8. bölüm · HER ŞEY VATAN İÇİN

8.BÖLÜM

Fatıma Soydaş

Onur'un bana evlilik teklifi etmesinin üstünden neredeyse 5 ay geçmiş nişanlanmıştık. Ve yaklaşık 3 hafta sonra düğününüz vardı. Ben hayatımda bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyordum. Şu anda bir gelinlik seçmeye gelmiştik. Ama şöyle bir sorunumuz vardı ki oda Onurun kıskançlık kriziydi. Hangi elbiseyi beyensem ya çok açık ya çok dar diyerek eliyordu. Kafayı yemek üzereydim. Yanımızda sürüklediğim Alide en az benim kadar bıkkın bakıyordu yanındaki adama.

Üzerimde çok güzel bir gelinlik vardı. Omuzları açıktı ve taşlarla süslenmiş omuz dekolteleri vardı. Taşların hemen altında ise kıvrimli bir şekilde tutturulan kumaşlar hoş bir hava katıyordu. Göğüsten azıcık bir dekolte veriyordu ve göğüs kısmındaki kuş tüyleri zaten orayı kaplıyordu. Belindeki korse belimi olduğundan ince gösterirlen belimden 3 cm altından genişleyen kumaş ben burdayım diye bağırıyordu.

Onur yerine odağı olan Aliye sorularımı soruyordum ve bu onu çok kızdırıyordu.

"Bu nasıl?"

"Çok iyi diğerlerine göre fark atar." dedi Ali.

Onur'a döndüm. Beni baştan aşağıya süzen müstakbel kocam beni şaşırtmıştı.

"Peki sen bunu beğendiysen alalım ."

Ali de benim kadar şok içinde baktı. En son gelinlikle birlikte çıktık. Düğün salonu, ev, davetiyeler, damatlık ve gelinlik hazırdı. Ev içinde tek tük eksiğim vardı ama onlarda tabak çanaklardı.

Eve geldiğimde ayaklarımın altı acıyordu. Bu kadar koşuşturmak bana bile fazlaydı. Sözde gelin olucaktım ama böyle giderse gelin olamadan bitkisel hayata geçicektim. YA BEN DAĞDA BU KADAR KOŞMUYORUM.

Öyle böyle 3 haftayı geçirmiştik ve düğün günü gelmişti. Salon tıklım tıklımdı. Hayatımda böyle heyecanlandığım çok az an vardı.

Ben gelin pdasındaydım ve kendimi rahatlatmak için tek başıma kalmak istemiştim. Aynadaki yansımama bakıyordum. Çok güzel olmuştum. Ben kendim ile ilgilenirken kapı açıldı ve içeri Onur girdi. Bu adam ciddili benim sonum.

"Asena."

"Onur."

"Çok güzel olmuşsun."

"Sende çok güzel olmuşsun."

Bana doğru yürüyen adam her adımında içime dokunuyordu. Gelip tam karşımda durdu. Beni baştan aşağı süzdü ve dudağıma küçük bir buse kondurdu.

"Diyorumki seni alsam, düğünden kaçırsam, bu gece sarılıp uyusak olur mu?"

"Senin sadece sarılıp uyumayacağını biliyorum. Ama hadi insaflı davranıyım ol-"

Demiştim ki odaya dalan Ali yüzünden lafım boğazımda kaldı.

"OLMAZ!"

"Ali?"

En az Onur kadar ben de şaşırmıştım. Bu bizi mi dinliyordu? Birkaç saat sonra düğün bitmiş ve biz eve geçmiştik. (Düğünü yazmaya üşendim.)

Yatak odasında dikilip gelinliğimi çıkarmaya çalışıyordum. Pek başarılı olduğum söylenemezdi ama bir umuttur yaşamak dimi.

Onur benim bu çırpınışlarımı görüp yardımına yetişti. Gelinliğin korsesini açtı ve o ama kadar tüm gün nefes alamamışım gibi hissettim. Onur üstümü giymem için beni yanlız bıraktı ben üstümü giyip ona seslenene kadar içeri girmedi.