1. bölüm / 4
HÜKÜM VE İHANETGİRİŞ
Bölümler 4Şu an: GİRİŞ
- 1 GİRİŞ894 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Kahve ile yeşil...578 kelime
- 3 SONUN DA ADI PLANIN BAŞLANGICI241 kelime
- 4 BİR TEKLİF BİN SIR575 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
BÖLÜM 1
HÜKÜM
İnsana hiçbir zaman seçim hakkı sunulmazdı. Sen yalnızca önüne konulan seçeneklerden birine boyun eğerdin. Eğildikçe, sustukça, kabullendikçe... Bir gün o boyun ya kırılır ya da kopardı.
13 Eylül 2006 — Valencia Malikanesi, İspanya
Bianca Celeste Valencia, henüz beş yaşına bile girmemişken hayatının ilk hükmü çoktan verilmişti.
Malikanenin çalışma odasında bulunan annesi ve babası için Bianca'nın ne düşündüğünün hiçbir önemi yoktu. Zaten hiçbir zaman olmamıştı. Valencia ailesinde sevgi, herkesin hak ettiği bir şey değildi. Bazı çocuklar sevilmek için doğar, bazılarıysa ailelerinin omuzlarına yüklediği sorumlulukları taşımak için.
Bianca, ikinci gruptaydı.
Annesi Natalie, oğullarına gösterdiği şefkati kızına hiçbir zaman göstermemişti. Bianca ne kadar uğraşırsa uğraşsın annesinin gözlerinde aradığı sıcaklığı bulamamıştı. Sanki onun doğumu, kusursuz aile tablosuna sonradan eklenmiş gereksiz bir ayrıntıydı.
Neyse ki iki ağabeyi vardı.
Ryan ve Damien, Bianca'yı herkesten çok severdi. Onun küçücük ellerini tutar, ağladığında gözyaşlarını siler, geceleri korktuğunda yanına koşarlardı. Bianca için bu kocaman malikanede ev diyebileceği tek yer, ağabeylerinin yanıydı.
O gün de başına Ryan'ın taktığı küçük tacı takmıştı. Hizmetçilerden Lila'nın hediye ettiği pembe tütülü elbisesi üzerindeydi. Eteklerini her hareketinde iki yana sallıyor, aynanın karşısında dönüp duruyordu.
Çünkü bugün onun doğum günüydü.
Beş yaşına girecekti.
Ve küçük Bianca, bu özel günün kendisi için hazırlandığına inanıyordu.
Malikanenin bahçesine çıktığında adımları yavaşladı.
Beklediği çocukları görememişti.
Ne birlikte oynadığı arkadaşları vardı ne de bahçenin bir köşesinde onu bekleyen renkli hediyeler...
Bunun yerine bahçeye yerleştirilmiş uzun masalar, pahalı takım elbiseler giyen adamlar ve gösterişli elbiseler içindeki kadınlar vardı. İtalya'nın ve İspanya'nın seçkin aileleri, Valencia Malikanesi'nde toplanmıştı.
Kimse doğum günü kutlamasına gelmiş gibi görünmüyordu.
Herkes bir şey bekliyordu.
Bazıları saatlerine bakıyor, bazıları alçak sesle konuşuyor, bazılarıysa malikanenin sahibinin ortaya çıkmasını sabırsızlıkla bekliyordu.
Bianca küçük kaşlarını çattı.
Neden herkes bu kadar ciddiydi?
Neden kimse onun doğum gününü kutlamıyordu?
Sonra geçen hafta duyduğu konuşma zihninde yeniden canlandı.
Annesiyle babasının çalışma odasına yakın bir koridordan geçerken seslerini işitmişti. Kapı tam kapanmamıştı. Bianca, elindeki oyuncağıyla kapının önünde durmuş, konuşmalarını dinlemişti.
O zaman duyduklarının anlamını kavrayamamıştı.
Şimdiyse bahçedeki insanlara baktığında parçalar yavaş yavaş birleşiyordu.
"Olmaz! Asla oğullarımı bu kanlı imparatorluğun başına geçiremem."
Annesinin sesi öfkeliydi.
"Ryan doktor olacak. Damien ise mühendis. Onların bu hayatın içinde kaybolmalarına izin vermeyeceğim."
Natalie'nin sesinde çocuklarını korumak isteyen bir annenin kararlılığı vardı.
Bianca, annesinin sesindeki o kararlılığı kendisine karşı hiç duymamıştı.
Babası Dante Valencia ise bir süre sessiz kalmış, ardından soğukkanlılıkla konuşmuştu.
"O zaman her şey Bianca'ya kalacak. Başka bir seçenek yok."
Bianca o gün, duyduklarının oyuncaklarla ya da doğum günü hazırlıklarıyla ilgili olduğunu düşünmüştü.
Çünkü çocuktu.
Çünkü beş yaşına girmek üzereydi.
Çünkü bir çocuğun, kendi hayatının başkaları tarafından pazarlık konusu yapılabileceğini anlaması beklenemezdi.
Ama şimdi bahçedeki insanlara bakarken gerçeği anlamaya başladı.
Bu bir doğum günü değildi.
En azından yalnızca doğum günü değildi.
Valencia ailesinin geleceği ilan edilecekti.
Ve o geleceğin adı, Bianca Celeste Valencia'ydı.
---
Parti başladığında bahçedeki uğultu yavaş yavaş kesildi.
Dante Valencia, pastanın bulunduğu masanın arkasına geçti. Elindeki küçük kaşıkla kadehine iki kez vurdu.
Çıkan ses, konuşmaları susturmaya yetmişti.
Bütün bakışlar ona çevrildi.
Bianca, bahçenin ortasında duruyordu. Pembe elbisesinin eteğini parmaklarının arasında buruşturmuş, etrafındaki yetişkinleri izliyordu. Ryan ile Damien kalabalığın diğer tarafındaydı. Onları görünce rahatlamış, birkaç adım atacak olmuştu ki babasının sesi bahçede yankılandı.
"Hanımefendiler, beyefendiler..."
Dante kısa bir süre durdu. Herkesin dikkatini topladığından emin olduktan sonra devam etti.
"Valencia ailesinin geleceğini ve varisimizi bugün burada sizlere duyurmaktan gurur duyuyorum."
Bianca'nın küçük kalbi hızlandı.
Varis.
Bu kelimeyi daha önce duymuştu.
Ağabeylerinin konuşmalarında, babasının çalışma odasında, evdeki yetişkinlerin fısıltılarında...
Ama anlamını tam olarak bilmiyordu.
Dante elini kızına doğru uzattı.
"Varisimiz Bianca Celeste Valencia'nın beşinci yaş gününe hoş geldiniz."
Bir anlık sessizlik oldu.
Ardından alkışlar yükseldi.
Kadınlar gülümsedi. Adamlar başlarını onaylarcasına salladı. Bazıları kadehlerini kaldırdı.
Bianca ise olduğu yerde kaldı.
Bütün bu insanlar ona bakıyordu.
Ama hiçbiri onun ne hissettiğini merak etmiyordu.
Başını kaldırıp babasına baktı. Dante'nin yüzünde gururlu bir ifade vardı. Annesi Natalie ise biraz ötede duruyor, sanki konu kendisini ilgilendirmiyormuş gibi kadehini elinde tutuyordu.
Bianca, Ryan'ın kendisine doğru hareket ettiğini gördü. Ağabeyi yanına gelip küçük elini tuttu.
"İyi misin, Bia?" diye fısıldadı.
Bianca cevap veremedi.
"Abi..." Küçük sesi kalabalığın gürültüsünde neredeyse kayboldu. "Varis ne demek?"
Ryan'ın yüzündeki gülümseme yavaşça silindi.
Damien da yanlarına gelmişti. Kardeşinin diğer elini tuttu ve onun hizasına eğildi.
"Kimsenin sana anlatmadığı bir şeyi söyleyeyim mi, küçük kuşum?"
Bianca başını salladı.
"Varis olmak, bir gün bütün bunların senin sorumluluğunda olacağı anlamına geliyor."
Bianca bahçedeki masalara, pahalı kıyafetlere, babasının yanındaki adamlara baktı.
"Hepsi benim mi olacak?"
Damien cevap vermeden önce Ryan kardeşinin elini biraz daha sıkı tuttu.
"Bir gün, evet."
Bianca'nın yüzü aydınlandı.
"O zaman sizinle de oynayabilir miyim? Hep beraber burada yaşarız, değil mi?"
Ryan gözlerini kaçırdı.
Damien ise kardeşinin başındaki tacı düzeltti.
"Her zaman yanında olacağız, Bia."
Bu, o gün ona verebildikleri tek sözdü.
Çünkü ikisi de babalarının kararını değiştiremeyeceklerini biliyordu.
Bianca ise henüz bilmiyordu.
Beş yaşındaki bir çocuğun doğum günü pastasının üzerinde beş mum vardı.
Ama o gün, Bianca'nın omuzlarına yüklenen sorumlulukların sayısını kimse bilmiyordu.
Dante Valencia, kızının elini tutarak onu misafirlerin önüne çıkardı.
"Valencia ailesinin geleceği," dedi gururla, "bugünden itibaren bellidir."
Alkışlar yeniden yükseldi.
Bianca başını kaldırıp kalabalığa baktı.
O an, hayatının geri kalanında unutamayacağı bir şey öğrendi.
Bazen insanlar senin adına karar verirlerdi.
Bazen o kararları kutlarlardı.
Ve bazen de sen, daha ne olduğunu bile anlamadan kendi hayatının en büyük yükünü taşımaya başlardın.
O gün Bianca Celeste Valencia beş yaşına girdi.
Aynı gün, kendi hayatının sahibi olmaktan biraz daha uzaklaştı.
Çünkü Valencia ailesinde hükümler bir kez verilirdi.
Ve hiçbir hüküm, sahibine danışılarak verilmezdi.
Bölüm etkileşimi
