9. bölüm · İ Can't Hear

•9 Tekrar Ayrılık ~İ.C.H~

Doraliiii 🌀

Yazardan~
Sarılmalarından sonra Hyunjin geriye çekildi ve Felix'in yüzüne baktı... Onun yüzünü gerçekten çok özlemişti. Her gece rüyalarına giren, hiç bir zaman kafasından çıkmayan çocuk şuan karşısında ona sarılıyordu. Bu zamanı fırsata çevirmek tabii ki de onun hakkıydı değil mi?

H: Uzansana.
F: Böyle iyiydi.
H: Bir şeyler denemek ister misin?
F: Ne gibi şeyler?
H: Deneyince görürsün, uzan hadi.

Felix uzatmadan Hyunjin'i dinledi ve yatağa uzandı, Hyunjin sırıtarak yataktan kalktı ve çekmeceyi karıştırmaya başladı. Eline bir kelepçe aldığında çekmeceyi kapatıp Felix'in üstüne doğru çıktı. Felix anlamaz aynı zamanda da korkmuş gözlerle Hyunjin'e bakıyordu.

F: Özlenmiş günlerin acısını çıkarmayacaksın değil mi?
H: Bilmem, çıkarayım mı?

Oda bir anda sessizleşti, bu sessizliği bozan ses Felix'in korkuyla yutkunması oldu. Hyunjin yüzündeki gülümsemeyi bozmadan Felix'in bileklerini tuttu ve kelepçeyi taktı. Felix'in ellerini yatağın başlığına dayadı. Felix daha başlamadan heyecandan nefes nefese kalmıştı.

Hyunjin önce boynunu öptü sonra biraz daha yukarısına çıkıp emmeye başladı, amacı hassas noktasını bulmak mıydı yoksa Felix'in kendisine ait olduğuna dair bir iz mi koymak istiyordu?

Felix'in hassas noktasını bulmuş olacak ki küçük ama net bir inleme sesi duyuldu. Hyunjin bundan daha da çok etkilenerek boynundan çekilip yüzüne yaklaştı. Dudaklarının arasından en fazla 5 cm vardı. Felix'in dudağını kaptı, o da anında karşılık verdi.

Birlikte zaman geçiremedikleri o ayların hem özlemi vardı hemde kavuşmanın mutluluğu. Felix, kendi zorbasına aşık olmayı kabullenememişken şuan onun altındaydı. Artık hangi duyguyu hissettiğini, kime aşık olduğunu çok iyi biliyordu.

Hyunjin dudağını bırakıp geri çekildi, önce kendi tişörtünü çıkardı sonra Felix'in tişörtünü yırtıp attı. Ellerini Felix'in bedeninde gezdirirken yavaş yavaş pantolonuna doğru ilerledi.

F: Hyunjin, dur buna hazır değilim...
H: Emin misin?
F: Evet..

Hyunjin Felix'in canını yakmak istemediği için yapacağı şeyden vazgeçti ama bu tabiiki ilk ve son defa vazgeçişi olacaktı..

Denedikleri küçük oyun bittiğinde birlikte yatağa yattılar, Hyunjin kolunu Felix'in beline dolamış bir şekilde yatıyordu. Ancak bu huzurlu an evin giriş kapısının tekmelenerek kırılmasıyla bozuldu.

F: Noluyor? Hyunjin..
H: Sakin ol sakın dışarıya çıkma.
F: Bende gelicem.
H: Felix, eğer dışarıya çıkarsan yeminime olsun seni 5 saat boyunca aralıksız sikerim.
F: Peki o zaman gelmicem.

Hyunjin dolaptan bulduğu rastgele bir tişörtü hızlı bir şekilde üstüne geçirip kapıdan dışarıya çıktı. Felix de onun arkasından gelicekti tabii ki. O da hemen üstünü giyinip Hyunjin'in arkasından gitti. Gittiğine pişman olucak ki hayatında görmek istediği son durumu aynı zamanda da hayatını değiştirecek olan bu görüntüyü canlı canlı izledi. Polisler Hyunjin'i dizlerinin üstüne oturtmuş ters kelepçe takıyorlardı. Felix şok olmuş halde koşarak yanlarına gitti.

F: Durun onu nereye götürüyorsunuz.
P: Katilin bizimle gelmesi gerek. İşimize engel olursan senide alırız.
F: Ne? Ne katili, Hyunjin değildir o karıştırmışsınız... Değil mi Hyunjin?
H: ...
F: Bir şeyler desene Hyunjin. Onlara sen olmadığını söylesene. Masum olduğunu söylesene.
H: ...
F: Yaptın mı bunu?
H: Yaptım....
F: Yalan söylüyorsun buda küçük bir şaka değil mi?
P: Yürü.
F: HYUNJİN.. SEN KATİL DEĞİLSİN.
H: Ben katilim Felix..
F: Hayır hayır yalancısın, nolur götürmeyin durun lütfen yalvarırım bırakın... Nolur, Hyunjin...

Felix'in yanaklarından gözyaşları dökülmeye başladı.. Hyunjin ise sadece kafasını eğip götürüleceği arabaya doğru ilerletildi. Daha demin birlikte sarmaş dolaş yatarken şimdi belkide bir daha görüşmemek üzere ayrılıyorlardı. Felix çaresizce Hyunjin'in arkasından bakakaldı. Polisler Hyunjin'i arabaya bindirip götürdüler, Felix sadece olduğu yere çöküp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Yapabileceği hiçbir şey yoktu, onu aramalarını bekliyecekti.

F: O katil değil..
Yalan söylüyorlar..
Karıştırmışlardır, Hyunjin değildir o..
Ya hiç çıkmazsa...

Felix eve girdi ve koltuğa oturup beklemeye başladı. Önündeki sehpada telefonu duruyordu, tek istediği Hyunjin'in hapis cezası yememesiydi. Telefonu çalınca direkt açtı.

F: Alo?
P: Merhabalar, Lee Felix ile mi görüşüyorum?
F: Evet benim.
P: Dıtdıt karakoluna gelmeniz gerekiyor beyfendi.
F: Hemen geliyorum.

Telefonu kapatıp evden çıktı. Bir taksi çağırıp oraya gitti. İçeriye girdiğinde bir polis yanına geldi.

P: Lee Felix siz misiniz?
F: Evet, evet benim.
P: Şöyle geçin sizi Hwang Hyunjin ile son kez görüştüreceğiz.
F: Son kez mi? ...

Hyunjin daha yeni gelmişti buraya ve şimdiden Felix ile görüşecek ama bu ilk ve son görüşleri mi olacaktı? Peki ya bunu kaldırabilirler miydi? Yoksa Hyunjin gerçek katil değil miydi?