7. bölüm · HER ŞEY VATAN İÇİN
7.BÖLÜM
O gün uyandığımda bedenimi saran güçlü kolları biraz garipsedim ve birkaç saniyeliğine de olsa telaşa kapıldım. Ama bu kolların Onur'a ait olduğunu anladığında rahatladım. Sol tarafa dönüp Onurun yüzünü incelemeye başladım. Çok ama çok tatlıydı. Birini bu şekilde görseniz çok masul olduğunu düşünürdünüz. Ama kitabı kapağına göre yargılamayın diye boşuna dememişler. Ben bunları düşünürken Onur uyandığını belli eden homurtular eşliğinde uyandı ve bana baktı.
"Günaydın."
"Damada günaydın uykucu."
Onur bu dediğime kıkırdadı ve beni kendine daha çok çekti. Kafasını omzuma gömerek sesli bir nefes çekti.
"Bütün gün böyle durabilir miyiz? Burası çok rahatta"
"Üzgünüm ama Yunus Albayın aşkımız için bize izin vereceğini sanmıyorum hem daha yeni geldin ne izni asker."
"Askeriz diye efulim ile vakit geçiremiyoruz."
Onur söylenirken yanağına bir öpücük kondurdum ve kıkırdayarak geri çekildim. Her ne kadar istemesemde kalkmalıydım çünkü dediğim gibi Yunus Albayın üzerimizde şarjör boşaltmasını istemezdim. Hemen elimi yüzümü yıkadım ve mutfağa gittim. Hemen bir şeyler hazırlamam gerekiyordu aksi taktirde geç kalırdım.
Ben yemek yaparken Onur geldi ve beni izlemeye başlayınca ona takılmak için
"Ne duruyorsun sende masayı kursana."
Dememle birlikte ayaklanması bir oldu.
3 SAAT SONRA
Onur ile kahvaltı yaptıktan sonra apar topar askeriyeye gittik. Neyseki Albay gelmemişti. Ben bu adamı anlamıyordum. Hem kendisi geç geliyordu hemde geç gelenlere kızıyordu. Biz timin yanına gidince bizi yan yana gören canım askerlerim sanki lise zamanındaymışız gibi hep bir ağızdan
"Ooooooooooo hayırlı olsun komutanım"
Dediler. Alışığız oğlum bunlar bordo bereli ne yapsam anlıyorlar. Biraz zaman geçirdikten sonra antrenmana başladık. Yaklaşık 3 saatin sonunda biraz ara verdik ve tim üyeleri Onuru yakasından tuttuğu gibi kafeterya ya götürdüler.
Bende tam yanlarına gidecekken birisi kolumdan tutup depo odasına çekti. Arkamdan kapı kilitleme sesi gelince arkamı döndüm. Birkan tamda karşımdaydı.
"Onurla aranda ne var Asena hemen anlar."
"Sana ne be sana hesap mı vericem ben?"
"Asena delirtme beni onunla sevgili misin?"
"Evet sevgiliniz ve bundan tam olarak sana ne?"
"SEN BENİMSİN O PİÇ KURUSUNUN DEĞİL!"
"LAFLARINA DİKKAT ET ONUNLA BÖYLE KONUŞAMAZSIN!"
"Benim yerime onu mu seçiyorsun?"
"Çoktan seçtim bile ve seçtiğim kişi beni kafeteryada bekliyor."
Bunu söyleyip çıkmam bir oldu. Kafeteryaya geldiğimde beklediğim gibi bizimkileri Onuru sıkıştırırken buldum. Bu insanlar ne diye böyleler? Yanlarına gittim ve Onurun yanındaki sandalyeyi çekip oturdum. Ben oturduktan sonra kimse sanki daha yeni Onuru darlamamış gibi yeni operasyondan konuşuyorlardı. Ben ise onları dinliyor arada konuşmaya dahil oluyordum. Molamız bitince antrenmana döndük. Sabah 9.30 gibi başlayan antrenman öğleden sonra 16.00 da bitti. Ben gelen evraklara göz gezdiriyordum ve bunları bitirip eve dönmem gerekliydi. Yarınki operasyon için hazırlamam gerekliydi.
Tam belgeleri bitirip eve gitmek için kapıya yöneliyordum ki Onur içeri girdi. Yüzünde yine sadece bana sunduğu küçük çocuğu anımsatan bir gülümseme vardı.
"Nereye böyle erkenden?"
Gülümsedim. Nedense benimle ilgilenmesini sevmeyen biri olmama rağmen Onurun ilgisi hoşuma gidiyordu.
"Eve gitmem lazım yarınki operasyon için."
"Bende geliyim."
"Olur."
Birlikte askeriyeden çıktık ve eve doğru yola koyulduk. Eve vardığımızda saat 18.30 su ve operasyon için daha saatler vardı. Her zamanki gibi çantamı hazırladım ve koltuğa oturdum Onurda kendi hazırlıklarını yapıp yanıma geldi.
"İyisin değil mi? Dalgın gibisin."
"Ha evet iyiyim sadece birden bakakalmışım."
Onur yüzümü ellerinin arasına aldı ve bana bakarak konuşmaya başladı.
"Asena bak eğer bir sorun varsa bana anlatmanı istiyorum."
"Birkan bu gün senin yanına gelicekken beni sıkıştırdı."
Bunu demem ile birlikte Onurun yüzü değişti. O anlayışlı sakin adam gitmiş yerine sert her an Birkanı boğacak birisi gelmişti.
"Sana birşey yaptı mı?"
Bu sorusu ile düşüncelerinde emin oldum.
"Hayır, sadece saçmaladı ve bende gerekeni söyleyip uzaklaştı.
"Ne söyledi peki?"
Derin bir nefes aldım. Bendeki bu duraksamatı fark eden Onur daha çok sinirlendi ve onu daha fazla kızdırmamak için konuştum.
"Sadece onun olabileceğini, benim onu hakettiğimi, ve senin bir piç kurusu olduğunu söyledi."
Bunları söylemle bir bombayı ateşlediğimi daha yeni fark ediyordum. Onu sakinleştirmek için bir şeyler geveleyecektim ama Onur konuşmaya başladığında cümlelerim boğazımda kaldı.
"Peki sen ne yaptın?"
"Senin hakkında düzgün konuşması gerektiğini , bizim sevgili olduğumuzu ve seninlede çok mutlu olduğumu söyledim "
Bunları söylediğimde rahatladı ve öne eğilip yüzünü boynuma gömdü. Kolları bedenimi sarmalrken sesli bir şekilde kolumu içine çektiğini duydum. Bende kollarımı onun boynuna dolayıp yüzümü saçlarına daldırdım. Ne kadar süre o kadar durduğumuzu bilmiyordum ama telefonumun çalması ile kafamı kaldırdım. Onur ise hala yüzünü boynumdan kaldırmamıştı.
Telefona uzandığımda arayanın Ali olduğunu gördüm. Aramayı cevapladım.
"Alo?"
"Alo Asena nerdesin?"
"Evdeyim neden ne oldu?"
"Merak ettim seni askeriyede göremeyince."
"Ha anladım."
"Birde operasyon iptal olmuş o yüzden bir hafta boşuz haberin olsun."
"Tamam sağol."
"Birşey değil sonra görüşürüz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapattıktan sonra Onur'a operasyonun iptalini anlattım. Buna devinde mi üzüldü mi bilemedi.
Günler haftalara, haftalar aylara dönerken 5 ayı arkamızda bırakmıştık. Bu süre boyunca her şey aynı geçmiş normal bir çift olmak yerine flört şekli birbiri ile dövüş antrenmanı yapmak olan bir çift olmuştuk.
Şu anda Onur ile arabada benim bilmediğim bir yere gidiyorduk. Onur illa bana sürpriz olduğunu ve söylerse bozulacağını söylemişti. Yarım saatlik bir yolun sonunda Onur sahilin kenarında çok güzel bir yerde durmuştu. Birlikte arabadan indik ve Onur yanıma geldi.
"Sürprizi bozmamak için gözlerini kapatmalısın."
"Bu nasıl bir sürpriz peki?"
"Birazdan görürsün merak etme."
Onur'a güvenerek gözlerimi kapattım ve Onurun gözüme bir kumaş bağlamasını beklemiyordum. Onur'un yardımı ile yürümeye başladım. Bir yerde durduk ve biraz bekleyince Onurun
"Gözlerini açabilirsin."
Demesi ile gözümdeki kumaşı çıkardım. Burası çok güzel bir yerdi. Ve Onur önümde diz çöküş elinde biryüzük ile bana bakıyordu. Ben daha bulunduğumuz yerin şokundan çıkamadan Onur
"Asena seni gördüğüm ilk günden beri çok seviyorum ve seni kaybetmek istemiyorum sen beni yaşama sebebimsin ve bu sebebi hayatım boyunca korumak istiyorum. Asena benimle evlenir misin?"
Şok olmuştum. Bunu gerçekten beklemiyordum dudaklarım aralandı ne cevap vereceğini bilememiştim. Dudaklarım aralandı ve
"Ben kabul ediyorum."
Diye bağırmam banada sürpriz olmuştu. Onur'un boynuna atladım ve oda bana sarılıp beni etrafında döndürdü. Beni indirip parmağıma yüzüğü taktığında pırlanta parmağımda adeta parlıyordu. Orada biraz daha vakit geçirdik ve eve döndük.
