6. bölüm · İ Can't Hear

•6 Yapılmaması Gerekenler ~İ.C.H.~

Doraliiii 🌀

Taburcu olduktan yaklaşık 3-4 gün sonra okullar tatil edildi. Aslında mutlu olmam gerekiyordu ama ben üzülüyordum. Bunun sebebi ise onu görmeyecek olmamdı, Hyunjin'i... Artık gözüme daha da çekici gelmeye başlamıştı, kafam karışmıştı, onun amacını anlayamamıştım ama her ne yapmaya çalışıyorsa başardı. İlgimi çekti. Onun satıldığı o gün, her gün o hissi düşündüm, o his o kadar iyiydi ki keşke tekrar olsa, bana tekrar sarılsa diyordum.

Bir sabah Hyunjin bana mesaj atar, heyecanla onun mesajına bakarım.

H: Ne yapıyorsun?
F: Yaptığım bir şey yok.
H: Öylece oturuyor musun?
F: Evet.
H: Birlikte dışarda takılmaya ne dersin?
F: Hava çok sıcak olmaz.
H: Benim evime gelmek ister misin?
F: Senin evin mi?
H: Evet, istersen seni evinden alayım.
F: Yo, gerek yok ben kendim gelirim.
H: Peki, konum atıyorum.
F: Tamam.

Konumu attı bende hazırlanıp evden dışarıya çıktım, bu sıcakta yürüyecek halim olmadığı için taksi çağırdım. Evinin konumunu gösterdim ve beni oraya götürdü. Ücretini ödeyip arabadan indim. Evi, çok güzeldi. Havuzu ve minik bir bahçesi. Dış kapıdan içeriye girdim, tam kapıyı çalacaktım ki benden önce davranıp o kapıyı açtı. Sırıtarak içeriye geçmem için eliyle işaret etti. Kapıdan içeriye girdim. Evini çok tatlı dizayn etmiş, acaba annesi ve babası nerde?

Elimden tutup koltuğa yürüdü. 2 koltuk vardı ve hepsini yastık ile kapatmıştı. Oturacak sadece bir alan bırakmıştı onada kendisi oturdu. "Yastıkları kaldıramazsın" dedi. Yani açık açık kucağına oturmamı istiyordu. Oturmayı çok istiyordum ama belli etmemem gerekiyordu. Etrafa bakınır gibi yaptım ve sonunda oturmaya karar verdim. Yavaş yavaş önüne geçtim ve bacaklarının arasına oturdum. Yüzüm o kadar kızardı kı görmesin diye saçlarımla yanaklarımı kapatmak istedim. Elleriyle belimi sıkıca sardı, yine oldu, nefesini boynumda hissettim. Bir kaç cm daha yaklaşsa öpecek gibiydi ama hayır, buna asla izin veremezdim. Yada verebilirmiydim?

Boynumu öptü, biraz bekledikten sonra dahada çok öptü. Dayanamadım ve ayağa kalktım, ona doğru döndüm, beynim yapma kalbim yap diyordu. Hangisini dinleyeceğimi çoktan karar vermiştim, kalbimi.. Üzerine çıktım ve ellerimi yanaklarında gezdirdim sonra ellerim yavaş yavaş boynuna doğru ilerledi ve dudağımı onun dudağına yaklaştım. Dudağım dudağına değince eliyle belimi kavradı ve dudağımı resmen içine çekti. Öpüştükçe devam edesim geliyordu ama artık bitirmem lazımdı değil mi? Hayır bu lanet şeyi sonsuza kadar yapabilirdim. Offf bırakmam gerekiyordu. Ellerimi göğsüne yerleştirip geriye çekildim. Hemen ayağa kalktım o da benim arkamdan kalktı cebinden defter kalemi çıkardı.
H: Havuza girelim mi?
F: Yanımda kıyafet getirmedim..
H: Benden alırsın.
F: Olmaz öyle.
Yüzüme baktı ve alaycı bir şekilde gülüş attı sonra elimden tutup bahçeye doğru koşturdu. Havuzun dibine kadar gelince durdu ve kucakladı. Durması için ellerimle omzuna vurdum ama işe yaramadı. Beni havuza fırlattı arkamdan da o atladı..

Suyun üstüne çıktım ve onu görünce hemen üstüne gittim. Pis pis sırıtıyordu bu sefer omzuna daha sert vurdum ama sanki demir gibiydi, işlemiyordu. Üstüme üstüme geldi ve betonla beni arasına aldı. Hiç düşünmeden dirket dudağıma yapıştı bende aynı şekilde karşılık verdim. O his o kadar iyiydi ki. Bir elimi saçlarına bir elimi ensesine koydum. O da bacaklarımı kendisine çekti ve kalçamdan tuttu. Dinlenmek için geri çekildiğimde gözüme telefonumun ışığı çarptı, Hyunjin onu kendi telefonuyla birlikte zemine koymuş ve öyle atlamış olmalıydı. Annemin mesaj atmış olabileceğini düşünüp hemen telefonu elime aldım ve evet tahminlerim doğruydu. Annem bana şöyle yazmıştı "Hemen eve gel." Bu da ne demekti şimdi...