13. bölüm · Gümüş çizgi
Kadim Gücün Uyanışı
Kayıp tapınağın içindeki hava bir anda değişmişti.
Az önce yıllar sonra annesine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Larissa, şimdi yeniden bir savaşın ortasında kalmıştı. Fakat bu kez farklıydı.
Artık yalnız değildi.
Yanında annesi vardı.
İlk koruyucu.
Annesi yavaşça elini kaldırdı. Parmaklarının arasından altın ışıklar yükselmeye başladı. Tapınağın duvarlarındaki eski semboller birer birer yanmaya başladı.
"Larissa."
Genç kız annesine döndü.
"Ne olursa olsun, korkma."
Larissa derin bir nefes aldı.
"Korkmuyorum."
Annesi hafifçe gülümsedi.
"İşte bu yüzden seni seçti."
Tam o anda tapınağın büyük kapıları parçalandı.
Siyah sis içeri doldu.
Kael ağır adımlarla içeri girdi. Arkasında Umbra Tarikatı'nın askerleri vardı.
Ama bu kez yüzünde zafer ifadesi yoktu.
Daha çok beklediği bir an gerçekleşmiş gibiydi.
"Sonunda."
Bakışları Larissa'nın annesine çevrildi.
"İlk koruyucu."
Larissa annesinin önüne geçti.
"Buraya ne için geldin?"
Kael'in gözleri Larissa'ya döndü.
"Sen hâlâ anlamıyorsun."
Yavaşça ilerledi.
"Ben senin düşmanın değilim."
Orion sertçe güldü.
"Yalan söyleme."
Kael ona baktı.
"Sen hâlâ eski görevine bağlısın, Orion."
Orion'un yüzü gerildi.
Larissa bunu fark etti.
"Yine ne saklıyorsunuz?"
Kimse cevap vermedi.
Kael hafifçe gülümsedi.
"Yakında öğrenecek."
Bir anda asasını kaldırdı.
Tapınağın zemini sarsıldı.
Yer altında büyük bir enerji hareketlenmeye başladı.
Larissa'nın gözleri büyüdü.
"Ne yaptın?"
Kael duvarların altındaki eski sembollere baktı.
"Burada saklanan şeyi uyandırdım."
Annesinin yüzü bir anda ciddileşti.
"Hayır..."
Kael'in gülümsemesi büyüdü.
"Elarion'un ilk gücü."
Herkes sessiz kaldı.
Tapınağın altında büyük bir ışık yükselmeye başladı.
Altın ve siyah renkler birbirine karışıyor, bütün tapınağı sarsıyordu.
Selene endişeyle konuştu.
"Bu güç kontrol edilmezse bütün Elarion'u yok edebilir."
Larissa kılıcını sıktı.
"Onu durdurabilir miyiz?"
Annesi ona baktı.
"Tek başına değil."
Larissa şaşırdı.
"Ne demek?"
Annesi elini onun elinin üzerine koydu.
"Bu güç tek bir kişiye ait değil."
Altın ışık ikisini sardı.
"İlk koruyucu ve son varis birlikte hareket ederse denge yeniden kurulabilir."
Kael bunu görünce ilk kez öfkelendi.
"Hayır."
Sesi tapınağın içinde yankılandı.
"Bu olamaz."
Larissa ona baktı.
"Senin korktuğun şey bu mu?"
Kael'in yüzü sertleşti.
"Sen ne olduğunu bilmiyorsun."
Bir anda karanlık büyü dalgaları etrafa yayıldı.
Umbra askerleri saldırıya geçti.
Orion ve Selene hemen karşılık verdi.
Tapınakta büyük bir savaş başladı.
Mavi ışıklar ve siyah alevler birbirine çarpıyor, taş duvarlar sarsılıyordu.
Larissa ise annesiyle birlikte merkeze ilerliyordu.
Fakat Kael onların önünü kesti.
"Buraya kadar."
Larissa kılıcını kaldırdı.
"Bu kez kaçmayacağım."
Kael saldırdı.
Siyah enerji doğrudan Larissa'ya doğru ilerledi.
Fakat annesi hemen önüne geçti.
Altın bir kalkan oluştu.
Büyüler çarpıştı.
Patlamanın etkisiyle ikisi de geri savruldu.
Larissa annesine koştu.
"İyi misin?"
Annesi ayağa kalktı.
"İyiyim."
Sonra kızının gözlerine baktı.
"Ama artık senin savaşman gerekiyor."
Larissa şaşırdı.
"Ben mi?"
"Evet."
Annesi başını salladı.
"Çünkü kılıç seni seçti."
Larissa gözlerini kapattı.
İçindeki gücü hissetmeye çalıştı.
Korkusunu.
Şüphelerini.
Yalnızlığını.
Hepsini geride bıraktı.
Ve kılıcı iki eliyle kaldırdı.
Bir anda gümüş kılıç altın ışıkla kaplandı.
Tapınağın tamamı aydınlandı.
Kael birkaç adım geri çekildi.
"Bu güç..."
Larissa ona baktı.
"Bu benim gücüm."
Kılıcı yere vurduğu anda altın bir dalga yayıldı.
Siyah büyüler parçalanmaya başladı.
Umbra askerleri geri çekildi.
Kael ise hâlâ ayaktaydı.
Fakat yüzündeki ifade değişmişti.
Artık öfkeli değildi.
Endişeliydi.
Çünkü sonunda anlamıştı.
Kehanetteki kişi gerçekten uyanmıştı.
Kael yavaşça geri çekildi.
"Bugün kazandığınızı sanıyorsunuz."
Karanlık sis onu sarmaya başladı.
"Ama gerçek güç henüz ortaya çıkmadı."
Larissa ona baktı.
"Ne demek bu?"
Kael'in son sözleri tapınakta yankılandı.
"Çünkü Elarion'un düşmanı sadece dışarıda değil."
Bir anda ortadan kayboldu.
Sessizlik çöktü.
Herkes birbirine baktı.
Orion'un yüzü solmuştu.
Larissa bunu fark etti.
"Ne biliyorsun?"
Orion cevap vermedi.
Ama bu kez annesi konuştu.
"Kael'in söylediği şey doğru."
Larissa ona döndü.
"Ne?"
Annesinin bakışları ciddileşti.
"Çünkü Elarion'u yok etmek isteyen en büyük tehdit..."
Kısa bir duraksama oldu.
"...sandığımız kişi olmayabilir."
Tapınağın derinliklerinden yeni bir ses yükseldi.
Ve herkes anladı.
Asıl savaş daha yeni başlıyordu.
