6. bölüm · Güldere Köyü

Güldere Köyü Bölüm 5

Berra Koç

### 🌿 GÜLDERE KÖYÜ

### 5. Bölüm: Gizli Defter ve Karakol Sürgünü

Muzaffer’in un çuvallarının arasından hapşırarak dirilmesiyle odadaki gerilim anında yerini devasa bir karmaşaya bıraktı. Astsubay Kemal derin bir nefes alıp elindeki kalemi defterine sertçe vurdu.

"Muzaffer!" diye gürledi Kemal Komutan. "Ölmediysen ne diye orada ceset gibi yatıyorsun be adam? Bak, kız burada senin adına ağıt yakıp tiyatro sahnesi kurdu!"

Muzaffer üstündeki unları silkeleyerek ayağa kalktı. Yüzünde tam bir "yakalanmış suçlu" mimiği vardı; gözlerini kaçırıyor, ellerini nereye koyacağını bilemiyordu. "Komutanım, valla ölmedim. Ben sadece... Şey arıyordum..." derken arkasında saklamaya çalıştığı sarı ek çizgili defter Nihal’in radarına çoktan girmişti.

Nihal yerinden bir kaplan gibi fırladı. Muzaffer’in elindeki defteri kaptığı gibi havaya kaldırdı. Yüzüne tam bir "Define bulmuş Sabri Amca" ifadesi vererek gözlerini kıstı ve fısıldadı: "Aha! Stratejik istihbarat belgesi! Muzaffer abi bunu almak için canını ortaya koyduğuna göre, bu defter Güldere’nin kara kutusudur!"

Muhtar Hüseyin defteri görür görmez koltuğundan öyle bir fırladı ki, az kalsın masanın üstündeki çay bardağını deviriyordu. "Ver onu bana Nihal! O muhtarlığın... Şey... Resmi tarım evrakı!" diye bağırdı, sesi panikten detone olmuştu.

Nihal defteri hemen nenesinin arkasına sakladı. Münevver Nine, Muhtar’a bastonunu doğrultup "Dur orada Hüseyin! Ne saklıyorsun sen bakayım?" diyerek Nihal’e siper oldu.

Nihal defteri aralayıp ilk sayfayı okumaya başladı. Yüzündeki muzip gülümseme yavaş yavaş yayıldı. Köylülere ve komutana dönüp, Muhtar’ın o kasıla kasıla, göbeğini öne çıkarıp konuşma tarzının taklidini yaptı: "Sevgili Güldere halkı... Bakınız Muhtarımız buraya ne yazmış: *'Deli İdris’in tavukları geçen hafta benim bahçeye girdi, yumurtaları topladım, İdris’e söylemedim. Kul hakkı ama İdris’e müstahak.'* Kız! Bak bak, altına ne yazmış: *'Kahveci Şevket’in çayına hile kattığından şüpheleniyorum, geçen gün çayından küçük bir sinek bacağı çıktı.'*"

"Aha!" diye bağırdı Şevket arkadan. "Benim tertemiz çayına iftira atıyor muhtar!"

Meydan iyice karışırken, Astsubay Kemal defteri Nihal’in elinden aldı. "Yeter! Muhtarlıkta dedikodu arşivi tutulmasından dolayı resmi soruşturma başlatıyorum," dedi. Sonra çamurlu şalvarıyla hâlâ köylülere el sallayan Nihal’e döndü. Yüzüne tam bir "bıkmış komutan" mimiği yerleştirdi: "Nihal... Senin bu üstün dedektiflik (!) yeteneklerin ve köyü birbirine katma potansiyelin yüzünden sana kamu hizmeti cezası veriyorum."

Nihal hemen iki elini yanına yapıştırıp asker selamı verdi, gözlerini kırpıştırarak: "Emret komutanım! Gizli ajan olarak karakola mı atanıyorum?"

"Yok," dedi Kemal Komutan bıyık altından gülerek. "Yarından itibaren karakolun bahçesindeki o hırçın, kimsenin yaklaşamadığı iki tane jandarma arama kurtarma köpeğinin bakımını sen üstleneceksin. Bakalım onlara da kurdele takıp defile yaptırabilecek misin?"

Akşam eve dönüldüğünde bizim avluda tam bir "mahkeme" havası vardı. Münevver Nine sedirde tesbihini hızlı hızlı çekiyor, Neriman ise mutfakta sinirden tencereleri birbirine vuruyordu. Nihal ise çamurlu şalvarını değiştirmiş, nenesinin dizinin dibine oturmuş, masum kedi mimiğiyle nenesine bakıyordu.

Baban Cemal içeri girdiğinde elindeki şapkayı masaya fırlattı. "Yahu Neriman, bütün köy kahvesi benden bahsediyor! 'Cemal’in kızı muhtarlıkta cinayet çözdü, muhtarın gizli defterini patlattı' diyorlar. Rezil olduk!"

Nihal hemen babasının yanına gidip, Cemal’in sinirlenince elini ensesine atıp, ayaklarını yere vura vura "Yandım bittim ben" deyişinin taklidini yaptı: "Ah Cemal ah, senin bu zilli kızın olmasa köyde aksiyon dönmeyecek, kahvedekiler sıkıntıdan okey taşlarını yiyecek!" dedi.

Cemal kızının bu taklidine bakıp önce yüzünü ekşitti, sonra dayanamayıp bıyık altından güldü. "Kız git işine! Yarın karakola gidiyorsun, köpeklerin dilinden anla da göreyim seni!"

Nihal arkasını dönüp seyirciye (ekrana) doğru göz kırptı ve içinden fısıldadı: "Jandarma köpekleri mi? Bence onlar da yakında Güldere’nin en tarz köpekleri olacak. Hazır ol Kemal Komutan, asıl eğlence yarın başlıyor!"