yeni geldi.”Demir cevap vermedi.İpek onların konuşmalarını dinlerken kendisini daha da küçük hissetti.Tam o sırada Aras sessizce yanına yaklaştı.“İstersen odana götürebilirim.”İpek başını kaldırıp ona baktı.“Olur.”Aras merdivenlere yöneldi.İpek arkasından giderken ilk kez birinin kendisine gerçekten yardımcı olmak istediğini hissetti.Odaya girdiklerinde İpek olduğu yerde kaldı.Oda büyüktü.Penceresinin önünde küçük bir balkon vardı.Yatağın üzerinde yeni kıyafetler, masanın üzerinde kitaplar duruyordu.İpek şaşkınlıkla etrafa baktı.“Bunların hepsi benim mi?”Aras başını salladı.“Öyle görünüyor.”İpek yatağın kenarına oturdu.“Ben daha önce hiç böyle bir odada kalmadım.”Aras birkaç saniye sustu.Sonra kapının kenarına yaslandı.“Alışırsın.”İpek ona baktı.“Sen bana kızgın değil misin?”“Niye kızayım?”“Bilmiyorum. Diğerleri…”Aras omuz silkti.“Onlar da alışır.”İpek hafifçe gülümsedi.“Teşekkür ederim.”Aras odadan çıkmak üzereyken durdu.“Bir şey olursa bana söyle.”Kapıyı kapatıp çıktı.Koridorun diğer ucunda Buse bekliyordu.Aras’ı görünce kaşlarını çattı.“Ne yaptın odasında?”“Hiçbir şey.”“Onunla yakınlaşmana gerek yok.”Aras Buse’ye baktı.“Sen neden bu kadar rahatsız oluyorsun?”Buse’nin yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.“Çünkü onu tanımıyoruz.”“Sen tanıyorsun.”Buse cevap vermedi.Aras yanından geçip gitti.Buse arkasından bakarken ellerini sıktı.Sonra İpek’in odasına doğru yürüdü.Kapıyı çalmadan içeri girdi.İpek yatağın üzerinde oturuyordu.Buse’yi görünce doğruldu.“Bir şey mi oldu?”Buse gülümsedi.“Hayır. Sadece konuşmak istedim.”İpek sessizce ona baktı.Buse yatağın karşısındaki koltuğa oturdu.“Buraya alışman biraz zor olabilir.”“Biliyorum.”“Abilerim sana hemen güvenmeyecek.”İpek başını eğdi.“Onları suçlamıyorum.”Buse bir süre sustu.Sonra yumuşak bir sesle konuştu.“Ben sana yardım edebilirim.”İpek şaşırdı.“Gerçekten mi?”“Tabii.”Buse ayağa kalktı ve İpek’in yanına geldi.“Sonuçta ikizimsin.”İpek ilk kez içten bir şekilde gülümsedi.“Ben de bir kardeşim olduğu için mutluyum.”Buse’nin yüzündeki gülümseme birkaç saniyeliğine dondu.Çünkü İpek’in bu kadar masum olmasını beklemiyordu.“Ben de,” dedi.Ama içinden geçirdiği cümle bambaşkaydı.
“Keşke sana güvenmemeyi daha çabuk öğrensen.”Buse odadan çıktığında koridorda Nevin Hanım onu bekliyordu.“Konuşabildin mi?”Buse başını salladı.“Evet.”“Şüphelendi mi?”“Hayır.”Nevin rahat bir nefes aldı.“Güzel.”Buse annesinin yüzüne baktı.“Her şey planladığımız gibi ilerleyecek.”Nevin’in sesi alçaldı.“Kimse hiçbir şey öğrenmemeli.”Buse başını salladı.“Öğrenmeyecek.”Fakat koridorun diğer ucunda biri vardı.Aras.İkisini uzaktan görmüş, söyledikleri birkaç kelimeyi duymuştu.
“Plan.”Aras’ın yüzündeki ifade değişti.Buse’nin neden İpek’in gelişinden bu kadar rahatsız olduğunu artık daha fazla merak ediyordu.Ve o gece Aras, ilk kez Buse’nin sakladığı sırrın peşine düşmeye karar verdi.
