5. bölüm · HER ŞEY VATAN İÇİN

5.BÖLÜM

Fatıma Soydaş

Ben Onurun bir şey söylemesini beklerken o sadece susuyordu. Ben ise daha fazla dayanamaz hale gelmiştim. Önce onun konuşmasını bekledim. Çünkü belliki onun söyleyecekleri vardı.

"Asena ben özür dilerim."

Bir anda bir özür almanın şaşkınlığı içinde ona baktım. Neden benden özür diliyordu?

"Ne için?"

"Seni daha erken bulamadığım için özür dilerim."

Bu onun suçu değildi. Belki onun suçuydu ama bu onu haksız yapmazdı. Ben ona anlamaz gözler ile bakınca o daha fazla dayanamayıp konuştu.

"Ben gerçekden seni bulmayı denedim ve buldumda. Ama o sıralar sen daha yeni asker olmuştum, sürekli operasyonlara çıkıyordun. Bu kadar yoğunken seni birde kendim ile meşgul etmek istemedim."

Açıkçası böyle bir açıklama beklemiyordum. Beni daha önce bulmuş muydu yani? Dürüst olalım bende onu bulmuştum. Ama sonradan belki evlidir çocukları vardır diye gitmek düzenini bozmak istememiştim. Her ne kadar ona abi desemde içimde bir yerde ona olan sevgiyi hissediyordum. Ama bu normal bir sevgi değildi. Daha üst bir şeydi. Yani aşk ile sevgi arasında gidip geliyordu.

"Bende seni bulmuştum ama düzenini bozmamak için gelmedim."

Bu itirafı karşısında oda şaşırdı ve dönüp bana baktı. Bunu beklemiyordu. Eh yani burada itiraflar yapılıcaksa bende yapmalıydım.

"Bir süredirde aklımdaydın acaba gelsem mi yoksa kalsammı diye düşünürüm. Belki evlendin belki düzenin bozulur dedim. Seni kendimle meşgul etmek istemedim."

Bu itirafı oda beklemiyordu bende. Ben ona bakakalmıştım. Gözleri çok güzeldi. Hatta ben bu kadar güzel bir göz gördüğümü hatırlamıyordum.

"Evli değilim ve bir düzeniminde olduğu söylenemez."

Evli olmaması nedensizce hoşuma gitti. Kız adam yeni geldi yavaş. Biraz daha havadan sudan muhabbet ettikden sonra saat akşam olmuştu. Onur gitti ve bende içimdeki mutlulukla uyudum.

3 GÜN SONRA

Yine bir operasyondaydım. Ama bedenim burada aklım başka yerlerdeydi. Mesela Onurda. Tamam adamdan etkilenmiştim. Suç mu. Ben bunları düşünürken sikik eski sevgilim Birkan yine benimle konuşmaya çalışıyordu. Evet yine bununla operasyondaydım. Allah'ım ne zaman bitecek bu işkence.

"Asena beni ne zaman dinleyceksin?"

İki saattir kafamın etini yiyen kişiye ters bir bakış attıktan sonra

"Ölsemde seninle konuşmam Birkan bunu aklına sok."

"Ama Ase-"

"Rütbeye dön!"

Bunu dememle susmuştu. Ay çok seviyordum bunu ya. Tam o sırada beklediğimiz kişiler geldi. Evet yine bir silah imalatını önleyecektik. Doğru zamanı beklememiz gerekiyordu. Nedense içinde kötü bir his vardı. Bu hisse aldırmadan operasyona odaklandım. Tam ateş emri verecek iken bir bomba patladı. Her yer toz olmuştu ve ben ne olduğunu anlayamamıştım. O sırada Birkan'ın bağırması ile birlikte dehşete kapıldım.

"ATEŞ!"

Ne yani bu şimdi operasyonu o mu yönetmişti? Bu emire de hepsi uyumuştu. Ortalık bir anda savaş alanına dönmüş ve dakikalar içerisinde terörden temizlenmişti. Fakat yaralılar vardı. Duman dağılıp herkesi gördüğüm anda Birkana doğru yürümeye başladım ve karşısına gelir gelmez çenesine bir yumruk geçirdim.

"BUDA NE DEMEK OLUYOR ÜSTEĞMEN BİRKAN!"

Öfkemden her zaman korkan tim üyeleri sessizce köşelerine çekildiler ama sıra onlarada gelicekti.

"Sadece senin bu operasyonu yönetemeyeceğini düşünmüştüm."

"BEN Mİ BİR OPERASYONU YÖNETEMEM!"

"YETER ASENA BEN BU DEĞİLİM BEN BİR KADINDAN EMİR ALMAM BUNU AKLINA SOK!"

"BENİMLE BÖYLE KONUŞMAK SENİN NE HADDİNE HA!"

Albaya bunun hesabını nasıl vericekti acaba? Helikoptere bindiğimizde Birkan dediklerinden pişmandı. Askeriyeye döndüğümüzde Albaya bunu bildirdim. Albay bana

"Kuşkum olmasın Asena Birkanın ve timin bu sorumsuzluğu cezasız kalmayacak."

İçim rahattı çünkü artık Birkan bir üsteğmen değil bir çavuştu. Timdekilerin cezasını ben vericektim. Çünkü Birkan onların üstüydü. Bunun için onlara kızamam ama bu cezasız kalmayacaktı. Cezaları kendi koğuşlarını yıkamak ve eğitim sahasında 1.000 tur koşmaktı. Bu onlara yeterde artardı. Eve geçtiğinde Onuru gördüm. Karşı dairemden çıkıyordu.

"Onur burada ne işin var senin?"

Onur bana baktı ve gülümsedi. Ah gülümsediğinde o gamzeleri ne kadar güzel duruyordu.

"Buraya taşındım komutan artık görev yerinin burası olduğunu söyledi. Ve bana bir ev bakmalısın dedi bende burayı satılık görünce alayım dedim. Kötümü yapmışım?"

Yok ve yiğidim estağfurullah.

"Yok yok iyi yapmışsın. Yani kalıcak yer bulman açısından da bana neden söylemedin?"

Aferin Asena iyi halt yedin. Kızım sana ne söylemesiyle söylemedi. Bak işine zaten kafan karışık. Yeğeninin doğumgünü için daha söz verdiğim unikorblu elbise takımını almadım. O ne alaka şu an.

"Burda değildim. Ve zaten meşgulsün."

Olabilir.

"Tamam o zaman sonra görüşürüz. Bir şeye ihtiyacın olunca söyle."

Hızlıca eve girdim. Bombaların arasında bu kadar hızlı atmayan kalbim neden böyle çerpıyordu?

ONURDAN

Geldiğimden beğri Asena ile çok karşılaşıyorum. Bundan memnundum. Onu görmek bana iyi gelen tek şey olabilirdi. Ah o sesi, kömür karası saçları, saçları ile aynı renge sahip simsiyah gözleri, ince kaşları, beyaz teni, dolgun ve kırmızı dudakları. Kabul bu şehirdeki bütün kadınlardan güzeldi. Hatta askeriyeden biri ile konuşurken Asena hakkında

"Çok can yaktı komutanım bütün şehir hayran ona."

Demişti. Haksız değiller cidden sevilecek kadındı. Ben bunları düşünürken ve evden çıkarken Asena merdivenlerden çıkıyordu. Bana şaşkın gözlerle baktı ve sonra

"Onur burada ne işin var?"

Dedi. İki saat aynı konuşmayı yazmayacam. Konuşmadan sonra Asena telaşla ve mutlulukla evine girdi. Buda beni gülümsetti. Ama kalbim neden böyle deli atıyordu bu mutluluk neredendi bilmiyordum. En sonunda markete gideceğim aklıma geldi ve binadan sonrada lojmandan çıktım. Akşam eve geldiğimde saat biraz geçti. Evin kapısını açarken Asena kendi kapısını açtı. Ona bakınca ağlamış olduğunu gördüm. Neden ağlamıştı?