Gülden Küle kitap kapağı

1. bölüm / 3

Gülden Küle

Gül Bahçesi

Vaveyla Yazarı: Berriia

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Gül Bahçesi

Kabuslar ile uyandığım bir uykunun sersemiydim yine, artık alıştığım için kendime gelmem pek zor olmuyordu… Kabuslarım bana gerçek hayatı ve kim olduğumu unutmamam gerektiğini hatırlatıyordu bu yüzden onları seviyordum.

Fazla düşünmeden yataktan kalktım ve bir bardak su içtikten sonra kendime geldim… Bugün hayatım için önemli bir gündü dükkanımın açılışı için günlerdir bekliyordum ve nihayet o büyük gün gelmişti, normalde alarmımı 1 saat sonra uyanmak üzere kurmuştum ama daha erken uyanmıştım. Bunu sorun etmeyecektim elbette her zaman erken kalkmak iyidir diye düşünüyordum. Yavaş adımlarla lavaboya ilerledim ve işlerimi hızlıca halledip odama geçtim, kahvaltı etmeyi pek sevmediğim için öncesinde hazırlanmaya karar verdim..

Yavaş adımlarla dolabıma yaklaştım ve giyeceklerimi seçmeye başladım. Mavi ve üzerinde beyaz kelebek detayları olan oldukça tatlı bir elbise giyecektim, ayrı bir özen gösteriyordum çünkü bugün yıllardır hayalini kurduğum o dükkanı açıyordum… Elbiseyi üzerime geçirdikten sonra aynada kendime baktım, normalde üzerime açık renkli şeyleri yakıştırmazdım ama hayatımda yeni bi sayfa açarken koyu renge takılı kalmamalıydım. Elbiseye uygun beyaz bir topuklu ayakkabı almıştım, onu evden çıkmadan giyeceğim için ayakkabıyı es geçtim ve hızlıca saçlarımı maşa yaparak dalgalı bir görüntü verdim. Son olarak ise çok göz yormayan basit bir şekilde yüzümü renklendirerek hafif ama güzel bir makyaj yaparak istediğim görüntüye ulaştım.

Hazırlığımı tamamladıktan sonra mutfağa ilerledim. Çok bir şey yiyesim yoktu bu yüzden hemen bir kaseye mısır gevreği ve süt doldurup yemeye başladım. Kahvaltılarım genelde böyle geçerdi sabah pek iştahım olmadığı için nadiren farklı şeyler yerdim. Hızlı bir şekilde mısır gevreğimi yemeye devam ederken telefonumla ilgileniyordum, genelde sadece arkadaşlarım mesaj atardı onlar dışında çok aranıp sorulan biri değildim. Arkadaşlarım genelde tebrik içerikli mesajlar atmışlardı gülümseyerek ekrana bakıyordum hayallerimi gerçekleştirebilmenin gülümsemesiydi bu… Tüm mesajlara cevap verdikten sonra kahvaltımıda bitirdim ve artık yavaştan evden çıkmaya karar verdim. Çantamı aldım ve eksik bir şey olup olmadığını son kez kontrol edip kapıya yöneldim. Ağırdan alarak ayakkabılarımı giydim ve asansöre bindim.

Aşağı indikten sonra temiz havayı içime çektim ve yola çıktım, zaten saat erkendi ve dükkan yakınlardaydı bu nedenle yürüyerek gitmeyi tercih ettim, zaten oldum olası temiz havada yürümeyi sevmişimdir… Yürürken kulaklığımı taktım ve rastgele bir şarkı açtım. Ağır ağır yürürken aniden bir adamın koştuğunu gördüm oldukça hızlı koşuyordu, ben daha ne olduğunu anlayamadan yanımdan geçerken bana çarptı ve vücudum ani sarsılmayla bir nevi yere yapıştı. Adamın arkasından bağırsamda ne yeri boylayan bana baktı ne de özür diledi, aynı hızda koşarak gitmeye devam etti. Yerde hala olayın şokundan çıkamazken adamın gözden kayboluşunu izliyordum, yüzünü çok net görmüştüm bir daha görürsem tanırdım. Yavaşça yerden kalkıp adamın gittiği yöne bir süre daha baktım fakat ne gelen vardı ne giden… Boşuna zaman kaybetmemin anlamı yoktu bu yüzden dükkana doğru ilerlemeye devam ettim.

Aniden ortaya çıkan o adam tüm sinirimi bozmuştu. Ayrıca yere düşüşüm ile kulaklığım kırılmıştı, o adamı bulmalı ve kulaklığımın parasını almalıydım. Düşündükçe sinirim bozuluyordu bu yüzden daha fazla düşünmemeye karar verdim. Somurtarak yürüdüğüm yol sonunda bitmişti ve dükkanıma ulaşmıştım. Yaşananları bir süreliğine bile olsa unutup gülümseyerek tabelama baktım “Güneş’in bahçesi” yazısını tekrar tekrar okudum ve zihnime kazıdım. Dükkanımın ismi çocukluğumdan beri hayalimdeydi. Oldum olası çiçeklere, özellikle de güllere ilgi duymuştum onlarla aramda bir bağ olduğuna inanıyordum kimse beni dinlemediğinde gül bahçelerine gidip zamanımı orada geçirirdim. Çiçekler benim için her zaman bir kaçış yoluydu hayatımın merkezinde onlar vardı. Yavaşça çantamdan dükkanın anahtarını çıkarttım ve içeri girdim… Çiçek kokuları ciğerime huzurla dolmuştu. Kapıyı açtığım an beni karşılayan bu güzelliklere karşı gülümsedim ve “Merhaba…” diye fısıldadım.

Dükkanımı kendi zevkime göre dizayn etmiştim, en çok istediğim beni yansıtmasıydı insanların dükkana girdiğinde “Burası, Güneş Yalın’ın dükkanı” diye düşünebilmelilerdi. En çok istediğim ve hayalini kurduğum buydu ve bence bu dükkan bu düşünceyi tam olarak karşılıyordu. İçeri girildiğine arka duvarda, duvarın tamamını kaplayan bir güneş resmi vardı güneşin altında ise dikdörtgen bir duvar aynası vardı. Aynanın etrafı gül çizimleri ile çevriliydi. Ön tarafta ise çeşitlerce çiçek rengarenk şekilde duruyordu. Sağ tarafta ödemeler için kasa ve mini kafe tarzı bir bölüm vardı. Şimdilik sadece basit kahveler ve sıcak çikolata bulunduracaktım ama ilerde daha büyük bir kafe haline getirmek gibi bir düşüncem vardı. Toplam 5 tane minyatür sayılabilecek masa ve hepsinin ortasında içinde gül bulunan birer vazo vardı. Kasanın arka tarafında ise fiyat listesi bulunuyordu. Yine diğer bölümlerde satışı olacak çiçekler bulunuyordu. En sevdiğim bölüm ise dış camlardı. Camların tasarımı en yakın arkadaşım Ekin’e aitti ama benim beklediğimden bile iyiydi. Yine gül desenleri ve parlak ama estetik duran detaylar bir bakanı tekrar baktıracak cinstendi.

Mutlulukla dükkanımın incelemesini tamamladıktan sonra masalardan birine oturdum. Bu ana kadar dizimin acısını ve akan kanları fark etmemiştim, oldukça sert düşmüştüm ve o sıra dizimde bir yara oluşmaması pek mümkün değildi. Bu günde bile uğursuzluklar başımı bırakmamıştı. Derin bir nefes aldım ve sağ bacağımdaki derin görünen ve hala kanayan yarama baktım. Gözyaşlarımın gözümden akmasına engel olamadım, dizimin ilk kanaması değildi bu. İlk yaralanışım hiç değildi,ve sonda olmayacaktı. Hıçkırıklar içinde ağlarken gözyaşlarım dizimden akan kanlarla birleşmişti…

Aniden içeride bir hareketlilik hissettim “Güneş! Ne oldu?” Demesi ve yanıma gelmesi bir oldu. Başımı yavaşça kaldırıp Açelya’ya baktım ve sadece “İyiyim…” diybildim. Açelya olanlara anlam veremeyerek dizime baktı ve konuşmaya devam etti.

“Nasıl iyisin? Dizin kanıyor ve ağlıyorsun.” Dedi ve yeni fark etmiş gibi koşarak bir ıslak mendil bulup dizimi silmeye başladı. Ben ise sesimi çıkarmadım ama ona minnettar şekilde bakıyordum. Uzun süredir arkadaştık ve her zaman her zorlukta birbirimize destek olmayı başarabilmiştik. Bana baktı ve derin bir nefes aldı, biraz sakinleşmişti. Islak mendille işi bitince yarabandını dizimdeki yaraya yavaşça yapıştırdı ve ayağa kalkıp yanıma oturdu.

“Herkes birazdan gelmeye başlar, ben biraz erken geleyim demiştim.. İyiki demişim şu haline bak..” derken aniden endişe ile yüzüme baktı ve hafifçe çığlık attı. Ona anlamsız gözlerle bakıyordum yüzüme yaklaştı ve yardım istercesine gözlerime baktı.

“Bu halin ne! Makyajın mahvolmuş. Sana kim saatlerce oturup ağla dedi?”

Sözleriyle ne olduğunu fark edip bende bir çığlık attım. Gerçekten inanılmazdı. Dükkanımın açılışını böyle yapamazdım. “Açelya ne yapacağım? Dükkanımın açılışını böyle yapamam!” Diye sitem ettim.

Hiç sesini çıkarmadan bana bıkkınlıkla baktı ve kolumdan tutup hızlı bir şekilde lavaboya sürükledi. “Neyseki yanımda makyaj malzemesi getirdim.” Dedi ve lavabonun kapısını kapatıp önüme geçti.

Ona minnetle bakıyordum “İyiki varsın…” dedim ve umursamadan hızlıca yüzümü temizleyip yeniden düzgün bir makyaj yapmaya koyuldu.

Benim bile anlayamayacağım kadar kısa bir sürede makyajı bitirdi ve gülümseyerek yüzüme baktı ardından beni aynaya çevirdi “Bakalım beğenecek misin?” Dediğinde ben çoktan aynadaki yansımama hayranlıkla bakıyordum, gerçekten çok güzel olmuştum.

“Açelya sen inanılmazsın… Çok güzel olmuş, sayende rezil olmayacağım.” Dedim minnettar bir şekilde.

Gülümseyerek bana baktı “Bu işte cidden iyi olduğumu biliyorum ama bir daha bana bunu yaptırma! Ağlayıp makyajını bozamazsın Güneş.” Diyerek bana karşı sinirli olduğunu belli ettiğinde yavaşça gülümsedim.

“Haklısın… bir daha olmayacak, söz.” Dediğimde tatmin olmuş şekilde gülümsedi ve lavabodan çıkmamızı işaret etti.

“Gidelim artık açılışa az kaldı konuklar gelmeye başlamıştır.”

Başımı salladım ve yavaşça içeri girdik. Son kez üzerimi düzeltmek için duvardaki aynaya baktım. Görüntümden tatmin olduktan sonra açılış için hazırladığım broşür ve gül buketini alıp dükkanın dış bölümüne çıktım, geçen kişilere ve açılış için gelenlere birer gül ve broşür hediye edecektim. Güller beni mutlu ediyordu ve mutluluğumu paylaşmak istiyordum. Açılışa sadece 1 saat kalmıştı henüz 3-4 arkadaşım gelmişti ve onlarda içeride Açelya ile sohbet ediyorlardı. Bende heyecanla gülleri geçenlere dağıtmaya devam ediyordum. Aniden gelen kişiye şaşkınlıkla baktım. Kim olduğunu hatırlamaya çalışırken o geldi ve elimdeki güle uzanıp yavaşça aldı ve gülü aynı yavaş hareketlerle kokladıktan sonra takım elbisesinin cebine koyup bana gülümseyerek bakmaya devam etti.

“Merhaba Güneş…” demesiyle şaşkınlığım arttı, adımı bildiğine göre beni tanıdığı kesindi.

“Beni tanımadın mı yoksa?” Dediğinde başımı salladım. “Yüzünüz çok tanıdık ama çıkaramıyorum…” dedim sessizce.

Gülümsemesini bozmadan bana bakıyordu “Emir ben… Lisede aynı sınıftaydık, çok zaman geçti hatırlamaman normal.” Dediğinde hatırladım. Lisede de çok samimi değildik en fazla 8-9 kere konuşmuşuzdur bu yüzden tanımamam normaldi şaşkınlığımın arasında gülümsedim

“Anladım. Peki nasıl denk geldi, benim dükkanımın açılışı bugün” dedim ve biraz yüzünü inceledim, çok olmasada değişmişti o zamanki halinden çok daha yakışıklı ve bakımlı görünüyordu.

“Aslında denk gelmedi karşıdaki şirket babamın. Birkaç gündür yeni çiçekçi açılacağı konuşuluyordu, bende geçerken senin adını görünce gelmek istedim.” Samimi tavrına karşı gülümsedim.

“Anladım… Çok iyi yapmışsın gelerek. İstersen dükkana geç açılışa çok az kaldı.” Dediğimde başını salladı ve gülümseyerek içeri geçti.

Bir süre daha gelen kişileri selamladıktan sonra saate baktım. Açılışa 13 dakika kalmıştı ve neredeyse tüm arkadaşlarım gelmişti. Yavaştan içeriye geçtim ve kafe bölümüne gidip dolaptan açılış pastamı çıkardım. Büyük bir pastaydı, kreması kırmızı renkliydi ve üzerinde gül desenleri ve minik gül şeklinde çikolata parçacıkları vardı. Benim içime sinen bir açılış oluyordu. Pastanın son kez fotoğrafını ve videosunu çektikten sonra dilimleyip tabaklara koydum. Herkes istediği içeceği alabilsin diye bardakları ve içecekleri masanın üzerine koydum. Açılışa gelen kişilerin çoğunluğu tanıdıktı bu yüzden çok samimi bir ortam hakimdi. Yanlarına gidip tekrardan geldikleri için teşekkür ettikten sonra saate baktım ve sadece 3 dakika kalmıştı. Heyecanla dışarı baktım, çok olmasada biraz kalabalık vardı.

Açılış için Ekin ve Açelya yanıma geldiler, kurdeleyi onlar tutuyordu bende kesecektim. Kısaca başlangıçtan sonra herkese geldikleri için ve dükkanıma ilgi gösterdikleri için teşekkür ettim ve hedeflerimi açıkladıktan sonra kısa kestim ve minik makasımla kurdeleyi kestim. Gelen müşteri ve arkadaşlarıma pasta ikramı ettim. İlk günden ilgiyle karşılandığım için mutluydum.

Açılıştan sonra hep beraber sohbet etmek ve fotoğraf çekinmek üzere toplandık. Beklediğimden çok daha iyi vakit geçiriyordum. İçimden binlerce kez teşekkür etmiştim…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 1beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18