17. bölüm · Güneşi Seven Gece
Bölüm 16
Bölüm 16)
Yanında
Olmadan
Hissetmek
Ayaz 'dan
Verilen adrese geldiğimizde hızlıca arabadan inip yerlerimize geçtik
Adamlardan biri öne çıkıp geldi. Ellerini havaya kaldırarak silahını attı.
"Ayaz Bey, Gece Hanım içeride, teslim oluyoruz."
Melih E.
"Sen kimsin? Gece nasıl?"
"Ben Mete Bey' in korumasıyım, Ayaz Bey 'e konumu ben attım. Gece Hanım sanırım yaralandı."
Ayaz
"Ne yaralanması lan it, nerde lan gece?" adamın yanına hızlıca giderek, yakasını tutarak yüzüne bir yumruk geçirdim. Bedenimi ona birşey olma korkusuyla yanıp tutuşuyordu.
"Zemin katta ki sağdaki koridorun sonunda ki odada Ayaz Bey."duyduğum cevap ile hızlıca içeriye girdim. Gece ona birşey olmamalıydı. Onu kaybetmek bu dünyada isteyeceğim en son şeydi. Hangi ara geldiğimi bilmediğim kapıyı açtım. Odaya baktığımda yerde kanlar vardı, arkama doğru dönerken hissettiğim ele tuttum, bu o itti elimde ki silah ile hızlıca karınboşluğuna sıkıp, elindeki bıçak ile onu odanın diğer ucuna ittirdim. Kafamı az önce ki yere çevirdiğimde yerde kanlar içinde yatan Gece 'yi gördüm. Kan kan çok çok fazlaydı. Hızlıca yanına çöküp kafasını dizlerimin arasına aldım.
Ayaz
"Gece uyan güzelim, geldim ben." içeriye giren adamlarımın arasında ki Melih' e seslendim.
Ayaz
"Melih hastaneyi ara hazırlık yapsınlar kan grubu B rh pozitif. Çabuk olun." Gece 'yi sarsmaya çalışarak kucağıma alıp arabaya geçtim. Bir elim ile karnında ki Yaraya bastırıyordum. Diğer elim ise saçlarındaydı. İstemsizce saçlarını okşuyordum. Melih Ege şöfor koltuğuna geçip arabayı çalıştırarak yola koyuldu.
Ayaz
"Hızlı sür şunu."
Melih Ege
"Tamam abi."
Ayaz
"Gece, özür dilerim güzelim. Daha erken gelmeliyim. Gece aç gözlerini lütfen. Güzelim aç gözlerini, yalvarırım aç gözlerini."
Gece
"Ayaz." sesi bir fısıldıdan ibaret çıksada, benim için en gür çığlıktan daha duyulurdu. Gözlerini çok az açmıştı.
Ayaz
"Buradayım güzelim, hastaneye gidiyoruz. Dayan tamam mı? Geçti, ben yanındayım güvendesin." gözlerini kapatır gibi olduğunda onu hafif şekilde sarstım.
Ayaz
"Güzelim bak az kaldı, kapatma gözlerini. Hadi bana bak." baygın bakışları beni bulduğunda içimden birşeylerin koptuğunu hissettim.
Ayaz
"Melih kaç dakika var."
Melih Ege
"Geldik abi, karşımızda hastane zaten." kafamı çevirip baktığımda gelmiştik. Şükürler olsun.
Ayaz
"Geldik güzelim, hadi sık dişini biraz." hastaneye geldiğimizde, Gece 'yi bekleyen sedyeye bıraktım. Ve onunla içeriye doğru ilerledim. Birkaç adım sonra hemşireler burada durmam gerektiğini söyledi. O artık yalnız başındaydı, ağzıma bile almak istemeyeceğim o kelime ile savaşmak zorundaydı. O amaliyethane giderken, ayakta durmak bana bir yük gibi gelmişti. Duvarın dibine ellerimde onun kanı varken çöktüm. Canım yanıyordu. Yere sinirle bir yumruk geçirdiğimde. Kan orayada bulaşmıştı. Daha da çok sinirlenerek yere sayısız yumruk atmaya başladım. Benim kanım ile onun kanı karışıncaya dek.
Melih Ege
"Abi dur YAPMA, sakin ol. Gece güçlüdür. İyi olacak o."
Ayaz
"BENİM CANIM İÇERDE LAN, NE SAKİN OLMASI LAN NE SAKİN OLMASI?" Ayağa kalkarak duvara bir yumruk daha geçirdim. Melih Ege elimden tutarak beni koltuğa oturdu. Ayakta duracak halim yokken, bu hasteneyi harabe hale getirmek istiyordum.
Melih Ege
"Yapma abi, bunun hiçbirimize bir faydası yok."
Ayaz
"O iyi olucak değil mi?" İçimdeki öfkeyi nefret mezarlığına gömerek cehenneme bir odun daha sağlamıştım.
Melih Ege
"Olucak tabi abi. Güçlüdür o seni bırakır mı hiç?"
Ayaz
"Bırakmaz." duraksadım. Bütün bedenime yayılan gerçeklik içinde o ağrılı boşluğun geçmesini bekledim. Geçmedi, daha da arttı. "Melih Ege, Mete denen oruspu çoçuğu nerde?"
Melih Ege
"Depoya aldırdım, yarasına ölmeyecek şekilde bakın bize sağ lazım dedim. Merak etme sen."
Ayaz
"Güzel, hastanenin bu katı boşaltılacak, Gece bu kattan dışarıya çıkmayacak. Gece'nin yanına sadece doktoru girecek. Hemşire bile gitmeyecek. Doktoru bu kattan dışarıya çıkmayacak. Hastanenin giriş ve çıkışlarını tutun. Bu katta en az yirmi beş koruma olacak, alt katlarda bu sayı otuza kadar yükselsin en az. Otopark depo gibi yerlere dikkat edin. Birkaç adamımız güvenlik kayıtlarını an be an izleyecek. Tek bir hata istemiyorum. Hastanenin olduğu çevrenin yakınlarının mobese kayıtlarını da aynı şekilde izleyecek. Ambulans giriş çıkışı olmayacak hastanede anlaşıldı mı? "
Melih Ege
" Anladım abi hemen Fatih 'i arıyorum. "
Ayaz
" Onun haricinde Gece' nin bürosunun oraya, evine aklına gelecek heryere koruma gönderiyorsun. Benim yedek evi hazırlat, dışarıda en az yüz koruma istiyorum. Gece 'yi daha fazla tehlikeye atmak yok anlaşıldı mı? Hazırda beklesin birkaç ekipte. Yakaladığımız korumaların sorgusuna bizzat ben gireceğim. "
Melih Ege
" Tamam abi. " aldığım her önlem az geliyordu. Daha fazla ne yapabilirim diye düşünüyordum. Ona bir kere zarar gelmişti. İkincisini kaldıramazdım. Tabi birincisini atlatabilirse. Canım yanıyordu. Ona birşey olma korkusu tüm bedenimi sarmıştı. Fiziksel olarak yaram yoktu ama ruhum çok acıyordu. Yangını bir ağrıysı bu. Kaybetme korkusunu verdiği yüktü bu. Gözlerim dolarken elimi yumruk haline getirip sıktım. Elimde hissettiğim sızı ile elime baktım. O burada olsa çok kızardı bana, o günde endişelenmişti benim için. Beni o halden tek bir saniyeden çıkarmıştı. Aşk böyle birşey miydi? O yokken, belki bu dünyada kaybedecekken bile, gülüşünü, sesini, kızaran yanaklarını ezberlemek miydi? Şu anda ona hiç olmadığım kadar ihtiyaçım vardı. İnsan, birşeyi kaybetme ihtimalini bile düşününce anlıyordu kıymetini. Ben onu istiyordum daim kıymetlim olan kadını... Üç saatin sonunda çıkan doktor ile ona doğru gittim.
Ayaz
"Gece nasıl?"
"Gece Hanımın durumu şu anlık iyi, amaliyatı oldukça zorlu geçti. Yaralanan bölge rahime çok yakındı. Rahmi kurtarmak oldukça uzun sürdü. Şu anda yoğun bakıma alacağız geçmiş olsun."
Ayaz
"Onun yanında olucağım."
"Ama Ayaz Bey -" bütün sinirimi ondan çıkarmamı istiyorsun sanırım.
Ayaz
"Kes sesini doktor, onun yanında olacağım bitti."
