1. bölüm · İ Can't Hear
•1 Kırık Kol yada Kalp?~İCH~
Ben, Lee Felix. Doğuştan işitme sorunun var bu yüzden duyamıyorum. İnsanların beni anlayışla karşılayıp iyi geçinmeye çalışacağını sanıyorsanız... Yanılıyorsunuz.
Okula gitmek için hazırlandım evden çıkarken anneme sarıldım ve çıktım.
Okula geldiğimde direkt sınıfa çıktım. Sırama oturdum ve çantamdan eşyalarımı çıkartıp sıraya yerleştirdim. Herkesin gözü üstümdeydi, ne vardı bende.. sadece engelli birisiyim o kadar ama onlar beni ezik gibi görüyordu.
Öğle arası zili çalınca çantamdan yeni kitabımı çıkarttım ve yemekhaneye indim.
En sessiz ve en köşede olan bir masa buldum. Kitabımı oraya bırakıp yemek almak için sıraya girdim. Yemeğimi alıp masama oturdum.
Bir kaç lokma alıp bıraktım zaten çok acıkmamıştım bu yüzden az almıştım. Kitabımı açıp kaldığım yerden okumaya başladım.
Okulun basketbol takımındaki ve aynı zamanda herkesi yöneten, benim de en büyük zorbam Hyunjin yanıma geldi. Kitabımı alıp havaya kaldırdı. Ağzını oynattı, muhtemelen konuştu ama ben duyamadım. Herkes bana bakıp gülüyordu. Umursamadım çünkü alışmıştım.
Kitabını geri vermesi için işaret dilini kullanarak geri ver dedim ama anlamadı bende elimi uzattım. Gülerek kitabımı geri verdi. Şaşırtıcıydı ama minik bile oynatmadım. Bir kaç saniye sonra o şaşırtıcı olay klasik olaylara döndü yemeğimi alıp başımın üstünden döktü.
Kitabım ve kıyafetlerim kirlenmişti, göz devirip lavaboya temizlenmek için gittim. Suyu açtım ve önce saçımı sonra yüzümü temizledim. Kirlenen ceketimi çıkartıp onuda suyun altına getirip ovaladım. Tam o an kapıdan içeriye Hyunjin girdi.
Yanıma yaklaştı ve bir şeyler söyledi yine anlamadım, yakında dudak okuma eğitimi alacaktım zaten. Eliyle gömleğimin yakasındaki şeyi gösterip sorgulayıcı bir ifadeyle bana baktı neyi gösterdiğini anlamadım ve yakama baktım. Ölen babamdan kalma kolyemi gösteriyordu.
Babam ben 6 yaşındayken bir trafik kazası sonucu ölmüştü bu kolyeyi de ölmeden bir kaç gün önce ki doğum günümde almıştı. Bu yüzden onu hiç çıkarmadım. Sadece zarar görmemesi için duş alırken çıkarıyordum.
Kolyeden gözümü çekip ceketi temizlemeye devam ettim. Çünkü ne o beni anlıyor ne de ben konuşabiliryordum.
Yanıma geldi ve kolyeyi eline alıp inceledi. Hemen elini kolyemden çektim çünkü zarar verebileceğini düşündüm.
Sanırım biraz sinirlendi çünkü kafamı parmağıyla ittirdi.
Elini tekrardan kolyeme doğru ilerleyince ceketi bırakıp onu ittirdim ve kolyemi gömleğimin içine attım. Alaycı bir tavırla bana bakıp güldü sonra tekrar bana yaklaşıp sert bir tokat attı. Bana daha önce hiç vurmamıştı sadece gıcık ediyordu. Ama bugün çok sert vurmuştu. Elimle yanağımı kapattım ve dolmuş gözlerle kafamı çevirip ona baktım. Pişman olmuş gözlerle bana bakıyordu... Sinirle ve acıyla bende ona bir tokat attım sonra ceketim kitabımı alıp arkama bile bakmadan ordan uzaklaştım.
Okul çıkış zili çalınca çantamı toparlamaya başladım. Ben diğer insanlara göre biraz fazla yavaştım. Herkes çıktı ama ben daha yeni toparlanmıştım. Kapıya doğru ilerledim ama kapıda önümü Hyunjin kesti. Üstüme doğru gelmeye başladı. Göz devirip yanından kapıya ilerledim. Tam kapıdan çıktım ki beni saçımdan tutup geriye doğru çekti. Sonra beni duvara fırlattı, gözlerim yeniden doldu. Ben ayağa kalkmadan bir grup elinde sopalarla geldi. Hyunjin onlara bir şey söyledi ve gitti. İçlerinden birisi bir kağıda şöyle yazdı "o dedi ki, işini bitirin" sonra alaycı bir tavırla kağıdı buruşturup suratıma fırlattı. Korkudan ve şaşkınlıktan kocaman açılmış gözlerimle onlara baktım. Kafamı hayır anlamında iki yana salladım ama nafile, hepsi bir anda üstüme atladı. Birisi karnımı tekmeliyor biris sopayla koluma vuruyor diğeri ayağıyla bacağımı eziyordu. Hiç bir şey yapamadım sadece bitmesini bekledim ama sonra hepsi bir anda çekildi ve birisi beni yerden kaldırıp duvara yasladı. Sonra ise bir kaç kişi kolumu tuttu, ben de kaçmak için kolumu tutanlardan birisinin elini ısırdım, neredeyse kanayacaktı en sonunda birisi gözümün kenarına bir yumruk attı. Önce Hyunjin attığı tokat ile dudağımı patlattı şimdi ise bir yumruk ile gözümün kenarını morardı. Geri çekildiğimde sopayla koluma vurarak kolumu kırdılar. Acıyla bağırdım ama kendi sesini bile duymadığım için sustum çünkü bu çok utanç vericiydi. Nasıl çıktığını bile bilmediğim için ses çıkartmamam gerekirdi.
Hepsi birlikte yanımdan ayrıldı bense kırık kolumu anneme nasıl açıklıyacağımı düşünerek eve gittim. Eve geldiğimde annem önce güler yüzle bana baktı benim halimi görünce o güler yüz bir anda soldu ve yerini korkuya bıraktı.
Koşarak yanıma gelip işaret dili ile bana "ne oldu sana"diye sordu. Çevremde işaret dilini bilen tek kişi annemde bu yüzden en iyi onunla anlaşıyordum. Ah, doğru ya benim bir çevrem yada arkadaşım yok. Bende ona merdivenden çıkarken düştüğümü söyledim ama bana inanmadı. Yalan söylediğimi anlasada üstlemedi "hastaneye gidelim" dedi.
