4. bölüm · Gün Doğumu
3.Bölüm : Davetsiz Yemek
Gözümü zonklayan bir baş ağrısı ile açtım. Neden acaba?
Gözümü zar zor açtığımda yatağımdaydım ama kim getirmişti beni. Dün akşamki olanlar akilam gelince sıkıntılı bir nefes verdim. Umarım saçmalamamışımdır Mert'in yanında çünkü benim sağım solum belli olmuyordu pek. Yataktan yavaşça kalktım çünkü kafamı kaldırmakta zorlanıyorum.Yatağımın başlığından destek alarak telefonuma uzandım. Kızlar ne yaptı acaba? Hemen aramalara girip Canan'ı aradım. Saat 1' e geldiği için uyanmışlardır diye düşünüyorum.
"Alo."
"Efendim balım." İkimizin sesi de oldukça kötü geliyordu.
"Ben fena kötüyüm de sen nasılsın diye merak ettim."
" Ben hala yatağımdaydım vallaha. Daha kalkma gücünü bulamadım kendimde de siz fena iyiydiniz haa." Başladık yine.
"Sen konuşma bence yanındaki çocuğu gördüm maşallah iki dakikada bulmuşsun." Bir süre birşey diyemedi. Yine geliyor birşeyler.
"Şey balım biz uzun süredir konuşuyorduk zatik." Başımdan aşağı kaynar su döküldü şuan.
"Ney? Ve bana demiyorsun Canan."
"Salak birşeyler belli olmadan kimseye demedim. O da dün oldu işte kızım. Artık ben evliyim iki de bir arama beni Ehehehe." Gülüyordu Allah'ım bir de!
" Sus kız benimle evlisin sen ne evliliği. Ayrıca sevgilisinin siz evli değil canım. Zırt pırt arayacağım senii." İkimizde telefonda kahkaha atıyorduk. Neşemi yerine getiriyor bu kız.
" Sizide gördük dün ayrıca. Aşık aşık bakıyorsunuz birbirinize.Bir hafta olmuş olabilir ama aşkınız büyük bebeğim. Evlenin siz." Konu ne ara bize geldi ya? Bize..
" Tövbe tövbe. Ne bakması ayrıca. Sen bizimi izliyon ya bir de. Aaa sapıkk."
" Hee aynen sizi izliyordum." Sizi' yi bastırarak söylemişti.
"Telefonu kapatma vakti gelmiş demek ki. Öpüyorum bebeğim. Görüşürüzz." deyip hemen telefonu yüzüne kapattım. Bu kızla uğraşmayı seviyorum.
***
Vakit geçmiyordu sanki ya.En son sıkıntıdan evi temizledim şuanda boş boş koltuğumda yatıyordum. Havalar ekstra sıcak olduğu için şort gidebileceğim için çok mutluyum. Telefonuma gelen bildirimle bakışlarım ekranına kaydı.
05*********
Merhaba Arven ben Mert.
Rahatsız ediyorsam özür dilerim ama.
Nasılsın?
En son pek iyi değildin de
Siz:
Merhaba Mertt
Rahatsız etmiyorsunn
Şuan iyiyim sabah pek değildim ama şuan bir sorun yokk
Sorduğun için teşekkür ederim
Sen nasılsın??
05********** numarasını Mert olarak kaydettiniz.
Mert:
Rica ederim ne demek.
Bende iyiyim çok şükür.
Evde misin bu arada?
Siz:
Önemli bir şey mi oldu?
Evdeyimm.
Mert:
Yardımına ihtiyacım var.
Bana gelir misin?
Hemen oturduğum koltukta dikleştim. Bir şey mi olmuştu ona?
Siz:
Tabii ama önemli bir şey yok değil mi?
Beni korkutuyorsun.
Mert:
Timden arkadaşlar bana yemeğe gelecekmiş de.
Dangalaklar şimdi haber verdiler. Yetişmeyecek gibi de
Yardım edebilme şansın varsa eğer
Siz:
Skskskekis
Tabii ama konum atar mısın?
Mert:
Evin önündeyim.
Hazırlan bekliyorum.
Hemen telefonu fırlatıp odama koştum. Altıma düşük bel gri eşofman giyip üstüne de siyah dar bir tişört giydim. Herşeyimi alıp koşar adimla evden çıktım. Kapının önünde onu görünce rahat hissettim bi an.
"Selamm."
"Aleyküm selam." Kıkırdadım. Kapımı açıp bindikten sonra hemen yola koyulduk evine doğru.
***
Evin önüne geldiğimizde kapıyı açıp arabadan indim. Evi bana oldukça yakın olduğu için 10 di bile sürmemişti gelmemiz.
"Anahtar orada eve gir sen arabayı park edip geliyorum ben."
İşaret ettiği yerden anahtarı alıp kapıyı açıp içeri girdim. Evi dubleks ama 2+1 falandı. İçi çok güzel dekore edilmişti. Amerikan mutfak olduğu için yeri belliydi zaten. Hemen mutfağa geçip yaptığı yemeklere baktım. Maşallah sarma bile vardı. Kapının örtülmesi üzerine bedenim kapıya döndü.
"Ne yapayım diyeyim ama sen döktürmüşsün."
"Sen ne dersen şefim salata ve tatlı eksik şuanda ben tatlılarda zorlanıyorum sen yapar mısın?"
Şuan gözüme çok masum geliyordu ya.
"Benimle bu kadar nazik konuşmana gerek yok , sonuçta arkadaşız." Arkadaşız deyince bakışları bana döndü. Değiliz der gibi
" Tatlı malzemelerini çıkarayım ben." Mutfak küçük olduğu için iri cüssesiyle ikimiz biraz zor sığıyorduk.
"Hangi tatlıyı yapıyoruz bakalım?"
"Canın ne çekiyorsa." Ney?
"Misafir ben değilim yanlız canım."
" Olsun canım, bizim gergedanlar herşeyi yer." Beynimde şimşek çaktı.
"Aaa sen.."
"Aynen Asker'im Aden Hanım."
"Oha ne güzel bende olmak istiyordum." Neden bilmiyorum ama bana o kadar güven veren bir kişiliğe sahipti ki.
" Biraz geç kaldın sanki." İkimizde güldük.
"Şaka değil dimi?"
"Kızım bunun şakası mi olur?" Hayretle soruyordu bana.
"Yoo ama ne bileyim ama anlamalıydım kocamansın baksana. Kolların da kasl-" Ne dediğimin farkına varınca hemen sustum ama Mert hâlâ bana gülüyordu.
"Gülmez misin acaba? Ayrıca düzgün doğra şu marulu." Elinden bıçağı alıp marulu nasıl doğraması gerektiğini gösteriyordum ama beyefendi gülüyordu.
"Şimdilik öyle olsun bakalım. Asker olduğumu da biraz geç anladın ama." O olay yaşandıktan sonra 1 hafta sonra göndermişti çiçeği. Büyük ihtimalle operasyonda falandı.
"Tatlı hazırr." Pişmesi lazımdı ama sonuç olarak hazırdi yani en azından keki hazırdı.
"Salata da hazır sayılır." Güzel doğruyordu. Aferin koçum!
Zilin çalmasıyla ikimizin bakışı birbirimize döndü." Açayım mı?"
"Beklesin dingiller."
"Arkadaşlarına karşı olan sevgi gözlerimi yaşattı gerçekten." Kıkırdadım.
Benim kadar olan sırti bana dönük olsada güldüğünü görebiliyordum.
Salatada hazır olunca kapıyı açmak için kapıya koştum. Masa hazırdı zaten. Sunum kalmıştı sadece.
Kapıyı açınca 1- 2 kişi bekliyordum ama tam olarak 6 kişiyi görünce yemek yeter mi diye düşünmedim değil ama hepsi bana ilk defa şaşkın şekilde bakıyordu.
"Pardon biz yanlış geldik sanırım kusura bakmayın. Sefa, komutanımı arasana nerdeymiş ev yanlış geldik." Deyip gidiyorlardı ki yanımda Mert belirene kadar.Hepsi bir bana bir Mert' e bakıp aramızdaki alakayı aramaya çalışıyordu. Işık görmüş tavşan gibiydiler.
"Komutanım ablanız mı?" deyip bana öldürücü hamleyi yaptı. Kalbim çıt şuan.Mert arkamda olsada gözleriyle uyarıyordu.
"Gelin bakalım gelin." Hepsi yavru kuzusu gibi salona geçip oturdu.O kadar büyük mü gösteriyordum ya?
"Hoşgeldiniz." diyebildim ancak çünkü kimseyi tanımıyordum.
Hepsi bir ağızdan -ilkokul çocuğu gibi-" Hoşbulduk yenge." deyince öylece kaldım.Yenge mi?
Mert benim tepkime bakarken herkes hâlâ benim yüzüme aval aval bakıyordu.
" Komutanım hiç söylemiyorsunuz kırıldım açıkçası." Daha da batıyorum.
" Mert sen yukarıya gelir misin bir canım? Havlu peçetelere yetişemiyorum da. İzninizle." Deyip merdivenlerden yukarı çıkmaya başladık.Evi bilmiyorum ama rastgele gidiyordum işte.Koridorun sonuna gelince adımlarım yavaşladı.
"Söyle canım." Dalga geçiyordu benle göt herif.
"Şey diyecektim ben gideyim mi?" Uzun uzun gözlerime baktı gitme der gibi.
"Yemek yemeden göndermem ki."
"Senin arkadaşların ya hani Mert ben olmayayım. Siz konuşun."
"Eve nasıl gitmeyi düşünüyorsunuz Aden Hanım?" Arabayla gelmemiştim ben.
"Otobüs veya taksi diye birşey var ya hani." İkimizde birbirimizle inatlaşıyorduk şuan.
" Bende seni gecenin bir vakti bindirirdim otobüse.Saçmalama ben bırakırım seni."
"Arkadaşların evde misafirin var yani nasıl gidelim?"
"Onlar gittikten sonra bırakayım? Senin işin var mı? "
"İşim yok da sizi rahatsız etmemek için demiştim ben."
"Rahatsızlık derken? Sen varken cennet burası." Ney?
Ne dediğinin farkına varmış olacak ki aşağıya bir hayli hızlı indi. Deve kadar boyu vardı zaten boynum ağrıdı ya. Eşek herif
Bölüm sonuu🫧
