4. bölüm / 4
HÜKÜM VE İHANETBİR TEKLİF BİN SIR
Bölümler 4Şu an: BİR TEKLİF BİN SIR
- 1 GİRİŞ894 kelime
- 2 Kahve ile yeşil...578 kelime
- 3 SONUN DA ADI PLANIN BAŞLANGICI241 kelime
- 4 BİR TEKLİF BİN SIR575 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bianca Celeste Valencia
O gece balkondan kaybolan adamın yüzü hâlâ gözümün önündeydi. Sinir bozucu bir şekilde kendinden emin bakışları, tek kelime etmeden içimde bir şeyleri uyandırması...
Ve en kötüsü, adını bile bilmiyordum.
Ertesi sabah kahvaltı masasında babamın sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
"Bu akşam bir davetimiz var. Hazırlanmanı istiyorum."
Kahvemi karıştırmayı sürdürdüm.
"Gitmek istemiyorum."
"Bu bir rica değildi, Bianca."
Gözlerimi devirdim. Harika. Günüm daha başlamadan mahvolmuştu.
Akşam olduğunda siyah elbisemi giyip saçlarımı açık bıraktım. Aynanın karşısında küpelerimi takarken dün geceki yabancıyı yeniden düşündüm. Nedenini bilmediğim bir şekilde onunla tekrar karşılaşacağımı hissediyordum.
Ve ne yazık ki haklıydım.
Salona girdiğimde ilk gördüğüm kişi oydu.
Siyah takım elbisesi, kusursuz duruşu ve yüzündeki o sinir bozucu sakinlikle babamın yanında duruyordu. Beni fark ettiğinde bakışları üzerimde birkaç saniye gezindi.
Ardından hiçbir şey olmamış gibi yeniden babama döndü.
Dişlerimi sıktım.
Demek burada da karşıma çıkacaktı.
Babam yanıma gelip elini omzuma koydu.
"Bianca, seninle tanıştırmak istediğim biri var."
Yabancı bize döndü.
"Dominic Blackwood."
Elini uzattı.
Dün gece adını öğrenmek için neredeyse dedektifliğe soyunduğum adamın adını sonunda öğrenmiştim.
Elini sıktım.
"Bianca Valencia."
Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Tanıştığımıza memnun oldum."
Yalancı.
Daha dün gece beni tanımadan arkamdan kaybolmuştu.
"Ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim," dedim, sesimi yalnızca onun duyabileceği kadar alçaltarak.
Gülümsemesi biraz daha belirginleşti.
"Henüz birbirimizi tanımıyoruz."
"Tanımaya niyetim de yok."
"Zaman gösterecek."
Elimi çektim ve babamın yanından uzaklaştım. Bu adamın kendisini dünyanın merkezinde gördüğüne yemin edebilirdim.
O sırada Dominic'in yüzündeki gülümseme silindi.
Çünkü onun için bu karşılaşma bir tesadüf değildi.
Aylar önce en yakın arkadaşının kanlar içindeki bedenini gördüğünde kendisine bir söz vermişti. Onu bu hâle getirenlerin hepsini bulacak, yaptıklarının bedelini ödetecekti.
Ve şimdi o intikamın kapısını açabilecek aileyle aynı salondaydı.
Valencia ailesi
Dominic'in araştırmaları, bu ailenin geçmişte yaşananlarla bağlantısı olabileceğini gösteriyordu. Ancak henüz kimin suçlu olduğunu, kimin yalnızca yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu bilmiyordu.
Bianca'nın masum olup olmadığını da.
Bu yüzden ona yaklaşacaktı.
Güvenini kazanacak, ailesinin sırlarını öğrenecek ve sonunda gerçeğe ulaşacaktı.
Gerekirse bunun için onunla evlenecekti.
---
Gecenin ilerleyen saatlerinde teras kapısını açıp dışarı çıktım. Birkaç dakika yalnız kalmaya ihtiyacım vardı.
"İnsanlardan kaçmak hobiniz mi, Bayan Valencia?"
Arkamı döndüm.
Elbette oydu.
"İnsanların peşinden gelmek de sizin hobiniz sanırım."
Yanıma yaklaştı ama aramızda mesafe bıraktı.
"Size bir teklifim var."
Kollarımı göğsümde birleştirdim.
"Reddediyorum."
"Ne teklif ettiğimi bile bilmiyorsunuz."
"Yüzünüze bakınca pek cazip bir şey olmayacağını tahmin edebiliyorum."
Kısa bir kahkaha attı. Sonra cebinden telefonunu çıkarıp bir fotoğraf açtı ve bana uzattı.
Fotoğrafta babam, tanımadığım birkaç adamla birlikteydi.
"Bu insanları tanıyor musunuz?"
Fotoğrafa baktım.
"Babamın iş ortakları. Neden?"
"Çünkü onlardan biri ailenizin geleceğini tehlikeye atıyor."
Gülümsemem kayboldu.
"Ne demek istiyorsunuz?"
"Şimdilik bilmeniz gereken tek şey, ailenizin düşündüğünüz kadar güvende olmadığı."
Telefonunu cebine koydu.
"Size yardım edebilirim."
"Karşılığında ne istiyorsunuz?"
Bakışları gözlerime kilitlendi.
"Benimle evlenmeni"
Bir an boyunca yalnızca yüzüne baktım.
Sonra güldüm.
Gerçekten, bütün kalbimle güldüm.
"Delisiniz."
"Olabilir."
"Beni tanımıyorsunuz bile!"
"Tanımak için yeterince zamanım olacak."
Gülümsemem yavaşça silindi.
"Ya kabul etmezsem?"
Yüzündeki ifade değişmedi.
"O zaman bu teklifi hiç yapmamışız gibi davranırız. Ama ailenizle ilgili söylediklerimi unutmayın."
Bana bir kart uzattı.
"Kararınızı vermek için yarın öğlene kadar vaktiniz var."
Kartı isteksizce aldım.
"Bir daha karşıma çıkmamanızı umuyorum."
"Ben de iyi geceler dilerim, Bianca."
Arkasını dönüp gitti.
Elimdeki karta baktım. Üzerinde yalnızca adı ve telefon numarası yazıyordu.
Dominic Blackwood.
Onunla evlenmek mi?
Asla.
En azından o gece kendime verdiğim cevap buydu.
Çünkü Dominic Blackwood'un bilmediğim bir intikam uğruna hayatıma girdiğinden haberim yoktu.
Ve onun da bilmediği bir şey vardı.
Ben Bianca Celeste Valencia'ydım.
Bana kurulan hiçbir oyunda yalnızca bir piyon olarak kalmazdım....yani umarım
Bölüm etkileşimi
