1. bölüm · Hüma kuşu gerçek ailem

Davet

Clear NUNES

Ben gece Aksoy herşeyi rağmen dik durmayı başaran gece
herşeye rağmen
şiddete tecavüze herşeyi rağmen
şu an 17 yaşındayım ailemle yaşıyorum aile bile denmez ama laf arasında derim
annem nesrin kara
babam yavuz kara
abim Fatih kara
annem babamın şiddetlerine sessiz kalan kadın
babam abim sandığım kişi tarafından tecavüze uğradığımda bunu zevkle izleyen
Fatih’den hep korkumuşmdur tıpkı yavuzdan korkutuğum gibi onlara asla anne babam abi demem kimse dedittiremez
Bu ailede nefes almak çok zordu o kadar zordu ki bu koca villada nefes alamıyordum
tek bir nefes kaynağım vardı
baran karahan
kendisi abim öz olmasada abim kan bağı değil can bağı olduğum abim
10 yaşımda Fatih tarafından tecavüz edildikten sonra sokağa atılmıştım o gün baran 20 yaşındaydı halimi gördü ve yardım etti
ve o günden sonra herşeyimizi birbirimizle paylaştık
şu an 17 yaşında bir öğrenciyim
baran ise 27 yaşında bir Hacer aynı zamanda da yazılım mühendisliği okuyor
onu o kadar çok seviyorum ki bu sevgi dağları taşları delerdi o da beni seviyordu ve bunu her zaman belli ediyordu
baran benim ailem tek arkadaşım sığınağım limanın herşeyim
🥀
ellerimde vücudumun heryerinde morluklar vardı hepside tecavüz izleriydi
Fatih
Kork benden aslanım
aynaya o pis vücuduma baktım kırmızı saçlı çilli gir gözlü iyi bir fiziğe sahip ama vücudunun her yeri morluklarla dolu bir insandım ben
morluklarımı kapatma gereği dahi duymadan okul üniformamı giyip odamdan çıktım
merdivenleri inerken ev sessizdi
yemek odasını girince her zaman ki görüntü karşıladı beni nesrin masanın geometrisine kadar herşeyi kontrol ediyor yavuz telefonuna bakıyor Fatih de yemeğini yiyordu
Fatih benden iki yaş büyüktü 19 yaşında biri olarak nasıl utanmadan hala tecavüz etmeye çalışıyordu
ben görünce pis pis sırıttı “ ooo gece hanım “ dedi ve dudaklarını yaladı iğrenerek baktım ona
ve ondan en uzak köşeye oturdum iki-üç zeytin peynir atıştırdım ve ayağa kalkıp gidecekken
“ okul çıkışı bir yere uğramadan gel işimiz var uğraşamayız seninle” dedi nesrin
” ne işi” dedim tiz bir sesle
” bir davet eve çabuk gel hazırlanıp gideceğiz” dedi otoriter sesi ile
başımı salladım ve Akif abi eşliğinde arabayla okula geldim
okula girdiğim an telefonuma mesaj düştü
Abim(herşeyim): güzelim umarım o Fatih boku sana bir şey yapmamıştır diye umuyorum
siz: yok yapmadı abi
abim(herşeyim): diyorum ki okul çıkışı bir abi kardeş mi gezsek bugün izin günüm boştayım
Siz: ağlicama ama ya özür dilerim abi ama davetimiz var gitmek zorundayım
abim(herşeyim): bende geliyorum ve uzakdan seni izleyeceğim 😉
siz: JDLDĞSŞ abi
abim(herşeyim):söyle güzelim birtanem hayatım
siz: içimde büyüyen çok büyük bir huzursuzluk var sanki..sana sarılsam geçecek
abim(herşeyim):işlerimi bırakıp hemen. Gelmemi ister misin iyi misin peki astımın mı tuttu bak intihar falan etmeye kalkışmıyorsun demi güzelim
siz: hayır abi sadece huzursuzluk işte
abim(herşeyim):tamam abim okul çıkışı seni alıyorum hem sarılırsın abine 😉
siz: tamam
telefonu kapatıp sınıfa girdim sınıfda ne Benimle arkadaş olan vardı ne de ben onlarla arkadaş olurdum
onların derdi onlara benim derdin bana yetiyordu
sırama oturdum ders başladı fizik biyoloji derken okul bitti…
🥀
okul çıkışı dalgın dalgın yürürken duvar gibi sert birşeye çarpmam ile duraksadım ve başımı kaldırarak o kişiyi baktım
ay ben şok bayılıyorum feraye
bana tıpatıp benzeyen biri ile bakışıyorduk aynı gri göz aynı kızıllık çiller yaşı en fazla 25 vardı heybetli uzun biriydi
ilk kendine gelen ben oldum
” özür dilerim” diyerek samimice gülümsedim “ görememiştim benim hatam”
çocuk kendine geldi “sen..” dedi ama devamı gelmedi dinlemedim de zaten önüme bakıp yürüdüm
okuldan çıkınca okulun arkasında ki ağacın orada beni bekleyen baranı gördüm
koşarak ona sıkı sıkıya sarıldım “ abim” dedim “ hayatım” dedi içli içli
ayaklarım yerden kesiliyken yerle buluştum “ günün nasıl geçti aslan parçası” güldüm
“ iyiydi dersler falan artı olarak içimde ki huzursuzluk “ dedim derin bir iç çekerek
Yüzü ciddileşti “ bak o evde sana o evde yapmıyorlar değilmi “ dedi sinirle “ eğer benden bir şey saklıyorsan bozuşuruz küçük hanım” dedi ve parmağı ile burnuma vurdu
gülümsedim “ hayır abi öyle bir şey yok sen nasıl korkuttuysan sadece laf atıyorlar” dedim gülümsedi
“ hadi geç bakalım eve bırakayım seni” başımı salladım ve ön koltuğa bindim
yolculuk sessiz geçiyordu kafamı cama yasladım ve gözlerimi kapadım
olacakları bilmeden
🥀
”benden kaçabileceğini mi sandın küçük hanım” diyerek koca bir kahkaha attı yavuz
ben ne ara buraya gelmiştim
üstüme yürümeye başladı “ GELME HAYIR GELME” siye sesim çıktığı kadar bağırıyordum
” gece gece’m uyan” diyen boğuk bir ses geldi
” sen bizim kızımız değilsin gece “
” gece “ diye bir bağartı duydum
“ niye bizden korkuyorsun gece” diyen Fatih’in sesi geldi bu sefer
” gece güzelim lütfen uyan”
çığlık atarak gözlerimi açtığımda karşımda baranı gördüm nefes nefese ona sarıldım ve hıçkırarak ağlamaya başladım
“ bitsin” dedim hıçkırıklarımın arasından “ bitsin öleyimde kurtulayım” diye şiddetle ağlamaya devam ettim
nazikçe saçlarımı sevdi ve öpücükler kondurdu “ Şşş yok öyle birşey ölmek yok iyisin ben varım “ diye sakinleştirici sesi geldi abimin
🥀
bir süre sonra sakinleşmiştim nerede olduğunuza bakınca baranın arabayı yol kenarına çektiğini gördüm
benim kapım açıktı önümde diz çökmüştü ve bende ona öylece sarılmıştım
baranın elleri hala saçlarındayken geri çekildim baygın gözlerle baktım “ onları öldüreceğim” dedi dişlerinin arasından
“ iyi misin” dedi başımı evet anlamında salladım “ ağlamak iyi geldi” dedim
baran sürücü koltuğuna geçince ellerimi avucunun içine aldı “ ne olursa oldun ben hep senin yanındayım” dedi gülümseyerek
gülümsedim
araba çalıştı motor sesi sessizliği bozuyordu
arabadan indim barana öpücük attım ve eve doğru ilerledim yüzüm kıpkırmızı gözlerimle ve burnunla birlikte ve dağılmış saçlarım ile iğrenç gözüküyordum
eve girdiğimde nesrin yanıma geldi “ ne yapmaya çalışıyordun sen ha saat kaş oldu haberin varmı sesin davet başlayacak çabuk odana git ve hazırlan” dedi
boyun eğdim “ tamam” dedim Fatih’in ve yavuzum üstünde takım elbise vardı yukarı çıktım ve dikkat çekmeye siyah bir elbise giydim vücudumu tam saran elbiseydi saçımı topuz yaptım ve makyaj yapmadan aşağı indim
( elbiseyi siyah hayal edin dediğim gibi sma öyle 26 yaşında ki birimin giydiği elbiseler gibi değil anlayın siz )
” güzel olmuşsun hadi çıkalım” dedi nesrin
nesrin ve yavuz öndeki arabadan giderken Fatih ile ben arkadan gidecektik ve bu en son isteyeceğim şeydi
arabaya bindiğimizde şöför gelince yola koyulduk nereye gittiğimizi bile bilmiyordum kimin daveti olduğunu da
Bazı kişiler göre hayat güzel eğlenceli birşeydi
bana göre ise ölmek daha iyiydi 5 defa intihar etmiştim ve 5 inde de beni baran kurtarmıştı 2 defa boynuma ip geçirerek bir deha denize atlayarak 2 defa ise bileklerimi keserek ve bunun yüzünden iki bileğimde de kalınca derin izler vardı
ben bunları düşünürken bacağıma değen el ile irkildim Fatih’di “ çok güzel olmuşsun hanım kız” dedi
elini tuttum ve onun bacağına koydum “ bulaşma bana Fatih “ dedim sinirle koltukda kayarak yanıma geldi “ ama niyeymiş kardeşimsin diye bana yaklaşmıyorsan-“ dedi ama sözünü kesen benim yıkadım olmuştu
” bana bak hadsiz ben sana yaklaşacak kadar karaktersiz değilim “ dedim tokat aman hiç etkili olmamış gibi eliyle belimden tutum beni kendine çekti “ bırak” dedim debelenerek
başını boynuma gömdü onu itmeye çalışıyordum korktum panik atak geçirecektim
şöför bile birşey yapmıyordu “ BIRAK” diye bağırdım tam o sırada araba durdu ve otomatik kapı açıldı Fatih geri çekilmedi
kapı açılınca magazinciler bizi böyle görmemesi için tüm gücümle ittirdim Fatih geri çekildim kapıya baktı iki erkek bize şaşkınlıkla bakıyordu onları takmadım Fatih’e bir kez daha tokat attım gözlerim doldu ama belli etmedim
” bir kez daha bana dokunma Fatih SAKIN “ dedim ve arabadan indim
dikkatimi çeken o iki adamın hala bana bakıyor olmasıydı ikizlerdi sanırım
gözlerinde çok tuhaf birşey gördüm ama emin olamadım
hızlıca içeri girdim normalde ailecek girecektik ama takmadım magazincilerin sordukları soruları hiçe saydım ve içeri girdim
ailemin oturduğu yere geldiğimde Fatih nerede bakışları atıyorlardı bana “ geliyor” dedim fazla muhattap olmadan
masada sadece nesrin yavuz ve az önce gelen Fatih vardı Fatih bana pis pis bakarken gözlerimi kaçırdım ondan
etrafı incelerken bardağımda ki cola da bir yudum aldım
bir süre hafif şarkı ve insanlar sohbet etti derken masamıza 2 karı koca ve 6 oğul geldi
onlarla muhatap olmadım ama oğullardan ikisi az önce bana bakan kişilerdi ve birde sabah okul çıkış çarptığım adam
nesrin ile yavuz gergince adam ve karısıyla konuşurken
6 oğulun bakışları bendeydi hepsi şaşkınca bana bakıyordu heybetli uzun ve kaslıydı
ortam gergindi kimse konuşmuyordu tek fark ettiğim masamıza gelen kadına çok benzediğimdi vede karşımda ki 6 erkeğe de
aynı saç aynı göz rengi ama onun ki daha bir siyaha kaçarken benim ki direk griydi
Ortam gergindi ama niyeydi
Biraz daha sessiz kaldıktan sonra nesrin konuştu “ Berrin yıllar oldu ne kadar da değişmişsin” dedi sinsice gülümseyerek
gülüşünden belliydi bir halt yediği Berrin denen hanım gülümsedi “ sen hiç değişmemişsin nesrin aynı karaktersizlik aynı sinsilik” dedi nesrin anında pancara dönerken dudağımın kenarı hafifçe kıvrıldı
“ kelimlerine dikkat et Berrin” dedi yavuz elini masaya koyarak
yanında ki adam konuştu “ etmezse ne olur “ dedi ve yavuz cevap vermeden “ kızımızı bizden mi alırsın “ dedi bunu dediğinde ortamda soğuk rüzgar esiyordu
donmuştum yavuz onların bebeğini mi almıştı şok içindeydim
o kadarını da yapmazsın diyerek ona baktım ama gözlerinde pişmanlık görmeyi beklerken öfke gördüm
bu kadar mı karaktersiz olur bir insan ya
fatih sırıtarak bana bakıyordu iğrenerek ona baktım
berrin gülümsedi “ onlar eski konular canım” dedi kahkaha atarak ardından beni ve Fatih’i gösterdi
“ bu oğlum Fatih bu da kızın gece” dedi beni tanıtırken inatla Berrin hanımın gözlerinin içine bakmıştı
Berrin hanım gözlerini kapattı sıkıca 6 erkek de yumruklarını sıkmış neşrine bakarken kadının kocası kadının omzuna elini atıp sıvazladı
“ müsadenizle” dedim bu ortamda daha fazla kalamazdım “ müsade senin kızım” dedi yavuz çantamı alıp bahçede ki banklardan birine oturdum
olamazdı
17 yılım
aklımda ki düşüncelere mukayese olamıyordum
“ hayır” diyerek başımı iki yana yasladım dirseklerimi bacaklarıma yasladım ve elimi saçlarından geçirdim
” Off” dedim sinirle
Yaslandım başımı geriye attım ve gökyüzüne baktım
bir süre öylece kaldım yanıma çöken ağırlık ile o tarafa baktım
6 erkekden biriydi gülümseyerek baktı bana “gece..” dedi
“ gece..”
”gece..”
“ ben demiralp” dedi başımı salladım
” neden geldin demiralp”
” niye gelmeyeyim”
Omuz silktim “ Yavuz..gerçekten sizin kardeşinizi mi sattı” dedim
kaşlarını çattı ve bana baktı “ ona neden baba demiyorsun” dedi acı bir gülümseme kondu dudaklarıma
” bir babanın gözü önünde tecavüz edilirsin ve o baba tepki bile vermeden zevkle bunu izler bu kişiler baba denilmez demiralp bunu sana öğretmediler mi” dedim
gözlerinden be geçti bilmiyorum ama bana öyle bir baktı ki söylediğim sözden pişman olasım geldi
“ seni anlıyorum” dedi
” william siperxin bir sözü var hissetmediğin bir şeyi anlayamazsın” dedim
ayağa kalktı “ yakın zamanda görüşmek üzere hüma kuşu “