1. bölüm · Güvensizlik
Kapının ardındaki kız
Yağmur o gün hiç durmamıştı.Camın kenarında oturan kız, dışarıdaki insanları izliyordu. Herkes bir yerlere yetişiyor, şemsiyelerin altında koşuyor, birbirlerine gülümsüyordu. O ise odasında sessizce oturmuş, telefon ekranına bakıyordu.Ekranda tek bir mesaj vardı:“Bana güvenebilirsin.”Kız mesajı uzun süre izledi.Sonra telefonu kapattı.Çünkü bu cümleyi daha önce de duymuştu.Hem de defalarca.İnsanların “Ben yanındayım.” deyip ilk fırsatta gitmelerini görmüştü. “Sana asla yalan söylemem.” diyenlerin gözlerinin içine bakarak yalan söylediğine şahit olmuştu.Bu yüzden artık güzel sözlerden korkuyordu.Çünkü ona göre en tehlikeli yalanlar, en güzel cümlelerin içine saklanıyordu.Küçükken böyle değildi.İnsanlara kolayca inanırdı. Birinin gülümsemesini samimi, verdiği sözü gerçek kabul ederdi. Bir arkadaşının “Seni asla bırakmam.” demesi onun için yeterliydi.Ama büyüdükçe öğrendi.Bazı insanlar giderdi.Bazıları kalır gibi yapardı.Bazılarıysa giderken insanın içinde yıllarca kapanmayacak kapılar bırakırdı.Onun da içinde böyle bir kapı vardı.Ve o kapıyı bir daha kimseye açmamaya karar vermişti.Ertesi gün okulda arkadaşlarıyla birlikte oturuyordu.Herkes konuşuyor, gülüyor, birbirine bir şeyler anlatıyordu.O da gülüyordu.Dışarıdan bakıldığında yine eski halindeydi.Neşeli.Komik.İnatçı.Sanki hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi.Ama kimse onun birinin gözlerinin içine bakarken söylediklerinden çok, söylemediklerini dinlediğini bilmiyordu.Bir arkadaşı ona:“Bana güvenmiyor musun?” diye sordu.Kız birkaç saniye sustu.“Güveniyorum,” dedi.Aslında söylemek istediği şey başkaydı.“Sana güvenmek istiyorum.”Ama bunu söylemedi.Çünkü güvenmek onun için artık bir kelime değildi.Bir riskti.Birini hayatına almak, ona kalbinin en hassas yerini göstermek demekti.Ve o, bir daha kimsenin eline kendisini kırabilecek kadar büyük bir güç vermek istemiyordu.Günler geçti.Kız, hayatına devam etti.Güldü.Gezdi.Arkadaşlarıyla vakit geçirdi.Bazen geceleri saatlerce telefonuyla uğraştı.Bazen hiçbir şey yokken bir anda sustu.İnsanlar onun değiştiğini söylüyordu.Ama kimse neden değiştiğini sormuyordu.Bir akşam yine telefonuna bir mesaj geldi.“Neden bana karşı böyle davranıyorsun?”Kız ekrana baktı.Parmakları klavyenin üzerinde bekledi.Sonra yazdı:“Çünkü daha önce böyle davranmadığım insanlar beni çok kırdı.”Göndermeden önce uzun süre düşündü.Sonra mesajı sildi.Yerine sadece:“Bilmiyorum.”yazdı.Çünkü bazı yaraların açıklaması yoktu.İnsan bazen neden korktuğunu bilir ama anlatamazdı.O gece odasında ışığı kapatıp yatağına uzandı.Tavanı izlerken geçmişte yaşadığı her şeyi düşündü.Kime fazla güvendiğini…Kime gereğinden fazla değer verdiğini…Kimin sözlerine inandığını…Ve en çok da kendisine kızdı.“Nasıl fark etmedim?” diye düşündü.Belki de sorun güvendiği insanlarda değildi.Belki sorun, herkesin iyi olduğuna inanmak zorunda hissetmesiydi.Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.Hemen sildi.Çünkü ağlamak istemiyordu.Güçlü olmak istiyordu.Ama o gece ilk kez kendine dürüst oldu:Güçlü değildi.Sadece güçlü görünmekten yorulmuştu.Ertesi sabah aynanın karşısına geçti.Kendi gözlerine baktı.Uzun süre hiçbir şey söylemedi.Sonra sessizce:“Ben kötü biri değilim,” dedi.“Ben sadece kırıldım.”Bu cümleyi söylerken içinde bir şey değişti.Çünkü ilk defa kendisini suçlamıyordu.Güvenmişti.Yanlış kişiye güvenmiş olabilirdi.Ama bu, onun saf olduğu anlamına gelmezdi.Kalbinin temiz olması bir hata değildi.Hata, o temizliği hak etmeyen insanların karşısında kendini suçlamaktı.O gün bir karar verdi.Artık herkese güvenmeyecekti.Ama herkesten de korkmayacaktı.Bir insanın geçmişte yaptığı hata, yeni gelen herkesin suçu değildi.Kapısını tamamen kapatmayacaktı.Sadece anahtarını herkese vermeyecekti.Aradan aylar geçti.Kız hâlâ temkinliydi.Hâlâ bazı insanlara güvenmekte zorlanıyordu.Ama artık birinin yaklaşmasından hemen kaçmıyordu.İnsanları gözlemliyordu.Sözlerine değil, davranışlarına bakıyordu.Çünkü artık şunu öğrenmişti:Güven, bir anda verilmez.Zamanla kazanılır.Ve bir gün biri ona:“Bana güven,” dediğinde kız gülümsedi.Bu kez korkmadı.Sadece:“Bunu söylemene gerek yok,” dedi.“Zaman zaten bana gösterir.”İşte o gün kız, güvensizliğinin tamamen bitmediğini anladı.Ama artık güvensizliği onu yönetmiyordu.Çünkü geçmişinin bıraktığı yaralar hâlâ vardı.Fakat o yaraların üzerinde artık kendi elleri vardı.Ve ilk kez, kapının anahtarı başkasında değil…kendisindeydi.
